Esas No
E. 2021/16705
Karar No
K. 2023/7754
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Cinsel Suçlar

9. Ceza Dairesi         2021/16705 E.  ,  2023/7754 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2016/111 E., 2016/173 K.
SUÇ: Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Nevşehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.05.2016 tarihli ve 2016/111 Esas, 2016/173 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Usul ve kanuna aykırı kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Sanık hakkında alt sınırdan hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, kararın bozulmasını talep etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

İlk Derece Mahkemesince; ''Suç tarihinde 12 yaşında olan katılanın kızı mağdur ... ile arkadaşlık yapan sanık ...'in mağdurun ablası ve annesi ile de arkadaşlık yaptığı ve ablası Kübra'ya yönelik cinsel istismar iddiası nedeniyle hakkında ayrı kamu davası açıldığı, sanığın mağdur ve ailesinin yaşadığı eve sık sık oturmaya gittiği, yine 2010 yılı eylül ayı içerisinde gerçekleşen bir ziyarette sanık ile mağdurun, mağdurun ablası ve annesi ile görüştükten sonra yalnız kalmak amacıyla evin başka bir odasına geçtikleri, burada sanığın mağduru dudaklarından öptüğü, sanığın eylemlerine devam etmek isteyip mağdurun üzerine doğru gittiği, ancak mağdurun rıza göstermeyerek sanığı itip odadan çıktığı, sanığın alınan savunmasında ...'yı dudağından öptüğünü kabul etmediği, sadece evlerine gittiği zamanlarda mağdur kendisini kapıda karşıladığında yanaktan öpüştüklerini beyan ettiği, Kayseri Erciyes Üniversitesi Çocuk İhmali ve İstismarını Engelleme Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından mağdurun ruh sağlığı yönünden yapılan muayenesi sonunda hazırlanan raporda "hastanın maruz kaldığı iddia olunan cinsel istismar olayından etkilenmediği ve ruh sağlığının bozulmadığı fakat ailesi ile yaşadığı sorunlar nedeni ile ortaya çıkan problemlerine yönelik psikolojik destek alması gerektiği kanaatine varıldığı" hususunun belirtildiği, mağdurun istikrarlı ve tutarlı anlatımları, sanık ile aralarında sanığa suç atmasını gerektirir herhangi bir husumet bulunmaması, tanık beyanları ve sanığın hayatın olağan akışına uygun bulunmayan savunması karşısında sanığın üzerine atılı suçu işlediği, oluş ile mahkememizin kabulünün de bu yönde olduğu,'' gerekçesi ile hüküm kurulmuştur.

IV. GEREKÇE

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Nevşehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.05.2016 tarihli ve 2016/111 Esas, 2016/173 Karar sayılı kararında sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.11.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.