11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2022/5452 E. , 2023/7383 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 12.12.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı ... vekili Av. ... ile davalı ... ... Ltd. Şti. vekili Av. ... ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin yüklenicisi olduğu inşaatta kullanılmak üzere ihtiyaç duyduğu yaklaşık 200.000 m2 alçı levhayı üç farklı tedarikçiden temin ettiğini, davalı Saint-Gobain Rigips Alçı San. ve Tic. A.Ş. ürettiği Rigips ve Panlüx marka olan ürünlerden toplam 29.700 m2 alçı levhanın diğer davalıdan satın alındığını, ürünlerin 2015 yılı Mayıs-Eylül ayları arasında kısım kısım şantiye alanına fabrikadan direkt sevk edildiğini, bekletilmeksizin montaj ekibince montajlarının yapıldığını, montajı yapılan ürünlerin bir kısmında sonradan sarkma ve sehim oluştuğunu, durumun ihtarname ile davalılara bildirilerek o tarihte 6000 m2 ayıplı ürün ve montaj bedelinin talep edildiğini, davalıların cevabi ihtaname ile talebi reddediklerini, Akyurt Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/5 D. İş sayılı dosyası ile tespit yaptırıldığını, tespit bilirkişi raporunda, 18.600 m2 ürünün sorunlu olduğunu, standartlara uygun olmadığını, bu ürünler için 85.859,92 TL ödendiğini, montaj-demontaj bedelinin ise 465.000,00 TL olduğunun bildirildiğini iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 18.600 m2 ayıplı ürün bedeli ile bu ürünün montaj-demontaj bedelleri toplamı olan 550.859,92 TL'nin 25.03.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Saint-Gobain Rigips Alçı San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını, müvekkili şirket tarafından üretilen ve satışa arz edilen ürünlerde imalat hatası bulunmadığını, teknik yetkililerce davacı tarafın şantiye alanında yapılan incelemede alçı levha kargaslarının kutu profil olduğu ve levha taşıyıcı profil aralıklarının 60 cm olarak uygulandığının tespit edildiğini, tespit esnasında derz ve saten alçılarının hala yapılmadığı alanların mevcut olduğunun görüldüğünü, montajı yapılan üç marka levhalarda sorun yaşandığının görüldüğünü, otonomi şantiyesinde bulunan kapalı ... zemin şaplarının alçı levha montajı sonrasında döküldüğünü, kapı pencere camlarının açık olması sebebiyle ... koşullarından yoğun olarak etkilendiğini, montaj sırasında profil aralıklarının üretici firmaları olarak önerilen 40 cm olması gerekirken 60 cm olarak bırakıldığını, montajdan sonra ... süre derz ve saten alçı uygulaması yapılmadığını, şantiyede bulunan ve stoklanan mahallerin rutubetli olmasının hasarın başlıca nedeni olarak belirlendiğini, davacı şirketin taleplerinin 04.04.2012 tarihinde ihtarname ile reddedildiğini, bunun üzerine davacı tarafça Akyurt Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/5 D. İş sayılı dosyasında tespit yaptırıldığını, 27.04.2017 tarihinde sunulan bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, taraflarınca da Akyurt Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/6 D. İş sayılı dosyasında tespit yaptırıldığını, bilirkişi raporunda alçı levhalarda gözlenen sehimlerin üretici firma ayrımı yapılmaksızın montaj sonrası bekleme sürecine bağlı olduğu, uygulama hatasından kaynaklandığının tespit edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... ... ... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını, müvekkili şirket tarafından satılan ürünlerin parça parça teslim edildiğini, en son fatura tarihinin 02.09.2015 olduğunu, ayıp ihbarının ise 25.03.2016 tarihli olduğunu, satıcı olan müvekkilinin sadece malzemelerin sevkiyatından ve tesliminden sorumlu olduğunu, üretim aşamasında denetleme yetkisinin bulunmadığını, malzemenin hatalı teslim edildiğinin ileri sürülmediğini, müvekkiline yüklenecek herhangi bir yükümlülük bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davacının, davalı taraftan satın aldığı alçı levhaların montajının davacı tarafça gerçekleştirildiği, dava konusu alçı levhalarda montajdan sonra sehim ve sarkmalar meydana geldiği anlaşılmışsa da söz konusu ayıpların imalat hatasından kaynaklandığına ilişkin bir delilin dosyada bulunmadığı, dosya kapsamına göre alçı levhalardaki sehimin montaj hatasından ve montajdan sonra hemen derzinin yapılmayıp alçı sıvasının yapılmamasından (uygulama hatasından) kaynaklandığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin gerekçesinin eksik ve yetersiz olduğunu, bilirkişi raporlarına itirazlarının değerlendirilmediğini, müvekkilinin aynı yerde 200.000 m2 alçıpan uygulama işi için farklı markalarda üreticilerden mal temin edildiğini, ancak diğer ürünlerde sorun yaşanmazken davalıdan satın alınan ürünlerde seyim meydana geldiğini, bu hususun raporda eksik değerlendirildiği gibi gerekçeli kararda çekişme konusu olarak irdelenmediğini, yargılama öncesi davalı tarafça ürünlerin ayıplı olduğunun kabul edildiğini, montaj ve demontaj bedeli hususunda anlaşmaya varılamadığını, bilimsel verilere dayanmayan bilirkişi raporlarının hükme esas alınamayacağını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirket ile davalı ... ... ... Ltd. Şti. arasında satış sözleşmesi mevcut olduğu, davacının alıcı, davalının ise satıcı olduğu, diğer davalı Saint-Gobain Rigips Alçı San. ve Tic. A.Ş.'nin ise satılan alçı levhaların üreticisi olduğu, İlk Derece Mahkemesince, yargılamanın usul kurallarına uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan teknik bilirkişi heyeti raporu doğrultusunda satıma konu malzemelerin ayıplı olduğunu gösteren bir olgunun tespit edilemediği, meydana gelen olayın uygulamadan kaynaklandığının tespit edildiği, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verildiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde açıkladığı sebepleri tekrar ederek ve istinaf sebeplerinin incelenmediğini, malların ayıplı olduğunu, uygulama hatası bulunmadığını, uygulama tarihinde kabul edilen standartlara uygun hareket edildiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, satış sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve tazminat istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.