12. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- İSTANBUL Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- 12. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/1456
- Karar No
- 2023/1822
- Karar Tarihi
- 23.11.2023
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Ticaret Hukuku
- Karar Sonucu
- KABULÜNE
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1456
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 02/11/2020
NUMARASI: 2019/558 Esas - 2020/633 Karar
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA:
Davacı vekili, davalı ile aralarında taşıma ilişkisinin olduğunu, borçlu olmadığı halde sehven 16.10.2018 tarihinde davalı banka hesabına 16.946,28-TL havale yapıldığını, davalının iadeden kaçındığını, fazla ödemenin iadesi için başlattıkları Bakırköy ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında yapılan takibe davalı tarafından itiraz edildiğini ileri sürerek asıl alacak üzerinden itirazın iptali ile davacı lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
CEVAP
Davalı davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, davacı defterlerinde davalıdan 16.946,28-TL alacaklı olduğu, banka kanalı ile 11.1.2020 tarihinde davalı hesabına 16.946,28-TL havale yapıldığı, havalede açıklama olmadığı,
TBK 555.vd maddeleri uyarınca havalenin ödeme vasıtası olduğu, borç ödenmesine karine olduğu, davacının aksini ispatlayamadığı, yemin deliline de dayanılmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili; tarafların tacir olduğunu,
TTK 64/3 maddesi uyarınca ticari defterlerinin delil olma özelliğinin bulunduğunu, defterlerinde davalıdan alacaklı olduğunun tespit edildiğini, davalının BS formu ile faturayı beyan ettiğini, alacak miktarının ticari defterler ile BA-BS formları ile kanıtlandığını ileri sürerek kararın kaldırılmasına, davanın kabulü ile davacı lehine inkar tazminatına hükmedilmesini istekmiştir.
GEREKÇE
Dava, banka yolu ile sehven gönderildiği ileri sürülen paranın iadesi için yapılan icra takibine itirazın iptali talebine ilişkindir. 6098 sayılı TBK'nın 555 vd maddelerinde düzenlenmiş olan havale, hukuksal niteliği itibariyle bir ödeme vasıtasıdır. Başka bir anlatımla, havalenin, mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal karine mevcuttur. Bu yasal karinenin tersini (havalenin borcun ödenmesinden başka bir amaçla yapıldığını) ileri süren havaleci, bu iddiasını miktarına göre yazılı delil ile kanıtlamakla yükümlüdür. (Yargıtay HGK'nın 2017/2137 Esas-2018/1860 Karar sayılı, 06.12.2018 tarihli ilamı) Davacı tarafça 16.10.2018 tarihinde davalı hesabına herhangi bir açıklama yapmadan 16.946,28-TL ödeme yapılmıştır. Alınan bilirkişi raporunda davacı defterlerinin kanuna uygun tutulduğu tespit edilmiş, davalı ise usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen defterlerini ibrazdan kaçınmıştır. Davalının getirtilen BA-BS Formlarında KDV hariç 11.750-TL bedelli 3 adet faturanın beyan edildiği görülmüştür.
HMK 222 /3. maddesinde "Yasal koşulları taşıyan ticari defterlerin sahibi lehine delil olması için diğer tarafın aynı şartlarda tutulmuş defterlerdeki kayıtların buna aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya kesin delillerle ispatlanması "gerekmektedir. Bilirkişi incelemesinde davacı defterlerinde 2018 yılı için 2017 yılından devir eden davalı şirketin 8.182-TL alacağı olduğu, 2017 yılında davalıdan 13.865-TL tutarında 3 adet fatura alındığı, karşılığında 38.993,28-TL ödeme yapıldığı, davalı tarafından düzenlenen faturalara göre açık hesapta 16.946,28-TL fazla ödeme bulunduğu tespit edilmiştir.
Bilirkişi raporu davalıya tebliğ edilmesine rağmen davalı tarafından rapora itiraz edilmemiştir. Havale ödeme aracı ise de; davalı tarafça tebliğe rağmen ticari defterlerin ibraz edilmemesi nedeniyle yasal koşulları taşıyan davacı defterlerinde kayıtlı alacağın kabulü gerekmektedir. Davalının BA-BS formlarında davacı defterlerine kayıtlı üç adet faturalar dışında bir bildirim yapılmadığı belirlenmiştir. Mahkemece; davacı alacak talebinde haklı olduğundan cari (açık hesap) kapsamında yapılan fazla ödemenin iadesine karar verilmesi gerekirken, davacı yemin deliline dayanmadığı halde hatırlatılan yemin teklif hakkının kullanılmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf nedeni yerinde olduğundan istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, yapılan hata nedeniyle yeniden yargılamaya ihtiyaç olmadığından yeniden karar verilerek, itirazın iptali ile likit alacak nedeniyle davacı yararına icra inkar tazminatı ödenmesine karar verilmiştir.