Esas No
E. 2013/23107
Karar No
K. 2014/17205
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

8. Hukuk Dairesi         2013/23107 E.  ,  2014/17205 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Marmaris 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

TARİHİ : 09/04/2013

NUMARASI : 2012/423-2013/135

F. . K.. ile D..

E.. ve M.. H.. aralarındaki alacak davasının reddine dair Marmaris 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 09.04.2013 gün ve 423/135 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R

Davacı vekili, tarafların 29 ada 3 parsel sayılı taşınmazın paydaşları olduğunu, Marmaris Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2010/36 Esas ve 2011/272 sayılı kararıyla taraflar arasındaki ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verildiğini, taşınmazın satış aşamasında olduğunu, üzerindeki 2 katlı binanın davacı tarafından yapıldığını açıklayarak binanın bedeli olan 36.000 TL'nin davacıya verilmesini istemiş, 07.03.2013 havale tarihli ıslah dilekçesinde ise; taleplerinin sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan alacağa ilişkin olmadığını, davanın, binanın davacı tarafından yapıldığının tespitiyle bedelinin davacıya ödenmesine ilişkin olduğunu belirterek dava değerini de 55.280 TL olarak ıslah etmiştir.

Davalı vekili, dava konusu taşınmazın henüz satışa çıkarılmadığını, bu nedenle davacının alacak hakkının henüz doğmadığını, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, ayrıca davacının yeni bina yaptığına ilişkin iddiasını da kabul etmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, dava konusu taşınmazın henüz satılmamış olması nedeniyle davacının binanın bedelini talep edemeyeceği, ayrıca ortaklığın giderilmesi davasında verilen hükmün eldeki davadan önce kesinleştiği, görülmekte olan bir ortaklığın giderilmesi davası bulunmadığı, dolayısıyla davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de; mahkemenin bu görüşüne katılma olanağı bulunmamaktadır. Hukuki yararın bulunup bulunmadığı her dava için ayrı ayrı değerlendirilmelir. Bir dava türü için kabul edilen bir ilkenin somut olayın özellikleri gözetilmeden tüm davalara aynı şekilde uygulanması doğru değildir. Eldeki davada, davacının hukuki yararının bulunmadığının kabul edilmesi ve tarafların paydaş olduğu 29 ada 3 parsel sayılı taşınmazda bulunan binaya ilişkin davacı iddiasının doğru olması halinde davacı binanın bedelini alamayacak ve mağdur olacaktır. Bu nedenle davacının hukuki yararının bulunduğu kabul edilmelidir. Bu durum gözetilmeden ortaklığın giderilmesine ilişkin hükmün eldeki davanın açılmasından önce kesinleşmesinin tek başına davacının hukuki yararını ortadan kaldırdığının kabulü doğru değildir. O halde, mahkemece yapılacak iş; davacının ıslah dilekçesini de dikkate alarak muhdesatın kim tarafından yapıldığını araştırmak ve sonucuna göre talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar vermekten ibarettir.

Davacı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'un 440/III-2. bendi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 24,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 25.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Borçlar Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.