Esas No
E. 2021/33516
Karar No
K. 2023/7476
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık

11. Ceza Dairesi         2021/33516 E.  ,  2023/7476 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

KARAR TARİHİ: 20.04.2016
SAYISI: 2016/12 Esas, 2016/72 Karar
SUÇLAR: Resmi belgede sahtecilik, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, hakaret
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.04.2016 tarihli ve 2016/12 Esas, 2016/72 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;

1.Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 3 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,

2.Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son cümlesi, 52, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 5 yıl hapis ve 13.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,

3.Hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz isteği, atılı suçları işlemediğine, çekin kendisi tarafından verilmediğine, haksız olarak alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verildiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1.Katılan ...'ın tanık H.Y. aracılığı ile hurmalarını satmak üzere sanık ... ile telefonla irtibata geçtiği, sanığın kendisinin gelmeyeceğini, kamyon göndereceğini söyleyerek suça konu şikâyetçi ...'nın yetkilisi olduğu ... İnş... Ltd. Şti.ye ait 6.500,00 TL bedelli çeki kamyoncu ile gönderdiği, ürünlerin kamyona yüklenerek götürüldüğü, katılan ...'in çek hesabı sahibi şikayetçi ...'ya çeki sorduğunda sahte olduğunu anlaması üzerine, sanığı telefonla aradığı, sanık tarafından kendisine hakaret edildiği iddialarıyla sanık hakkında resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık ve hakaret suçlarından kamu davaları açılmıştır.

2.... Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 06.04.2012 ve 30.04.2015 tarihli uzmanlık raporlarında; suça konu çekin tamamen sahte olduğu ve aldatıcılık niteliğinin bulunduğu, keşideci imzasının sanığın eli ürünü olmadığı belirtilmiştir.

3.Sanık soruşturma evresinde alınan beyanında; hatırlamadığı bir tarihte ... ...isimli bir kişiye ayva sattığını ve karşılığında 4 adet çek aldığını, bu çekleri yaptığı işlerde kullandığını, suça konu çekin de bu çeklerden birisi olabileceğini, ... ...isimli kişi hakkında piyasaya sahte çek sürmesi olayı ile ilgili çok sayıda dava olduğunu, bu kişiyle yaptığı alışverişe ilişkin elinde herhangi bir belge olmadığını, şahsın açık kimlik ve adres bilgilerini bilmediğini beyan etmiş, Mahkemedeki savunmasında ise; katılan ... ile herhangi bir alışverişinin olmadığını, suça konu çeki kendisinin vermediğini bildirmiştir.

4.Soruşturma evresinde, sanığın beyanında geçen ... ...isimli kişi hakkında soruşturma bulunup bulunmadığı sorulmuş, gelen cevapta, adı geçen şahıs ile ilgili bir soruşturma bulunmadığı belirtilmiştir.

5.

Tanık H.Y. beyanında; hurma satın almak için kendisi ile irtibat kuran kişinin SEGBİS sisteminde ekranda görünen sanık olduğunu, sanığa 11.000,00 TL'lik kendisine ait hurma mahsulü sattığını, karşılığında sanığın bir kısmı için nakit, kalan kısım için çek verdiğini, katılan ...'in de bu alışverişe güvenerek sanığa ürün satmak istediğini ve kendisinden sanığın telefon numarasını alarak aradığını ve ürünlerini ona sattığını beyan etmiştir.

6.Mahkemece, sanık savunması, katılan ve tanık beyanları, uzmanlık raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek sanığın atılı suçları işlediği sabit kabul edilip temyize konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuş, suçların işleniş şekli, sanığın suç kastının yoğunluğu, oluşan zararın vasfı ve miktarı dikkate alınarak takdiren alt sınırdan uzaklaşıldığı, sanığın duruşma tutanağına da yansıyan saygısız tavırları, geçmişi, suç işleme hususundaki eğilimi ve adli sicil kaydı göz önüne alınarak cezalarda takdiri indirim yapılmadığı belirtilmiştir.

IV. GEREKÇE

A. Nitelikli Dolandırıcılık ve Resmi Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden

1.Sanık hakkında tekerrüre esas alınan ...

3.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2008/576 Esas ve 2009/174 Karar sayılı ilamına konu dolandırıcılık suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesi gereğince uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla; bu suç yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırıldıktan sonra sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasına ilişkin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

2.Olay ve olgular bölümünde ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, sanığın suça konu sahte çeki katılandan aldığı ürünler karşılığında verdiği ve bu şekilde haksız menfaat temin etmeye çalıştığı ve sanığın çeki aldığını söylediği ... Ahmet Gencer'in adres ve kimlik bilgilerine yönelik açıklamada bulunamadığı, onunla yaptığı alışverişe ilişkin herhangi bir belge sunamadığı ve tanık H.Y.'nin sanığı teşhis ettiği, hukuki ve yeterli gerekçe gösterilerek alt sınırdan uzaklaşıldığı ve takdiri indirim uygulanmadığı anlaşılmakla mahkemenin suçların sübutuna yönelik kabulünde ve uygulamasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suçların vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

B. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

1.5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesi uyarınca, 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen hakaret suçunun uzlaşma kapsamında olması karşısında, 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri uyarınca, uzlaşma hükümlerinin uygulanması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

2.Sanığa isnat edilen dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçları ile hakaret suçunun birlikte işlenmediği, bu nedenle üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren hakaret suçundan dolayı kurulan hükümden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun karar yerinde değerlendirilmesi gerekliliği, Nedenleriyle temyize konu karar hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

A. Nitelikli Dolandırıcılık ve Resmi Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle, Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.04.2016 tarihli ve 2016/12 Esas, 2016/72 Karar sayılı kararlarında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle, Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.04.2016 tarihli ve 2016/12 Esas, 2016/72 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.10.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.