Esas No
E. 2022/5043
Karar No
K. 2023/4200
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

6. Hukuk Dairesi         2022/5043 E.  ,  2023/4200 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2020/282 E., 2021/333 K.

Taraflar arasında açılan hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak hakkında açılan menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda mahkemece davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı-karşı davalı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı kurum ile silahlı koruma ve güvenlik sözleşmelerinin bulunduğunu, davalı kurumun kablolarının çalınması nedeni ile uğradığı zarar olan toplam 120.276,42 TL'nin davacı şirketten 04.07.2014 tarihli ödeme yazısı ile talep edildiğini, sözleşme gereğince trafo merkezindeki koruma görevini tam anlamıyla yerine getirdiğini ve hırsızlık olayıyla ilgisinin olmadığını, hırsızlık olayının olduğu tarihte trafo merkezinde inşaat bakım onarım işlerinin yapılması aşamasında güvenliğe yazılı bilgi verilmesi gerektiğini, inşaat sırasında Alf Elektrik şirketinin içeri girmek istediğini, bu durumun davacı şirketin bilgisi dışında olduğundan davalı şirketle gerçekleşen irtibat sonucu alınan talimat sonucu inşaat firmasının trafo merkezine alındığını, yapılan çalışma sırasında ağır vasıtalarla trafo merkezine sürekli girilip çıkıldığını, çalışma gerilim hattının bulunduğu alanda olduğundan davacı şirket yetkilileri tarafından tam olarak gözetilemediğini, davalı kurumun çalındığını iddia ettiği malzemelerin bu sırada çalınmış olabileceğini belirterek davacı şirketin davalı kuruma talep edilen miktardan dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı-karşı davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu kabloların çalındığı trafo binasının sözleşme gereğince 01/01/2013-31/12/2014 tarihleri arasında davacı şirketin sorumluluğunda olduğunu, kabloların denetim eksikliği, sözleşme ve şartname hükümlerine uygun olarak yerine getirilmediğinden kaynaklandığını ve davacı şirketin sorumlu olduğunu belirterek davacının davasının reddine, karşı davalarının kabulü ile 120.276,42 TL'lik kurum zararlarının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI

Davaya konu hırsızlık eylemi sonucu mahkemece alınan bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere 120.276,42 TL değerinde iletim kablolarının çalındığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı

Davacı-karşı davalının temyizi üzerine Yargıtay 23. H.D.’nin 2019-713 E, 2020-1021 k, 17.02.2020 tarihli kararı ile ‘mahkemece karara esas alınan bilirkişi raporu kusur tespiti yönünden yeterli olmadığı, mahkemece aralarında 2 özel güvenlik uzmanı ile 1 elektrik mühendisinin yer aldığı yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak bu heyetten tazminatın dayanağını oluşturan hırsızlık olayında hangi tarafın ne şekilde önlem aldığı, sorumlu tutuldukları alan, iş sahasına gün içerisinde girip çıkan işçilerin ve taşıtların listesinin tutulup tutulmadığı, aydınlatmanın yeterli olup olmadığı, aydınlatma yetersizliği konusunda davacının davalı şirkete bir başvurusunun olup olmadığı devam eden savcılık dosyası da göz önüne alınarak tarafların kusur oranlarını belirleyen bir rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığı kanaatiyle bozma kararı verilmiştir.

B. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar:

İlk Derece Mahkemesi’nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; mahkemece bozmaya uyularak, bozma ilamı doğrultusunda dosya talimat yoluyla 2 güvenlik uzmanı ve 1 elektrik mühendisi bilirkişiden oluşan heyete tevdi edildiği ve hazırlanan rapor tetkiki ile zararı doğuran eylemin meydana gelmesinde tarafların kusurlu eylemlerinin tek tek tespit edildiği ve bu şekilde tarafların eşit kusurlu oldukları yönünde tespite gidildiği, raporun gerekçeli, denetime elverişli ve hüküm kurmaya elverişli olduğuna kanaat getirildiği ve anılan rapor hükme esas alındığı, asıl davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 60.138,21 TL bakımından davacı-karşı davalının borçlu olmadığının tespitine, yine karşı davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile 60.138,21 TL’nin 14.07.2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacıya verilmesine dair hüküm kurulmuştur.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davalı-karşı davacı TEİAŞ vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı şirketin ayıplı hizmeti nedeniyle trafo merkezinden tonlarca malzeme çalındığını, gece görüşlü kamera kurmak sorumluluğunun güvenlik şirketinde olduğunu ve iki kişilik güvenliğin yetersiz olması hususunda taraflarına herhangi bir şikayette bulunulmadığını, bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu belirterek hükmün bozulması için temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak hakkında açılan menfi tespit davasıdır.

2.İlgili Hukuk

TBK 393. madde ve devamı maddeleri.

3.Değerlendirme

1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427 ncı ve devamı maddelerinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davalı-Karşı davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

12.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.