7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2022/7034 E. , 2024/74 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
KARAR : Başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün harç ve vekalet ücreti yönünden kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinden kaynaklı tapu iptal ve tescil ile eksik ifa nedeni ile tazminat talepli davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün harç ve vekalet ücreti yönünden kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalılardan ... Mimarlık Ltd. Şti. ve ... arasında İzmir 2. Noterliğinin 27.11.2014 tarihli düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin yapıldığını, davalı ... Mimarlık tarafından yapılacak binada l. bodrum katta yer alan 2 numaralı dairenin davacıya satılması konusunda satış vaadinde bulunulduğunu, davacı tarafından satın alınan dairenin gerçek satış bedelinin tamamının peşin olarak satmayı vaat eden arsa sahibi ve müteahhide elden ödendiğini, söz konusu sözleşmeye sadık kalınmadığını ve davacıya ait olan dairenin küçültüldüğünü, davacıya ait olan l. bodrum kattaki 2 numaralı dairenin davalı ... adına tapuda tescil edildiğini belirterek dava konusu İzmir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 1. bodrum kat, 2 numaralı dairenin tapusunun iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 5.000,00 TL daire fark bedelinin davalılar ... Mimarlık Dekorasyon Yapı Nak. San. Tic. Ltd. Şti. ve ...'dan tahsiline, tapu iptali ve tescilinin mümkün olmaması halinde sözleşmeye göre davacıya satılan dairenin dava tarihindeki değerinin tespit edilerek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2.
Davacı vekili 04.10.2018 tarihli ıslah dilekçesinde; 5.000,00 TL olarak açılan daire fark alacağının bilirkişi raporunda 30.000,00 TL olarak belirlenmesi nedeni ile alacağı 25.000,00 TL artırarak 30.000,00 TL' ye yükselttiklerini, 30.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılar ... ve ... Mimarlık Dekorasyon Yapı Nak. San. Tic. Ltd. Şti.'den alınmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davalı ... ile yapılan bir sözleşmenin bulunmadığını, arsanın davacı tarafından getirildiğini, komisyon olarak bir dairenin talep edildiği, 30.000,00 TL aracılık hizmeti kabul edilerek kalan miktarın ödenmesi karşılığında dairenin davacıya satılmasının kararlaştırıldığını, ancak davacı tarafından ödeme yapılmadığını, davacıya vaat edilen dairenin 2. bodrum kat 1 numaralı daire olduğunu, belediye tarafından numaralarda değişiklik yapıldığını, bu nedenle tapu iptal ve tescil talebinin reddine karar verilmesini istemiş, komisyon ücreti tutarındaki bir miktarın davacıya ödenebileceğini ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki satış vaadi sözleşmesinin noterde usulüne uygun olarak düzenlendiği, sözleşme gereğince 1. bodrum kat 2 numaralı dairenin davacıya satışının vaat edilmesine rağmen davalı ...'a satışının yapıldığı, davacının vaat alacaklısı olarak 99,60 m2 alanında daire alması gerekirken satış vaadine konu 1. bodrum kat 2 numaralı dairenin 81,00 m2 olarak inşa edildiği, kayıt maliki ...'ın tevhit olan taşınmaz maliki olduğu, dolayısıyla satış vaadi sözleşmesi, kat karşılığı inşaat sözleşmesi ve satış vaadinden haberdar olmadığından söz edilemeyeceği gerekçesiyle davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline; eksik alanlı daire yapılmasından dolayı aradaki değer farkı olan 30.000,00 TL'nin davalılar ... ve ... Mimarlık Dekorasyon Yapı Nak. San. Tic. Ltd. Şti.'den tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece karşılıklı edimlerin yerine getirilip getirilmediği araştırılmaksızın karar verildiğini, davacı tarafından bedelin ödenmediğini, bu nedenle sözleşmenin fesih olduğunu, davacının bedeli ödediğine dair yazılı bir delili sunamadığını, kaldı ki taşınmazın değerinin 30.000,00 TL olmadığını, sözleşmenin geçersiz hale geldiğinin kabul edilmesi gerektiğini, ifa imkansızlığının olduğunu, ruhsat alınması için projede değişiklik yapmak zorunda kalındığını, bilirkişi raporunda hesaplama sırasında otoparktan gelen m2'nin hiç hesaplanmadığını, davanın tümden reddinin gerektiğini, her ne kadar dava dilekçesine davalı olarak gösterilmişse de davacının davalı ...'dan bir talebinin olmadığını, bu davalı hakkında hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, davacının davalılardan taleplerinin farklı olduğunu, bu nedenle harç ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin tek kalemde hesaplanmasının hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının bedelini ödeyerek satın aldığı bağımsız bölümün, sözleşme ve sözleşme eki krokide konumu açıkça tanımlandığı üzere 1. bodrum kat 2 numaralı bağımsız bölüm olduğu, 6 parsel sayılı taşınmaz maliki olan ...'ın dava konusu bağımsız bölümün davacıya satıldığını bilmesi gereken kişi olduğu, iyiniyetli malik olmadığı bu nedenle verilen tescil kararında bir isabetsizlik bulunmadığı, davacının eksik ifa nedeniyle tazminat isteğine gelince, alınan bilirkişi raporu ile 15 m2 eksik ifa bulunduğu, dava tarihi itibarıyla eksik ifa karşılığının 30.000,00 TL olduğu, mahkemece bu bedelin tahsili yönündeki kararının doğru olduğu, ancak eldeki davada davacı, tüm davalılar aleyhine açtığı davada tapu iptal ve tescil, ... dışındaki davalılar aleyhine açtığı davada ise tazminat isteğinde bulunduğu, her iki dava yönünden kurulan hükme göre harç ve yargılama giderlerinin ayrı ayrı belirlenerek aleyhine hüküm kurulan davalılardan tahsiline karar verilmesi gerekirken tek harç ve vekalet ücreti belirlenip tüm yargılama giderlerinin tüm davalılardan alınmasına karar verilmiş olmasının doğru olmadığı gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında davanın kabulüne karar verilmiş, harç ve yargılama gideri yeniden hesaplanmıştır.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil ve tazminat istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 706 ve 716 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 29 ve 237 inci maddeleri, 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 89 uncu maddesi.
3.Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Kaynağını, mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 22 nci (6098 sayılı TBK'nun 29 uncu) maddesinden alan taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri, mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 213 üncü (6098 sayılı TBK'nun 237 nci) maddesi ile Türk Medeni Kanunu'nun 706 ncı ve Noterlik Kanunu'nun 89 uncu maddesi hükümleri uyarınca noter önünde re’sen düzenlenmesi gereken, bir başka anlatımla geçerliliği resmi şekil şartına bağlı kılınan, tam iki tarafa borç yükleyen ve kişisel hak sağlayan sözleşme türüdür. Vaat alacaklısı, taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile mülkiyet devir borcu yüklenen satıcıdan edim yerine getirilmediğinde Türk Medeni Kanunu'nun 716 ncı maddesi uyarınca açacağı tapu iptali ve tescil davasında borcun hükmen yerine getirilmesini isteyebilir. Somut olayda, taraflar arasındaki gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin kanunun aradığı şekil şartına uygun yapıldığı, sözleşmede bedelin tamamen ve haricen alındığının açıkça yazılı olduğunun anlaşılmasına göre davanın kabulünde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.01.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.