1. Hukuk Dairesi
1. Hukuk Dairesi 2023/3804 E. , 2023/7377 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tapuya tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I .DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... ilçesi ... Mahallede bulunan sınırları dilekçede gösterilen bölümün davacı tarafından imar-ihya edilerek 50 yılı aşkın bir zamandır tarım arazisi vasfıyla kullanıldığını, davacı lehine zilyetlik koşullarının oluştuğunu ileri sürerek tescil harici bırakılan bölümün davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazla ilgili olarak 4721 sayılı TMK’nın 713 üncü maddesinde belirtilen zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla iktisap koşullarının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
2.Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; 06.05.2015 tarihinde mahallinde Milli Emlak Müdürlüğü tarafından yapılan tespitte taşınmaz üzerindeki zilyetliğin 10 yıl öncesine dayandığının, ağaçların da 6-7 yaşlarında olduğunun ve taşınmaz üzerindeki ev ve ahırların 10 yıl kadar önce inşa edilmiş bulunduğunun belirlendiğini ve bilirkişiler ile mahalle muhtarı tarafından imza altına alındığını ileri sürerek davanın reddi ile TMK’nın 713/6 ncı maddesi gereği taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taşınmaz üzerinde imar-ihyanın 30 yıl önce tamamlandığı ve davacının taşınmaza 30 yılı aşkın bir süredir aralıksız ve çekişmesiz olarak malik sıfatıyla zilyet bulunduğu, davacı lehine zilyetlik koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, fen bilirkişi raporunda 5538,50 m² olarak gösterilen taşınmazın davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Nedenleri Davalı Hazine vekili istinaf başvuru dilekçesinde;
Mahkemenin yeterli inceleme ve araştırma yapmaksızın eksik inceleme neticesinde karar verdiğini ileri sürerek Mahkeme kararının kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; çekişmeli taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında kadastro işlemine tabi tutulmadığı, hatalı kadastro tersimatı nedeniyle iki köy arasında tampon bölge olarak bırakıldığı, davanın kadastro çalışmaları sırasında tespit dışı bırakılan taşınmazın tescili davası olarak kabul edilmeyip hiç kadastrosu yapılmamış tapusuz taşınmazın tescili davası olarak benimsenerek dava tarihine kadar davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığının incelenmesinin yerinde ve yasal olduğu, taşınmazın dava tarihine kadar 20 yılı aşkın süredir koşullarına uygun olarak mirasbırakanı babasından intikal yoluyla davacının zilyet ve tasarrufunda bulunduğu gerekçesi ile davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8.
Hukuk Dairesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının ikinci sayfasında bazı bölümlerde maddi yazım hatası bulunduğunu, kararda 20 olarak belirtilen zilyetlik süresinin dava tarihinden geriye dönük 40 yılı aşkın bir zaman olarak, yine kararda mirasbırakanı babasından intikalen kaldı kısmının tamamen çıkartılarak Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasını talep etmiştir.
2.Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece orman kadastro çalışması ve hava fotoğrafı incelemesi yönlerinden araştırma yapılmadığını, taşınmazın komşu parsellerinde bodur orman ağaçlarının ve fundalıkların yer aldığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190 ıncı maddesi, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14., 16 ve 17 inci maddeleri, 4721 sayılı ... Medeni Kanunu’nun 6 ve 713 üncü maddeleri,
3.Değerlendirme Dava konusu taşınmaz 1963 yılında ... ilçesi ... Mahallede yapılan kadastro çalışmaları sonucu tampon bölge olarak bırakılmıştır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Ancak davacı vekilinin temyizinde belirttiği gibi davacının eklemeli zilyetliğe dayanmadığı, taşınmazın miras yoluyla davacıya geçmediği, tanık ve yerel bilirkişilerin sırf davacının zilyetliğine yönelik beyanda bulundukları dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu sebeple Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı olan “... dava konusu tapusuz taşınmazın mirasbırakanı babasından intikal yoluyla davacının zilyet ve tasarrufunda bulunduğu yerel bilirkişi ve tanıklar tarafından beyan edildiği” cümlesinin gerekçeye hataen eklendiği anlaşılmış, sonuca etkili görülmediğinden yanlışlığa değinilmekle yetinilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin ve davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin j bendi gereğince davalı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Aşağıda yazılı bakiye 225,45 TL onama harcının davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.12.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.,