Esas No
E. 2017/15013
Karar No
K. 2019/6205
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

8. Hukuk Dairesi         2017/15013 E.  ,  2019/6205 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : İstihkak

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın reddine dair kararın davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 06.07.2017 tarihli ve 2015/8356 Esas, 2017/10099 Karar ... ilamı ile temyiz dilekçesinin reddine karar verilmişti. Davacı üçüncü kişi vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı üçüncü kişi vekili, 05.06.2014 tarihli haciz esnasında mülkiyeti müvekkiline ait malların haczedildiğini ileri sürerek, davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı alacaklı vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, borçlu şirket yetkilisinin soyisminin üçüncü kişi tarafından ticari ünvan olarak kullanıldığı, üçüncü kişinin borcun doğum tarihinden sonra haciz adresinde faaliyete başladığı, evrak araması esnasında icra memurunun engellendiği, haciz esnasında borçlu şirkete ait evrakların yanısıra borçlu şirket tarafından üretimi yapılan ve üzerinde de borçlu şirketin ünvanının yazılı olduğu yangın söndürme tüpü bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı üçüncü kişi tarafından temyizi üzerine Mahkemece, 13.01.2015 tarihli ek karar ile temyiz talebinin süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, bu kez ek karar davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dairemizin 06.07.2017 tarihli ve 2015/8356 Esas, 2017/10099 Karar ... ilamı ile, temyiz dilekçesinin reddine yönelik verilen ek kararın, davacı üçüncü kişi vekiline 12.2.2015 günü tebliğ edildiği, davacı vekili tarafından 1086 ... HUMK'un 432/son maddesinde belirtilen 7 günlük yasal süresinden sonra 25.2.2015 tarihinde, ek kararın temyiz edildiği gerekçesi ile temyiz isteminin süre aşımı nedeni ile reddine karar verilmiş, davacı üçüncü kişi vekili tarafından karar düzeltme isteğinde bulunulmuştur. Dava, üçüncü kişinin İİK'nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkin olup, anılan Kanun'un 97. maddesinin 11. fıkrası uyarınca basit yargılama usulune tabidir. Basit yargılama usulüne tabi yargılamalara ilişkin olarak 6100 ... HMK'nin “Hüküm” başlıklı 321. maddesinde aynen; (1) Tahkikatın tamamlanmasından sonra, mahkeme tarafların son beyanlarını alır ve yargılamanın sona erdiğini bildirerek kararını tefhim eder. Taraflara beyanda bulunabilmeleri için ayrıca süre verilmez. (2) Kararın tefhimi, mahkemece hükme ilişkin tüm hususların gerekçesi ile birlikte açıklanması ile gerçekleşir. Ancak zorunlu hâllerde, hâkim bu durumun sebebini de tutanağa geçirmek suretiyle, sadece hüküm özetini tutanağa yazdırarak kararı tefhim edebilir. Bu durumda gerekçeli kararın en geç bir ay içinde yazılarak tebliğe çıkartılması gerekir.”hükmü düzenlenmiştir. 321. maddedeki “hükme ilişkin tüm hususlar” dan kastedilen HMK'nin 297. maddesindeki unsurlardır. Buna göre; mahkeme, tahkikatın tamamlanmasından sonra, tarafların son beyanlarını almalı ve yargılamanın sona erdiğini bildirdikten sonra hükmü tefhim etmelidir. Kural olarak, mahkemece kararın tefhiminde hükme ilişkin tüm hususlar açıklanmalıdır. HMK'nin 322. maddesi atfı ile uygulanmakta olan HMK'nin 297. maddesinde hükmün kapsamı açık bir şekilde düzenlenmiştir. Buna göre; mahkeme, gerekçesi ile birlikte tefhim ettiği hükümde taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde göstermesi gereklidir. Bu kanunun getirdiği bir zorunluluktur. Ancak zorunlu hâllerde, hâkim bu durumun sebebini de tutanağa geçirmek suretiyle sadece hüküm özetini tutanağa yazdırarak kararı tefhim edebilir. Bu durumda gerekçeli karar en geç bir ay içinde yazılarak tebliğe çıkartılmalıdır. Bir diğer deyişle HMK'nin 321. maddesinde belirtilen şekilde hükme ilişkin tüm hususların gerekçesi ile birlikte tefhim edilemediği hallerde gerekçeli kararın mutlaka taraflara tebliğ edilmesi gereklidir. 2004 ... İcra İflas Kanunu'nun 363/1. maddesi uyarınca icra hukuk mahkemelerince verilecek kararların temyiz süresi tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren 10 gündür. Maddedeki “tefhim” kavramının "hükme ilişkin tüm hususların gerekçesi ile birlikte açıklandığı hal" olarak anlaşılması zorunludur. Bu nedenle, yukarıda açıklanan nitelikte bir tefhim varsa temyiz süresi tefhim tarihinden itibaren, aksi halde gerekçeli kararın tebliğinden itibaren başlayacaktır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun konuyla ilgili içtihatı da bu yöndedir. (21.01.2015 tarihli ve 2014/9-1438 Esas, 2015/580 K. ... karar) Usul hukukunda yer almamakla birlikte uygulamada, tefhimden sonra temyiz süre tutum dilekçesi veya kararın tebliğinden sonra gerekçeli temyiz dilekçesi sunmak suretiyle kararın temyiz edildiği hallerde, kararın gerekçesini dikkate alarak yeni temyiz gerekçelerine dayanılması mümkün olduğundan, gerekçeli kararın bu hallerde de taraflara tebliği gerekir. Nitekim Anayasa Mahkemesi de gerekçeli kararın tebliğinin temyiz hakkının etkili şekilde kullanılması bakımından gerekli olduğunu, bu yükümlülük getirilmeden kararın kesinleştirilmesini hak ihlali olarak kabul etmiştir (Anayasa Mahkemesi (İkinci Bölüm) 20.03.2014 tarihli 2012/1034 Başvuru). Temyize konu olayda, 13.01.2015 tarihli tefhimin yukarıda açıklanan nitelikte bir tefhim olduğundan bahsedilemez. Ayrıca gerekçeli kararın temyiz edene tebliğinin de yapılmadığı dikkate alındığında temyiz isteminin reddine dair ek kararın usul ve yasaya uygun olduğu söylenemez. Tüm bunlardan ayrı olarak, Mahkemece temyiz talebinin süre aşımı nedeni ile reddine ilişkin 13.01.2015 tarihli kararında iş bu kararın tebliğ tarihinden itibaren 10 gün içinde Yargıtay'da temyiz yoluna başvurulacağı yazılmış ve ek kararı tebliğ alan davacı üçüncü kişi vekili de dokuzuncu günde, kararı temyiz etmiştir. HUMK mad. 432/son hükmü gereğince bu ret kararına karşı temyiz süresi ise kararın tebliğinden itibaren 7 gündür. Fakat Mahkemece ''tebliğ tarihinden itibaren 10 gün içinde'' denilmek suretiyle temyiz süresi konusunda tarafları yanıltacak şekilde hüküm oluşturulmuştur. Anayasa Mahkemesinin 20/1/2016 tarihli 2013/7114 başvuru numaralı kararında da belirtildiği üzere, kararda temyiz süresinin hatalı gösterilerek hukuki belirsizliğe yol açılması, Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının ihlal edilmesi sonucunu doğurmaktadır. 6100 ... HMK’nin 297/1-ç maddesi ve Anayasa’nın 40. maddesi hükümlerine göre de kararda yasa yolu, süresi, mercii ve şeklinin açıkça gösterilmesi gerekmektedir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan mevzuat hükümleri ve Anayasa Mahkemesinin kararı ışığında Mahkemenin kanun yolunu ve süresini taraflara doğru gösterme yükümlülüğü göz önüne alındığında temyiz dilekçesinin süre yönünden reddine dair karara yönelik temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşılmakla, üçüncü kişi vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 06.07.2017 tarihli ve 2015/8356 Esas, 2017/10099 Karar ... temyizin süre aşımı nedeni ile reddine ilişkin kararının ve Bursa 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 13.01.2015 tarihli ve 2014/337 Esas, 2015/55 Karar ... temyiz isteminin reddine dair verilen ek kararın kaldırılmasına karar verilerek; davacı üçüncü kişi vekilinin asıl karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine geçildi.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Mahkeme kararının İİK'nin 366. ve HUMK'un 428. maddeleri uyarınca ONANMASINA, taraflarca İİK'nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 19.06.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog