Esas No
E. 2023/129
Karar No
K. 2023/7338
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2023/129 E.  ,  2023/7338 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2022/51 Esas, 2022/267 Karar
HÜKÜM: Dava şartı yokluğundan usulden ret

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; Kayseri 3. İcra Müdürlüğü'nün 2004/6008 E. sayılı takip dosyasında davalılar hakkında takip başlatıldığını, dosyanın 2008 yılında takipsizlik ile kapatıldığını, söz konusu icra dosyasının icra müdürlüğünün arşivinde bulunamaması nedeniyle, davacı tarafından kalan bedel üzerinden borçlulara yeniden ihtarname gönderilerek tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla takip başlatıldığını, eski ödemenin ... takip dosyasından düşüldüğünü, davacı ile davalılar arasında kredi sözleşmesi imzalandığını, davalıların borcu ödememesi nedeniyle 06.07.2004 tarihinde hesabın kat edildiğini, davalılar hakkında yapılan ... takibe davalılarca itiraz edildiğini, itirazın haksız olduğunu, zamanaşımı süresinin dolmadığını belirtilerek haksız itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, davalı ...'ın borçtan sorumlu olduğunu, kefil sıfatıyla sadece asıl borçtan sorumlu tutulabileceğini, reeskont faizi istenemeyeceğini, çekilen kredinin tüketici kredisi olduğunu savunarak davanın reddi ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

2.Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 20.06.2018 tarihli ve 2016/932 E., 2018/529 K. sayılı kararıyla davacı banka tarafından davalılar hakkında öncelikle Kayseri 3. İcra Müdürlüğünün 2004/6008 E. sayılı dosyası ile takip yapılmış olup sonrasında bakiye kısım için yeniden Kayseri 7. İcra Müdürlüğünün 2016/4866 E. sayılı dosyası ile takip yapıldığı ve bu takibe davalıların itirazı üzerine işbu davanın açılmış olduğu, ancak Kayseri 3. İcra Müdürlüğünün 2004/6008 sayılı dosyasında takip ile ilgili olarak en son 29.12.2004 tarihinde işlem yapıldığı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 146.maddesinde belirtilen 10 yıllık zamanaşımı süresinde hiçbir işlem yapılmadığı, daha sonra 31.12.2015 yılında hesabın kat edildiği ve böylece alacağın zamanaşımına uğradığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 01.10.2014 tarih ve 2013/17-1101 E. 2014/716 K. sayılı ilamı da dikkate alınarak davalı ... tarafından herhangi bir cevap dilekçesi sunulmasa bile icra müdürlüğüne yapmış olduğu itirazında zamanaşımı defiinde bulunmuş olması nedeni ile onun yönünden de değerlendirme yapıldığı ve alacağın zamanaşımına uğramış olması nedeni ile davanın zamanaşımı nedeni ile reddine, davalı ...'nin tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 18.12.2019 tarihli ve 2018/1694 E., 2019/1583 K.

sayılı kararıyla İlk Derece Mahkemesinin davanın zamanaşımı nedeniyle reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A

. Bozma Kararı

1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizin 15.12.2021 tarih, 2020/4514 E. ve 2021/7142 K. sayılı kararıyla 2004 sayılı İcra ve iflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 43 ncü maddesine göre alacaklının başlatmış olduğu takip yolunu bir defaya mahsus olmak üzere değiştirebileceği, ancak, takip yolunun değiştirilmesinin haciz yolundan iflas yoluna, iflas yolundan haciz yoluna şeklinde gerçekleştirileceği, somut olayda takip alacaklısı davacının önce ilamsız icra takibi başlattığı, daha sonra yine ilamsız icra takibi yaptığı, buradan sonraki ilamsız icra takibinin mükerrer takip olup 2004 sayılı Kanun'un 43/2 maddesi karşısında mümkün bulunmadığı, böylece sonradan yapılan ikinci takibin geçerli kabul etme olanağının bulunmadığı, usulüne uygun takip yapılmasının itirazın iptali davasının şartı olup mahkemece resen gözetilmesi gerektiği, mahkemece bu yön gözetilmeden yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesinin doğru görülmediği, kabule göre de 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 154 üncü maddesinde zamanaşımının kesileceği hallerin düzenlendiği, mahkemece davacı tarafından dosyaya sunulan belgelerde davalıların icra dosyasına bir kısım ödemelerde bulunduğu belirtilmiş olup, davalıların icra dosyasına yapmış olduğu bu ödemelerin 6098 sayılı Kanun'un 154 üncü maddesi kapsamında değerlendirilmeksizin ve söz konusu ödemelerin zamanaşımını kesip kesmediği değerlendirilmeksizin davanın zamanaşımı nedeniyle reddinin de doğru görülmediği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça davalılar hakkında Kayseri 3. İcra Müdürlüğü'nün 2004/6008 sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldıktan sonra yeniden Kayseri 7. İcra Müdürlüğü'nün 2016/4866 E. sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığı, 2004 sayılı Kanun'un 43 ncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince mükerrer takip yapılmasının mümkün olmadığı, usulüne uygun takip yapılmasının itirazın iptali davasında dava şartı olduğu ve dava konusu takibin usulüne uygun olmadığı gerekçesiyle davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114 ncü maddesinin ikinci fıkrası ve 115 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; banka alacağının sona ermemesi ve 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmaması nedeniyle borçlu ve kefilleri aleyhine işbu davanın açıldığını, icra dosyasındaki son muamele üzerinden on sene geçmediğini ve buna göre zamanaşımı itirazının reddine karar verilmesi gerektiğini, davalı ...'nin cevap dilekçesi sunmadığını, buna rağmen mahkemece adı geçen davalı hakkında da zamanaşımından dolayı davanın reddedildiğini, mahkemenin zamanaşımı defini resen gözetemeyeceğini, mahkemenin davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine kararının hukuka aykırı olduğunu, zira icra dosyanın Seka’ya gönderilmiş ve imha edilmiş olması nedenleri ile başka türlü işlemlere devam edebilme durumunun bulunmadığını, bu yönde hiçbir araştırma yapılmadığını beyan ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.

2.2004 sayılı Kanun'un 67 ve 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası.

3.Değerlendirme

1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeple;

Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog