11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2023/2107 E. , 2023/6202 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı .... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
Davacı .... vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacılar vekili, Eyüp ilçesinde kayıtlı bulunan 1190 parsel sayılı taşınmazın bakanlık tarafından turizm amaçlı olarak davacı şirketlerden ....'ye 2040 yılına kadar tahsis edildiğini, irtifak hakkının 1997 yılında üst hakkının da 2002 yılında tapuya tescil edildiğini, diğer davacı ...
Golf A.Ş.'nin ise bu bölgede turizm işletmeciliği belgesi alarak işletmeci sıfatı ile yer aldığını, davacı şirketlerin bölgede verdiği hizmetlerin bir vekil eli ile görülmesine karar verildiğini ve bunun için de davalı şirket ile anlaştıklarını, taraflar arasında sözleşme yapıldığını, ancak davalı tarafın iyi niyetle ifa yükümlülüğüne uygun davranmadığını, hesap verme borcunu ifa etmediğini, talimatlara aykırı davrandığını, bu itibarla da davacıların son çare olarak vekalet sözleşmesini sona erdirdiğini, davalı şirketi azlettiğini, ancak davalı şirketin azledildiği hususunu tebellüğ etmiş olmasına rağmen davacılar adına hizmet vermeyi sürdürdüğünü ve tesislerden çıkmadığını ileri sürerek; taraflar arasındaki hukuki ilişkinin vekalet sözleşmesi niteliğinde olduğunun ve bu ilişkinin azil beyanı neticesinde sona erdiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVA
Davalı vekili, davacıların içinde bulundukları ekonomik güçlükler nedeniyle bungalov alanıyla ilgili hizmetleri içerir hak ve yetkilerini yapılan sözleşmeyle davalıya devrettiklerini, davacı şirketlerdeki pay sahiplerinin değişmesiyle yeni pay sahiplerinin ekonomik gelirden nemalanmak amacıyla ve davalıya yapılan devrin bağlayıcılığından kurtulmak maksadıyla haksız olarak dava açtıklarını, davacıların bungalov alanında hizmet verilen kullanıcılara karşı verdileri yazılı taahhütte davalı şirketin hizmetlerine devam edeceğini açıkça taahhüt ettiklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşmelerin karma nitelikte sözleşmeler olduğu, bozma sonrası alınan bilirkişi raporlarında sözleşmenin olağanüstü fesih yoluyla sona erdirilebileceğinin tespit edilmiş olması da nazara alınarak davacıların talebinin yerinde olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ....
vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Yargıtay Kararı Dairenin 02.11.2022 tarihli ve 2021/6213 E., 2022/7711 K.
sayılı kararıyla, Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ....
vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
Davacı .... vekili; müvekkilinin davalı ile aralarındaki akdi ilişkiyi feshetmesinin haklı sebeplere dayandığı, Mahkeme kararının müvekkilinin fesih iradesinin neden haklı sebebe dayalı olmadığına dair bir değerlendirme içermediğini, Mahkemece sadece ek ya da kök rapordaki birtakım ifadelerin kopyalandığını, kararın hiçbir (hukuki) değerlendirme içermediğini, kararda gerekçe bulunmadığını, taraflar arasında vekalet sözleşmesi bulunduğuna dair beyan ve itirazları saklı kalmak kaydıyla, bir an için söz konusu sözleşme niteliğinin karma olduğu kabul edilse bile yine davalının haksız eylemleri karşısında müvekkilin sözleşmeyi sona erdirme beyanının haklı nedene dayandığını, müvekkili şirket ile davalı Bukos A.Ş. arasında akdedilen 01.01.2007 tarihli sözleşme ile koru bölgesinin bungalov konaklama ünitelerini barındıran bölümünde verilmekte olan hizmetlerin, müvekkili şirket adına, davalı tarafından verilmesi, bu hizmetlerin müvekkili şirketlerin talimatları doğrultusunda ve onun adına yerine getirilmesi hususunda mutabık kalındığını, dava konusu işletme ücretlerinin faydalanma hakkı sahiplerinden müvekkili şirket adına tahsili gerektiğini, davalının ise sözleşmeden kaynaklanan borçlarını yerine getirmediğini, müvekkili şirket tarafından da davalının görevine son verildiğini, müvekkili şirketin işletme ücreti alacaklarının tahsili için açtığı davaların kabul edildiğini, şayet bu durum hükme esas alınan kök bilirkişi raporunda belirtildiği gibi davalıya ait bir hak olsaydı anılan mahkeme kararlarında belirtilen sonuçlara varmanın mümkün olamayacağını, kuvvetli delil niteliğindeki bu kararların nazara alınmadığını, taraflar arasındaki sözleşme karma sözleşme ise söz konusu işletme ücretinin müvekkili hesabına tahsili konusunda davalının yetkilendirilmesinin, vekalet sözleşmesinin asli edim yükümlülüğünü içerdiği, o halde bu edimin yerine getirilmemesi sebebiyle müvekkili davacının sözleşmeyi ‘haklı sebeple’ sona erdirebileceği yönünde değerlendirme yapılmamasının da hukuken hatalı olduğu, dolayısıyla Yerel Mahkemenin hükmüne esas aldığı bilirkişi raporundaki ‘haklı sebep oluşmadığı’ şeklindeki tespitin doğru olmadığını, taraflar arasındaki sözleşmenin vekalet sözleşmesi olduğuna dair beyan ve açıklamalarını saklı tuttuklarını, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğinin tespiti istemine ilişindir.
2.İlgili Hukuk 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.
3.Değerlendirme Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı .... vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı .... vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,
Aşağıda yazılı bakiye 187,55 TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Kanun ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 1.581,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyen davacı ....'den alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
26.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.