9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2021/14147 E. , 2023/6961 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2010/55713 Esas sayılı iddianamesi ile suça sürüklenen sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan İzmir 1. Çocuk Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
2.İzmir 1. Çocuk Mahkemesinin, 09.06.2011 tarihli ve 2010/811 Esas, 2011/442 Karar sayılı kararı ile eylemin beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturabileceği gözetilerek görevsizlik kararı verilmiş ve dosya İzmir 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiştir.
3.İzmir 1. Çocuk Mahkemesinin, 25.12.2013 tarihli ve 2010/811 Esas, 2011/442 Karar sayılı ek kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ek görevsizlik kararı verilmiştir.
4.İzmir 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 22.12.2015 tarihli ve 2011/157 Esas, 2015/278 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında; çocuğun cinsel istismarı suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile 62 ve 51 inci maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın ertelenmesine; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 62 ve 51 inci maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın ertelenmesine karar verilmiştir.
5.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 01.07.2020 tarihli ve 14-2016/130045 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz Sebebi
Suça sürüklenen çocuğun 30.09.2010 tarihinde mağdureyi dudağından öpmek dışında herhangi bir eyleminin bulunmadığı, mağdurenin evden kaçıp ruhsal rahatsızlığının vermiş olduğu etki ile senaryo uydurduğu, katılan ...'in beyanlarının aşamalarda çeliştiği, ruh sağlığına ilişkin adli tıp raporunun savunmayı teyit ettiği, mağdurenin cinsel tacize müvekkille tanışmadan önce maruz kaldığı, suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçu işlemediği, belirtilen gerekçelerle beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz Sebebi Tüm dosya kapsamı incelendiğinde suça sürüklenen çocuk hakkında atılı suçlardan erteleme kararı verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
1.Mahkemece ''Suça sürüklenen çocukla 15 yaşından küçük mağdurenin 2010 yılında tanıştıkları, daha sonra aralarında duygusal ilişki geliştiği, bir iki ay kadar bu ilişkilerinin sürdüğü, bu arada buluştukları, 30/09/2010 ve 01/11/2010 tarihlerinde mağdurenin de rızasıyla öpüştükleri, mağdure tam tutarlı olmayan ifadelerinde buluşmalarında konuşmak amacıyla harabe bir binaya gidip suça sürüklenen çocuğun zorla kendisini öptüğünü, göğüslerini okşayıp sıktığını, kalçalarını ellediğini, dudağından ve boynundan öptüğünü, cinsel organını sürtünmek istediğinde kendisinin karşı koyduğunu, ayrıca mağdure ifadesinde birden çok kez buluşup gittiklerinde suça sürüklenen çocuğun aynı hareketleri yaptığını ileri sürmüş ise de, suça sürüklenen çocuk hazırlıktaki savunmasında sadece rızasıyla öpüştüklerini savunmuş ve daha sonraki ifadelerinde suçlamaların hiçbirini kabul etmemiş, ancak eylemlerin zorla gerçekleştiğine dair savunmasının aksini gösterir dosyada başkaca kesin ve şüpheden uzak delil bulunmadığı gibi, mağdurenin anlatımlarının da hayatın olağan akışına uygun düşmediği, özellikle tanıklar ... ve ...'nın anlatımları da dikkate alındığında buluşmaların ve cinsel istismarların rızayla olduğunun kabulü gerektiği, suça sürüklenen çocukla buluştuklarında zorla öptüğünü ve saldırıda bulunduğunu söylediği tarihlerden sonra da tekrar buluştuğundan, buluşup rıza ile öpüştükleri ve suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçun basit cinsel istismar kapsamında kaldığı'' şeklindeki gerekçe ile suça sürüklenen çocuğun atılı suçlardan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.Deliller; savunma, mağdure ile annesi olan katılan ...'in beyanları, tanık anlatımları İstanbul Adli Tıp 6. İhtisas Kurulu ile İstanbul Adli Tıp Genel Kurulunca düzenlenen raporlar, doktor raporları, adli görüşme tutanakları ve kolluk kuvvetlerince tutulan araştırma tutanaklarından ibarettir.
IV. GEREKÇE
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 30.09.2010 ve 01.11.2010 yerine 01.11.2010 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirilmiştir.
A. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafii ve katılan mağdure vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 5271 sayılı Kanun’un 225 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan ''Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir'' şeklindeki düzenleme nazara alınarak yapılan değerlendirmede hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olduğu, açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının kanuna aykırı olduğu gözetildiğinde, Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 26.11.2020 günlü iddianame ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan usulüne uygun açılmış kamu davası bulunmadığı gözetilmeden bu suç yönünden de ek görevsizlik kararı verilip mütalaa sonucunda mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırılık bulunmuştur. Bu nedenle Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
A. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle İzmir 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 22.12.2015 tarihli ve 2011/157 Esas, 2015/278 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde yer alan nedenle İzmir 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 22.12.2015 tarihli ve 2011/157 Esas, 2015/278 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdure vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
31.10.2023 tarihinde karar verildi.