11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2020/6753 E. , 2023/7626 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ ... 3
. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.11.2015 tarihli ve 2012/1185 Esas, 2015/1110 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1.Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2.Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun 268 inci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 267 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; verilen cezanın fazla olduğuna, lehe hükümlerin uygulanmadığına, iftira suçunu işlemediğine, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Suç tarihinde Devlet Hastanesi önünde kavga ettiği esnada yakalanan sanığın görevlilere kendisini ...olarak tanıtıp bu kişinin adına düzenlenmiş sürücü belgesini ibraz ettiği ve genel adli muayene raporunun ...adına düzenlendiği, sanığın üzerinde yapılan aramada ise kendi fotoğrafının bulunduğu ... adına düzenlenmiş sürücü belgesi ile mesleki yeterlilik belgesinin ele geçirildiği, belgelerin sahte ve iğfal kabiliyetini haiz oldukları iddiasıyla resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2.Katılan ... beyanında, iddiaları doğrulayarak sanıktan şikayetçi olduğunu belirtmiştir.
3.Sanık savunmasında, suçlamayı kabul ettiğini ifade etmiştir.
4.Şikayetçi ...adına düzenlenmiş 08.07.2012 tarihli tutanak ile genel adli muayene raporunun dosyada mevcut olduğu anlaşılmıştır.
5.İnceleme konusu katılan ... adına düzenlenmiş sürücü belgesinde fotoğraf değişikliği yapıldığı ve yapılan sahteciliğin iğfal kabiliyetini haiz olduğuna, şikayetçi ...adına düzenlenmiş sürücü belgesindeki mevcut fotoğrafın tahrifen yapıştırıldığı, soğuk mühür izinin uyumsuz olması sebebiyle iğfal kabiliyetini haiz olmadığına, ... adına düzenlenmiş "Ulaştırma Bakanlığı" anketli mesleki yeterlilik belgesinin tamamen sahte olarak tanzim edilmiş olduğuna ve iğfal kabiliyetini haiz bulunduğuna dair 03.09.2012 tarihli bilirkişi raporunun dosya içerisinde olduğu görülmüştür.
6.Sanığın suç tarihinde hastane önünde kavga etmiş olduğu tanık ...'in iddia ile uyumlu beyanının dosya içerisinde olduğu anlaşılmıştır.
7.Mahkemece suça konu belgeler duruşmada incelenmek suretiyle "sürücü belgelerinden bir tanesinin ...adına düzenlendiği, diğerinin ... adına düzenlendiği, mesleki yeterlilik belgesinin de ... adına düzenlendiği, her üçünde de aynı şahsa ait fotoğrafların bulunduğu, her üç belgeninde soğuk mühürlü olup, ilk bakışta sahteciliğinin anlaşılmadığı, mevcut halleriyle iğfal kabiliyetinin bulunduğu" şeklinde değerlendirme yapılmıştır.
8.Yargılama sonucunda, Mahkeme sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçlarının sübut bulduğunu kabul ederek temyize konu mahkumiyet kararlarını vermiştir. IV. GEREKÇE
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2.Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
B. Başkasına Ait Kimlik veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 5237 sayılı Kanun'un 268 inci maddesinin birinci fıkrası, "İşlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanan kimse, iftira suçuna ilişkin hükümlere göre cezalandırılır" Şeklinde düzenlenmiştir. 5271 sayılı Kanun’un 250 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin altıncı cümlesi uyarınca başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçu, seri muhakeme usulünün uygulanacağı suçlar arasında sayılmıştır.
Sanığa isnat edilen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun sübut bulduğu, bu suçtan kurulan hükümden sonra, 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması ve 5271 sayılı Kanun'un 250 inci maddesinin 11 inci fıkrasına 7331 sayılı Kanun'un 22 nci maddesiyle eklenen ''Seri muhakeme usulü bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması halinde uygulanmaz.'' şeklindeki yasal düzenleme 14.07.2021 tarihinden sonra işlenecek suçlar yönünden uygulanabileceğinden, resmi belgede sahtecilik suçuyla seri muhakeme usulüne tabi olan başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suçu birlikte işlenmesine rağmen, suç tarihi itibariyle başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suçunda seri muhakeme usulünün uygulanması gerektiğinden, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.11.2015 Tarihli ve 2012/1185 Esas, 2015/1110 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Başkasına Ait Kimlik veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.11.2015 Tarihli ve 2012/1185 Esas, 2015/1110 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.10.2023 tarihinde karar verildi.