Esas No
E. 2014/23717
Karar No
K. 2014/21573
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Miras Hukuku

8. Hukuk Dairesi         2014/23717 E.  ,  2014/21573 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Antalya 3. Sulh Hukuk Mahkemesi

TARİHİ : 21/02/2014

NUMARASI : 2013/1615-2014/233

A. . H.. ve müşterekleri tarafından açılan mirasçılık belgesi istemi davasının reddine dair Antalya 3.

Sulh Hukuk Mahkemesi'nden verilen 21.02.2012 gün ve 1615/233 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R

Davacılar vekili dava dilekçesinde; Antalya 6.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/434 Esas sayılı dosyasından kurulan ara karar ve bu ara karar uyarınca yazılan yetki belgesi ile dosya davalılarından İsmail karısı ölü Ayşe, İsmail kızı ölü Fatma, İsmail kızı ölü Kamile, İsmail kızı ölü Hanife, İsmail kızı ölü Hafize ve Demir kızı ölü G.. G..'ın mirasçılık belgelerini alarak belirlenecek mirasçılarını davaya dahil etmek üzere kendilerine yetki ve süre verildiğini, ... ada 8 parselde kayıtlı taşınmazın miras bırakanlar adına tapuya tescil edildiğini, ayrıca iş bu kişilerle aynı konumda olan İsmail oğlu Mehmet'in mirasçılık belgesinin Alanya 1.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2011/466 Esas-2012/49 Karar sayılı kararı ile verildiğini açıklayarak İsmail karısı ölü Ayşe, İsmail kızı ölü Fatma, İsmail kızı ölü Kamile, İsmail kızı ölü Hanife, İsmail kızı ölü Hafize ve Demir kızı ölü G.. G..'ın mirasçılarının belirlenip mirasçılık belgelerinin verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Mahkemece 2013/1450 esas sayılı dosya üzerinden düzenlenen 17.12.2013 tarihli tensip tutanağı ile mirasçılık belgesi istenilen her bir kişi için dosyanın tefrikine karar verilerek miras bırakan İsmail kızı ölü Hanife hakkındaki dava 2013/1615 esasa kaydedilmiştir.

Mahkemece; davacı vekilinin dava dilekçesinde murisin ve mirasçıların kimlik bilgilerini bildirmediği, bunun üzerine murisin kimlik bilgileri ve mirasçıların tespiti için delillerini bildirmek üzere davacı vekiline tensip tutanağı ile kesin süre verilmesine rağmen davacı vekilinin herhangi bir bildirimde bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, davacı vekilinin dava dilekçesinde murisin ve mirasçıların kimlik bilgilerini bildirmediği, bunun üzerine murisin kimlik bilgileri ve mirasçıların tespiti için delillerini bildirmek üzere davacı vekiline tensip tutanağı ile kesin süre verilmesine rağmen

davacı vekilinin herhangi bir bildirimde bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma, toplanan deliller hüküm vermeye yeterli değildir.

Bir davada sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için, taraflardan delillerinin sorulup saptanması, gösterilecek ve davanın sonucunu etkileyecek tüm delillerin eksiksiz toplanması, ilgili yerlerden gerekli belgelerin getirtilmesi, bildirilen tanıklarının dinlenmesi daha sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm verilmesi gerekir. Bunun yanında mirasçılık belgesi verilmesi istemiyle açılan davaların çekişmesiz yargıya tabi olması nedeniyle bu tür davalarda resen araştırma prensibinin uygulanacağı, mirasçılar tarafından açılmış bu tür davalarda davacının sadece kendisinin mirasçı olduğunu, bir başka deyişle kendisi ile miras bırakan arasındaki soybağını kanıtlamak zorunda olduğu, başka mirasçı bulunup bulunmadığının ve miras paylarının ise mahkemece resen belirleneceği de kuşkusuzdur. Öte yandan 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 30. maddesi hükmünde; doğum ve ölümün öncelikle nüfus sicilindeki kayıtlarla, nüfus sicilinde kayıt bulunmaması veya bulunan kaydın doğru olmadığının anlaşılması halinde gerçek durumun her türlü delille kanıtlanabileceği belirtilmiştir.

Somut olaya gelince, davacılar vekili, dava dilekçesinde miras bırakanlar adına ..ada 8 parselde kayıtlı taşınmaz bulunduğunu, Antalya 6.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/434 esas sayılı dosyasında kendilerine dosya davalılarından İsmail karısı ölü Ayşe, İsmail kızı ölü Fatma, İsmail kızı ölü Kamile, İsmail kızı ölü Hanife, İsmail kızı ölü Hafize ve Demir kızı ölü G.. G..'ın mirasçılık belgelerini alarak belirlenecek mirasçılarını davaya dahil etmek üzere süre ve yetki verildiğini açıklayarak miras bırakanların mirasçılık belgelerinin verilmesini istemiş, delil olarak Antalya 6.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/434 esas sayılı dosyasına, Alanya 1.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2011/466 esas-2012/49 karar sayılı dosyasına, 158 ada 8 parselde kayıtlı taşınmazın dayanak tapu kayıtlarına, nüfus kayıtlarına, bilirkişi incelemesine, tanık ve diğer yasal delillere dayandığını açıklamıştır. Mahkemece davacılar vekiline 20.01.2014 tarihinde tebliğ edilen 2013/1450 esas sayılı dosya üzerinden düzenlenen 17/12/2013 tarihli tensip tutanağı ile; tefrik edilen dosyalar dahil tüm dosyalar için; mirasçılık belgesi istenilen murislerin kimlik bilgilerini ve mirasçıların tespiti için delillerini bildirmek üzere davacılar vekiline 2 haftalık kesin süre verilmiş, aksi halde bildirmekten vazgeçmiş sayılacağının ve var olan delillere göre yargılama yapılarak karar verileceği açıklanmıştır. Davacı ile miras bırakanları arasındaki irs ilişkisi nüfus kayıtları yanında tanık sözleri ve diğer deliller ile de ispat edilebilir.

Davacılar vekili dava dilekçesinde diğer yasal delillere dayandığını bildirmekle tanık deliline de dayandığının kabulü gerekir.

Mirasçılık belgesi, mirasçıların miras bırakanla soybağı ilişkisini ve miras paylarını gösteren bir belgedir. Hukukumuzda mirasçılık belgesi verilmesine ilişkin davaların kural olarak hasımsız açılması ve çekişmesiz yargı yolu ile görülüp sonuçlandırılması gerekmekte ise de, hukuki yarar bulunması koşulu ile bu tür davaların uyuşmazlık çıkaran kişiler hasım gösterilmek suretiyle hasımlı olarak açılması ve çekişmeli yargı yolu ile görülüp sonuçlandırılması da mümkün bulunmaktadır. Kanunlarımızda ister hasımlı isterse hasımsız olarak açılsın mirasçılık belgesi verilmesine ilişkin davalarda duruşma yapılmaksızın, evrak üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verilebileceğine ilişkin herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Az yukarıda açıklanan hukuksal olgular gözetildiğinde somut olayda duruşma yapılmaksızın karar verilemeyeceği kuşkusuzdur.

Hal böyle olunca mahkemece davada duruşma yapılmasının zorunlu olduğu gözetilerek tensip yapılıp duruşma günü belirlenmesi, duruşma gününün ihtarlı davetiye ile davacılar vekiline bildirilmesi, duruşmada dava dilekçesi okunduktan sonra davacılar vekilinden davasının ve varsa tanıklar dahil tüm delillerinin sorulması, göstereceği delillerin toplanması, davanın resen araştırma prensibine tabi olduğunun gözetilmesi, yargılama yapılırken eksikten getirtilen Alanya 1.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2011/466 Esas-2012/49 Karar sayılı dosyasındaki nüfus kayıtlarının göz önünde bulundurulması, daha sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken usul hükümleri gözardı edilerek dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.

Davacılar vekilinin temyiz itirazları yukarıda açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/III-2. bendi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 25,20 peşin harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine, 24.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.