Danıştay 13. Daire Başkanlığı
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2017/2987 E. , 2023/484 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Av. …
…
İSTEMİN KONUSU : ...Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesi'nin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Kocaeli ili, Başiskele ilçesi, …/… Mahallesi, … Mevkii, iskele ve dolgu alanı vasıflı doğusu, kuzeyi ve güneyi deniz ile, batısı … parsel sayılı taşınmaz ile çevrili bulunan Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki 24.545 m²'lik alana ilişkin ... Liman İşletmeleri A.Ş.'nin (...) imzalamış olduğu 18/07/2007 tarihli Kullanma İzni Sözleşmesi'ne yönelik 02/03/2015 tarih ve 4773 sayılı Maliye Bakanlığı Olur'u ile Millî Emlak Genel Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararda; ... lehine kullanma izni verilmesine ilişkin 18/07/2007 tarihli işlem ile dayanağı 301 sıra numaralı Millî Emlak Genel Tebliği'nin 2. bölümünün 2. maddesinin iptali istemiyle açılan davada, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nca verilen 25/09/2008 tarihli, E:2008/786 sayılı yürütmenin durdurulması kararının iki ayrı gerekçeye dayandığı, ilk gerekçenin ...'un mülkiyetinde olan … parsel sayılı taşınmaza yönelik açılan tapu iptal ve tescil davasının henüz sonuçlanmamış olması olduğu, söz konusu taşınmaza ilişkin yapılan yargılama neticesinde davanın ... lehine sonuçlandığı ve kararın mülkiyet davasının sonucuna ilişkin gerekçesinin karşılandığı, kararın diğer bir gerekçesinin ise, bölgenin yeniden yapılacak plânlamada değerlendirilmesi gerekliliği karşısında, bölgedeki sorunların çözümüne yönelik planlama çalışmaları sonuçlanmadan ...'a izin verilmesine ilişkin olduğu, anılan karardan sonra bölgeye ilişkin 12/01/2010 onay tarihli 1/1.000 ölçekli İlave İskele Dolgu Alanı İmar Plânı'nın ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın 02/10/2014 tarih ve 15997 sayılı Olur işlemiyle onanan ve yapılan itirazların değerlendirilmesi neticesinde plân raporunda ve plân hükümlerinde değişiklik yapılarak 16/02/2015 tarih ve 4165 sayılı Olur işlemiyle onaylanan 1/50.000 ölçekli İzmit Körfezi (Kocaeli-Yalova) Bütünleşik Kıyı Alanları Plânı'nın hazırlandığı, bu planlara karşı açılan davalarda Danıştay Altıncı Dairesi'nin 20/05/2016 tarihli, E:2015/2028, E:2015/5662 sayılı ve 15/06/2016 tarihli, E:2015/6580 sayılı kararlarıyla yürütmenin durdurulması istemlerinin reddedildiği, yine 07/02/2001 tarihli işlemle onaylanan 1/1.000 ölçekli İskele Dolgu Alanı Uygulama İmar Plânı ile bu plâna ilave olarak 12/01/2010 tarihli işlemle onaylanan 1/1.000 ölçekli İlave İskele Dolgu Alanı İmar Plânı'na karşı açılan davada, tüm plân çalışmalarından sonra Danıştay Altıncı Dairesi'nce verilen 20/05/2016 tarihli, E:2014/10426 sayılı yürütmenin durdurulması isteminin reddine yönelik kararda, davacının 07/02/2001 tarihli işlemle onaylanan plânın askıya çıkmadığı iddiası karşılanırken, "esasen 2010 tarihli ilave dolgu plânının, 2001 tarihli dolgu plânının kıyı bağlantısının yapılmasına hizmet etmek üzere kabul edildiği, bunun sonucunda, 2001 tarihli dolgu plânı ile 2010 tarihli ilave dolgu plânının bütünleşik bir dolgu plânı hâlini aldığı" gerekçesine yer verildiği, bu kapsamda, hem bölgeyi kapsayan şekilde 1/50.000 ölçekli İzmit Körfezi (Kocaeli-Yalova) Bütünleşik Kıyı Alanları Plânı'nın yapılması hem de Danıştay Altıncı Dairesi'nce verilen yürütmenin durdurulması isteminin reddine dair kararda belirtildiği üzere 2001 tarihli dolgu plânı ile 2010 tarihli ilave dolgu plânının bütünleşik bir dolgu plânı hâlini alması karşısında kullanma izni sözleşmesine yönelik gerek Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun yürütmenin durdurulması kararında gerekse Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin esastan verdiği kararda belirtilen bölgedeki plân çalışmalarının beklenilmesi gerekçesinin de sağlandığı;
Bu itibarla, alanın kıyıyla bağlantısını sağlayan parselin ...'a ait olduğu, uyuşmazlık konusu alanın, ... tarafından gerekli izinler alınarak mevcut uygulama imar plânı düzenlemeleri doğrultusunda inşa edildiği ve Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik'in 82. maddesi uyarınca, söz konusu taşınmaza ilişkin yatırımcılarına 49 yıla kadar kullanma izni verilebileceği, ayrıca, ... lehine tesis edilen kullanma izni sözleşmesine yönelik açılan davada verilen kararda belirtilen gerekçelerin karşılandığı anlaşıldığından, dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemler hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usûl ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:
Davacı tarafından, ...'a verilen kullanma izninin mahkeme kararı ile hukuka aykırı olduğunun ortaya konulması üzerine 18/07/2007 tarihinde imzalanan kullanma izni sözleşmesinin feshine karar verildiği, söz konusu alana ilişkin pazarlık usûlü ile yapılacak ihaleye istinaden kullanım izni verilmesi gerekirken doğrudan ...'a kullanma izni verilmesinin hukuka aykırı olduğu, Bölge İdare Mahkemesi'nce eksik inceleme ve değerlendirme yapılmak suretiyle karar verildiği ileri sürülmüştür. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
Davalı yanında müdahil tarafından, usûle ilişkin olarak, davacının dava açma ehliyetinin bulunmadığı, davacının hak sahibi olduğunu iddia ettiği ... parsel sayılı taşınmazın cebrî icra yoluyla satıldığı, ayrıca davanın süresi içinde açılmadığı; esasa ilişkin olarak ise, bölgede bütüncül imar plânının yapıldığı, söz konusu imar plânında, daha önce onaylanmış dolgu ve kıyı plânlarına ait imar plânlarının geçerliliğini koruyacağının belirtildiği, şirketlerine kullanma izni verilmesinin önünde herhangi bir engelin kalmadığı, dava konusu işlemin, mahkeme kararının gereğinin yerine getirilmesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, davacının iddiasının aksine 23/03/2015 tarihinde yeni bir sözleşmenin imzalandığı, dava konusu işlemlerin hukuka uygun olarak tesis edildiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usûl ve hukuka uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
USÛL YÖNÜNDEN: Davalı idare yanında müdahilin usûle ilişkin iddiaları geçerli görülmemiştir. 09/07/2018 tarih ve 30473 sayılı (3. Mükerrer) Resmî Gazete'de yayımlanan 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 13. maddesiyle, 178 sayılı Maliye Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname yürürlükten kaldırılmış; Geçici 1. maddesinin on dokuzuncu fıkrasında ise, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte kapatılan veya bünyesinde bulunduğu bakanlık veya diğer kamu kurum ve kuruluşu değiştirilen birimlerin görevlerinden dolayı yapılan işlem ya da taraf olunan sözleşmelerde bu birimlerin veya görevlerinin devredildiği bakanlık veya diğer kamu kurum ve kuruluşları taraf olur. Söz konusu birimlerin bünyesinde bulundukları bakanlık veya diğer kamu kurum ve kuruluşlarının leh ve aleyhlerine açılmış olan davalar, başlatılmış olan takipler ile başvurulan alternatif uyuşmazlık çözüm yollarında devredildikleri bakanlık veya diğer kamu kurum ve kuruluşları kendiliğinden taraf sıfatını kazanır." kuralına yer verilmiştir. 10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 99. maddesinde ise, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın hizmet birimleri arasında Millî Emlak Genel Müdürlüğü'ne yer verilmiştir.
Millî Emlak Genel Müdürlüğü'ne 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nde, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı hizmet birimleri arasında yer verildiğinden, davalı Hazine ve Maliye Bakanlığı yerine Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı davalı sıfatıyla taraf olarak kabul edilmiştir. HUKUKÎ DEĞERLENDİRME :
Kocaeli ili, ... Beldesi, ... -... pafta, ... parsel sayılı davacının kullanım hakkına sahip bulunduğu taşınmaza komşu ... parsel sayılı taşınmazın önünde dolgu ve iskele yapımı amacıyla 3621 sayılı Kıyı Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca 07/02/2001 tarihli işlemle onaylanan 1/1.000 ölçekli İskele Dolgu Alanı Uygulama İmar Plânı ile bu plâna ilave olarak 12/01/2010 tarihli işlemle onaylanan 1/1.000 ölçekli İlave İskele Dolgu Alanı İmar Plânı'nın iptali istemiyle açılan davanın reddi yolundaki Danıştay Altıncı Dairesi'nin 27/12/2017 tarih ve E:2014/10426, K:2017/11790 sayılı kararının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 13/03/2019 tarih ve E:2018/2216, K:2019/1062 sayılı kararıyla onandığı;
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işlemiyle onaylanan 1/50.000 ölçekli İzmit Körfezi (Kocaeli-Yalova) Bütünleşik Kıyı Alanları Plânı'nın iptali istemiyle açılan davanın reddi yolundaki Danıştay Altıncı Dairesi'nin 27/12/2017 tarih ve E:2015/2028, K:2017/11791 sayılı kararının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 22/06/2020 tarih ve E:2018/1814, K:2020/1071 sayılı kararıyla onandığı;
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işlemiyle onaylanan 1/50.000 ölçekli İzmit Körfezi (Kocaeli-Yalova) Bütünleşik Kıyı Alanları Plânı'nın iptali istemiyle açılan davanın reddi yolundaki Danıştay Altıncı Dairesi'nin 27/12/2017 tarih ve E:2015/5662, K:2017/11792 sayılı kararının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 22/06/2020 tarih ve E:2018/2206, K:2020/1072 sayılı kararıyla onandığı anlaşılmaktadır. Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usûl ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5.2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara ve davalı idare yanında müdahile tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 09/02/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.