Esas No
E. 2022/15071
Karar No
K. 2023/6419
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Adam Öldürme

1. Ceza Dairesi         2022/15071 E.  ,  2023/6419 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2022/3052 E., 2022/2364 K.
SUÇLAR: Nitelikli kasten öldürme, Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması.

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanığın duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.İnegöl 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.06.2022 tarihli ve 2021/104 Esas, 2022/265 Karar sayılı kararı ile sanık ... ... hakkında;

a)Maktule yönelik nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 24 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve aynı kanunun 58 ... maddesi gereğince hapis cezasının mükerirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine;

b)Katılan ...'e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 35 ... maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve aynı kanunun 58 ... maddesi gereğince hapis cezasının mükerirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

2.... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 26.10.2022 tarihli ve 2022/3052 Esas, 2022/2364 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık ve sanık müdafinin temyiz sebepleri; maktule yönelik haksız tahrikin derecesine, delil değerlendirmesine, hedef gözetmediğine, takdiri indirim uygulanması gerektiğine; katılan ...'e yönelik suç vasfına, gönüllü vazgeçmeye, haksız tahrik ve takdiri indirim uygulanması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1.Maktulün sanığın kardeşi, katılan ...'in ise maktulün oğlu ve sanığın yeğeni olduğu, maktul ile sanığın arasında babalarından miras kalan maktulün koyun ağılının olduğu arsada sanığın da tavuk kümesi yapmasından dolayı başlayan sonrasında ise miras kalan tarla ile traktörün kullanımı ve paylaşımı hususunda yaşanan anlaşmazlıktan dolayı husumet bulunduğu, suç tarihinden yaklaşık 20 gün önce yeni bir traktör almaya karar veren maktul ...'nin kardeşlerini arayıp babalarından kalan traktörün römorkunu kendisinin alması halinde çekici kısmının diğer kardeşler tarafından paylaşılması hususunda tüm kardeşlerine teklifte bulunduğu, suç tarihinden bir gün önce kendisine yeni bir traktör alan maktulün teklifini yinelediği ancak kardeşler arasında bir anlaşma olmadığı için bir paylaşım yapılmadığı, sanık ... ...'nın ise olay günü çalışmakta olduğu fabrikadan kendisine odun verilmesi üzerine babalarından kalma bahse konu traktör ve bu traktöre takılı römork ile odun getirmeye gittiği, bu durumdan haberdar olan maktulün ise eline bir sopa alarak eve dönmekte olan sanık ... ...'nın kullandığı traktörün önüne geçtiği ve taraflar arasında tartışma çıktığı, bu sırada maktulün sopa ile sanığın üzerine yürümesi üzerine sanığın evde bulunan kendi adına kayıtlı av tüfeğini alarak abisi maktul ...'nin yanına geri döndüğü ve hedef gözetmek suretiyle abisi maktule yakın mesafeden üç el ateş ettiği, otopsi raporuna göre öldürücü nitelikteki av tüfeği saçma yaralanmasına bağlı pelvis kemik kırıklarıyla birlikte iç organ ve büyük damar yaralanması sonucu ölümüne neden olacak şekilde maktulün sağ femur başı seviyesinden, sol diz kapağı arkasından ve sağ uyluğundan yaraladığı ve sonrasında vefat ettiği, bu olayın hemen akabinde motosikletiyle olay yerine gelen katılan ...'in de olaya müdahale etmek istediği sırada sanığın elindeki silahı tutarak kendisine engel olmaya çalışan sanığın eşi Gülşah'a rağmen katılanı hedef alarak "babanı vurdum seni de vuracağım" diyerek tüfekle beş metre mesafeden bir el ateş etmesi sonucu katılanın sol serçe parmağı proksimal falanks kök kısmında kayba neden olacak orta 2. derece etkileyecek nitelikte BTM ile giderilemez mahiyette kemik kırığı oluşturacak ancak hayati tehlike oluşturmayacak biçimde yaralandığı şeklinde olayın gerçekleştiği kabul edilerek sanık hakkında maktul ...'ye yönelik eylemi nedeniyle nitelikli kasten öldürme; katılan ...'e yönelik eylemi nedeniyle kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından uygulama yapıldığı anlaşılmıştır.

2.Maktulün ölüm nedenine ilişkin ... Adlî Tıp Grup Başkanlığı ... Morg İhtisas Dairesi 2020/8733/1298/920 sayılı 19.02.2021 tarihli; "Kişinin vücudunda toplam 3 adet av tüfeği yaralanması tespit edilmiş olup, harici muayenede (1) noda tarif edilen sağ femur başı seviyesindeki av tüfeği yaralanmasının oluşturduğu yaralanmanın öldürücü nitelikte olduğu, (2) ve (3) noda tarif edilen av tüfeği yaralanmalarının öldürücü nitelikte olmayıp, oluşturdukları yaralanmaların basit tıbbî müdahele ile giderilemeyecek nitelikte yaralanmalar olduğunu,

3.Av tüfeği saçma taneleri giriş yaraları cilt-cilt altı bulgularına göre yaraların giysili bölgede olması nedeniyle kesin atış mesafesi tayini için kişinin olay sırasında üzerinde bulunan ve delik içeren giysilerinin ATK Fizik İhtisas Dairesine gönderilmesi gerektiğini,

4.Kişinin vücudundan 1 adet plastik tapa ve 2 adet metalik cisim (saçma parçaları) elde edildiğini,

5.Kişinin ölümünün av tüfeği saçma yaralanmasına bağlı pelvis kemik kırıklarıyla birlikte iç organ ve büyük damar yaralanması sonucu meydana gelmiş olduğunu,

6.Ölümü üzerine etkili başka bir nedenin tespit edilmediğini," ve katılanın yaralanmasına ilişkin ... Adlî Tıp Şube Müdürlüğünün 07.12.2021 tarih 2021/14542 sayılı; "Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Servisinin 17.09.2020 tarih ve 10538202 protokol nolu rapor fotokopisinde; sol el 5.mkp düzeyinde ampute, sol femur medialden giriş ve çıkış deliği olan derin doku defekti+, kvc adına acil cerrahi girişim düşünülmediği, Plastik Cerrahi konsültasyon notunda; sol el 5.mkf eklem düzeyinden total ampute ve sol femoral bölge medial sahada 3x2 ve 4x3 cm boyutlarında 2 adet yara, sol el 5. parmak amputatın mevcut durumu nedeni ile replantasyona uygun görülmediği bulunduğu kayıtlı olduğuna, Çekilmiş olan grafilerinde 5. parmak proksimal falanks kök kısmında ampute olduğu, sol femoral bölgede yumuşak dokular içerisinde av tüfeğine ait 2 adet saçma tanesi bulunduğu tespit edildiğine göre;

SONUÇ

Şahısta tarif ve tespit edilen 5. parmak proksimal falanks kök kısmında kayba neden olan yaralanmasının;

1.Şahsın yaşamını tehlikeye sokan bir durum OLMADIĞI;

2.Basit bir tıbbî müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte OLMADIĞI;

3.Vücuttaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisi Hafif (1), Orta (2-3) ve Ağır (4-5-6) olarak sınıflandırıldığında; şahısta tarif edilen kırığın hayat fonksiyonlarını ORTA (2) derecede etkileyecek nitelikte olduğunu" bildirir raporlar dava dosyasında yer almaktadır. 7. Olay yeri inceleme raporu, uzmanlık raporları, bilirkişi raporu, tanık beyanları dava dosyasında mevcuttur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, sanığın maktule yönelik eylemiyle uyumlu suç vasıfının tayininde isabetsizlik bulunmadığı, dosya içeriğinden varlığı anlaşılan, maktulden sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu; Katılan ...'in yaralanmasının boyutu, kullanılan silahın elverişli olması, tanık beyanları ışığında eylemin son bulma şekli göz önünde bulundurulduğunda suçun öldürmeye teşebbüs olarak belirlenmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, katılan ...'den sanığa yönelen haksız bir söz veya eylemin bulunmadığı, olayda gönüllü vazgeçmenin yasal şartlarının oluşmadığı takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Ayrıntıları Ceza Genel Kurulu'nun 02.07.2020 tarih, 2019/13-123 Esas ve 2020/334 Karar sayılı kararında açıklandığı gibi, sanık ...’ın tekerrüre esas alınan kesin nitelikteki adlî para cezasına dair İnegöl 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.04.2019 tarihli ve 2018/337 Esas, 2019/280 Karar sayılı kararına konu mahkumiyet hükmünün, 15.04.2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 14.04.2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanun'un 17. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 272. maddesinin son fıkrasına eklenen "Bu suretle verilen hükümler tekerrüre esas olmaz." şeklindeki ibare gereğince aynı maddenin üçüncü fıkrasında düzenlenen ve kesin olmaları nedeniyle istinaf yasa yoluna başvurulamayacak hükümlerin tekerrür uygulamasına da esas alınamayacaklarına ilişkin düzenlemeye göre sanığın adlî sicil belgesindeki kesin nitelikteki adlî para cezasına dair hükmün tekerrüre esas alınamayacak olması ve başkaca da tekerrüre esas ilamının bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanma koşulu ortadan kalkmış olmasına rağmen tekerrür hükümlerinin uygulanması hukuka aykırı ise de; söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle; ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi'nin 26.10.2022 tarihli ve 2022/3052 Esas, 2022/2364 Karar sayılı kararının sanık hakkında uygulanan tekerrür hükümleri yönünden yasaya aykırılık teşkil ettiğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulandığı A6 ve B5 bentlerinin hüküm fıkraları arasından çıkartılarak diğer hüküm fıkralarının aynen bırakılması suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İnegöl 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.10.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.