Esas No
E. 2023/3647
Karar No
K. 2023/5442
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Cinsel Suçlar

9. Ceza Dairesi         2023/3647 E.  ,  2023/5442 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2022/1310 E., 2022/1730 K.
SUÇLAR: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER: Mahkumiyet, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. ... Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.06.2019 Tarihli ve 2019/3119 Esas Sayılı İddianamesi İle Sanıklar hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
B. ... 1.

Ağır Ceza Mahkemesinin 03.03.2022 Tarihli ve 2019/391 Esas, 2022/70 Karar Sayılı Kararı İle

1.Sanık ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu reşit olmayanla cinsel ilişki suçu kabul edilerek reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca kamu davasının düşmesine,

2.Sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraate,

3.Sanık ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu reşit olmayanla cinsel ilişki suçu kabul edilerek reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca kamu davasının düşmesine,

4.Sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraate,

5.Sanık ...'ın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 39 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hakkında hak yoksunluklarına,

6.Sanık ...'ın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) ve (f) bentleri ile beşinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hakkında hak yoksunluklarına,

7.Sanık ...'nin çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 39 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hakkında hak yoksunluklarına,

8.Sanık ...'nin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) ve (f) bentleri ile beşinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hakkında hak yoksunluklarına,

9.Sanık ...'in çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 39 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hakkında hak yoksunluklarına,

10.Sanık ...'in kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) ve (f) bentleri ile beşinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hakkında hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

C. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7.

Ceza Dairesinin, 14.12.2022 Tarihli ve 2022/1310 Esas, 2022/1730 Karar Sayılı Kararı İle

1.İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik mağdure vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca esastan reddine,

2.Reşit olmayanla cinsel ilişki, çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan Bakanlık vekili ile sanıklar ..., ... ve ... müdafilerinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile;

a)Sanık ...'ın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 39, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hakkında hak yoksunluklarına,

b)Sanık ...'ın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri ile beşinci fıkrası ile 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hakkında hak yoksunluklarına,

c)Sanık ...'ın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 39, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hakkında hak yoksunluklarına,

d)Sanık ...'ın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b), (e) ve (f) bentleri, beşinci fıkrası ile 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hakkında hak yoksunluklarına,

e)Sanık ...'in çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 39, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hakkında hak yoksunluklarına,

f)Sanık ...'in kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri, beşinci fıkrası ile 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hakkında hak yoksunluklarına,

g)Sanık ...'nin çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatine,

h)Sanık ...'nin çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatine, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Sanık ...

Müdafiinin Sanık ... Hakkındaki Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İstemi

Özetle; verilen kararı kabul etmediklerine, müvekkilinin mağdure ...'ın amcasının aracı olmasıyla aile ile ilk teması kurup görücü usulü ile evladını evlendirmek istediğine, ailenin mağdurenin yaşını ve kimliğini müvekkiliyle ailesinden sakladığına, mağdurenin dosya arasına alınan fotoğraflardan da anlaşılacağı üzere yaşının çok üzerinde bir fiziksel yapıya ve görünüşe sahip olduğunun açık olduğuna, bu nedenle müvekkilinin mağdurenin yaşını sorgulamadan ailenin beyanlarına itibar ettiğine, ailenin müvekkilinden kızları için başlık parası isteyip bu parayı aileye ve aracılık eden mağdurenin amcasına verdiklerine, sonrasında da düğün hazırlıklarına başlayıp düğün kartı dahi bastırdıklarına, müvekkilinin mağdurenin yaşının küçük olduğu bilincinde olsa idi bu hususu gizlemeye çalışıp düğün organize etmeyeceğine, mağdureye ait dosya arasına alınan mahkeme dosyaları incelendiğinde mağdurenin, müvekkilinin oğlundan önce bir birliktelikten çocuğu olduğu ve babasının da belirli olmadığının sabit olduğuna, her ne kadar sanık sıfatıyla mahkemede yargılanmış olsa da müvekkilinin aslında bu suçun mağduru konumunda olduğuna, müvekkilinin suç işleme kastının bulunmadığına, mağdurenin gerçek yaşını bilmediğine, görünüş itibariyle on sekiz yaşından büyük olduğu algılanan mağdurenin yaşı konusunda hataya düşmüş olduğuna, hata hükümlerinden faydalanması gerektiğine ve verilen cezayı kabul etmediklerine, alınan kemik yaşı raporunda mağdurenin on beş yaşında olduğunun sabit olduğuna, mağdurenin müvekkilinden şikayetçi olmadığına ve düşme kararı verilmesi gerekirken ceza tayin edilmesinin hatalı olduğuna, oluşan suçun cinsel istismar suçu olmayıp reşit olmayanla cinsel ilişki suçu olduğuna ve bu suçun şikayete tabi olduğuna, mağdurenin hürriyetinden yoksun kılınmasının söz konusu olmadığına, mağdure ailesinin yanına gitmek istediğinde de onu ailesinin yanına gönderdiklerine, mağdurenin zorla alıkonulmasının söz konusu olmadığına, müvekkilinin suç işleme kastının bulunmaması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde müvekkilinin atılı suçlardan beraat etmesi gerekirken hapis cezasına mahkum edilmesini kabul etmediklerine, kararın bozulması talebine ilişkindir.

B. Sanıklar ...

ve ... Müdafilerinin Sanıklar ... ve ... Hakkındaki Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İstemi

Özetle; yerel Mahkeme ve Bölge Adliye Mahkemesinin müvekkil ... hakkında mağdurenin evlenmesinde aracı olduğuna yönelik kabullerinin yerinde olmadığına, mağdurenin beyanları nazara alındığında sanık ...'ın müsnet suçu işlemediğine ve sanık ...'in de mağdureyle ...'in evlenmesinde aracılık etmediğinin açık olduğuna, müvekkilleri ... ile ...'ın ve sanık ...'nin aşamalarda maddi gerçekle uyumlu ve istikrarlı beyanları olduğuna, sanıklar ... ve ...'nin beyanları çelişkili olmasına rağmen ve ayrıca aralarında menfaat çatışması bulunmasına rağmen bu sanıkların soyut beyanlarından yola çıkarak müvekkillerinin cezalandırılmasının kanuna aykırı olduğuna, müvekkillerinin üzerine atılı cinsel istismar ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarının kanuni unsurlarının oluşmadığına, dosya arasına alınan ses kaydının müvekkillerinin başlık parası aldığı veya aracı olunduğuna yönelik bir konuşma içermediği gibi hukuka aykırı olarak elde edildiğine ve müvekkilleri aleyhine kullanılamayacağına, müvekkillerinin beyanlarının çelişkili olduğuna dair kabulünün yerinde olmadığına, mağdurenin ruh sağlığının yerinde olmadığı varsayımıyla mağdurenin beyanlarına itibar edilmemesinin de kanuna aykırı olduğuna, bazı yörelerde başlık parası ve aracılık parası halen alınıyor olmasından yola çıkılarak müvekkillerinin savunmalarına itibar edilmemesinin ve diğer sanıkların beyanlarının tamamen doğru kabul edilmesinin kanuna aykırı olduğuna, şartları oluşmamasına rağmen alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle ceza tayininin de kanuna aykırı olduğuna, sanıkların mahkumiyetlerine yönelik kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, kararların bozulmasına ve sanıkların tahliyesine karar verilmesi taleplerine ilişkindir.

C. Katılan Bakanlık Vekilinin Sanıklar ...

ve ... Hakkındaki Beraat Hükümlerine Yönelik Temyiz İstemi Özetle; sanık ...'nin mağdurenin evlenmesine rıza gösterdiğine, aynı evde yaşadıkları göz önüne alındığında da mağdurenin yaşını bilmemelerinin hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, yaşı konusunda yanıldıklarından bahisle suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilerek yapılan değerlendirmenin hukuka aykırı olduğuna, mağdure beyanları dikkate alındığında sanık ...'nin mağdurenin yaşını bilmediği savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğuna, tüm dosya kapsamına göre sanıkların mağdureye yönelik sabit bulunan fiillerinin karşılığı olan cinsel istismar suçunu işlediklerinin tüm delillerle sabit olduğuna, katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ve kararın bozulması taleplerine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1.Mağdure ile hakkında ek Kovuşturmaya Yer Olmadığına Kararı verilen müteveffa ...'in düğün yaparak 2017 Ekim ile 2018 Şubat arasında karı koca hayatı yaşadıkları, mağdure hakkında bir başka dosyada yaş tespitinin yapıldığı, Diyarbakır Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/247 Esas, 2020/231 Karar sayılı kararıyla mağdurenin doğum tarihinin 19.12.2002 olduğunun tespit edildiği, bu haliyle mağdurenin anne babası ve müteveffa ...'in anne babası ile mağdurenin amcasının eylem konusu zincirleme olarak nitelikli cinsel istismar, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçları ile ilgili yardım eden olarak yargılandıkları olayda,

2.Sanık ...'ın müteveffa ...'in babası olduğu, sanık ...'nin müteveffa ...'in annesi olduğu, sanık ...'ın mağdurenin babası olduğu, sanık ...'nin mağdurenin annesi olduğu, sanık ...'in mağdurenin amcası olduğu,

3.Mağdurenin güncel nüfus kaydına göre 19.12.2002 doğumlu olduğu gözetilerek mağdureyle anne babasının Diyarbakır ili ... ilçesinde oturdukları ancak 2017 yılının Ekim ayı içerisinde mağdurenin, amcası olan sanık ... ve anne babası olan sanıklar ... ve ... ile birlikte hayvan bakma işi nedeniyle ... ili ... ilçesine geldikleri, müteveffa ...'in anne ve babası olan sanıklar ... ... ve ...'nin ise oğullarını evlendirmek için kız aradığı, bu süreçte mağdurenin çobanlık yapan amcası sanık ... ile görüştükleri, sanık ...'in sanık ...'a bir yeğeninin olduğunu, evlenmek için kendilerine yarayacağını söylediği, sanıklar ... ... ve ...'nin kız istemek üzere mağdurenin anne babası olan sanıklar ... ve ...'nin yanına gittikleri, burada kızı (Mağdureyi) görüp ... ile mağdureyi evlendirmek üzere konuştukları, ...'in ailesinin mağdurenin babası ...'a başlık parası verdiği, sanık ...'in de istemesi üzerine ona da para verdikleri, sanık ...'ın kendilerinin Diyarbakır'a gideceğini ve kızı alıp götürmelerini söylemesi üzerine sanık ... ile birlikte ...'a gelen sanıklar ... ... ve ...'nin düğün için davetiye yaptırıp hemen sonrasında düğün yaptıkları, mağdure ile ...'in, ...'in anne babasının evinde yaşamaya başladıkları, 2017 yılı Ekim ayından 2018 yılı Şubat ayına kadar karı koca hayatı yaşadıkları, bu süreçte birden çok cinsel ilişkiye girdikleri, 2018 yılı Şubat ayında mağdurenin Diyarbakır ili ... ilçesine gidip geri dönmediği, ...'in kızı geri almak için gittiğinde mağdurenin çocuğu olduğunu öğrenmesi ile geri ...'a dönerek kendisine buldukları kız konusunda babası sanık ...'la arasında bu evlilikten kaynaklı tartışma çıkması üzerine sanık ...'ın oğlu ...'i 24.02.2018 tarihinde öldürdüğü, bu olayın basın yayın organlarında yer alması üzerine sosyal hizmet merkezi müdürlüğü görevlilerince yapılan görüşme ve incelemeler üzerine çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulduğu, sanık ... hakkında ölüm nedeniyle ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, sanıkların ... ile mağdurenin evlenmelerine rıza gösterip evlendirdikleri, birlikte yaşamalarına onay verdikleri şekliyle kabul edilen olaylar silsilesinde,

4.Mahkemece tüm dosya kapsamına göre;

Mağdure, ... ile kaçtıklarını ve bunun üzerine evlenmelerine ailesinin müsaade ettiğini beyan etmiş ise de beyanları arasında çelişki olduğu, mağdurenin ailesinin savunmalarının da bu yönde olmadığı, mağdurenin yaşı ve geçmişinde yaşanan istismar olayları ile beraber küçük yaşta anne olduğu nazara alınıp ruh sağlığının normal olmayacağı, kendi ailesi lehine beyanda bulunması için yönlendirilebileceği ve beyanlarına itibar edilmediği, mağdurenin amcası olan ve olayda aktif ve kurucu rol oynayan ve savunmalarında da mağdureyi on dört yaşında olarak bilen sanık ...'in savunmalarının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, komisyon aldığı konusunda kendisine suç atılmasını gerektirir bir husumet bulunmadığı, hala daha bazı yörelerin kültürlerinde başlık parasının söz konusu olduğu ve aracıların da bundan pay aldığı gerçeği nazara alınarak savunmalarına itibar edilmediği, mağdurenin bir çocuğu olduğunu ve kızlarının yaşını bildiğinden şüphe duyulmayan mağdurenin anne babası olan ... ve ...'nin suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilmediği, yaşanan olaylar sonrasında müteveffa ...'in bu olaylar neticesinde babası tarafından öldürülüp babasının ceza aldığı hususları birlikte değerlendirilerek,

5.Sanıklar ..., ... ve ...'nin üzerlerine atılı çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna yardım ettikleri, eylemlerin başladığı 2017 yılı Ekim ayında alınan Adli Tıp raporuna göre mağdurenin on beş yaşını bitirmediğinin değerlendirildiği de gözetilerek, sanıkların suça 5237 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesinin ikinci fıkrası anlamında yardım eden olarak katıldıkları kabul edilerek, sanıklar ..., ... ve ...'nin üzerlerine atılı suçlardan mahkumiyetlerine karar verildiği,

6.Sanık ... ve ... yönünden tüm yaşanan olaylar birlikte gözetilerek savunmalarına itibar edildiği, oğullarına evlenecek kız aradıkları ve bu doğrultuda mağdurenin amcası ... ile görüşme doğrultusunda kızı istemek için mağdurenin ailesine gittikleri ve kızı isteyerek aldıkları, diğer sanıkların kimliği sonra göndereceklerine ve işin aceleye getirilmesine inanarak yaşının büyük olduğu noktasında 5237 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesi anlamında hataya düştükleri, Mahkemece dosyada bulunan fotoğraflar da gözlemlenerek bu durumun hayatın olağan akışına uygun olduğunun kabulüyle suçun reşit olmayanla cinsel ilişki kapsamında kaldığı, bu suçun şikayete tabi olduğu, mağdurenin dosya kapsamında şikayetçi olmadığı beyanı nazara alınarak sanıklar ... ve ... hakkında bu suçtan düşme kararı verildiği, sanıklar ... ... ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden atılı suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraatlerine karar verildiği, anlaşılmıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

1.İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, istinaf incelemesi yapan Bölge Adliye Mahkemesice, kurulan hükümlere yönelik mağdure vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca esastan reddine ve reşit olmayanla cinsel ilişki, çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan Bakanlık vekili ile sanıklar ..., ... ve ... müdafilerinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile aşağıdaki gerekçeyle hüküm kurulduğu görülmüştür.

2.Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre;

Mağdurenin kayden 19.12.2002 doğumlu olduğu, Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulu'nun raporu kapsamında suç tarihi olan Ekim 2017 tarihi itibariyle on dört yaşını bitirmiş olup, on beş yaşının içerisinde olduğu ve on beş yaşını bitirmediği, mağdure, mağdurenin annesi sanık ..., babası sanık ... ve amcası sanık ...'ın 2017 yılı Ekim ayı içerisinde Diyarbakır ili ... ilçesinden ... ili ... ilçesine çobanlık yapmak için geldikleri, sanıklar ... ve ...'nin ise ... ilinde ikamet ettikleri, 24.02.2018 tarihinde ölen oğulları ...'i evlendirmek istedikleri, sanık ...'in mağdurenin amcası ...'le bu hususu konuştuğu, sanık ...'in yeğeni olan mağdure ...'dan bahsederek mağdureyle ...'in evlenmeleri için aracılık edebileceğini söylediği, sanık ...'in aracılığıyla sanıklar ... ile ...'nin olay tarihinden önce sanıklar ... ve ...'nin ikametine giderek mağdureyi istedikleri, tarafların başlık parası konusunda da anlaştıkları, sanık ...'in bir kısım parayı sanık ...'a bir kısım parayı da aracılık yapan mağdurenin amcası ...'e verdiği, taraflar arasında evlilik tarihi olarak 08.10.2017 tarihinin belirlendiği ve bu kapsamda davetiye bastırdıkları, sanıkların mağdurenin on beş yaşını ikmal etmediğini bildikleri, bu nedenle resmî nikah yapmaları mümkün olmadığından 08.10.2017 tarihinde aile arasında düğün ve dini nikah yapmak suretiyle mağdure ile ölen ...'i evlendirdikleri, evlenme gerçekleştikten sonra mağdureyle ölen ...'in birinci katta sanıklar ... ve ...'in ise ikinci katta olmak üzere aynı apartmanda birlikte yaşadıkları, mağdurenin evlendiği tarihten itibaren müteveffa ... ile birden fazla kez cinsel ilişkiye girdiği, mağdureye yönelik olarak kamu davasına konu bu olayın öncesinde gerçekleşen cinsel istismar eylemi nedeniyle Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesinde kovuşturma yürütüldüğü, mağdurenin de bu cinsel istismar nedeni ile 01.11.2016 tarihinde bir kız çocuğu dünyaya getirdiği, Diyarbakır'da süren yargılama nedeniyle mağdurenin gayri resmî birlikte yaşadığı ...'den izin almak suretiyle Diyarbakır iline bir kaç kez gittiği, en son gidişinde ...'in eşini almak için Diyarbakır iline gittiğinde mağdurenin daha önceden cinsel istismara uğradığı ve bir kız çocuğunun olduğunu öğrenmesi üzerine ... iline döndüğü, sanıklar ... ve ...'ye olayı anlattığı, ...'in babası sanık ...'ten başlık parası olarak verdiği bedeli istediği, bu nedenle sanık ... ile oğlu ... arasında tartışma yaşandığı, sanık ...'in oğlu ...'i silahla öldürdüğü, silahla kasten öldürme eylemi neticesi nedeniyle yapılan soruşturma kapsamında ... Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğünce 28.02.2018 tarihinde suç duyurusu bulunulması üzerine olayın adli makamlara intikal ettiği, olayın bu şekilde gerçekleştiğinin kabul edildiği,

3.Olayın ortaya çıkış şekli, mağdure ve tanıkların beyanları, sanıkların kendi içerisinde ve diğer sanıklarla çelişkili beyanları, Adli Tıp Kurumu raporları ve tüm dosya kapsamı gözetilerek sanıkların savunmalarının suç ve cezadan kurtulmaya dönük oldukları değerlendirilip itibar edilmediği,

4.Kamu davasına konu somut olayda 5237 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanmasına imkan bulunmadığının değerlendirildiği,

5.Sanıklar ..., ... ve ... ... hakkında;

Olay tarihi itibariyle on beş yaşını ikmal etmemiş mağdurenin amcası ...'in aracılığıyla, sanık ... ve ailesinin, mağdurenin anne babası sanıklar ... ile ...'nin ikametlerine istemeye gelmeleri, mağdurenin on beş yaşını ikmal etmediğini bilmelerine rağmen sanıklar ..., ... ve ...'nin mağdureyle ...'in evlenmelerine rıza göstermeleri, sanık ...'in başlık parası olarak sanık ...'a ve ...'e para vermesi ve mağdureyi alarak evlerine götürmeleri, dini nikah kıyarak 08.10.2017 tarihinde evlendirmeleri, bu tarihten itibaren ölen ...'in mağdureyle birden fazla kez rıza ile cinsel ilişkiye girmesi şeklinde gelişen ve sanıklar ..., ... ve ...'in iradelerinin birleşimi ve her birinin kendisine düşen eylemi icraları ile gerçekleşme imkanı bulan eylemlerde, sanıkların mağdureye yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve nitelikli cinsel istismar eylemine yardım eden sıfatıyla iştirak etmek suretiyle üzerilerine atılı suçları işlediklerinin sabit olduğu gerekçesiyle sanıklar ..., ... ve ... ...'ın üzerilerine atılı suçlardan mahkumiyetlerine karar verildiği,

6.Sanıklar ... ve ... hakkında;

Kamu davasına konu olayda, sanıklar ..., ... ve ...'in iradelerinin birleşimiyle adı geçen üç sanığın mağdure üzerinde kurdukları müşterek hakimiyetlerine bağlı olarak olayın gerçekleştiği, adı geçenlerden birinin eyleminin olmaması durumunda olayın cereyan etmesine imkan bulunmadığı, ancak olumlu ya da olumsuz bir irade beyanları ile eylemin gerçekleşmesi arasında bir illiyet bağının kurulmasına imkan bulunmayan sanıklar ... ve ...'nin, diğer sanıkların oluşturduğu bu fiili durumu kabullenmek durumunda kalmak şeklinde konumlandıkları olayda, kırsal bölgedeki örf ve adet kuralları, sanıkların eğitim durumu, yaşam koşulları, sosyo-kültürel ve ekonomik durumları ile bulundukları ortam içinde aile yapısındaki kadının konumu dikkate alınarak, sanıklar ... ve ...'nin üzerlerine atılı suçlardan beraatlerine karar verildiği, anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

A. Sanıklar ...

ve ... Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı ile Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden

Tüm dosya kapsamına göre, 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz dilekçesinde belirttiği nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükümlere yönelik katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiş, hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Sanıklar ...

ve ... Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden

1.

Tüm dosya kapsamı ve gerekçe içeriğine göre, 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve sanık müdafileri ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz dilekçesinde belirttiği nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükümlere yönelik sanık müdafileri ve katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiş, hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının davaya katılma hakkı bulunduğu, Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup Bakanlığa yüklenen bir kamu görevi olduğundan, 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve vekili lehine koşulları sağlanmadığından vekalet ücretine hükmedilmemesi hukuka aykırı bulunmamıştır.

C. Sanık ...

Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden

Olayın oluş ve ortaya çıkış şekli, mağdurenin aşamalardaki beyanları, savunma ile tüm dosya kapsamına göre sanığın üzerine atılı suçun kanuni unsurları itibarıyla oluşmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş, bozma sebebine göre onama isteyen Tebliğname görüşüne de iştirak olunmamıştır.

D. Sanıklar ..., ...

ve ... ... Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Tüm dosya kapsamına göre kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun kanuni unsurları itibarıyla oluşmadığı gözetilerek beraatleri yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş, bozma sebebine göre onama isteyen Tebliğname görüşüne de iştirak olunmamıştır.

V. KARAR

A. Sanıklar ...

ve ... Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı ile Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden

Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 14.12.2022 tarihli ve 2022/1310 Esas, 2022/1730 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

B. Sanıklar ...

ve ... Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden

Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 14.12.2022 tarihli ve 2022/1310 Esas, 2022/1730 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri ve katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, üye ... ve ...'nin karşı oyu ve oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

C. Sanık ...

Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı ile Sanıklar ..., ... ve ... ... Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden

Gerekçenin (C) ve (D) bölümlerinde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 14.12.2022 tarihli ve 2022/1310 Esas, 2022/1730 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.09.2023 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Sanıklardan mağdurenin babası ... ile amcası ... hakkında on beş yaşından küçük mağdureye karşı işlenen nitelikli cinsel istismar suçuna yardım eden sıfatıyla iştirak ettikleri iddiasıyla görülen davada;

Sayın çoğunluk ile aramızdaki görüş ayrılığı mağdurenin babası ... ile yine mağdurenin amcası ...'in mağdureye karşı işlenen nitelikli cinsel istismar suçuna yardım eden sıfatıyla iştirak edip etmedikleri, diğer bir ifade ile her iki sanığın da üzerilerine atılı bulunan suç kastıyla hareket edip etmediklerine ilişkindir.

Mağdure ...'ın aşamalarda özetle: "2017 yıllının Ekim ayı içerisinde ailem ile birlikte hayvan bakma işi nedeniyle ... ilinin ... ilçesine gittik, burada ... ... isimli şahısla tanışarak birbirimizle sevgili olduk. ...'in ailesi ilk aşamada beni istediler, annem ve babam yaşımın küçük olduğu gerekçesiyle evlenmeme karşı çıktı, ilerleyen günlerde babama ...'i çok sevdiğimi evlenmeme rıza gösterilmediği takdirde ...'e kaçacağımı söyledim, daha sonra kendi istek ve rızamla ...'e evlenmek amacıyla kaçtım. 5 gün sonra aileler barıştı, 08.10.2017 tarihinde düğün yaparak imam nikahımız kıyıldı, ertesi gün ... ile rızam doğrultusunda cinsel ilişkiye girdim. Evlilik sürecinde 4-5 ay kadar değişik aralıklarla ...'in ailesi ile birlikte ikamet ettiği ... ili ... ... Mahallesinde bulunan ikametinde birden çok kez cinsel ilişki yaşadık...." şeklinde beyanda bulunduğu,

Ölümü nedeniyle hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilen ... ile aralarında gönül ilişkisi bulunan mağdurenin yaşının küçük olması nedeniyle anne ve babasının evliliklerine rıza göstermemeleri nedeniyle ...'e kaçarak onunla birlikte karı koca hayatı yaşamaya başladıkları, sanık ile mağdurenin cinsel ilişkiye de girmelerinin ardından durumu öğrenen sanık ile mağdurenin anne ve babası ile mağdurenin amcası ...'in toplumsal bakış açısı ve içinde yaşanılan çevrede geçerli yaşam koşullarının getirdiği zorunluluklardan dolayı mağdurenin ... ile düğünlerini yaparak birlikte yaşamalarına onay vermek zorunda kaldıkları, mevcut haliyle sanıkların atılı suça bilinçli iştiraklerinin bulunmadığı gözetilerek aynı gerekçelerle haklarında beraat karaları verilen mağdurenin annesi ile ölen ...'in anne ve babası gibi beraatlarına karar verilmesi görüşünde olduğumuzdan sanıklar ... ve ... hakkındaki hükümlerin onanması yönündeki sayın çoğunluk görüşüne iştirak etmiyoruz.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog