10. Ceza Dairesi
10. Ceza Dairesi 2022/14809 E. , 2024/9 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Nazilli Cumhuriyet Başsavcılığının 10.09.2014 tarihli iddianamesi ile sanığın 2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanun'a (2313 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2.Nazilli 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 15.09.2015 tarih 2014/1115 Esas 2015/1092 Karar sayılı kararı ile sanığın 2313 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin beşinci fıkrası 2. cümle ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir .
3.Temyiz üzerine; Dairemizin 14.09.2020 tarihli ve 2019/8905 Esas 2020/3287 Karar sayılı kararı ile "Sanığın ikametinin arkasında dikili olarak ele geçirilen farklı boylarda toplam 50 kök kenevirden olgunlaştıklarında elde edilecek esrarın, kişisel kullanımı için gerekli miktardan çok fazla olacağı, Dairemizin genel uygulamalarına göre, ticari amaçla ekildiklerine ilişkin başka delil yoksa 20 köke kadar dikili kenevirin kişisel kullanım kapsamında ekildiğinin kabul edilebileceği dikkate alınarak, sanığın eyleminin 2313 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin beşinci fıkrasının 1. cümlesinde düzenlenen esrar elde etmek amacıyla kenevir ekme suçunu mu yoksa aynı fıkranın 2. cümlesinde düzenlenen münhasıran kendi kullanımı için kenevir ekme suçunu mu oluşturduğuna ilişkin delilleri tartışma ve değerlendirme görevinin suç tarihinden önce 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la 2313 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinde yapılan değişiklikle birlikte, üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilip görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla hüküm kurulması," nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4.Nazilli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.10.2020 tarihli ve 2020/607 Esas, 2020/664 Karar sayılı kararı ile atılı suça bakma görevinin Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilerek dosya yetkili ve görevli olduğu belirtilen Nazilli Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiştir.
5.Nazilli 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 28.01.2021 tarihli ve 2020/34 Esas, 2021/14 Karar sayılı kararı ile sanığın 2313 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin beşinci fıkrası 1. cümle ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ancak 5271 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesi son fıkrası uyarınca kazanılmış hakkı gözetilerek 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
6.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği özetle; sanığın bahçesinde bulunan kenevirleri kullanma amacı ile ektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın kendisine ait arazide kenevir ektiği bilgisi üzerine sanığın arazisine gidildiğinde 50 kök ekili kenevirin bulunduğu ve sanığın aşamalardaki savunmalarında da bu kenevirleri kendisinin ektiğini kabul ettiğini belirttiği bu sebeple atılı suçu işlediği gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Nazilli 2. Ağır Ceza Mahkemesi 28.01.2021 tarihli ve 2020/34 Esas, 2021/14 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle, hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.01.2024 tarihinde karar verildi.