Esas No
E. 2023/5395
Karar No
K. 2023/8666
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Cinsel Suçlar

9. Ceza Dairesi         2023/5395 E.  ,  2023/8666 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2021/174 E., 2022/204 K.
SUÇLAR: Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmî onama, kısmî bozma

Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin sürelerinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Erciş Cumhuriyet Başsavcılığının 22.10.2013 tarih ve 2013/2259 soruşturma sayılı iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kamu davası açılmıştır.

2.Erciş Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.02.2014 tarihli ve 2013/195 Esas, 2014/24 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında;

a)Çocuğun cinsel istismarı suçundan, 6545 sayılı Kanunla değişiklikten önceki 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları ile aynı Kanun'un 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 13 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına;

b)Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fikrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkraları ile aynı Kanun'un 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına; Karar verilmiştir.

3.Erciş Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.02.2014 tarihli ve 2013/195 Esas, 2014/24 Karar sayılı kararının suça sürüklenen çocuk müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin, 18.05.2021 tarihli ve 2021/952 Esas, 2021/3464 Karar sayılı kararı ile "suç tarihinde on iki-on beş yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında düzenlenen 02.07.2013 tarihli farik mümeyyizlik raporunda hangi suç ya da suçlara ilişkin görüşte bulunulduğunun belirtilmemesi nedeniyle hükme esas alınan bu raporun usulüne uygun düzenlenmediği ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 35. maddesi gereğince ayrıca sosyal inceleme raporu aldırılmasının da zorunlu olduğu nazara alınıp bu kapsamda suça sürüklenen çocukla ilgili alınacak raporların bizzat duruşmada yapılacak gözlemle birlikte irdelenerek TCK'nın 31/2. maddesine göre işlediği fiillerin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiillerle ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin gelişip gelişmediğinin saptanması gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hükümler kurulması," nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

4.Erciş Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.10.2022 tarihli ve 2021/174 Esas, 2022/204 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında;

a)Çocuğun cinsel istismarı suçundan, 6545 sayılı Kanunla değişiklikten önceki 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları ile aynı Kanun'un 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 13 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına;

b)Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkraları ile aynı Kanun'un 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına; Karar verilmiştir.

5.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 09.04.2023 tarih ve 9-2023/33250 sayılı onama ve bozma görüşlü tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz Sebepleri Özetle, hükümlerin usul ve kanuna aykırı olduğuna ve hükümlerin suça sürüklenen çocuk lehine bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR

Mahkemece; ''Her ne kadar suça sürüklenen çocuk aşamalardaki ifade ve savunmasında; olay günü mağdur ile annesinin kendi evlerine misafirliğine geldiklerini, sonra ayrıldıklarını, mağdura yönelik herhangi bir cinsel amaçla eyleminin olmadığını, tanık ... ile bisikletine çarpmış olduğundan dolayı tartıştıklarını, bunun üzerine ...'in tahminen mağdura para vererek aklını çelmiş olduğunu, üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini beyan etmiş ise de; Mağdur ...'nin soruşturma aşamasında alınan ifadesinde, suça sürüklenen çocuk ...'ın olay günü kendisini oynamak için evlerinin kömürlüğüne çağırdığını, bu amaçla kömürlüğe gittiğinde ...'ın pantolonunu ve iç çamaşırını indirmesini istediğini, indirmeyince kendisine tokat attığını ve pantolonu ile iç çamaşırını aşağı indirdiğini, ...'ın ise elbiselerini tamamen çıkardığını, ...'ın cinsel organını gördüğünü, sonra kendisini tutup zorla yüzüstü yere yatırdığını, kalçasını elleriyle okşadığını ve cinsel organını kalçasına sürttüğünü, ancak cinsel organını poposuna sokmadığını, kendilerini o şekilde tanık ...'in görerek "Çıkın buradan." dediğini, akabinde üstlerini giyinip oradan ayrıldıklarını ve eve gidince olayı annesine anlattığını beyan ettiği; Tanık ...'un soruşturma aşamasında alınan ifadesinde; olay günü suça sürüklenen çocuğun evine poşet almaya gittiğinde komşuları ... ...'in poşetin kömürlükte olduğunu söylemesi üzerine kömürlüğe gittiğini, kömürlüğün kapısı olmadığını, içeri girdiğinde mağdur ... ve suça sürüklenen çocuk ...'ı üst üste gördüğünü, mağdur ...'nın yüzüstü yere yatmış olup suça sürüklenen çocuk ...'ın ise mağdurun üstünde olduğunu, ikisinin de belden aşağılarının çıplak olduğunu, ...'nın ağlıyor olduğunu, ...'ın ise bir eliyle ...'nın ağzını tutmuş bir eliyle de kollarını tutmaya çalışmakta olduğunu, ...'nın ise kurtulmaya çalıştığını, ...'ın da cinsel organını ...'nın poposuna sokmaya çalıştığını, hemen yanlarına giderek ...'ı kolundan çektiğini ve kendisine engel olduğunu ancak olay esnasında ...'ın mağdur ...'nın poposuna pipisini soktuğunu görmediğini beyan ettiği; kovuşturma aşamasında ise hiçbirşey görmediğini ve duymadığını beyan ettiği görülmüş ise de; tanığın olayın sıcağı sıcağına alınan soruşturma aşamasındaki beyanlarının mağdurun soruşturma aşamasındaki anlatımıyla uyumlu olduğu ve mağdurun annesi ...'nin soruşturma aşamasında belirttiği üzere olayı tanık ...'den öğrendiği ve tanığın kendisine ifade ettiği şekilde olayı anlattığını, mağdur ...'nın mahkememizce sağlıklı bir şekilde ifadesinin alınamadığı ancak olayı savcılıkta ifade edebildiği, katılanın suça sürüklenen çocuğun evine misafirliğe gidecek kadar yakın olduğu dikkate alındığında ...'nin iftira atmasını gerektiren herhangi bir nedeninin bulunmadığı gibi tanık ...'in mahkememizdeki beyanında ifadesini değiştirdiği ancak ifadesini değiştirmesine gerekçe olacak geçerli bir neden ileri süremediği, tanığın baskı altında ifadesini değiştirdiği yönünde mahkememizde kanaat oluştuğu anlaşılmıştır. Mağdurun alınan raporunda herhangi bir cinsel saldırı izine rastlanmadığı, 12-15 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuk yönünden alınan Adli Tıp 6. İhtisas Kurulu mütalaasında TCK'nın 31/2 maddesine göre işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabildiği yönlendirme yeteneğininde yeterince gelişmiş olduğu oy birliği ile mütalaa olunur, şeklinde rapor tanzim edildiği, Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, her ne kadar tanık ... kovuşturma aşamasında ifadesini değiştirmişse de, bu aşamadaki beyanlarının çelişkili olduğu ve sorulan sorulara kaçamak cevaplar verdiğinin anlaşıldığı, yine mağdurun henüz dört yaşında olması gözönünde bulunduruluğunda, soru cevap şeklinde geçen soruşturma aşamasındaki beyanının gözönünde bulundurulması gerektiği; Yukarıda belirtilen deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; suç tarihinde müşteki ...'nin çocuğu diğer katılan ... ile suça sürüklenen çocuğun evine misafirliğe gittiği, mağdur ...'nın dışarıda oyun oynadığı, bu sırada suça sürüklenen çocuk ...'ın ...'yı yakın yerde bulunan bir odunluğa hile kullanarak oyun oynama bahanesi ile götürdüğü, orada kendisinin ve ...'nın pantolonunu ve iç çamaşırını çıkardığı, ...'nın çamaşırlarını çıkarırken cebir kullandığı, katılan ...'nın poposuna cinsel organını sürterek cinsel istismarda bulunduğu, ancak olay sırasında suça sürüklenen çocuğun cinsel organını mağdur ...'ya soktuğuna veya sokmaya çalıştığına dair herhangi bir delilin bulunmadığı, adli raporlarda da fiili livataya ilişkin herhangi bir bulgunun tespit edilemediği, Van Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından oluşturulan bilirkişi heyetinin raporuna göre mağdur ...'nın ruh sağlığının bozulmadığı, suça sürüklenen çocuğun bu şekilde mağdura karşı çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği anlaşıldığından eylemini işleme şekli ve ağırlığı ile suç işleme kastının yoğunluğu, evlerine misafir olarak gelmiş mağdura yönelik yaşının küçüklüğü nedeniyle kömürlükte oyun oynama bahanesinde bulunup mağduru kömürlüğe gelmeye ikna etmiş olması ve cebir kullanarak mağdurun direncini kırdığı dikkate alınarak Suça Sürüklenen Çocuğun açıklanan nedenlerle cinsel nitelikteki eylemlerinin ağırlığı itibariyle takdiren alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle 5237 sayılı TCK'nın 103/1-a, 103/4 maddeleri uyarınca çocuğun cinsel istismarı ve 109/1, 109/2, 109/3-f, 109/5 maddeleri uyarınca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilerek, aşağıda yazılı olduğu şekilde hükümler kurulmuştur. '' şeklindeki gerekçe ile hükümler kurulduğu anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

1.Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan hüküm kurulurken belirlenen 3 yıl 9 ay hapis cezası üzerinden 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapıldığında hükmolunan cezanın 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası yerine 2 yıl 13 ay 15 gün olarak belirlenmesi aleyhte temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.

2.Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hüküm kurulurken ise, suçun nitelikli halini düzenleyen 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca temel cezanın belirlenmesi yerine önce aynı maddenin birinci fıkrası uyarınca temel cezanın belirlenmesi devamında ikinci fıkra uyarınca artırım yapılması suretiyle kademeli şekilde uygulama yapılması sonuç cezayı etkilemediğinden bozma sebebi yapılmamıştır.

3.Yapılan eleştiriler dışında yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Erciş Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.10.2022 tarihli ve 2021/174 Esas, 2022/204 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin Tebliğname’ye kısmen uygun kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.12.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog