Danıştay 10. Daire Başkanlığı
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2023/1254 E. , 2023/1134 K. "İçtihat Metni"T.C. D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
DAVANIN_KONUSU : 27/03/2002 tarih ve 24708 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliği'nin, 07/01/2023 tarih ve 32066 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi ile değiştirilen ek 5. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendinin 1. cümlesinde yer alan “yıllık sözleşme yapmak suretiyle ilgili branşta ruhsatı bulunan” ibaresinin, “Özel hastaneler, ilgili branştaki toplam kadro sayısının üçte birini aşmayacak şekilde hekimle sözleşme yapabilir.” şeklindeki 2. cümlesinin, 3. cümlesindeki “sözleşme yaptığı hastanelerin birinde” ibaresinin, “Muayenehane hekimiyle yapılan sözleşmenin taraflarca imzalanmış nüshası, özel hastane tarafından SKYS’ye eklenir ve müdürlüğe gönderilir.” şeklindeki 5. cümlesinin, dava konusu Yönetmeliğin 2. maddesiyle değiştirilen Geçici 20. maddesindeki “sözleşme yapacakları hastanenin birinde” ibaresinin hukuka aykırı olduğundan ve ayrıca Geçici 20. maddenin noksan düzenleme nedeniyle iptali ve yürütülmesinin durdurulması istenilmektedir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ :… DÜŞÜNCESİ : Dava konusu düzenleme ile davacı arasında menfaat ilgisinin bulunması nedeniyle davanın esasının incelenmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca hazırlanan Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra, davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin dava dilekçesi öncelikle 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasının (c) bendi yönünden incelenerek gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, iptal davalarının idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacağı; "Dilekçeler üzerine ilk inceleme" başlıklı 14. maddesinin 3. fıkrasının (c) bendinde, dava dilekçesinin, davacının dava açma ehliyeti olup olmadığı yönünden inceleneceği; "İlk inceleme üzerine verilecek karar" başlıklı 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, davacının, iptali istenen işlem yönünden dava açma ehliyetinin bulunmadığı anlaşıldığında davanın reddine karar verileceği hükümlerine yer verilmiştir.
İptal davaları, idarenin hukuka uygun davranmasını sağlayan en önemli denetim araçlarından olmakla birlikte her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunmasını öngören yasa koyucu, iptal davaları için menfaat ihlalini, subjektif ehliyet koşulu olarak aramaktadır. İptal davalarındaki subjektif ehliyet koşulunun, doğrudan doğruya hukuk devletinin yapılandırılması ve sürdürülmesine ilişkin bir sorun olması dolayısıyla, idari işlemlerin hukuka uygunluğunun iptal davası yoluyla denetlenmesini engellemeyecek bir biçimde anlaşılması gerekmektedir. İptal davasının içtihat ve doktrinde belirlenen hukuki nitelikleri göz önüne alındığında, idari işlemlerin; ancak bu idari işlemle meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilgisi kurulabilenler tarafından iptal davasına konu edilebileceği kabul edilmektedir.
Taraf ilişkisinin kurulması için gerekli olan kişisel, meşru ve güncel bir menfaat ilgisinin varlığı, davanın niteliğine ve özelliğine göre idari yargı yerlerince belirlenmekte, davacının idari işlemle ciddi ve makul, maddi ve manevi bir ilişkisinin, hukuken korunması gereken bir menfaat bağının bulunması dava açma ehliyeti için gerekli sayılmaktadır.
Uyuşmazlıkta davacıya ilişkin UYAP üzerinden yapılan Sosyal Güvenlik Kurumu kaydı sorgusunda, davacının mesleğini kamuda icra etmekte olduğu ve muayenehanesi bulunduğuna yönelik olarak üzerinde kayıtlı herhangi bir işyeri tescil bilgisi olmadığı, nitekim dava dilekçesinde de davacının muayenehanesinin olmadığının belirtildiği görülmektedir.
Bu durumda, muayenehanesi bulunan hekimlerin, muayenehanelerine müracaat eden hastalarının teşhis ve tedavisini özel hastanelerde yapma koşullarını içeren dava konusu Yönetmelik düzenlemesinin, davacının kişisel menfaatini doğrudan etkilemesinin söz konusu olmadığı, hükmün iptalini istemekte güncel bir menfaatinin bulunmadığı, bu haliyle davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesinin 3. fıkrasının (c) bendi ve 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca DAVANIN REDDİNE,
2.Aşağıda dökümü yapılan … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3.Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra, kullanılmayan … TL yürütmenin durdurulması harcının ise istemi halinde davacıya iadesine,
4.Bu kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 (otuz) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 09/03/2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. (X)-KARŞI OY :
Dava, 27/03/2002 tarih ve 24708 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliği'nin, 07/01/2023 tarih ve 32066 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi ile değiştirilen ek 5. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendinin 1. cümlesinde yer alan “yıllık sözleşme yapmak suretiyle ilgili branşta ruhsatı bulunan” ibaresinin, “Özel hastaneler, ilgili branştaki toplam kadro sayısının üçte birini aşmayacak şekilde hekimle sözleşme yapabilir.” şeklindeki 2. cümlesinin, 3. cümlesindeki “sözleşme yaptığı hastanelerin birinde” ibaresinin, “Muayenehane hekimiyle yapılan sözleşmenin taraflarca imzalanmış nüshası, özel hastane tarafından SKYS’ye eklenir ve müdürlüğe gönderilir.” şeklindeki 5. cümlesinin, dava konusu Yönetmeliğin 2. maddesiyle değiştirilen Geçici 20. maddesindeki “sözleşme yapacakları hastanenin birinde” ibaresinin hukuka aykırı olduğundan ve ayrıca Geçici 20. maddenin noksan düzenleme nedeniyle iptali ve yürütülmesinin durdurulması istemiyle açılmıştır. İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, idari işlemler hakkında hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaati ihlal edilenlerin iptal davası açabilecekleri hükme bağlanmıştır.
Davacı tarafından, şu anda muayenehanesinin bulunmadığının, ancak muayenehane açarak serbest meslek icra etme, bu kapsamda hastalarının tanı ve tedavilerini özel hastanelerde yapabilme hakkının bulunduğunun belirtildiği, dava konusu düzenleme ile bu hakkının fiilen engellendiği ileri sürülerek iptal davası açıldığı görülmektedir. Davacının hekim olması karşısında, dava konusu düzenlemeden dolayı menfaat ihlalinin söz konusu olduğu anlaşılmakla, davanın esasının incelenmesi gerektiği oyuyla, davanın ehliyet yönünden reddine dair verilen Daire kararına katılmıyorum.