4. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/14201
- Karar No
- 2013/12187
- Karar Tarihi
- 24.06.2013
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Borçlar Hukuku
- Karar Sonucu
- REDDİNE
4. Hukuk Dairesi 2012/14201 E. , 2013/12187 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 07/10/2010 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 26/04/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ile davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacı ile davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2.Davacının diğer temyiz itirazına gelince: Dava yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı ile davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, davalının kullandığı kamyonetin kavşak içerisinde kendisinin kullandığı motorsiklete çarptığını, kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığını ayrıca aracında hasar meydana geldiğini belirterek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Davalı, davacının sürücü belgesinin bulunmadığını, davacının kusurlu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Borçlar Yasası'nın 47. maddesi gereğince hakimin, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir. Dava konusu olayda, olayın tarihi, davacının yaralanma derecesi ve yukarıda anılan ilkeler birlikte değerlendirildiğinde hüküm altına alınan manevi tazminat azdır. Mahkemece davacı yararına daha üst düzeyde manevi tazminata hükmolunmak üzere kararın bozulması gerekmiştir.
3.Davalının diğer temyiz itirazına gelince:
Davacı dava dilekçesinde 50 TL geçici iş göremezlik zararı talep etmiş olup, davasını ıslah da etmemiştir.
HMK'nun 26. maddesinde (HUMK m. 74.) düzenlenen taleple bağlılık ilkesi gereğince hakim, tarafların iddia ve savunmaları ile bağlı olup talepten fazlasına hükmedemez. Mahkemece açıklanan olgu ve yasal düzenleme göz ardı edilerek talepten fazlasına hükmedilmiş olması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.