Aramaya Dön

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/799
Karar No
K. 2024/61
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

T.C.

İZMİR

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/799
KARAR NO: 2024/61
DAVA: Menfi Tespit
DAVA TARİHİ: 04/11/2022
KARAR TARİHİ: 25/01/2024

İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... E. ... K. sayılı 04/04/2023 karar tarihli görevsizlik kararı, Bölge Adliye Mahkemesi .... HD.'nin 14/07/2023 tarih ... E. ... K. sayılı ilamı ile kesinleşmiş olup, mahkememize tevzi edilmekle, mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Alım Satım) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA: Davacı taraf vekili duruşmada tekrar ettiği dava dilekçesi ile özetle;

Davalı tarafından davacı müvekkili aleyhine 20.03.2021 tarihinde İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, ancak davacı müvekkilinin takip alacaklısı şahsa böyle bir borcunun bulunmadığını, işbu icra dosyasına ilişkin 06.04.2021 tarihli ödeme emri takip dayanağının belge olmaksızın müvekkiline yöneltildiğini, müvekkili ile davalı taraf arasında hiçbir borç ilişkisinin bulunmadığını, işbu davada ispat yükünün davalıda olduğunu, davalı tarafından başlatılan İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibi nedeniyle müvekkilinin banka hesaplarına haciz konulduğunu, müvekkilinin haczedilen banka mevduatlarının davalıya ödenmemesi ve müvekkilinin mağdur edilmemesi amacıyla mahkemece tedbir kararı verilmesini ve icra müdürlüğüne müzekkere yazılarak işbu dava uyarınca, dava sonuçlanıncaya kadar haczedilmiş mevduatların davalıya aktarılmamasının bildirilmesini, işbu nedenle menfi tespit davasını açtıklarını, ivedi olarak tedbir kararı verilmesine, arabuluculuk başvurusunun sonucunun beklenilmesine, davalarının kabulüne, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile takip bedeli olan 17.404,88 TL’nin % 20’si üzerinden kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, açılmış olan haksız ve hukuka aykırı İzmir ... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı icra takibi nedeniyle müvekkilinin haczedilen banka mevduatlarının davalıya ödenmemesi ve müvekkilinin mağdur edilmemesi amacıyla mahkemece tedbir kararı verilmesine, davacı müvekkilinin davalıya borcu olmadığının tespit edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı taraf vekili duruşmada tekrar ettiği cevap dilekçesi ile özetle; Davacı yanın işbu haksız davayı ikame ettikten sonra arabulucuya başvurduğunu, dava şartı arabuluculuk gerçekleştirilmeden ikame edilen huzurdaki davanın öncelikle dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, icra takibine dayanak asıl borcun tüketim sözleşmesinden kaynaklandığını, davacı yanın kabulünde olmasına karşın (taraflarınca tüketici işlemi olduğunu kabul anlamına gelmemek kaydıyla) davacının kendi beyanı doğrultusunda davasını görevsiz mahkemede ikame ettiğini, işbu haksız davanın açılmasında hukuki yarar bulunmaması nedeniyle de dava şartı yokluğundan da reddini talep ettiğini, huzurdaki davaya konu borç ilişkisinin davacının iddia ettiği gibi tüketim sözleşmesinden kaynaklanmadığını, İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı icra takibinde borçlu sıfatını haiz diğer bir borçlu ...'nın İzmir Şekerciler ve Pastacılar Esnaf Odası'na kayıtlı olarak kendi adına ticari ve mesleki faaliyetler yürütmekte olduğunu, nitekim bahse konu icra takibine konu borcun kambiyo senedine dayanmakla birlikte dava dışı ... tarafından satın alınan ... modelli cep telefonunun mesleki ve ticari faaliyet kapsamında alındığını, dava dışı borçlu ...'nın ...unvan altında ... sicil numarası ile İzmir Şekerciler ve Pastacılar Esnaf Odası'na kayıtlı olarak kendi adına ticari ve mesleki faaliyetler yürüttüğünün açık olduğunu, davacının asılsız olarak iddia ettiği gibi huzurdaki davaya konu borç ilişkisinin tüketici hukukundan değil ticaret hukukundan kaynaklandığını borcun açıkça ticari ilişkiden kaynaklandığını, davaya konu icra takibinin tüketici işleminden kaynaklandığının taraflarınca kabul edilemez olduğunu, bahse konu icra takibi her ne kadar genel haciz yolu ile takibe konu edilmişse de ortada kambiyo senedi bulunduğunu, davacı ... tarafından senede atılan imzanın aval niteliğinde olduğunu, davacı dava dilekçesinde her ne kadar %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmişse de davacının bu iddia ve talebinde de haksız olduğunu, nitekim alacaklı sıfatını haiz müvekkili şirket aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesinin mümkün olmadığını, arz ve izah olunan sebeplerle; öncelikle haksız ve mesnetsiz davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, aksi halde, hukuki dayanağı olmayan ve gerçeğe aykırı esasa yönelik tüm taleplerin ve kötü niyetli davanın reddine, davacının %20'den aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE: Senet: 30/08/2019 düzenleme tarihli 30/12/2019 ödeme tarihli borçlusu ... alacaklısı ... AŞ olan 17.000,00-TL. bedelli senet örneği dosyamıza sunulmuştur.

İcra Dosyası: İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklı davalı ... AŞ'nin borçlular ..., ..., ... aleyhine 30/12/2019 vadeli 13.784,00-TL. Asıl alacak, 2.273,79-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 16.057,79-TL alacak için takip başlattığı, ödeme emrinin borçlulardan davacı ...'ya 16/04/2021 tarihinde tebliğ edildiği, dosyada haciz ihbarnamelerinin düzenlendiği, dosyaya yapılan ödemelerle dosya borcunun kapandığı görülmüştür. Dava, ilamsız icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine ilişkin menfi tespit davasıdır.

Somut olayda, dava tarihinden sonra İzmir ... İcra müdürlüğü’nün ... esas sayılı ilamsız icra takibine konu borç, dava dışı asıl borçlu ... tarafından tamamen ödenmekle dava konusuz kaldığından konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, konusuz kalma nedeniyle esas hakkında karar verilmeyen hükümlerde yargılama giderinin dava tarihindeki haklılık durumuna göre gözetileceği, somut uyuşmazlıkta dava tarihi itibariyle davacının imzasını havi kambiyo senedinin dayanağını teşkil eden asıl borç ilişkisinde davalı alacağının halen devam ettiği ve dava tarihinden sonra, davacı yanında dava dışı asıl borçlu ... tarafından yapılan ödeme nedeniyle davanın konusuz kaldığı, bu durumda davalının dava tarihi itibarıyla haklı olduğu gözetilerek yargılama harç ve giderlerinden davacının sorumlu tutulmasına (Yargıtay 11. HD’nin 2020/4806 esas, 2020/5210 karar sayılı emsal ilamı) karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davacının menfi tespit davası, dava açıldıktan sonra takip konusu borç tamamen ödenmekle konusuz kaldığından davanın esası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

2.Alınması gereken 427,60 TL maktu harca, peşin alınan 297,24 TL harcın mahsubu ile bakiye 130,36 TL karar ve ilam harcının davacı taraftan alınarak HAZİNE’ YE GELİR KAYDINA.

3.Davacı tarafın yaptığı tüm yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına.

4.Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, dava ön inceleme aşamasından önce konusuz kaldığından buna göre takdir ve hesaplanmış olan; 8.702,44 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine. ilişkin, taraflar vekillerinin yüzüne karşı, miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 25/01/2024 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK DIGER Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.