8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2018/8843 E. , 2019/6473 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Mükerrer Nüfus Kaydının İptali
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Dava dilekçesinde, Lübnan uyruklu iken evlenerek Türk vatandaşı olan ve eşi hanesine 31.03.1994 tarihinde tescil edilen 27.10.1963 doğumlu ... ile Türkiye'deki nüfus kayıtlarında... ve ... kızı olarak 15.06.1983 tarihinde baba hanesine tescil edilen 15.06.1969 doğumlu ... olarak kayıtlı kişinin aynı kişi olduklarının tespiti ile ...'e ait kaydın iptali ile kaydın ... üzerinden devamına karar verilmesi istenmiş; mahkemece, DNA incelemesi yaptırılmaksızın taraf ve tanık beyanlarına göre ... ile ...'nın aynı kişi olduğuna karar verilmiş, ...'e ait kaydın iptali ile kaydın ... üzerinden devamına yönelik olumlu olumsuz bir karar verilmemiş, davacı vekilince kaydın ... üzerinden devamına dair talep yönünden hüküm kurulmaması nedeniyle mahkeme kararı temyiz edilmiştir. Dava, Türk vatandaşı olan anne ve babadan doğan ve nüfusa tescil edilen kişi ile Lübnan uyruklu olup evlenmekle Türk vatandaşlığını kazanan ve eşi hanesine kaydedilen kişilerin aynı kişi olduğunun tespiti ile baba hanesindeki kaydın devamı istemine ilişkindir. 5490 ... Nüfus Hizmetleri Kanunu ile Kanuna dayalı olarak çıkartılan Yönetmeliğe göre doğum ile aile hanesine tescil edilen bir kadın evlendiğinde bekarlık hanesi evlenme sebebi ile kapatılarak evlenerek gittiği haneye tescili yapılmakta, her iki kayıt arasında bağ kurulmaktadır. Boşanma durumunda ise bu defa evlilik hanesindeki kayıt boşanma nedeni ile kapatılmakta, bekarlık hanesindeki evlenmekle kapalı hale getirilen kayıt açılarak aktif hale getirilmektedir. Dolayısı ile bekarlık ve evlilik hanelerindeki evlenme ve boşanma durumunda kayıt iptal edilmemekte, sadece mevcut kayıt kapalı hale getirilmekte olup her iki kayıt arasında bağlantı kurulmaktadır. Dosyadaki bilgi ve belgelerden; ...'nın ... İli, Savur İlçesi, Yenilmez Mahallesi,....... ve ... kızı, 15.06.1969 Savur doğumlu olarak 15.06.1983 tarihinde nüfusa tescil edildiği, kayda göre bekar olduğu, nüfus kaydında nüfus olayının bulunmadığı, ...'in ise 05.05.1981 tarihinde Türk vatandaşı ... ... ile evliliği sonucu Lübnan vatandaşı iken 1994 tarihli Bakanlar Kurulu kararı ile Türk vatandaşlığını alarak ... İli, Palu İlçesi, Kasımiye Mahallesi, ... İbrahim ve ... kızı, 27.10.1963 Beyrut/Lübnan doğumlu olarak 31.03.1994 tarihinde nüfusa tescil edildiği, bilahare boşanmakla ... İli, Palu İlçesi, Kasımiye Mahallesi...'de nüfusa kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Somut olayda iki farklı hanede doğumla kaydedilen aile hanesi ile evlenmekle tecsil edilen evlilik hanesi arasında bağ bulunmayan kişinin aynı kişi olduğu ileri sürüldüğüne göre; Nüfus kaydının düzeltilmesi davalarında, davanın mahiyeti gereği kamu düzeni ile yakından ilgili bulunması sebebiyle, hakimin istemle bağlı kalmayarak kendiliğinden de yapacağı araştırma ile elde edeceği sonuçlara göre hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmaksızın doğru sicil oluşturmak zorunluluğu bulunduğundan, mahkemece taraflar ve tanık beyanları ile yetinilmeyip, bu iddia ile ilgili olarak DNA testi yaptırılıp alınacak rapor ile toplanacak diğer deliller birlikte değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken bu husus göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu davanın kabulüne karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır. Nüfus kayıtlarının düzeltilmesi ve nüfus kayıtlarına yönelik tespit davaları kamu düzeni ile yakından ilgili bulunduğundan, hakim istemle bağlı kalmayarak kendiliğinden de yapacağı araştırma ile elde edeceği sonuçlara göre karar vermek zorundadır. Somut olayda salt tarafların ve tanıkların beyanları ile yetinilmeyip davacı ...'in, ... İli, Savur İlçesi, ....:88'de nüfusa kayıtlı... ve ... kızı olduğu iddiası ile ilgili olarak DNA testi yaptırılıp alınacak rapor da gözetilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi ve aynı kişi olduğu anlaşılırsa nüfus kayıtları arasında bağ kurulması yerine, tanık anlatımları ve taraf beyanları ile yetinilip eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verilip nüfus kayıtları arasında bağ kurulmaması doğru görülmemiştir.