Esas No
E. 2021/9751
Karar No
K. 2023/7312
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Cinsel Suçlar

9. Ceza Dairesi         2021/9751 E.  ,  2023/7312 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2014/360 E., 2015/313 K.
SUÇ: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Suça sürüklenen çocuk hakkında, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 25.06.2014 tarihli, 2014/1257 Esas sayılı iddianamesiyle, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kamu davası açılmıştır.

2.Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.09.2015 tarihli ve 2014/360 Esas, 2015/313 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında 6545 sayılı Kanun değişikliği öncesi lehine değerlendirilerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 103 üncü maddesinin altıncı fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği Suça sürüklenen çocuk aleyhine dosyada somut bir delil olmadığı, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığı, beraatine karar verilmesi gerektiği ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.

III. OLAY VE OLGULAR

Olay tarihinde suça sürüklenen çocuğun dayısının evine misafir olarak geldiği, dayısının kızı olan mağdure ile katılanın evinde kimsenin olmadığı bir vakitte, öncelikle mağdureye cinsel organını ellettiği, daha sonra mağdurenin pantolonunu indirdiği ve mağdurenin vajinasını cinsel tatmin amacıyla işaret parmağının yan yüzüyle okşadığı, o sırada parmağının yaklaşık bir cm kadar içeri girdiği, mağdurenin vajinasından bir miktar kan geldiği, daha sonra suça sürüklenen çocuğun cinsel organının yine yan tarafıyla mağdurenin vajinasına içine girmeden sürttüğü, bu sırada mağdurenin annesi olan katılanın olay yerine geldiği ve suça sürüklenen çocuk ile mağdurenin pantolonlarını yukarı çektiklerini gördüğü şeklinde gerçekleştiği iddia ve kabul edilen olayda, Uludağ Üniversitesinden alınan 27.03.2014 tarihli rapor içeriği, Adli Tıp Kurumu 6. Adli Tıp İhtisas Kurulunun 30.03.2015 tarihli, 1411 sayılı mağdurenin mağduru bulunduğu olay nedeniyle "Ruh sağlığının kalıcı olarak bozulduğu"nu içerir raporu, hazırlık aşamasındaki suça sürüklenen çocuğun ikrarı dikkate alınarak, suça sürüklenen çocuğun mağdureye yönelik olarak vücuda organ sokmak suretiyle çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği gerekçesiyle hakkında mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmaktadır.

IV. GEREKÇE

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;

Suça sürüklenen çocuğun savunması, Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 27.03.2014 tarihli, mağdurenin kızlık zarında eski ya da yeni yırtık tespit edilemediği, bakire olduğu, hymen açıklığının 0.8 cm olduğu, anal ve vajinal sürüntü örneklerinden hazırlanan yaymalarda sperm tespit edilemediğine dair rapor içeriği ile tüm dosya kapsamına göre, sanığın eylemini organ sokma şeklinde gerçekleştirdiği hususunda her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, mevcut haliyle eylemin çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu, bu sonuca göre 6545 sayılı Kanun'la 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinde yapılan değişiklikler de nazara anılarak suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.09.2015 tarihli, 2014/360 Esas, 2015/313 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.11.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.