Esas No
E. 2021/6892
Karar No
K. 2023/6757
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

8. Hukuk Dairesi         2021/6892 E.  ,  2023/6757 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

SAYISI: 2020/47 E., 2020/100 K.
DAVA TARİHİ: 03.12.2015
KARAR: Davanın kısmen kabulüne kısmen reddine

Taraflar arasında görülen kadastro tespitine itiraz davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

1.... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) Geçici 8 inci maddesi uyarınca 2015 yılında yapılan kadastrosu çalışmaları sırasında, 101 ada 70 parsel ... 1286,71 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle belgesizden, meyve bahçesi niteliğiyle; 101 ada 90 parsel ... 3576,05 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle belgesizden, tarla niteliğiyle davalı ... adına tespit edilmiştir.

2.Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili ... ilçesi ... Mahallesi, 101 ada 70 ve 90 parsel ... dava konusu taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, daha önce yapılan kadastro çalışmaları esnasında tescil harici bırakıldıklarını, bu tür sahaların tescilinin Hazine adına olabileceğini ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazların Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu 101 ada 70 ve 90 parsel ... taşınmazların müvekkili olan davalı adına tesbit edildiğini, davalının tasarrufu ve zilyetliğindeki taşınmazların tapulama kanununa göre yapılan kadastro çalışmaları sırasında ve daha sonra yapılan orman kadastro çalışmaları sırasında "tespit dışı" bırakıldığını, 3402 ... Kanun'un 8 inci maddesi gereğince kadastro çalışmalarına dahil edilerek 14 üncü madde gereğince davalı adına tespit edildiğini, davacı tarafça iptali istenilen tespit işleminde usule, yasaya, fiili duruma bir aykırılık söz konusu olmadığını, taşınmazların kadimden beri aralıksız olarak, önce davalının murisleri tarafından kullanıldığını ve davalıya irsen intikal şeklinde kaldığını ve halen davalının kullanımında bulunduğu, keşif ve bilirkişi incelemesi, dinlenecek tanıklar ve taşınmazlar içindeki bitki örtüsünün yapısı ile yapılan kadastro tespitinin doğruluğunun tespit edilebileceğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece (... Kadastro) Mahkemesi'nin 31.03.2016 tarih ve 2015/327 Esas, 2016/194 Karar ... kararı ile; "Dava konusu 101 ada 70 ve 90 parsel numaralı taşınmazlarda davalı yararına zilyetlik yoluyla edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın reddine, taşınmazların tespit gibi tesciline" karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı

1.İlk Derece (... Kadastro) Mahkemesi'nin 31.03.2016 tarih ve 2015/327 Esas, 2016/194 Karar ... kararı, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

2.Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 22.10.2019 tarih ve 2017/7407 Esas, 2019/6127 Karar ... ilamıyla; " 3402 ... Kadastro Kanununun Geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmasında ... ili, ... ilçesi, ... mahallesi 101 ada 70 parsel ... taşınmaz belgesizden 1286,71 m2 yüzölçümü ve meyve bahçesi niteliğiyle, 101 ada 90 parsel ... taşınmaz belgesizden 3576,05 m2 yüzölçümü ve tarla niteliğiyle davalı adına tespit edilmiştir.

Davacı Hazine vekili, 03.12.2015 havale tarihli dilekçesiyle çekişmeli taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu ve davalı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığı iddiasıyla tespitin iptali ve taşınmazların Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, çekişmeli 101 ada 70 ve 90 parsel numaralı taşınmazlarda davalı yararına zilyetlik yoluyla edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın reddine, taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir. Yörede 1978 yılında yapılmış arazi kadastrosu ve 2015 yılında 3402 ... Kanunun Ek 5. maddesine göre yapılmış orman kadastro çalışması bulunmaktadır.

1.Davacı Hazine vekilinin çekişmeli 101 ada 70 parsele ilişkin temyiz itirazları yönünden: İncelenen dosya kapsamına göre çekişmeli 101 ada 70 parsel ... taşınmazın 6831 ... Kanunun 17/2. maddesinde açıklanan orman içi açıklık niteliğinde olduğu, gerek 26.05.1958 tarihli Orman Tahdit ve Tescil Talimatnamesinde gerekse 25.06.1970 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 31.05.1970 gün ve 531 sıra no'lu Orman Tahdit ve Tescil Yönetmeliğinin 33/3 ve 19.08.1974 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 25.07.1974 tarihli Orman Kadastro Yönetmeliğinin 40/A ve 30.05.1984 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 30/1 ve 02.09.1986 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 23/1 ve 15.07.2004 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26/a maddesinde "... 6831 ... Kanunun 17. maddesinde yer alan orman içinde bulunan doğal olarak ağaç ve ağaççık içermeyen, genel olarak otsu bitki veya bazı durumlarda yer yer odunsu bitkiler içeren açıklıkların orman olarak sınırlandırılacağı" öngörülmüştür.

6831... Kanunun 17. maddesi, orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermez.

6831... Kanun, madde: 17/1-2 Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşaası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlemesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır.

Devlet ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü ... ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur. Yanan orman alanlarındaki her türlü emval Orman Genel Müdürlüğünce değerlendirilir (17/06/2004 gün ve 5192 ... Kanun ile değişik hali).

Yasa metninden açıkça anlaşıldığı gibi, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda tarım, inşaat ve hayvancılık yapmak amacı ile ağıl yapılamaz. Bu tür yerler özel mülk olamaz. Yönetim derhal el koyma hakkına sahiptir. Orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak orman kullanılacaktır. Bu kullanım nedeniyle yeni açma, genişletme, yangın oluşması önlenemeyecek ve orman bütünlüğü bozulacaktır.

Ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu yoktur. Zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazlar, 6831 ... Kanunun 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayılmaktadır.

17.maddede tanımı yapılan olgu, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca [hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıkların kazanılamayacağı ilkesini içermektedir ve amacı orman bütünlüğünü korumaktır]. Bu tür yerlerin 15.07.2004 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 26/a maddesi gereğince orman olarak sınırlandırılması gerekir.

Yasa koyucu ayrı bir kavram oluşturmuş ve hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Bu itibarla, dava konusu taşınmazın memleket haritasında açık alanda gözükmesi bu olguyu değiştirmez. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar, özel mülke dönüşüp tarım ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Dairemizin bu yoldaki kararları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiş ve yerleşik kararlar halini almıştır [Y.H.G.K.’nun 10.12.1997 ve gün 1997/20-830/1034, 10.12.1997 gün 1997/20-808/1039, 08.02.1999 gün 1999/7-22-43, 13.10.1999 gün 1999/8-689-822, 03.04.2002 gün 2002/8-230-261 ve 22.10.2003 gün 2003/20-665/614 ... ve yine orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra 20 yıldan fazla süre geçse dahi orman içi açıklık konumunda olan taşımazların zilyedlik yoluyla kazanılamayacağı konusundaki 11.10.2004 gün ve 2004/7-531-582 ... kararları].

Tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan toprak kazanmasını sağlayan 3402 ... Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkraları da Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. ... kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 ... Kanunun 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.

Ayrıca; orman içi açıklık ve boşluklar ile orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan funda ve makilik alanlar, yasa gereği orman sayıldığı için, 15.07.2004 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26. maddesinin (a) ve (j) bentleri gereğince Devlet Ormanı olarak sınırlandırılması öngörülmüştür. Bu tür yerler zilyetlik yolu ile kazanılamaz ve özel mülk olarak tescil edilemez. Mahkemece değinilen yönler gözetilerek davacı Hazinenin davasının kabulü gerekirken, dava konusu taşınmazın özel mülke dönüşmesini sağlayacak biçimde davanın reddi yolunda hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

2.Davacı Hazine vekilinin çekişmeli 101 ada 90 parsel ... taşınmaza yönelik temyiz itirazları yönünden: mahkemece çekişmeli 101 ada 90 parsel ... taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu ve davalı yararına zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle Hazinenin davası reddedilerek taşınmazın tespit gibi davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm için yeterli değildir.

Şöyle ki; mahallinde 03.03.2016 tarihinde yapılan keşifte hazır bulunan tespit bilirkişileri ve yerel bilirkişiler taşınmazın annesi tarafından 5-6 yıl önce davalıya bırakıldığını, taşınmaz üzerinde asırlık kestane ve ceviz ağaçları bulunduğunu, taşınmazın davalının annesi tarafından kestanelik ve cevizlik olarak kullanıldığını, öncesinde taşınmaz üzerinde üzüm bağları bulunduğunu beyan etmiştir.

Taşınmazın kullanımına dair bu ifadeler ile ziraat bilirkişinin taşınmaz üzerinde 40-50 yıllık 2 adet, 15-20 yıllık 10 adet kestane ağacı bulunduğuna, önceki kullanım amacının tespitinin mümkün bulunmadığına ve taşınmazın 60-70 yıldır kullanıldığına dair tespitinin oluşturduğu çelişki taşınmazın niteliği ve kullanımı konusunda tereddüt oluşturmuştur.

O halde mahkemece, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ile 1990-1995 yıllarına ait hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi,bir ziraat mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 ... kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 ... Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. ... kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 ... Kanunun 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi)hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği dehava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (... veya benzeri programlar kullanılarak) çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmaz çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli, hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazın niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarının belirgin olarak görünüp görünmediği belirlenmeli, taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranının açıklandığı yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalıdır.

Açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu, taşınmazların orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, bu kez, zilyetlik yolu ile kazanma koşulları araştırılarak, yapılacak keşifte, tarım uzmanı bilirkişi olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, taşınmazın zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi niteliğinde olup olmadığı belirlenip, bu yolda rapor alınmalı; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanarak, bu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; varsa, zilyetlik tanıkları taşınmazlar başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl süreyle ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tesbit tarihine kadar davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; 3402 ... Kanunun 14. maddesi uyarınca, davacı adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tesbit ya da tescil edilip edilmediği tapu müdürlüğü ve ilgili kadastro müdürlüğü ile hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğünden sorulup, aynı Kanunun 3/7/2005 tarihli ve 5403 ... Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanunun getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanmalı, çekişmeli taşınmazın 6831 ... Kanunun 17/2. maddesinde düzenlenen orman içi açıklık konumunda olup olmadığı da değerlendirilerek toplanacak tüm kanıtlar ile ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik incelemeye dayalı olarak davanın reddi yönünde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş ve hükmün bozulmasını gerektirmiştir." denilerek ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozma İlamına Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; " dava konusu 101 ada 70 parselin belirlenen 6831 ... Kanun'un 17/2 nci maddesinde açıklanan orman içi açıklık niteliğinde olduğu sonucuna varıldığı; her ne kadar davacı Hazine dava konusu 101 ada 90 parselin Hazineye ait olduğunu iddia etmiş ise de bilirkişi raporlarında belirtilen hususlar ve keşif mahallinde dinlenen mahalli bilirkişilerin zilyetlik noktasındaki beyanları bir kül olarak irdelendiğinde, davalı yararına 3402 ... Kanun'un 14 ve 17.vd maddelerinde yazılı şartları taşıdığının anlaşıldığı gerekçesiyle, davacı Hazinenin davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine, dava konusu 101 ada 70 parselin kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın orman niteliği ile Maliye Hazinesi adına tespit ve tesciline, dava konusu 101 ada 90 parsel ... taşınmazın ise tespit gibi tapuya tesciline," karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri

Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların imar ve ihyasından ve zilyetlik koşullarının oluştuğundan söz edilemeyeceğini, taşınmazların tarıma elverişli olmadığını ve toprak muhafaza karakteri taşıdıklarını, taşınmazların eğimleri ve orman parsellerine komşu olmaları nedeniyle zilyetlikle iktisap edilebilecek yerlerden olmadıklarını belirterek, yetersiz inceleme ve araştırma sonucu verilen İlk Derece Mahkemesi kararının lehlerine olan kısmı hariç olmak üzere bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

6100... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 ... Kanun'un 14 üncü maddesi ve Geçici 8 inci maddesi,

3.Değerlendirme

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılıp mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ... Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında 101 ada 90 parsel yönünden temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan temyiz eden davacı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

1086... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

26.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Gayrimenkul Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog