Danıştay 6. Daire Başkanlığı
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/5894 E. , 2023/3526 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
1.... 2- ...
3.... Mirasçıları
- ...
- ...
- ...
II-(DAVALILAR) 1- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
2.... Belediye Başkanlığı
2.... Belediye Başkanlığı
II-(DAVACILAR)
1- ... 2- ...
3- ... Mirasçıları
- ...
- ...
- ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 03/11/2021 tarihli E:2019/18496 K:2021/12123 sayılı bozma kararına uyularak verilen, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul ili, Esenyurt ilçesi, ...Mahallesi, ... ada, ... sayılı parsele ilişkin Esenyurt Belediye Başkanlığınca düzenlenen 28/09/2016 tarihli imar durumunun ve bu işlemin dayanağı ... tarihli ve ... sayılı Esenyurt Belediye Meclisi kararı ile kabul edilen Esenyurt İlçesi TEM Güneyi 1. Etap 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planının tamamı ile imar planının Özel Hükümler başlıklı plan notlarının 2.8, 2.10, 2.13, 2.15 sayılı maddelerinin ve Kentsel Çalışma Alanları başlıklı plan notlarının 2.22.2 sayılı Konut + Ticaret alanları maddesinin ve ... tarihli ve ... sayılı İstanbul Büyükşehir Belediye Meclis kararı ile kabul edilen Esenyurt İlçesi TEM Güneyi 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planının tamamının ve imar planının Özel Hükümler başlıklı B.9, B.14, B.15, B.16, B.17 sayılı maddelerinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararda; dosyanın ve yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporun birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu imar durumunda ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile 1/5000 ölçekli nazım imar planında kamu yararı, şehircilik ilkelerin ve planlama esaslarına aykırılık bulunmadığı, bununla birlikte dava konusu plan notları ile; 28/08/2008 tasdik tarihli 1/5000 ölçekli Esenyurt İlk Kademe Belediyesi Nazım İmar Planının ve 08/11/2010 tasdik tarihli 1/5000 ölçekli Esenyurt 2. Etap Nazım İmar Planının iptaline karar verilmesine ilişkin mahkeme kararlarının gerekçeleri gözetilerek ruhsat haklarının korunmasının hedeflendiği, dolayısıyla plan notları ile plan kararları bir bütün olarak ele alındığında dava konusu plan notlarının ruhsat haklarının korunmasını öngören ilgili mahkeme kararlarının gerekleri yerine getirilirken muhtemel oluşabilecek ilave nüfus yönünden donatı ihtiyacının karşılanması amacıyla kabul edildiğinin anlaşıldığı, plan notlarının genel düzenleyici işlem olup uygulama işlemi niteliğinde olmadığı da gözetildiğinde dava konusu işlemlerde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlemler hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: Dosyanın ve dosyada alınan bilirkişi raporunun birlikte incelenmesinden; 1/1000 ölçekli uygulama imar planının özel hükümler başlıklı plan notlarının 2.8. sayılı maddesine göre; parsel ve bina bünyesinde otopark üretildiği takdirde bodrum katın ikisinin iskan edilebileceği yönünde hüküm bulunduğu, parselin kendi bünyesinde üretilecek otopark alanının emsal harici tutulması nedeniyle farklı bir kullanım için bodrumda 2 katın emsal harici tutulmasının yoğunluk artırıcı bir unsur olduğu, 2.22.2 sayılı plan notuna ilişkin; Ticaret+Konut alanlarında en az 500 m2 büyüklüğünde ve 15 metre enkesit ile bundan daha geniş yollardan mahreç alan parsellerde istendiğinde yapının tamamının ticari faaliyetlere yönelik olarak kullanılabileceği, bunun için de belediyeden izin alınacağı yönünde düzenleme bulunduğu, belediyece hangi kıstasların bu karar verme sürecinde kullanılacağının belirlenmediği, bu nedenle yapılacak işlemelere yönelik belirsizlik oluşturulduğu ve dolayısıyla 1/1000 ölçekli imar planına ilişkin 2.8 ve 2.22.2 sayılı plan notunun planlama esasları ve şehircilik ilkelerine uygun olmadığı; 1/5000 ölçekli nazım imar planı notlarının B.9 sayılı maddesinin; 1/1000 ölçekli plan notlarının 2.8 sayılı maddesiyle aynı olduğu, B.16 sayılı plan notunda; ruhsat alınmış ve inşaatı başlamış yapılarda çekme mesafeleri, blok ebatları, blok alanı ve kot alınacak noktaların belirlenmesinde ilçe belediyesinin yetkli olduğunun belirtildiği, yapı ruhsatlı ve inşaat süreci devam eden yapılarda çekme mesafeleri, blok ebatları, blok alanı ve kot alınacak noktalara ilişkin olarak yeniden bir düzenleme yapılmak istendiğinde, herhangi bir kıstas belirtilmemesinin yapılacak işlemlere yönelik belirsizlik oluşturduğu, B.17 sayılı plan notunda; planın onayından önce inşaat ruhsatı almış parsellerde konut fonksiyonunda ya da konut fonksiyonunu barındıran diğer fonksiyon alanlarında vaziyet planı ile park, çocuk oyun alanı ve kentsel ve sosyal donatı alanı üretmek adına hükümler geliştirildiği, park ve çocuk oyun alanlarının parsel maliklerinde kalacağı ve parselin %15'i kadar olacağı, diğer donatı alanlarının ise parselin %20'sini kapsayacağı ve 15 metrelik yola cephesinin olacağı ve kamuya bedelsiz terk edileceği, buna karşılık olarak da bu terk alanının parselin geri kalan kısmı için emsale konu edileceğinin anlaşıldığı, ancak bu durumun hangi büyüklükteki parsellerde uygulanacağı konusunda netlik olmadığı, plan notunun son bölümünde yer alan alansal büyüklükler dahilinde mi olacağı hususunda açıklayıcı bir ifadeye rastlanmaması nedeniyle belirsiz bir durum oluştuğu, dolayısıyla 1/5000 ölçekli imar planına ilişkin B.9, B.16 ve B.17 sayılı plan notlarının planlama esasları ve şehircilik ilkelerine uygun olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Belirtilen nedenlerle, istinaf talebinin kısmen kabulü ile, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının, 1/1000 ölçekli imar planının özel hükümler başlıklı plan notlarının 2.8 sayılı maddesi ile Kentsel Çalışma Alanları başlıklı plan notlarının 2.22.2 sayılı maddesi ve 1/5000 ölçekli nazım imar planının B,9, B.16 ve B.17 sayılı plan notlarına ilişkin kısmı yönünden kaldırılmasına, bu kısım yönüyle dava konusu işlemlerin iptaline, imar çapı işlemi, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı, 1/5000 ölçekli nazım imar planı, 1/1000 ölçekli planın özel hükümler başlıklı plan notlarının 2.10, 2.13 ve 2.15 sayılı maddeleri ile 1/5000 ölçekli plan notlarının B.14 ve B.15 maddeleri yönünden ise istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :
Davacılar tarafından; dava konusu imar planlarının üst üste yapılaşma imkanı sağlayan, yüksek yoğunluklu dikey yapılaşma kararları üretmesi nedeniyle suç çetelerine yataklık yapan modern gettoların oluşuğu, gelecek nesillerin çağdaş şehirlerde yaşaması için şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve mevzuata uygun planlama yapılması gerektiği belirtilerek kararın redde ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından; dava konusu alana ilişkin Mahkemece verilen iptal kararı nedeniyle plansız kalan alanda yeni plan çalışmalarına başlanılması amacıyla 05/04/2017 tarihli olur alındığı ve planlama sürecinin devam ettiği belirtilerek kararın iptale ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Esenyurt Belediye Başkanlığı tarafından; planlama alanında 750.000 kişiyi aşan bir nüfusun yaşadığı, kamu yararı gözetilerek sorunların çözümü amacıyla planlama yapıldığı, ilgili kurum görüşleri alınarak ve detaylı araştırma ve çalışmalar yapılarak mevzuata uygun şekilde işlem tesis edildiği, kararın aleyhe olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. SAVUNMALARIN ÖZETİ : Davalı idareler tarafından; savunma verilmemiştir.
Davacılar tarafından; davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddine karar verilmesi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY :
Bakılmakta olan dava, davacıların hissedar malik oldukları İstanbul ili, Esenyurt ilçesi, ... Mahallesi, ... ada,... sayılı parsele ilişkin Esenyurt Belediye Başkanlığınca düzenlenen 28/09/2016 tarihli imar durumunun ve bu işlemin dayanağı ... tarihli ve ... sayılı Esenyurt Belediye Meclisi kararı ile kabul edilen Esenyurt İlçesi TEM Güneyi 1. Etap 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planının tamamı ile imar planının Özel Hükümler başlıklı plan notlarının 2.8, 2.10, 2.13, 2.15 sayılı maddelerinin ve Kentsel Çalışma Alanları başlıklı plan notlarının 2.22.2 sayılı Konut + Ticaret alanları maddesinin ve ... tarihli ve ... sayılı İstanbul Büyükşehir Belediye Meclis kararı ile kabul edilen Esenyurt İlçesi TEM Güneyi 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planının tamamının ve imar planının Özel Hükümler başlıklı B.9, B.14, B.15, B.16, B.17 sayılı maddelerinin iptali istemiyle açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 3194 sayılı İmar Kanununun "Tanımlar" başlıklı 5. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan halinde; "Nazım imar planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plandır. Uygulama İmar Planı; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plandır." hükmüne yer verilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesinde; idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar iptal davası olarak tanımlanmıştır.
İdari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesinin ön koşullardan biri dava ehliyetidir. Dava ehliyeti, dava şartıdır. Dava şartı olduğu için karar kesinleşinceye kadar her aşamada taraflarca ileri sürülebileceği gibi mahkeme veya temyiz mercileri tarafından da yargılamanın her aşamasında re'sen değerlendirilmelidir. Davacının, sübjektif dava açma ehliyetinin bulunmaması halinde, idari yargı merci işin esasına girmeksizin, davayı ehliyet yönünden reddeder. Her olay ve davada, idari işlem ile dava açacak kişi arasında öngörülen sübjektif ehliyet koşulu olarak menfaat ihlali kişisel, meşru ve güncel bir menfaat olması ölçütleri ekseninde yargı mercilerince değerlendirilerek takdir edilecektir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun yukarıda aktarılan hükmünde yer alan ve iptal davasının sübjektif ehliyet koşulu olan "menfaat ihlali" doktrin ve içtihatlarda dava konusu işlemle davacı arasında kurulan kişisel, meşru, güncel bir menfaat ilişkisi olarak tanımlanmaktadır. Menfaatin kişisel ve meşru olması için hukuki bir durumdan ortaya çıkması gerekmektedir. Sözü edilen menfaat ilişkisinin varlığı ve sınırları her olayda yargı yerince uyuşmazlığın niteliğine göre belirlenmektedir.
Yargısal denetimin amacı gözetildiğinde, her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi adına dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunması zaruridir.
Her olay ve davada, yargı merciine başvurarak dava açanın menfaatinin, iptali istenen işlemle ne ölçüde ihlal edildiğinin takdiri de yargı mercilerine bırakılmıştır. Danıştay içtihatlarında; çevre, tarihi ve kültürel değerlerin korunması amacıyla kamu yararını yakından ilgilendiren konulara ilişkin düzenleyici işlemlerin iptali istemiyle açılan davalarda menfaat ilişkisi geniş yorumlanmaktadır. İptal davası açabilmesi için gerekli olan menfaat ilişkisi kişisel, meşru, güncel bir menfaatin bulunması halinde gerçekleşecektir. Başka bir anlatımla, iptal davasına konu olan işlemin davacının menfaatini ihlal ettiğinden söz edilebilmesi için, davacıyı etkilemesi, işlem ile davacı arasında ciddi ve makul bir ilişkinin bulunması gerekmektedir.
Her ne kadar, dava konusu işlem kamusal yanı ağır basan işlemlerden olsa da, dava konusu işlem ile davacı arasında meşru, güncel, somut bir menfaat alâkasının bulunması gerekmektedir. Aksi durumun kabulü toplum yararına olduğu düşünülen her konuyu tüm vatandaşların ve şehir sakinlerinin dava konusu yapabilmesi olasılığını beraberinde getirir ki bu durumun dava açma ehliyetine ilişkin yasal düzenlemenin amacına aykırı olacağı açıktır. Nitekim Dairemizin 13/04/2023 tarihli, E:2019/16548, K:2023/3805 sayılı kararı da bu yöndedir. Bu yönüyle, dava konusu işlemin davacıların menfaatini etkileyip etkilemediği araştırılırken, davacıların kendi taşınmazlarına ilişkin olarak açtığı davalardan farklı olarak kent sakini vatandaş sıfatıyla dava açılıp açılamayacağı hususu öncelikli olarak incelenmelidir. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının, imar durumu, dava konusu 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planının taşınmaza ilişkin kısmı bakımından; Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın, belirtilen kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planının tamamı (dava konusu taşınmaza ilişkin kısım dışındaki bölümler) ile plan notlarının tamamı (hem ret hem iptal kararı verilen kısımlar) bakımından;
Dosya kapsamında yapılan incelemede, davacıların İstanbul'un Bağcılar ilçesinde ikamet ettikleri anlaşılmaktadır. Dava konusu İstanbul ili, Esenyurt ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... sayılı parsele ilişkin ileri sürülen iddiaların dışında, taşınmazın bulunduğu alanı kapsayan 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarının tamamının iptalinin istenilmesinde davacıların kişisel, meşru, güncel bir menfaatin bulunduğunun açıkça ortaya konulması ve işlemin davacıları etkilemesi, işlem ile davacı arasında ciddi ve makul bir ilişkinin bulunması gerekmektedir. Aynı şekilde, dava konusu parselin imar planındaki kullanım kararları ile ilgisi bulunmayan ve dava konusu parseli doğrudan ilgilendirmeyen konulara dair açıklamalar içermesi nedeniyle uyuşmazlığın 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı notları bakımından da, yukarıda belirtilen menfaat ilişkisi açıkça ortaya konulmalıdır. Dava konusu işlemlerin belirtilen kısmının davacıların mevzuatta belirtildiği şekilde hangi kişisel, güncel ve meşru menfaatlerini ihlal ettiğinin ortaya konulamadığı, işlemlerin çevre, tarihi ve kültürel değerlerin korunması gibi kamu yararını yakından ilgilendiren konular arasında yer almadığı ve davacıların yaşadığı yerin başka bir mahal ve konumda bulunması karşısında, dava konusu işlemlerin bu bölümü ile davacılar arasında kişisel, ciddi ve güncel bir menfaat bağı bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla, öncelikle davacıların dava konusu imar planlarının tamamının ve plan notlarının iptalini istemekte menfaatleri bulunup bulunmadığına ilişkin bir değerlendirme yapılarak uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması gerektiğinden, esasa yönelik olarak davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kısmen reddine; kısmen kabulüne, kaldırılmasına ve dava konusu işlemlerin iptaline dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının belirtilen kısmında isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalıların temyiz isteminin kabulüne, davacıların temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, 1/1000 ölçekli imar planının özel hükümler başlıklı plan notlarının 2.8 sayılı maddesi ile Kentsel Çalışma Alanları başlıklı plan notlarının 2.22.2 sayılı maddesi ve 1/5000 ölçekli nazım imar planının B,9, B.16 ve B.17 sayılı plan notlarına ilişkin kısmı yönünden kaldırılmasına, bu kısım yönüyle dava konusu işlemlerin iptaline, imar çapı işlemi, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı, 1/5000 ölçekli nazım imar planı, 1/1000 ölçekli planın özel hükümler başlıklı plan notlarının 2.10, 2.13 ve 2.15 sayılı maddeleri ile 1/5000 ölçekli plan notlarının B.14 ve B.15 maddeleri yönünden ise istinaf talebinin reddine dair temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının; imar durumu, dava konusu 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planının taşınmaza ilişkin bölümünün ONANMASINA, 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planının tamamına (dava konusu taşınmaza ilişkin kısım dışındaki bölümler) ve plan notlarının tamamına (hem ret hem iptal kararı verilen kısımlar) ilişkin bölümünün BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 06/04/2023 tarihinde, kesin olarak, oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY (X) : Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ve dayandığı gerekçe, hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği oyuyla karara katılmıyorum.