Esas No
E. 2021/26693
Karar No
K. 2023/7475
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık

11. Ceza Dairesi         2021/26693 E.  ,  2023/7475 K.

"İçtihat Metni"B O Z M A Ü Z E R İ N E

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2018/140 E., 2019/529 K.
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1....

4.Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.04.2013 tarihli ve 2012/491 Esas, 2013/1129 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

2....

4.Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.04.2013 tarihli ve 2012/491 Esas, 2013/1129 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 16.03.2017 tarihli ve 2017/873 Esas, 2017/7706 Karar sayılı kararı ile sanığın eylemlerinin hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 14 üncü maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendi, kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık fiiline ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği zorunluluğu nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3.... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.06.2019 tarihli ve 2018/140 Esas, 2019/529 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 ve 58 inci maddesi uyarınca 2 yıl hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık kararın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu beyan ederek hükmü temyiz etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

1.Şikâyetçinin 25.11.2011 tarihinde 0536 ... .. .. nolu telefondan arandığı, kendisini ... Cumhuriyet Başsavcısı Cihan Atalay olarak tanıtan kişinin, şikâyetçi adına sahte kredi kartı düzenlendiğini, 30-40 bankadan kredi çekileceğini, hesaplarının boşaltılması gerektiğini, talimatlarına göre hareket etmesini istediğini, sonra telefonu kendisini komiser olarak tanıtan şahsın aldığını, ATM'den kendi hesabındaki parayı çekip ..6456 nolu kredi kartı hesabına 2.000,00 TL yatırdığını, limit dahilindeki tüm paranın çekilmesini gerektiğini söylemesi üzerine bir kuyumcuya giderek 7.500,00 TL karşılığında para çekimi yaptırdığını ve 6.900,00 TL nakit aldığını, onu da 2.900,00 TL ve 4.000,00 TL olmak üzere iki parça halinde aynı hesaba yatırdığı, yatırılan paranın sanık tarafından kullanılmak suretiyle menfaat temini ile üzerine atılı suçu işlediği iddia ve kabul olunmuştur.

2.Yapılan soruşturma kapsamında şikâyetçinin para yatırmış olduğu kredi kartı hesabının sanığa ait olduğu ilgili banka yazısı ile tespit edilmiştir.

3.Sanık beyanında, kart hesabının kendisine ait olduğunu, kartın halihazırda uhdesinde olduğunu, 2011 yılı ekim ayı sonlarında üç kişi tarafından dağa doğru götürülerek dövüldüğünü, parasının alındığını, kartının bir süre bu şahıslarda kaldığını beyan ederek üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir.

4.Sanığın beyanında geçen şahısların kimlik bilgileri tespit edilememiş, sanığın olay tarihi ile ilgili kolluk kuvvetlerine bir başvurusunun olmadığı kolluk araştırmaları ile belirlenmiştir.

5.Sanığa yüklenen dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı yönünde 25.07.2018 tarihli rapor düzenlendiği görülmüştür.

6.Mahkemece, şikâyetçinin arayan kişi tarafından kendisini kamu görevlisi olarak tanıtmak suretiyle aldatılarak sanığın banka hesabına para yatırmasının sağlandığı, hesabına para yatan sanığın menfaat temin ettiği, sanığın aşamalardaki savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğunun kabulü ile TCK'nın 158/1-l bendinde yazılı dolandırıcılık suçunu işlediği sabit görülmüş olup, suç tarihinde yürürlükte bulunan TCK'nun 157/1 hükmü ile suç tarihinden sonra yürürlüğe giren TCK'nın 158/1-l hükümlerinden hangisinin sanığın lehine olduğu belirlenmek gerekmekle, suç tarihinde yürürlükte bulunan yasanın eylem karşılığında öngörülen hapis cezasının alt ve üst sınırları bakımından sanığın lehine olduğu anlaşılmakla sanığın kazanılmış hakkı da göz önünde bulundurularak TCK'nın 157/1 maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

2.Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.06.2019 tarihli ve 2018/140 Esas, 2019/529 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıkların temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle, ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.10.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog