45. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/2047
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı kooperatif yönetim kurulunun 26/10/2015 tarihli kararı ile davalının kooperatif üyeliğine kabul edildiğini, davalının 2006 yılına ait 2.345,42 TL bakiye aidat borcunun bulunduğunun belirlendiği, genel kurul kararı gereğince geç ödenen aidat borçlarına aylık %10 gecikme faizi uygulandığını, Bakırköy .... Noterliği'nin 01/02/2010 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile aidat borcu ve faizinin ödenmesinin talep edilmesine rağmen davalının borcu ödenmediğini, davalının kooperatife proje tadilatları ve TUS gibi mimarlık hizmetleri verdiğini, yapılan hizmetler nedeni ile davalıya bank aracılığı ile avans ödediğini, kooperatif kayıtlarında yapılan incelemede 04/08/2006 tarihi itibari ile 26.520,30 TL avans borcunun bulunmasına rağmen ödenmediğini, anılan ihtarda avans borcunu iadesi talep edildiğini, ileri sürerek 2.345,42 TL aidat alacağının 06/20/2006 tarihinden itibaren aylık %10 faizi ile birlikte 26.520,30-TL fazla ödemenin ise 04/08/2006 tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının dava konusu miktarda borcunun bulunmadığını, davalının davacı kooperatifin proje müellifliğini ve tus hizmetini görevini üstlendiğini, alacağın ödenmemesi üzerine İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2008/137 E. sayılı dava dosyası ile dava açıldığını, mahkemece müvekkilinin haklılığının belirlenmesine rağmen kararın kesinleşmediğini, davacı kooperatifin karar üzerine ihtarname keşide ettiğini, yapılan hizmetler nedeni ile gönderilen 26.520,30-TL'nin defaten ödenmediğini, müvekkilinin teknik bilgiye sahip olması nedeni ile kooperatifin tapu dairesi, belediye ve diğer birimlerdeki işlerini takibi amacı ile bu miktarlarının müvekkiline gönderildiğini, belirtilen hizmetlerin aylık 1.740,00 TL karşılığı yapıldığını, 31/08/2006 tarihine kadar verilen hizmet karşılığı her ay müvekkiline 1.740,00 TL ödendiğini, hizmet akdinden kaynaklanan bu alacak kaleminin zaman aşımına uğradığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece ''... davalının, davacı kooperatifin ortağı, çalışanı ve serbest meslek makbuzu düzenleyen TUS ve Mimari hizmetler sunan kişi olduğu, bu davanın borçlusu ... diğer dava dosyalarının alacaklısı olduğu, alacağının tespiti ile bilirkişi kurullarınca muhtelif tarihlerde rapor düzenlendiği, bir kısım raporlar bu dosyadaki davalının TUS ve Mimarlık hizmetleri alacağının tespiti ile ilgili olduğu, Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2012/125 Esas, 06.11.2014 tarih ve 345 sayılı kararı ile ... 74.402,00 TL alacaklı olarak kararın kesinleştiği, davalı ...' ın kooperatif ortağı olduğu ve Kooperatif Genel Kurul kararlarına taraflar arasında itiraz bulunmadığı, Bakırköy 6.ATM 2008-282 Dosyasına Sunulan 27.08.2010 bilirkişi kurulu raporunda; 2006 yılı sonu itibariyle davacının, aidattan kaynaklı 2.345,42 TL ve davalının hesabına değişik tarihlerde yapılan ödemelerden kaynaklı (TUS ve Mimarlık hizmetleri ödemeleri dışında) yapılan ödemelerden kaynaklı 26.520,30 TL alacaklı olduğu, Bakırköy 4.ATM 2012-125 E Dosyasına Sunulan 15.04.2013 Tarihli Bilirkişi Kurulu raporunda; ticari defterlerin kapanış tasdiklerinin yapılmamış ve düzensiz tutulduğu beyanla birlikte 2007 yılı sonu itibariyle bakiye veren hesaplara göre; davalı yan 130.E020 kodlu hesapta 2.345,42 TL borçlu, 159.60 kodlu hesapta 26.520,30 TL borçlu olduğu şeklinde rapor düzenlendiği, düzenlenen her iki bilirkişi kurulu raporlarında davalı ...'ın, aidatlardan kaynaklı 2.345,42 TL ve hesabına yapılan avans ödemelerinden kaynaklı 26.520,30 TL borçlu olduğu tespitlerinin yapılmış olduğu raporlar arasında tutar yönüyle farklılık bulunmadığı, Bakırköy 5.ATM 2014-686 E dosyasına sunulan 20.05.2016 tarihli Bilirkişi Kurulu raporunda; davaya konu 26.520,30 TL alacağın Bakırköy 4.ATM 2012-125 E dosyasında tartışılarak karara bağlandığı tespiti yapıldığı, 2.345,42 TL aidat alacağı kabul edildiği şeklinde tespit edildiği, ancak; işbu raporda Bakırköy 4.ATM 2012-125 E sayılı 06.11.2014 tarih ve 345 sayılı kararda hükme bağlanan 74.402,00 TL tutarın hesabında davaya konu 26.520,30 TL ödeme tutarlarının mahsup edilip düşülmüş olmadığı, buna göre davacının bakiye aidat alacağının 2.345,42 TL, avans alacağının 26.520,30 TL olduğu mahkememizce alınan bilirkişi heyet raporuyla tespit edilmiştir. Bu raporun hükme ve denetime elverişli olması da dikkate alınarak davanın kabulüne" dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; yanlış hesaplama ve değerlendirme yapılmış bilirkişi raporu göz önüne alınarak karar verildiği belirtilerek davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, 2.345,42 TL bakiye aidat alacağının ve kooperatif kayıtlarında görülen 26.520,30 TL alacağın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline istemine ilişkindir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda 22.01.2018 tarih ve 2014/686 E. 2018/30 K. sayılı ilam ile davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiş ve davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması nedeniyle dairemizce yapılan inceleme sonucunda 09.02.2022 tarih ve 2020/577 E. 2022/115 K. sayılı ilam ile ''... Bakırköy 4 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/125 E. sayılı dosyasında hükme esas alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalının verdiği hizmete ilişkin hesaplama yapılırken mahsuben yapılan 30.747,00 TL ve 8.000,00 TL bedelin 2005 -2006 ve 2007 yılı için hesaplanan toplam hizmet bedeli olan 95.849,93 TL'den mahsup edildiği belirtilmiş ise de; bu ödemelerin 14.12.2005 ve 31.12.2005 tarihinde yapıldığı 27.05.2014 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilmiştir. Bilirkişi raporuna itiraz dilekçelerinde ve istinaf dilekçelerinde davacı vekilince sunulan dilekçelerde davanın konusunun davalıya 2006 yılında yapılan ödemeler yani avans ödemeleri, ilgili hizmetler sebebiyle gerekli olan masraflarda kullanılmak üzere ön ödemeler adı altında yapılan ödemelerin, davalının aidat borcunun tahsili istemine ilişkin olduğu, proje tadilatı ve TUS için düzenlenen 4 adet serbest meslek makbuzu karşılığı 2005 yılında yapılan banka kayıtlarındaki ödemelerin 2012/125 E. sayılı dosyasının konusu olduğu belirtilmekle; davacının 2006 yılında yapılan ödemeler ile alacağının bulunup bulunmadığı dosya içerisinde yer alan tüm bilgi ve belgeler, Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2012/125 sayılı dosyasında yer alan bilgi ve belgeler nazara alınmak suretiyle mali müşavir ve kooperatif alanında uzman bilirkişiden oluşacak yeni bilirkişi heyetinden rapor alınması yoluna gidilmesi gerekmektedir. Aynı zamanda, dava konusu ve istinafa konu edilen edilen alacağın mevcudiyeti ve miktarı konusunda düzenlenen bilirkişi raporu arasındaki çelişki olduğu görülmekle, iş bu çelişkinin de giderilmesi gerektiğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1.a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına,'' dair karar verilmiştir.İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/137 E. 2009/765 K. sayılı ilamının incelenmesinde; ... tarafından kooperatife yönelik açılan alacak davasında taraflar arasında 17.10.2005 tarihinde mimarlık hizmetleri tip sözleşmesi imzalandığı ve bu kapsamda davacının davalı tarafa mimarlık hizmeti verdiği, ödenmesi gereken hizmet bedellerinin kısmen ödenmediği ve ayrıca davacı tarafça şantiye şefliği hizmeti de verildiği, bu hizmetin de kısmen karşılığının ödenmediği, çekilen ihtarnamelerin sonuçsuz kaldığı belirtilerek 251.698,72 TL'nin yasal faiziyle birlikte kooperatiften tahsiline karar verilmesi talep ve dava edilmiş olup yargıtay bozma ilamları uyarınca yargılama yapılarak İstanbul 10. Ticaret Mahkemesi'nin 2008/137 E. sayılı dosyasında verilen yetkisizlik kararından sonra yargılamanın Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/125 E. sayılı dava dosyası üzerinden yapıldığı ve davanın kısmen kabulü ile 74.402,00 TL alacağın temerrüt tarihi olan 15.01.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline, fazla ilişkin talebin ise reddine dair karar verildiği tespit edilmiştir.Bakırköy 4 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/125 E. sayılı dava dosyasında verilen ilama yönelik temyiz yasa yoluna başvurulması üzerine Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 28.05.2015 tarih ve 2015/690 E. 2015/2923 K. sayılı ilamı ile mahkeme ilamının onanmasına, 15.06.2016 tarih ve 2015/4620 E., 2016/3460 K. sayılı ilamı ile karar düzeltme talebi reddine dair karar verilmiştir. Kaldırma kararından önce düzenlenen bilirkişi heyet raporları 1-Hukukçu bbb ve mali müşavir ... tarafından düzenlenen 27.08.2010 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı kooperatifin ticari defter ve kayıtlarının incelendiği, davalının noterde düzenlenen kooperatif ortaklık devir sözleşmesine dayalı olarak dava dışı ...'ün ortaklık payını bütün hak ve borçlarıyla birlikte devraldığı ve kendisine A1 blok daire 4 nolu konutun tahsis edildiği, muavin defterlerin incelenmesinde davalının ortaklık hissenin cari hesabının 31.12.2005 tarihi itibariyle 26.571,15 TL olduğu, ortaklığa kabulden sonra 05.02.2006 tarihinde yapılan 2005 yılı genel kurulunda 2006 yılı içinde ortaklardan 4.099,00 TL alınmasına karar verildiği, davalının borcu ödediğine dair herhangi bir belge ibraz edemediği, bu durumda davalının 2.345,42 TL aidat borcunun varlığının kabulünü gerektiği ve geciken aidatları genel kurulda alınan karar uyarınca %10 gecikme zammı uygulanmasını gerektiği, dosya incelemesinde davalının davacı kooperatife proje tadilatı ve TUS gibi uzmanlığa giren alanlarda mimarlık hizmeti verdiği yönünde sözleşme veya protokol ibraz edilmediği, davacı vekilinin davalının serbest meslek makbuzu düzenlediğini iddia etmiş ise de, davalıya banka talimatları ile davacı kooperatif tarafından toplam 26.520,30 TL ödeme yapıldığının tespit edildiği, ayrıca 15.12.2005 tarihi itibariyle düzenlenen ihbar tazminatı bordrosunda da davalının 3.678,52 TL ihbar tazminatının ve 15.12.2005 tarihli kıdem tazminatı bordasındaki 6.017,18 TL kıdem tazminatının taahhüt etmiş olduğunun görüldüğü, bu suretle taraflar arasında sözlü sözleşme öncesinde iş akdinin dayalı bir hizmet ilişkisinin bulunduğu, bu hizmeti 15.02.2005 tarihinde son verildiğini anlaşıldığı ve ödemelerin satıcılar avans hesabı olarak işlenmiş olmasının davacının kooperatifin ortaklığını ortaklığa kabul etmiş olduğu davalıdan 15.02.2005 tarihinden itibaren aylık 1.740,00 TL ödemeler yapmak suretiyle hizmet satın aldığını ortaya koyduğu, davacının 2006 yılında alınan genel kurul kararıyla doğan alacağının 4.099,00 TL olduğu, hizmetlerin tamamının karşılığı olmak üzere bilgilendirmek amacıyla davalı tarafça serbest meslek makbuzu düzenlendiği bu suretle alacaklı toplamından yapılan avans ödemeleri mahsup edildiğinde davalının 1.753,28 TL alacağının kaldığı, bu miktarın davacı alacağından mahsup edildiğinde ise, davacının üyesi olan davalıdan ortaklık ödemesi olarak 2.345,72 TL ortaklık ödemesi alacağının kaldığı, aylık %10 faiz talebini haklı kılan bir genel kurul kararı bulunmadığı, her ayın ödemesi için vade tarihinden itibaren yıllık %10'un üzerinden faiz talep edebileceği ortaklık devam ettiği sürece zaman aşımı uygulanmasının söz konusu olmadığı belirtilmiştir.2-Bilirkişi heyetince düzenlenen ek raporda özetle; davacı tarafın kök kapora sunduğu itirazlar, davalı tarafın sunduğu beyan ve itirazlar ile İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2008/137 Esas sayılı dava dosyasındaki yer alan bilirkişi raporları nazara alındığında, taraflar arasındaki alacak ve borç durumunun doğru tespit edilebilmesi için tarafların bütün alacak ve borçlunun birlikte değerlendirilmesi ve mükerrerliğe sebebiyet verilmemesi adına 2008/137 E. sayılı dosyasında hükme bağlanan alacağın mahsubu sureti ile iş bu davada davacı kooperatifin alacağının tespitinin gerektiği hükme bağlanan alacakların davalının inşaatın fenni mesulü olarak hak ettiği ücret 41.408,53 TL, Mimar ve Mühendisler Odası asgari ücret tarifesine göre hak ettiği ücret 224.311,46 TL, davalının ihbar ve kıdem tazminatı alacağının kooperatif tarafından düzenlenen bordroya göre ihbar tazminatı toplamının 3.678,52 TL, kıdem tazminatı alacağının 6.017,18 TL olmak üzere davalının toplam alacağının 275.415,69 TL olarak tespit edilmiştir. Bu miktar nazara alınarak davalı taraf yapılan ödemeler incelendiğinde ise, davalının ortaklık borçları, davalıya banka kanalıyla yapılan ödemeler, davalının devir aldığı ortaklık payının devir tarihinde birikmiş borcu olmak üzere toplam 322.123,64 TL olarak tespiti ile 322.123,41 TL -275. 415,69 TL =46.707,72 olarak TL olarak kabulünün gerekeceği ve bu haliyle davalı de mevcut alacağının toplamının 46.707,72 TL olduğu, davalının toplam ortaklık borcu olan 28.482,30 TL ortaklık alacağını yıllık %10 yasal faiz uygulanabileceği belirtilmiştir. 3-06.05.2003 tarihli raporda 2. Ek özetle; her ne kadar 07.02.2005 tarihli kararda davalının işine son verilmesini takiben ihbar ve kıdem tazminatında ödenmesine karar verilmiş ise de, bu tarihten sonra tapu ve belediye işyeri için ayrıca ücret ödenmesine dair açıklamaya yer verilmediği ve bu nedenle yapılan ödemelerin avans kabulü ile alacağının mahsubu gerektiği, İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2008/134 E. dosyası ile iş bu dava dosyasının birleştirilerek hüküm kurulmasının mahkemenin takdirinde olduğu, anılan dosyada yer alan miktar nazara alınmadığı takdirde davalının kooperatiften alacakları toplamının 275.415,69 TL davalı kooperatifçe yapılan ödemeler toplamının 118.850,65 TL olmakla birlikte davalının, 156.565,04 TL alacaklı olduğu görüşü tespitinde bulunmuştur.
4.Mahkemece hukukçu... ve mali müşavir ... oluşan heyetten rapor alınmış düzenlenen kök raporla özetle; kooperatif kayıtlarında görünen 26.520,30 TL alacağın Bakırköy 4 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/125 Esas dosyasında tartışarak karara bağlandığı, her ne kadar karar kesinleşmemiş olsa da kooperatifin temyiz etmediğinden 74.402,00 TL borçlu olduğu hususunun sabit olduğu, aidat alacağı yönünden yapılan incelemede kooperatifin 05.02.2006 tarihinde yapılan genel kurulun 7. maddesi ile toplam 4.099,00 TL aidat miktarının belirlendiği ve davacı kooperatif kayıtlarında 1.753,58 TL cari hesaptan virman edildiği belirtildiğinden davacı kooperatifin davalıdan alacağın 4.099,00 TL - 1.753,58 TL =2.345,42 TL olduğu, davacı kooperatifin alacak miktarının 06.02.2006 tarihinden itibaren aylık %10 faiz istendiği ancak kooperatif kanununun ana sözleşmede faizin öngörülmediği, genel kurulun 14. maddesinde üye aidatları gecikme faizi %10 olarak belirlenmesi yönünde karar alındığı faiz oranını aylık ya da yıllık olarak belirtilmemiş ise de aylık olarak kabulü gerektiği, ancak TBK'nin 120/2 maddesi uyarınca faizin, yasal faizin%100 fazlasını aşamayacağı ve 01.01.2006 tarihinden bu yana yasal faiz oranının yıllık %9 olması nazara alınarak aylık yasal faiz oranının %1,5 olarak hesaplandığı, buna göre 2006 yılının ilk aylarına ait aidat borçlarının 1.753,58 TL'ye kadar olan kısmının peşin ödendiğinin kabulü ile asıl alacak 2.345,42 TL, faiz 1.793,88 TL olmak üzere toplam davacı kooperatifin davalıdan dava tarihi itibari ile 4.139,30 TL alacaklı olduğu tespitinde bulunulmuştur.Bilirkişi heyetine düzenlenen rapora yönelik davacı tarafça yapılan itirazın değerlendirmesi üzerine ek rapor düzenlenmiş olup özetle; davacı tarafça davalıya muhtelif tarih ve tutarlarda banka havalesi yoluyla gönderilen toplam 26.520,30 TL tutarındaki ödeme karşılığında davalı tarafından davacı kooperatifi herhangi bir makbuz veya masraf vergisi düzenlendiğine yönelik olarak dosyada herhangi bir belge bulunmadığı, dosya içinde yer alan Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/125 E. sayılı dosya suretinin tüm dosya kapsamı ile birlikte incelendiği, 26.520,30 TL tutarındaki alacak talebiyle ilgili olarak bilirkişi kök raporundaki görüş ve kanaatte herhangi bir değişiklik meydana gelmediği belirtilmiştir.Kaldırma kararı sonrasında düzenlenen bilirkişi raporu: Kooperatif uzmanı ... ve mali müşavir ... tarafından düzenlenen 09.04.2023 tarihli raporda özetle: Davaya konu 26.520,30 TL alacağın Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/125 E. sayılı dosyasında tartışılarak karara bağlandığı tespitini yapıldığı ve 2.345,42 TL aidat alacağının kabul edildiği şeklinde tespiti yapıldığı, ancak; İş bu raporda Bakırköy 4.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/125 E. sayıda dosyada hükme bağlanan 74.402,00 TL tutarındaki hesapta davaya konu 26.520,30 TL ödeme tutarlarının mahsup edilmediği, bu yönüyle davacı kooperatifin muhtelif tarihlerde yapmış olduğu 26.520,30 TL alacağının bilirkişi raporunda eksik belirlendiği, 2.345,42 TL aidat alacağına gecikme faizi uygulandığında dava tarihindeki alacak tutarının 4.139,34 TL olabileceği, 26.520,30 TL avans alacağına 15.10.2010 dava tarihine kadar davacının talebine göre reeskont faizi uygulandığında toplam alacağın 51.289,53 TL olacağı görüş ve tespitte bulunulmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulüne dair karar verilmiş olup, davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davaya konu somut olayda, yukarıda belirtildiği üzere davacının alacak kalemlerinden 26.520,30 TL alacak yönünden mükerrer tahsilatın olmaması adına Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/125 E. sayılı dosyasında hüküm altına alınan alacak kalemleri içerisinde yer alıp almadığının anılan mahkemede düzenlenen bilirkişi raporundaki tespitler göz önünde bulundurularak incelenmesi gerektiği belirtilmiştir. Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/125 E. sayılı dosyasında, ''Standart Projecilik Hizmetleri'', ''Uygulama Denetim Hizmetleri'' ve ''Şantiye Şefliği'' hizmetlerinden kaynaklı ... tarafından kooperatife yönelik alacak istemiyle açılan davada davacının 24.08.2002 tarihinde kooperatif inşaatında ''teknik uygulama sorumlusu (TUS)'' olarak görevlendirildiği ve bu görevin 14.04.2005 yani davacının istifasına kadar devam ettiği, davacının kooperatife ''şantiye şefliği'' hizmeti verdiğinin kanıtlanamadığı ve diğer hizmetler karşılığı toplam alacağın KDV hariç 136.849,93 TL olarak hesaplandığı, kooperatifin bu hizmetler karşılığında 38.747,00 TL +23.700,00 TL olmak üzere toplam 62.447,00 TL lik yapılan ödemelerin tenzili ile kooperatifin KDV hariç 74.402,00 TL den sorumlu olduğu belirtilmiştir. Kaldırma kararımızda da belirtildiği üzere tenzil edilen ödemelerin 2005 yılına ait olduğu anlaşılmaktadır. Uyuşmazlığa konu iş bu dava ise, davacı kooperatifin 2006 yılında yaptığı ödemeler ve davalının aidat borcunun tahsili istenmektedir.Hükmü esas alınan ve bilirkişiler ... ile ... tarafından düzenlenen 09.04.2023 tarihli raporda uyuşmazlığa konu 26.520,30 TL tutarındaki kooperatifin yaptığı ödemelerin, davalı ... tarafından açılan alacak istemli davada (Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/125 E. sayılı) mahsup edilmediği yönündeki tespiti nazara alındığında iş bu alacak alacak kalemi (26.520,30 TL) ve aidat alacağı (2.345,42 TL) yönünden davanın kabulüne dair verilen kararın dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmaktadır. HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 14/09/2021 tarihli 2021/10 E. 2021/61 K. sayılı ilamında; 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 2. maddesinde ifade edilen (1) sayılı tarifenin 1/e bendinde belirtilen işin esasının hüküm altına aldığı kararlardananlaşılması gerekenin, ilk derece mahkemesi yerine geçilerek verilen ve icra kabiliyeti söz konusu olan kararlar olduğu, ilk derece mahkeme kararlarına dair istinaf başvurusunun esastan reddi yönündeki kararların ise icra edilebilir karar niteliğinde olmadığı için maktu harca tabi olduğu ifade edilmiştir. Somut dosya yönünden Dairemizce yapılan inceleme neticesinde verilen istinaf başvurusunun esastan reddi kararı icra edilebilir bir karar niteliğinde değildir ve ilk derece mahkemesi kararının geçerliliği devam etmektedir. İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak esas hakkında yeni bir karar verilmediği için emsal ilamda açıklanan hususlar Dairemizce de uygun bulunarak, davalı yönünden istinaf karar harcının maktu olarak belirlenmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1.Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nin 353/1-b1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince davalı tarafından yatırılan başvuru harcının hazineye GELİR KAYDINA,3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, davalı tarafından yatırılan 242,95 TL harcın mahsubu ile bakiye 184,65 TL'nin istinaf eden davalıdan tahsili ile hazineye GELİR KAYDINA,4-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iadesine,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere, istinaf karar harcı yönünden oy çokluğu, esasa yönelik ve sair incelemeler yönünden oybirliği ile karar verildi.07/02/2024
MUHALEFET ŞERHİ 492 sayılı Harçlar Yasası'nın 2. maddesinde "Yargı işlemlerinden bu kanuna bağlı (1) sayılı tarifede yazılı olanların yargı harçlarına tabi olduğu" belirtilmiştir.Harçlar Kanunu Genel Tebliği, (1) Sayılı Tarife Yargı Harçları'nın III- karar ve ilam harcı başlıklı 1/a maddesinde "Konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden binde 68.31 oranında nisbi harç alınacağı",1/e maddesinde "(değişik:5235/m.
52.yukarıdaki nisbetlerin Bölge Adliye Mahkemeleri, Bölge İdare Mahkemeleri, Danıştay ve Yargıtay'ın tasdik veya işin esasını hüküm altına aldığı kararları içinde aynen uygulanacağı" belirtilmektedir.Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 27.12.2021 tarih ve 2021/9035 E. 2021/7367 K. sayılı ilamında da ''... Bölge Adliye Mahkemesi'nce verilen karara yönelik olarak yapılan temyiz başvurusu üzerine HMK'nin 344 maddesi uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekiline usulüne uygun şekilde tebliğ edilen muhtıra kapsamında 1 haftalık kesin süre içerisinde gerekli harç ve giderlerin yatırılmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesince HMK'nin 366/1 maddesi yollamasıyla aynı Kanun'un 344/1 maddesi uyarınca davacının temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına ilişkin olarak verilen 05/11/2021 tarihli ek kararda hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nin 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi 05/11/2021 tarihli ek kararının onanmasına'' dair karar verildiği nazara alındığında; nisbi değere tabi bulunan davalarda, davanın kabulüne/kısmen kabulüne ilişkin ilk derece mahkemesi kararı aleyhine davalı tarafça istinaf yasa yoluna başvurulması halinde Bölge Adliye Mahkemesi'nce davalının istinaf başvurusunun esastan reddi ile nisbi karar ve ilam harcına hükmedilmesi gerektiği düşüncesiyle, sayın çoğunluğun bu konuya ilişkin görüşüne katılmamaktayım.