8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2018/3734 E. , 2019/5740 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R
Davacı ..., Muş-... karayolu güzergahı üzerinde kalması nedeniyle kamulaştırılmasına karar verilen 628 parsel ... taşınmazı davalının yapılaşmak suretiyle işgal ettiğini, inşa edilen yapının karayolunun güvenliğini tehlikeye düşürdüğünü ileri sürerek elatmasının önlenmesine ve yapının yıkılmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı, taşınmaza müdahalesinin bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının kayıt maliki olmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar, davacı kurum vekilince temyiz edilmiştir. Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişmeli, tarla nitelikli 628 parsel ... taşınmazın dava dışı kişilere ait olduğu, tarafların kayıttan veya mülkiyetten kaynaklı bir haklarının bulunmadığı açıktır. Somut olayda; davacı kurumun 27.01.2011 tarihli dava dilekçesine ek olarak sunduğu belge ve kroki uyarınca çekişme konusu bölümün davacının kamulaştırma sahası içerisinde kaldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, yazılı şekilde karar verilmiş ise de; alınan fen bilirkişi raporunun karar vermeye yeterli olduğunu söyleyebilmek güçtür.
Şöyle ki, inşa edilen yapının tam olarak hangi taşınmaz içerisinde kaldığı tespit edilmeden, davacı kurum tarafından yapıldığı ileri sürülen kamulaştırma işlemlerinin tamamlanıp tamamlanmadığı belirlenmeden, tamamlanmış ise haritalarının getirtilerek dava konusu mahale uygulanmadan sonuca gidilmiştir.
Hal böyle olunca; inşa edilen yapının hangi taşınmazda kaldığının belirlenmesi, kamulaştırma evrakları ve haritası getirtilerek dava konusu alanda kamulaştırma işlemi yapılıp yapılmadığının, yapılmış ise yapının kamulaştırma sahası içerisinde kalıp kalmadığının tereddüte mahal vermeyecek şekilde saptanması ve bu hususlarda fen bilirkişisinden açıklamalı ve detaylı rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik bilirkişi raporu ile yetinilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.