Esas No
E. 2022/4189
Karar No
K. 2023/4063
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

6. Hukuk Dairesi         2022/4189 E.  ,  2023/4063 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2020/227 E., 2022/528 K.

Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil-tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Asıl ve birleşen davada davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif üyesi olduğunu, davalı kooperatifin aidat borçlarını yatırmadığından bahisle müvekkilini üyelikten ihraç ettiğini, ihraç işleminin usulüne uygun olmadığını ileri sürerek ihraç kararının iptaline ve müvekkiline isabet eden B Blok K.1, D.2 no.lu dairesinin tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescil edilmesine olmaz ise müvekkilince yapılan ödemenin TBK m.122 hükümlerine göre yasal faiziyle iadesine karar verilmesini , birleşen davada ise B-3 Blok D.2 taşınmazın davalı ... adına kayıtlı tapu sicilinin iptali ile müvekkili ... adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Asıl ve birleşen davada davalı ... vekili ve asıl davada davalı kooperatif vekili davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 27.04.2016 tarih ve 2014/675 Esas, 2016/610 Karar sayılı kararıyla; davacıya gönderilen ikinci ihtarnamedeki borç miktarı ile birinci ihtarname ile istenen borç miktarları da aynı olmadığı, bu nedenle ihraç kararının usulüne uygun olmadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, davacının üyelik hakkının korunması gerektiği, davacıya isabet eden daireyi tapudan satın alan davalı ...’in iyi niyetinin korunmayacağı gerekçesiyle birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A

. Bozma Kararı

1.Mahkemenin 27.04.2016 tarih ve 2014/675 Esas, 2016/610 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 13.01.2020 tarih ve 2016/7625 Esas, 2020/4 Karar sayılı kararı ile Mahkemece tapu kaydına güvenerek taşınmazı devralan davalı ...’ın kötü niyetli olup olmadığı konusunda yeterince araştırma yapılmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, bozmaya uyularak, davacıya gönderilen ikinci ihtarnamedeki borç miktarı ile birinci ihtarname ile istenen borç miktarları da aynı olmadığı, bu nedenle ihraç kararının usulüne uygun olmadığı, taraflara ...'ın kötü niyetinin ortaya koyulabilmesi için delillerin ibrazı konusunda kesin süre verildiği, ancak davalı ...'ın taşınmazı devralırken kötü niyetli olarak devraldığına dair herhangi ispata elverişli bir delil ibraz edilemediği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Asıl ve birleşen davada davacı temyiz dilekçesinde özetle; davalı ...’ın daireyi kötü niyetli olarak devraldığının tanık anlatımları ile sabit olduğunu, mahkemenin bu konudaki değerlendirmesinin hatalı olduğunu, terditli talepleri olan tazminat hesabında dava konusu taşınmazın güncel değerinin hesaplanması gerekirken hesaplanmadığını, müvekkilinin kooperatif üyeliğinden ihracına ilişkin kararın iptaline ilişkin hüküm açısından lehe vekalet ücretine hükmedilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, temyiz sebepleri olarak ileri sürmüştür.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kooperatif üyeliğinden kaynaklanan tapu iptal ve tescil istemi, olmaz ise tazminat istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3 ncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 428 nci maddesi, 438 nci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 ncu maddesinin ikinci fıkrası. 1163 Sayılı Kooperatifler Kanununun 16. maddesi.

3.Değerlendirme

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre asıl ve birleşen davada davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Asıl davada ihraç kararının iptali istemi yönünden, bozma kararı öncesinde davanın kabulü ile ihraç kararının iptaline karar verilmiş ve bu kararda davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmiştir. İhraç kararının iptali yönünden verilen karar bozma sonrası kesinleştiğinden, Mahkemece yeniden ihraç kararı ile ilgili hüküm kurulması bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanunun geçici 3 ncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanunun 438 nci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.

V. KARAR

Açıklanan sebeple

1.Asıl ve birleşen davada davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2.Asıl ve birleşen davada davacı vekilinin Mahkeme kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının, A numaralı hüküm fıkrasının (1) numaralı bendi çıkartılarak yerine “03.10.2012 tarihli ihraç kararının iptali kesinleştiğinden karar verilmesine yer olmadığına” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

04.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog