Esas No
E. 2022/13361
Karar No
K. 2023/5372
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

12. Hukuk Dairesi         2022/13361 E.  ,  2023/5372 K.

"İçtihat Metni"...

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/3813 E., 2022/3311 K.

...

...

...

HÜKÜM/KARAR: Esastan Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul ... 11. İcra Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2021/311 E., 2021/624 K.

Alacaklı tarafından 1 adet bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibinde, borçlunun takibin kesinleşmesinden sonraki zamanaşımı itirazı üzerine yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir. Kararın borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.ŞİKAYET

Borçlu şikayet dilekçesinde; takip dayanağı senette düzenleme yeri olmadığından kambiyo vasfının bulunmadığını, bu nedenle açılan takip zamanaşımını kesmediğinden alacağın 10 yıllık zamanaşımına uğradığını, 21.05.2006 vade tarihli senedin de TBK'nın 125.maddesi gereği 20.05.2016 tarihinde zamanaşımına uğradığını ileri sürerek icranın geri bırakılmasını talep etti. II. CEVAP

Alacaklı cevap dilekçesinde; muris borçlu hakkında başlatılan takipte borçlunun borcu kabulü olduğunu, takipten sonra da işlemsiz bırakılmadığını, borçlunun vefatı üzerine mirasçılara takibin yöneltildiğini, murisin itiraz etmediği konuda takibin kesinleşmesinden sonra mirasçıların da itiraz edemeyeceğini, icra müdürlüğünce sehven düşürülen takipte yeni esas numarası alınması üzerine davacının şikayete başvurduğunu, işlemsiz kalan dönemlerde de tapu iptal, mirasın reddinin iptali gibi davalar nedeni ile işlem yapılamadığını, bu davaların da zamanaşımını kestiğini ileri sürerek şikayetin reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; icra takibinin muris borçluya karşı kesinleşmiş olduğu, davacı mirasçı tarafından kambiyo senedinin vasfına itiraz edilerek takibin iptalinin istenemeyeceği ancak yerleşik yargıtay içtihatlarında da belirtildiği üzere; davacı borçlu tarafından, takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun zamanaşımına uğradığı ileri sürülerek icranın geri bırakılması talebinde bulunabileceği, icra takibinin muris borçluya karşı kambiyo senedi vasfı taşımayan senede dayanılarak başlatıldığı, kesinleşmiş olan kambiyo takibinde; mirasçı borçlu yönünden kesinleşmeden sonraki zamanaşımı süresinin on yıl olarak uygulanacağı, alacaklının 2011 yılında borçlu adına kayıtlı araç kaydı sorgulaması ve haciz talebinde bulunduğu, alacaklı vekilinin, mirasçıların mirası ret etmelerine rağmen muris adına kayıtlı taşınmazı kendi adlarına intikalini yaptırdıklarını ileri sürerek; tapu iptal ve tescil davası açtığı, alacaklı vekilinin gerek icra takip dosyasındaki haciz talepleri gerekse de açılan dava ile icra takip dosyasında zamanaşımı süresinin kesildiği ve bu sebeple on yıllık zaman zamanaşımı süresinin dolmadığı gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Borçlu istinaf dilekçesinde; bonoda düzenleme yeri olmadığından senedin adi senet olduğunu, bu nedenle kambiyo takibinin zamanaşımını kesmeyeceğini, 20.05.2006 tarihli senede göre 20.05.2016 tarihinde 10 yıllık zamanaşımının dolduğunu, takibin söz konusu zamanaşımını kesmediğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kural olarak mirasçıların, murisin ölümünden önceki kesinleşmiş işlemlere karşı murisin itiraz hakkı bulunmadığı sürece itiraz edemeyecekleri, mirasçıların başvurusunun, mirasçı olunmadığı, mirasın reddedildiği gibi itirazlarla, imhal, itfa, takibin kesinleşmesinden sonra oluşan zamanaşımı (İİK.71) ve benzeri itirazlar olabileceği,

Öte yandan, kambiyo vasfını haiz olmayan adi senede dayalı olarak kambiyo takibi başlatılmış olması halinde, uygulanacak zamanaşımı işin niteliğine göre belirlenecek olup somut olayda taraflarca da kabul edildiği üzere düzenleme yeri içermeyen takip dayanağı senedin kambiyo vasfını haiz olmaması nedeni ile uygulanması gereken zamanaşımı süresinin, TBK'nın 125.maddesi uyarınca 10 yıl olduğu,

Somut olayda muris ... hakkında 23.06.2006 tarihinde başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibin, ödeme emrinin 26.06.2006 tarihinde icra müdürlüğünce borçluya tebliği üzerine kesinleştiği, borçlunun vefatının ardından takibin mirasçılarına yöneltildiği, mirası ret kararının iptaline dair ilamın kesinleşmesi neticesinde tek mirasçı olan şikayetçi yönünden alacaklı vekilinin 2008, 2015, 2017, 2018 ve devamındaki talepleri uyarınca 10 yıllık zamanaşımının dolmadığı, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Borçlu istinaf dilekçesindeki hususları tekrar etmek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık,takibin kesinleşmesinden sonraki zamanaşımı itirazına ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

TBK 125, İİK 71/2 , İİK 33/a madde hükümleri

3.Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçlunun temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 269,85 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

26.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog