Esas No
E. 2012/5425
Karar No
K. 2012/12383
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

8. Hukuk Dairesi         2012/5425 E.  ,  2012/12383 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil

... ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 22.02.2012 gün ve 299/36 ... hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı, kadastro çalışmaları sırasında dava konusu 108 ada 71 parsel ... taşınmazın Hazine adına tespit ve tescil edildiğini, bu taşınmazın önceden dedesine ait olduğunu, ölümüyle babasına kaldığını, babasının ölümünden sonra, mirasçılar arasında yapılan rızai taksimde kendisine isabet ettiğini, 1989 yılından beri zilyetliği altında bulunduğunu açıklayarak tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Hazine, kadastro tespitinin doğru olduğunu, dava konusu yerin kuru dere yatağı niteliğinde bulunduğunu, zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını açıklayarak davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne, dava konusu 108 ada 71 nolu parselin Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Toplanan deliller, tüm dosya kapsamından; dava konusu parsele ilişkin kadastro tutanağı getirilmiştir. Senetsizden, ham toprak niteliğiyle, 9204.84 m2 olarak, 17.2.2006 tarihinde Hazine adına tespit görmüş, itiraz üzerine Kadastro Mahkemesi'nin bozmaya uyularak verilen kararı sonucunda tespit gibi tesciline karar verilmiştir. Keşif yapılmıştır. Dinlenen yerel bilirkişi, eklemeli zilyetliğin en az 20 yıldan fazla davacıda olduğunu söylemiştir. Tespit bilirkişileri de, aynı mealde açıklamada bulunmuşlardır. Davalı tanıkları da, davacı iddiasını doğrulamışlardır. Mahkemece yapılan gözlemde, taşınmazın eğimi belirlenmiş, ayrıca taşınmazın doğu tarafına yakın bölümünde güneyden kuzeye doğru, kuru derenin oluştuğu ve çekişmeli yerin ekili – sürülü olduğu belirlenmiştir. Ziraat Yüksek Mühendisinin 12.05.2011 havale tarihli raporunda; taşınmazın kuru tarım arazisi niteliğinde olduğu açıklanmıştır. Rapor ekindeki fotoğraflardan, çevredeki taşınmazla bir bütünlük arz ettiği gözlenmiştir. Fen bilirkişi ölçekli kroki ve raporunu dosyaya sunmuştur. Açıklanan olgular tarafların ve mahkemenin kabulündedir. Uyuşmazlık kadastro çalışmalarında “ham toprak” niteliğiyle Hazine adına tespit edilen ve Yargıtay bozma ilamından sonra Mahkeme kararıyla tespit gibi tesciline karar verilen taşınmazda davacı yararına TMK.nun 713/1. maddesi uyarınca, zilyetlikle edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinde toplanmaktadır. Bundan ayrı, nizalı taşınmazın kuzeyinde 92 nolu mer’a parseli bulunmaktadır. Bu durumda, dava konusu yerin mer’a niteliğinde olup olmadığının da re’sen araştırılması gerekmektedir. Taşınmazın doğu sınırında “dere” yer aldığına göre, jeolog bilirkişiden dava konusu taşınmazın, derenin aktif yatağı veya etki alanında kalıp kalmadığının da belirlenmesi zorunludur. Hal böyle olunca; öncelikle, dava konusu taşınmazın 92 nolu mera parselinin devamı niteliğinde olup olmadığının belirlenmesi gerekir. Bunun için öncelikle İlçe ve İl Tarım Müdürlüğü ile il ve ilçe Özel İdare Müdürlüğü'nden bu yerlerle ilgili tahsisli mer’a kaydının bulunup bulunmadığının soruşturulması zorunludur. Tahsisli mer’a kaydı var ise, uygulamasının yapılarak çekişmeli taşınmazın tahsisli mera kaydı kapsamında kalıp kalmadığının belirlenmesi gerekir. Tahsisli mer’a kaydı yok ise, bu durumda, kadim mer’a araştırmasının yapılması icap eder. Bunun için taşınmaz köy sınırları içerisinde ise, çevre köylerden seçilecek yaşlı ve tarafsız Mahalli Bilirkişiler huzuruyla eskiden beri kadim mer’a olup olmadığının araştırılması, kadim mer’a olduğu belirlendiği taktirde davanın reddine karar verilmesi, kadim mer’a olmadığının anlaşılması halinde davacı yararına zilyetlik yoluyla mülk edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması ve doğu sınırındaki derenin aktif yatağında ya da etki alanında bulunup bulunmadığının keşifte görevlendirilecek jeolog bilirkişi raporuyla açıklığa kavuşturulması zorunludur. Bu konuda varsa taraf tanıklarının da keşif mahallinde dinlenerek beyanlarının alınması, taşınmazın önceki durumu ile zilyedi ve çevre parsellere revizyon gören tapu ya da vergi kayıtları varsa bu taşınmaz yönünde neyi ya da kimi okuduğunun açıklığa kavuşturulması, mahalli bilirkişi ve tanık beyanları arasında çelişki olduğunda giderilmeye çalışılması zorunludur. Ayrıca, tüm bu bilgi ve belirlemelerin keşfi izlemeye, infazı sağlamaya elverişli tapu Fen Memuru yetki ve yeteneğine haiz uzman bilirkişi düzenlettirilecek ölçekli kroki ve rapora yansıttırılması ve hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken noksan soruşturma ile yetinilerek yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru olmamıştır. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerindedir. Kabulüyle hükmün 6100 ... HMK. nun geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 ... HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 14.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildil.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Gayrimenkul Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.