Danıştay 6. Daire Başkanlığı
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2023/1778 E. , 2023/3903 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
1.... 2- ...
3....
... Mirasçıları;
4.... 5- ...
6.... 7- ...
8....
İSTEMİN KONUSU : ... İdari Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Bursa İli, Nilüfer İlçesi, ... Mahallesi, .... ada, ... parsel sayılı taşınmaza hissedar olan davacılar tarafından, söz konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli uygulama imar planında "Anaokulu ve Kreş alanı" olarak belirlendiği ve planın üzerinden 5 yıldan fazla bir süre geçmesine karşın kamulaştırılmadığı, bu nedenle taşınmazın kullanılamadığı, mülkiyet hakkının kısıtlandığı ve hukuken el konulduğu ileri sürülerek, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak, uğranıldığı iddia edilen 10.000,00 TL (ıslah sonucunda: 201.552,45-TL) maddi zararın hesaplanacak yasal faiziyle birlikte birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davanın kısmen kabulü, kısmen reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının Danıştay Altıncı Dairesinin 31/10/2016 tarih ve E:2016/1686, K:2016/6259 sayılı kararıyla bozulması üzerine, bozma kararına uyularak konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı yolundaki İdare Mahkemesi kararının Danıştay Altıncı Dairesinin 30/10/2018 tarih ve E:2018/492, K:2018/8616 sayılı kararıyla tekrar bozulması üzerine, bozma kararına uyularak talep edilen 201.552,45-TL maddi tazminatın, 158.390,90-TL kısmının kabulüne, 43.161,55-TL kısmının ise reddine, hükmedilen 158.390,90-TL maddi tazminatın 148.390,90-TL'lik kısmının ıslah tarihinden (27.05.2015) itibaren işletilecek yasal faiziyle, 10.000,00-TL'lik kısmının ise dava tarihinden (03.03.2014) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı Milli Eğitim Bakanlığı tarafından davacılara ödenmesi yolundaki kararın Danıştay Altıncı Dairesinin 09/03/2022 tarih ve E:2021/8754, K:2022/2866 sayılı kararıyla yeniden bozulması üzerine, ... İdari Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı, davanın görev yönünden reddi yolunda verilen kararında 4.032,45-TL yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 5.500,00 TL vekalet ücretinin ve temyiz aşamasında davalı idarece harcanan 72,50 TL posta giderinin davacılardan alınarak davalı idareye verilmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, davanın açılmasına kendileri sebebiyet vermediği için aleyhlerine vekalet ücretine hükmedilemeyeceği ve yargılama giderlerinin ise görev ret kararı Kanun değişikliği nedeniyle verildiği için yargılamanın devamı süresince yargılama giderini yapan taraflar üzerinde bırakılması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY :
Davacıların hissedarı oldukları, Bursa İli, Nilüfer İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın 1/1000 ölçekli uygulama imar planında "Anaokulu ve Kreş alanı" olarak belirlenmesi, planın üzerinden 5 yıldan fazla bir süre geçmesine karşın kamulaştırılmaması, bu nedenle taşınmazın kullanılamamasından kaynaklı, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak, 10.000,00-TL (ıslah sonrası 201.552,45-TL) taşınmaz bedelinin hesaplanacak yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT VE
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Kararın vekalet ücreti yönünden incelenmesi; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Yargılama giderlerinin kapsamı" başlıklı 323. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendinde; vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti yargılama giderleri kapsamında sayılmış, "Yargılama giderlerinden sorumluluk" başlıklı 326. maddesinin 1. fıkrasında; kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği düzenlenmiştir.
Davanın açıldığı tarihte görevli bulunan bir mahkemenin sonradan çıkan bir yasa ile görevsiz hale gelmesi üzerine verilecek görevsizlik kararında, yanlış mahkemeye dava açmamış, dolayısıyla da gider yapılmasına neden olmamış olan davacı aleyhine vekalet ücreti yükletilmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.
Nitekim, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7. maddesinin son fıkrasında da, Kanunlar gereği gönderme, yeni mahkemeler kurulması, iş bölümü itirazı nedeniyle verilen tüm gönderme kararları nedeniyle görevsizlik, gönderme veya yetkisizlik kararı verilmesi durumunda avukatlık ücretine hükmedilmeyeceği öngörülmüştür. Bu durumda, mahkemelerce taraflar aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekmektedir. Kararın vekalet ücreti dışındaki diğer yargılama giderleri yönünden incelenmesine gelince; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Yargılama giderlerinden sorumluluk" başlıklı 326. maddesinin 1. fıkrasında; "Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir." hükmüne, 2. fıkrasında ise; "Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır." hükmüne yer verilmiştir.
Bilindiği gibi, yargılama sonucu bir kimseye yargılama giderlerinin yükletilmesinin nedeni, o kimsenin dava açmak suretiyle karşı tarafın gider yapmasına neden olmuş olmasıdır.
Davacının davayı açtığı andaki mevzuata veya içtihat durumuna göre davasında haklı olup da dava açıldıktan sonra yürürlüğe giren yeni bir kanun hükmü gereğince davanın adli yargıda görülmesi gerektiği gerekçesiyle görev yönünden reddi halinde, dosyanın geldiği aşamaya kadar olan yargılama giderlerinden sorumlu tutulması adil yargılanma ilkesine uygun görülemez. Bu durumda, davanın açıldığı tarihte haklı durumda bulunan tarafın, yargılama sırasında meydana gelen mevzuat değişikliği nedeniyle davanın görev yönünden reddi halinde yargılama giderlerinden sorumlu tutulması kabul edilemez.
Nitekim Anayasa Mahkemesinin 17/11/2021 tarih ve 2018/27686 başvuru numaralı Hilmi Kocabey ve Diğerleri kararında da yargılama giderlerinden sorumluluk konusunda, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna vurgu yapılmış ve konu Anayasanın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkı dikkate alınarak değerlendirilmiştir.
Bu itibarla, yukarıda yer verilen açıklamalar, uyuşmazlık konusuyla ilgili yerleşik içtihatlar ve değerlendirmeler çerçevesinde, mahkemelerce davanın açıldığı tarihteki ve görev ret kararı verilmeden önceki aşamada tarafların haklılık durumu dikkate alınarak yargılama giderlerinin takdir edilmesi gerekmektedir. Bu durumda, davanın görev yönünden reddine ilişkin temyize konu İdare Mahkemesi kararının temyiz edilen yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacıların temyiz istemlerinin kabulüne,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle görev yönünden reddine ilişkin temyize konu ... İdari Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyiz edilen kısmının BOZULMASINA,
3.Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4.2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 13/04/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.