Esas No
E. 2021/25551
Karar No
K. 2023/7474
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık

11. Ceza Dairesi         2021/25551 E.  ,  2023/7474 K.

"İçtihat Metni"B O Z M A Ü Z E R İ N E

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2018/35 E., 2019/685 K.
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER: Cumhuriyet Savcısı, Sanık müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkileriinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.... 14.Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.03.2015 tarihli ve 2014/335 Esas, 2015/129 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.

2....

14.Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.03.2015 tarihli ve 2014/335 Esas, 2015/129 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 11.12.2017 tarihli ve 2017/26625 Esas, 2017/26654 Karar sayılı kararı ile sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, "hükümden sonra ve 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri yapılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle" bozulmasına karar verilmiştir.

3.... 14. Asliye Ceza Mahkemesinin,11.06.2019 tarihli ve 2018/35 Esas, 2019/685 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, 53 ve 51inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezasının ertelenmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.Cumhuriyet Savcısı, sanık hakkında dolandırıcılık suçundan dolayı hüküm kurulurken, yasa maddesindeki hapis cezasının alt sınırdan belirlendiği halde, adli para cezasının aynı gerekçeye ve başka gerekçe göstermeden alt sınırdan uzaklaşılarak 30 gün olarak belirlenmesi, Mahkemece verilen bozmadan önceki kararda sanık hakkında adli para cezasının alt sınırdan 5 gün olarak tayin edildiği, kararın sanık tarafından temyiz edildiği halde mahkemece sanığın kazanılmış hakkı nazara alınarak sonuç cezanın 80 TL adli para cezası olarak belirlenmesi gerekirken bu husus gözetilmeyerek sanık hakkında 500 TL adli para cezasına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile hükmü temyiz etmiştir.

2.Sanık, olayın hukuki ihtilafa konu olduğunu, kanıtların toplanmadığını belirterek hükmü temyiz etmiştir. III. OLAY VE OLGULAR

1.D...ilçesine bağlı...beldesinde 2012 yılında Kadastro tespit çalışmaları yapıldığı sırada, katılanın bir kısım köy halkının arazi satın aldığını duyması üzerine kendisinin de arazi satın almaya karar verdiği, Kadastro tespit çalışmaları sırasında orada çalışan sanığın kendisine ait arazi olduğunu belirterek bu araziyi satabileceğini taşınmazın katılan adına yazılacağı ve askı ilan işlemleri tamamlandıktan sonra katılan adına tapu kaydının çıkartılacağını söylediği, bu kapsamda katılan ile anlaştıkları ve katılanın 09.03.2012 tarihinde yeğeni ...'e 4.000,00 TL para verdiği, ...n bu parayı yanında ...'e verdiği, sanığa 4,000,00 TL peşin para ödediği, kalan 2.000,00 TL parayı katılanın kayınpederi olduğunu söylediği ...'un 091256680460-5001 numaralı Ziraat Bankası ... Şubesi'ne ait hesabına 14.03.2012 tarihinde arkadaşı ...in hesabından yatırdığı olayda, sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediği iddia ve kabul olunmuştur.

2.

Tanık ... beyanında, sanığın yanında ölçüm cihazını kurma işine yardımcı olduğunu, teyzesi olan katılanın da arsa almak istemesi üzerine sanık ile görüştüğünü, sanığın köyde kendisinin de arsasını olduğunu bu arsayı teyzesine satabileceğini söyledi, tarafların 6,000,00 TL'ye anlaştıklarını, katılanın sanığa elden 4.000,00 TL ödediğini, askı listelerinde katılanın adını göremeyince sanığın düzelteceğini, düzeltemezse de parayı iade edeceğim diye söylediğini ancak daha sonra sanığa ulaşamadıklarını beyan etmiştir.

3.Sanık katılanın kendisinin ve akrabalarının yer tespitini yaptığını, yaklaşık 1 ay sonra 2.000,00 TL'lik yer tespit parasını kardeşi ...'un hesabına yatırdığını, katılana yerim var diyerek satılık olduğunu söylemediğini beyan ederek üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir.

4.Bozma üzerine, 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği, uzlaşmanın sağlanamadığı yönünde rapor düzenlendiği görülmüştür.

5.Mahkeme, sanığın savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, üzerine atılı dolandırıcılık suçunun sabit olduğu kanaatine varılarak mahkûmiyet hükmü kurmuştur. IV. GEREKÇE

1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile düzeltilen husus dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

2....

14.Asliye Ceza Mahkemesinin,11.06.2019 tarihli ve 2018/35 Esas, 2019/685 Karar sayılı kararında, sanık hakkında hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde, ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi ve daha önce kurulan mahkûmiyet hükmünün, sanığın temyizi üzerine bozulması karşısında, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca, sanık hakkında adli para cezasının önceki cezadan fazla olarak belirlenmesi, hukuka aykırı bulunmuş ve bu hukuka aykırılığın Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

3.Her ne kadar gerekçeli kararda suç tarihi 2012 şeklinde belirlenmiş ise de; suç tarihinin 14.03.2012 olarak mahallinde düzeltilmesi ve 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ...

14.Asliye Ceza Mahkemesinin,11.06.2019 tarihli ve 2018/35 Esas, 2019/685 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının adli para cezası ile ilgili kısımlarından sırasıyla "30 gün", "25 gün" ve "500 TL" ibarelerinin çıkartılarak yerlerine sırasıyla "5", "4" ve "80 TL" ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.10.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog