53. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
53.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/836
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 26.02.2020
NUMARASI: 2016/716 Esas, 2020/237 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirketin çatı cephe kaplama işini yüklenici sıfatıyla üstlendiğini ve sözleşmeye uygun tamamlanarak davalıya işi teslim ettiğini, teslim tarihinden uzun zaman geçmesine rağmen davalı firmanın borcunu ödemediğini, müvekkilinin borçlu firmaya noterden ihtarname çekilmesine rağmen borcun ödenmemesi nedeniyle aleyhine başlatılan takibe vaki olmuş itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili; davacının işi tamamlamadığını, işin eksik bırakılması nedeniyle müvekkilinin sözleşmeye göre kusur oranında tenzilat yapma hakkı bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Dava hukuksal niteliği itibariyle, eser sözleşmesi uyarınca bakiye iş bedelinin tahsili için başlatılan takibe vaki olmuş itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece; davalı şirket temsilcisi tarafından sadır olmuş e-mail yazışmalarında mutabakatname metninde 10.573,43 USD bakiye borç bulunduğu davalı tarafın kabulünde olduğu, davalı defterlerinde bakiye bedel kadar borcu davacı lehine alacak kaydettiği görüldüğü bu durum hizmetin alındığına karine teşkil edeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı vekili istinafında; icra inkar tazminatının kabul edilmesi gerektiğini, alacağın likit olduğunu, takibe konu alacağın davalının ticari defterinde yer aldığını ve davalı temsilcisi mailde bu miktar üzerinden mutabakat sağlandığını, o yüzden alacağın belirlenebilir ve likit olduğunu belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.
Davalı vekili istinafında; işin kabulünün sözleşmeye uygun yapılmadığını, bilirkişinin yerinde inceleme yapmadığını, mahkemenin gerekçesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Davacı yüklenici davalı ile çatı kaplama işi konusunda eser sözleşmesi yaptıklarını, işin tamamlanarak teslim edildiğini, buna rağmen bakiye bedeli ödemediğini ,takip başlattığını, takibe itiraz edildiğini belirterek itirazın iptalini talep etmiş, davalı ise işin eksik bırakıldığını ,eksik oranında indirim yaptıklarını iddia ederek davanın reddini istemiş, mahkemece takibe konu alacağın davalının ticari defterinde borç olarak kaydedildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiği, kararın taraf vekillerince istinaf edildiği anlaşılmıştır. Her ne kadar mahkemece iki tarafın ticari defterine göre yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda davalının takip miktarı kadar davacıya borçlu olduğu tespit edilmiş ise de; davalı iş sahibinin davaya cevabında ve istinaf dilekçesinde eksik iş iddiasında bulunduğu, ayıba yönelik ayrıca ve açıkça istinaf sebebi bulunmadığı, bu durumda mahkemece yerinde keşif yapılmak sureti ile davalının eksik iş beyanına yönelik iddiaların doğru olup olmadığı belirlenerek, rapor sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu hususta keşif yapılmadan sadece ticari defterler üzerinden karar verilmesi hatalı olmuştur.
Davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmüştür. Kaldırma gerekçesine göre davacı vekilinin istinaf itirazları bu aşamada incelenmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin bu aşamada incelenmemesine, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.