Esas No
E. 2020/7134
Karar No
K. 2023/8262
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık

11. Ceza Dairesi         2020/7134 E.  ,  2023/8262 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/92 E., 2015/555 K.
SUÇLAR: Resmi belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmi Onama, kısmi idari para cezası verilmesine yer olmadığına

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanık hakkında;

1.Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrüre,

2.Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan 5237 sayılı Kanun'un 268 inci maddesinin yollamasıyla 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrüre Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR

Olay tarihinde hakkında başka bir suçtan yakalama kararı olan sanığın, kolluk görevlileri tarafından görülmesi üzerine kaçmaya başladığı, yapılan kovalamaca sonucunda yakalandığında üzerinde kendi fotoğrafı bulunan ancak ...'ın kimlik bilgileriyle düzenlenmiş suça konu sürücü belgesinin bulunduğu, uzmanlık raporuna göre, suça konu sürücü belgesinin tamamen sahte olarak oluşturulduğu, aldatıcılık niteliğinin bulunduğu ve sanığın suçunu ikrar ettiği kabul edilerek resmi belgede sahtecilik ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçlarından cezalandırılmasına dair temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükümlerinin kurulduğu anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden

1.Dosya kapsamında toplanan delillere göre, sanığın mahkumiyetine ilişkin Mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

B. Başkasına Ait Kimlik Veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suretiyle İftira Suçu Yönünden

1.Hakkındaki yakalama kararından kurtulmak amacıyla ... isimli şahıs adına düzenlenmiş sürücü belgesiyle dolaşan ve kolluk görevlilerince de tanınan sanığın, kolluk görevlilerince yakalandığında üzerinden suça konu sürücü belgesinin çıkması eyleminde, sanığın, kimliği hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunmadığı gibi ...'a hukuka aykırı bir fiil isnadının da olmadığı anlaşıldığından başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suretiyle iftira suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden yüklenen suçtan beraati yerine mahkûmiyetine hükmedilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

2.Kabule göre de; sanığa yüklenen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suretiyle iftira suçundan kurulan hükümden sonra, 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması ve 5271 sayılı Kanun'un 250 inci maddesinin 11 inci fıkrasına 7331 sayılı Kanun'un 22 nci maddesiyle eklenen ''Seri muhakeme usulü bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması halinde uygulanmaz.'' şeklindeki yasal düzenleme 14.07.2021 tarihinden sonra işlenecek suçlar yönünden uygulanabileceğinden, suç tarihi itibarıyla başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suçunda seri muhakeme usulünün uygulanması gerektiğinden, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR

A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Başkasına Ait Kimlik Veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suretiyle İftira Suçu Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.11.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog