Aramaya Dön

Danıştay 6. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2023/1306
Karar No
K. 2023/3755
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2023/1306 E.  ,  2023/3755 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

ALTINCI DAİRE

Esas No: 2023/1306
Karar No: 2023/3755
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1- …

2.

3.

VEKİLLERİ: Av…
KARŞI TARAF (DAVALI): … Müdürlüğü - …
VEKİLİ: Av…

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: … İli, … İlçesi … köyünde bulunan tapunun … ada …sayılı parselinde kayıtlı taşınmazın bulunduğu bölgede yapımına başlanan … Barajı HES ve … Karayolu yol yapım inşaatı çalışmaları nedeniyle toprak kaymalarının meydana geldiği ve bundan dolayı taşınmazlarının zarar gördüğünden bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararın karşılanması talebiyle yaptığı … tarih ve … sayılı başvurunun yasal süre içerisinde cevap verilmemek suretiyle zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile taşınmazların kullanılamaz hale geldiği, mülkiyet hakkının kalıcı ve sürekli olarak kısıtlandığından bahisle taşınmaz bedelinin karşılığı (ıslah edilen) 435.132,55- TL tazminatın davalı idareden tahsiline karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu işlemin iptali talebi yönünden davanın incelenmeksizin reddi, manevi tazminat isteminin kabulü yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusun … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla kabulüne Mahkeme kararının kaldırılarak dosyanın yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesi üzerine … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla davacıların mülkiyetinde bulunan … ili, … ilçesi, … köyünde bulunan ve tapunun … ada … parselinde kayıtlı taşınmazları da kapsayan bölgede … Barajı ve Hidroelektrik Santrali kapsamında … karayolu yapım çalışmaları sırasında dinamit patlatılması ve yol çalışmaları nedeniyle meydana gelen toprak kaymalarından dolayı bölgenin Bakanlar Kurulunca afete maruz bölge kapsamına alındığından ve taşınmazların tapu kaydına afet bölgesi şerhi işlendiğinden, bölgeye iskan yasağı getirildiğinden, sulu tarım yapılamaz hale geldiğinden, taşınmazların bu durumu nedeniyle serbest piyasada alıcı bulunamadığından ve mülkiyet hakkı kısıtlandığından, bölgede taşınmazı olan bazı şahısların açtıkları davalar neticesinde kamulaştırmasız el atma nedeniyle maddi tazminat aldıklarından ve artık taşınmazların kamulaştırılmasını istediğinden bahisle taşınmazların kamulaştırılıp kamulaştırılmayacağı yönünde idareye yapılan … tarih ve … sayılı başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile taşınmazların her yıl devam eden toprak kaymaları nedeniyle süreklilik ve kalıcılık arz edecek şekilde kullanılamaz hale gelmesi, taşınmazlar üzerindeki mülkiyet hakkının kalıcı ve sürekli olarak kısıtlanması sebebiyle taşınmazların bedelinin karşılığı olarak 435.132,55-TL (miktar artırımı sonucunda) maddi tazminatın ödenmesi talebiyle bakılan davanın açıldığının anlaşıldığı, kararda yer verilen mevzuat ve yargı içtihatları çerçevesinde uyuşmazlık değerlendirildiğinde davacı vekilince taşınmazın kamulaştırılması ve zararlarının tazmin edilmesi talebiyle miktar içermeyen dilekçe ile davalı idareye müracaat edildiği, davalı idarece cevap verilmemesi üzerine iş bu davanın açıldığı, dolayısıyla kamulaştırma mevzuatı çerçevesinde bir sürecin yürüdüğü ve baraj yolu çalışması nedeniyle heyelan oluştuğu belirtilerek, zararın bizatihi barajın varlığından kaynaklandığının iddia olunduğu, davalı idareye yapılan başvurunun da taşınmazın kamulaştırılması istemi olduğu ve taşınmazın sürekli olarak kullanılamaz hale geldiği iddialarıyla taşınmazın tamamının değerinin karşılanmasına ilişkin taleplere dava dilekçesinde yer verildiği birlikte değerlendirildiğinde, uyuşmazlığın Kamulaştırma Kanununun 12. maddesinde düzenleme altına alınan kısmi kamulaştırma (mücavir alan kamulaştırması) müessesesi çerçevesinde çözümleneceği sonuç ve kanaatine varıldığı, bu durumda, Kamulaştırma Kanununun 12. maddesi kapsamında taşınmazının kısmi kamulaştırmasının yapılıp yapılmayacağı noktasında düğümlenen uyuşmazlığın adli yargı yerinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 15/1-a hükmü uyarınca davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İdare Mahkemesince verilen kararın usul ve hukuka aykırı olduğu, istinaf isteminin reddi yolunda verilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve Danıştay Onuncu Dairesinin 26/10/2022 tarih ve E:2020/3901, K:2022/4781 sayılı kararıyla Dairemize gönderilen dosyadaki belgeler aynı konuya ilişkin olarak açılan Dairemizin E:2023/1303, E:2023/1304, E:2023/1305, E:2023/1307 sayılı dosyaları birlikte değerlendirilerek işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY : … İli, … İlçesi … köyünde bulunan tapunun … ada … sayılı parselinde kayıtlı taşınmazın bulunduğu bölgede yapımına başlanan … Barajı HES ve … Karayolu yol yapım inşaatı çalışmaları nedeniyle toprak kaymalarının meydana geldiği ve bundan dolayı taşınmazlarının zarar gördüğünden bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararın karşılanması talebiyle yaptığı … tarih ve … sayılı başvurunun yasal süre içerisinde cevap verilmemek suretiyle zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile taşınmazların kullanılamaz hale geldiği, mülkiyet hakkının kalıcı ve sürekli olarak kısıtlandığından bahisle taşınmaz bedelinin karşılığı (ıslah edilen) 435.132,55- TL tazminatın davalı idareden tahsiline karar verilmesi istemiyle görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT ve HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b maddesinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır. İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.

İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır. Bu bağlamda hizmet kusuru, özel hukuktaki anlamından uzaklaşarak nesnelleşen, anonim bir niteliğe sahip, bağımsız karekteri olan bir kusurdur. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır.

İdari makamların, bir kamu hizmetinin yürütülmesi için kamu hukuku kurallarına göre, tek yanlı irade ile yaptıkları kendiliğinden uygulanabilen ve hukuki sonuçlar doğuran kararları idari işlem niteliğindedir. Dolayısıyla idari makamların bu husustaki etkinliklerinden doğacak uyuşmazlıkların, 2577 sayılı Yasanın 2. maddesi uyarınca idari yargı yerlerince görüleceği ve çözüme kavuşturulacağı açıktır. İdari işlem ve eylemlerden doğan zararların tazmini taleplerinin ise; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 12. ve 13. maddeleri uyarınca, İdari Yargı yerlerinde açılacak tam yargı davalarına konu edilmeleri, anılan Kanun hükümlerinin gereğidir. Dolayısıyla, davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde yer alan "İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları," hükmü gereğince idari yargı yerinde görülmesi gerekmektedir.

Uyuşmazlık Mahkemesince verilen 21/10/2019 tarihli, E:2019/656, K:2019/691 sayılı, dava konusu olaya benzer nitelikteki kararı da aynı yöndedir.

Olayda, davacılara ait olan ... İli, ... İlçesi ... köyünde bulunan tapunun ... ada... sayılı parselinde kayıtlı taşınmazın bulunduğu bölgede yapımına başlanan ... Barajı HES ve ... Karayolu yol yapım inşaatı çalışmaları nedeniyle toprak kaymalarının meydana geldiği ve bundan dolayı taşınmazlarının zarar gördüğünden bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararın karşılanması talebiyle yaptığı ... tarih ve ... sayılı başvurunun yasal süre içerisinde cevap verilmemek suretiyle zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile taşınmazların kullanılamaz hale geldiği, mülkiyet hakkının kalıcı ve sürekli olarak kısıtlandığından bahisle taşınmaz bedelinin karşılığı (ıslah edilen) 435.132,55- TL tazminatın davalı idareden tahsiline karar verilmesi istemiyle görülmekte olan davanın açıldığı, davacıların uğramış oldukları zararın, her ne kadar İdare Mahkemesince davanın 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu kapsamında dava konusu taşınmazların kamulaştırılmasından ve söz konusu Kanunun 12. maddesi uyarınca değerlendirilmesi gerektiği iddia edilmişse de, söz konusu uyuşmazlığın taşınmazın kamulaştırılmasından kaynaklanmadığı, kamulaştırmaya dair dosyada herhangi bir bilgi ve belge yer almadığı, aynı zamanda dosyada yer alan Jeolojik Etüt Raporunda da belirtildiği üzere, taşınmazın bulunduğu bölgede yapımına başlanan … Barajı HES ve .. Karayolu yol yapım inşaatı çalışmaları nedeniyle toprak kaymalarının meydana geldiği ve söz konusu alanın 2005-2006 yıllarında arasında yapılan bu çalışmalar sonucunda oluşan zararlara istinaden Bakanlar Kurulu Kararı ile Afete Maruz Bölge kapsamına alındığı ve davanın konusunun idarenin eyleminden kaynaklanan bir zarar olduğu anlaşıldığından, söz konusu uyuşmazlığın yargısal denetimi idari yargı alanında ve idare mahkemelerinin görevinde bulunmaktadır. Nitekim aynı konuya ilişkin olarak açılan davalarda İdare Mahkemesince verilen kararların temyiz incelemesine dair Dairemizin E:2020/10539, E:2020/10541, E:2020/10543, E:2020/10540, E:2020/10542 sayılı dosyalarında da verilen kararlar bu doğrultudadır. Bu itibarla, davanın görev yönünden reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;

1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacıların temyiz istemlerinin kabulüne,

2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle görev yönünden reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,

3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 12/04/2023 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog