Danıştay 8. Daire Başkanlığı
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/5874 E. , 2023/1020 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
03/06/2016 tarih ve 29731 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yetkilendirilmiş Tüzel Kişiler ile İlgili Yönetmelik'in 2. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "süresinin uzatılması" ibaresinin, 5. maddesinin 5. fıkrasının, 6. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinin, 10. maddesinin 1., 5., 6., 12., 13., 14., 15., 17. ve 18. fıkralarının, 12. maddesinin, 17. maddesinin 2., 3., 4., 5., 6., 7. ve 8. fıkralarının, 18. maddesinin, 21. maddesinin 3., 7., 9., 10., 12. ve 13. fıkralarının, Geçici 1. maddesinin, Geçici 2. maddesinin, ekinde yer alan Ek-2 ve Ek-4'ün iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI :
03.06.2016 tarih ve 29731 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Yetkilendirilmiş Tüzel Kişiler ile İlgili Yönetmeliğin;
ı)"Kapsam" başlıklı 2. maddesinde yer alan "süresinin uzatılması" ibaresi ile "Yeterlik belgesinin süresi ve uzatılması" başlıklı 18. maddesi yönünden; Bakanlığın kanun ile kendisine verilen yetkiyi aşarak yetki belgelerinin süresinin uzatılması hususunu yönetmelik ile düzenleme yoluna gittiği, süre uzatılmasına ilişkin Kanunla verilmiş bir yetki bulunmadığı, ıı) “Yeterlik belgesi başvurularında aranacak personel şartları" başlıklı 5. maddesinin 5. fıkrası yönünden; maden işletmeleri konusunda herhangi bir eğitim almamış olan jeoloji mühendisi koordinatörlüğünde düzenlenen işletme faaliyet raporunun ve işletme projesinin herhangi bir bilimsel geçerliliğinin olamayacağı, ııı) "Yeterlik belgesi başvurusunda sunulacak belgeler" başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi yönünden; dışarıdan hizmet alınan personelden bağlı bulunduğu meslek odasına ait üye sicil belgesi istenilmediği, böylece herhangi bir meslek odasına kayıtlı olmayan kişilerin bir devlet kurumuna evrak verebilmesinin önünün açıldığı, ıv) "Yetkilendirilmiş tüzel kişinin ve personelinin yükümlülükleri" başlıklı 10. maddesinin 1.,5.,6.,12.,13.,14.,15. ve 17. fıkraları, "YTK'ların denetlenmesi, belgelerinin iptali ve askıya alınması" başlıklı 17. maddesinin 2.,3.,4.,5.,6.,7. ve 8. fıkraları, "Diğer hükümler" başlıklı 21. maddesinin 3.,9.,10. ve 12. fıkraları ile Ek - 2 yönünden; iptali istenen yönetmelik hükümleri ile Kanunda yer almayan ceza puanı uygulamasının öngörüldüğü,
v)"Yetkilendirilmiş tüzel kişinin ve personelinin yükümlülükleri" başlıklı 10. maddesinin 14. fıkrası, "Diğer hükümler" başlıklı 21. maddesinin 13. fıkrası ile "Geçiş hükmü" başlıklı Geçici 1. maddesi yönünden; Maden Kanunu'nun 10. maddesi kapsamında yönetmelikle düzenlenecek usul ve esaslar arasında YTK'lara verilmesi öngörülen herhangi bir eğitim bulunmadığı, 3154 sayılı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın Teşkilat ve Görevleri Hk. Kanun'un "Maden İşleri Genel Müdürlüğü" başlıklı 9. maddesinde yer alan Genel Müdürlüğün görev ve yetkileri arasında eğitim verme ve/veya verdirme gibi bir yetkisinin bulunmadığı, yönetmelik ile Genel Müdürlüğe eğitim verme, verdirme ve eğitimin içeriğini belirleme yetkisi verildiği, vı) "Yetkilendirilmiş tüzel kişinin ve personelinin yükümlülükleri" başlıklı 10. maddesinin 18. fıkrası ve EK-4 yönünden; Yönetmelik ile YTK'lara fiili denetim ve bu denetimi raporlama yetkisi verildiği, Devletin asli ve sürekli görevlerinin Anayasa'ya aykırı olarak özel sektöre devredilmeye çalışıldığı, ayrıca Kanun'da bulunmamakla birlikte değerlendirme raporunu hazırlamayan YTK'lara ceza puanı uygulanacağının da bu maddeyle düzenlendiği, vıı) "YTK'da maden mühendisinin görevleri ile imzalamakla yetkili olduğu belgeler" başlıklı 12. maddesi yönünden; 02.05.2014 tarih ve 28988 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "TMMOB Maden Mühendisleri Odası Serbest Maden Mühendisliği Hizmetleri Uygulama, Tescil, Denetim ve Belgelendirme Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik" ile maden mühendislerinin hizmet alanlarının değişikliğe uğradığı, bu değişiklik göz önüne alınmadan eksik düzenleme ile maden mühendislerinin mağdur edildiği, vııı) "Diğer hükümler" başlıklı 21. maddesinin 7. fıkrası yönünden; Kanun ile amaçlanan proje yapıcı, uygulayıcı ve denetleyicilerin ayrı olması gerektiği kuralının, yönetmelik ile kamu yararına aykırı şekilde ortadan kaldırıldığı, ıx) "İlk belge verme tarihi" başlıklı Geçici 2. maddesi yönünden; Maden Kanunu'nun Geçici 30. maddesi ile yetkilendirilmiş tüzel kişilere ilişkin uygulamaların Kanun'un yayımı tarihinden itibaren 1 yıl sonra (18.02.2016) yürürlüğe gireceğinin belirtildiği, ancak uygulamanın iptali istenen yönetmelik maddesi ile 01.01.2017 tarihine ötelenmeye çalışıldığı, ileri sürülmektedir. DAVALININ SAVUNMASI : İptali istenilen düzenlemelerden;
ı)"Kapsam" başlıklı 2. maddesinde yer alan "süresinin uzatılması" ibaresi ile "Yeterlik belgesinin süresi ve uzatılması" başlıklı 18. maddesi yönünden; yeni yetki belgesi verilmesi ve yetki belgesinin süresinin uzatılmasında iş ve işlemler açısından bir farklılık bulunmadığı, yetki belgesinin süreli verilmesinin amacının yetki belgesini alan tüzel kişiler veya maden arama ya da işletmecilerinin iş ve işlemlerinin Yönetmeliğe uygun şekilde olmaması durumunda faaliyetlerinin süre sonunda durdurulması olduğu, bu düzenlemenin Kanun'a aykırı olmadığı, ıı) “Yeterlik belgesi başvurularında aranacak personel şartları" başlıklı 5. maddesinin 5. fıkrası yönünden; YTK koordinatörünün Genel Müdürlüğe belgenin verilmesi aşamasında yetkin olduğu, verilen belgenin işletme projesi ya da işletme faaliyet bilgi formu olması durumunda bu belgelerin maden mühendisi tarafından hazırlanması ve imzalanmasının zorunlu olduğu, jeoloji mühendisinin koordinatör olduğu bir YTK'da maden mühendisinin görevli ile ilgili belgeye imza atmasının mümkün olmadığı, ııı) "Yeterlik belgesi başvurusunda sunulacak belgeler" başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi yönünden; bir meslek odası bulunmayan personel ile de sözleşme yapılabileceği (Örneğin: tekniker), bu durumda sözleşmeli personeller arasında uygulama farklılığı olmaması açısından sicil belgesi tanımının eklenmediği, ıv) "Yetkilendirilmiş tüzel kişinin ve personelinin yükümlülükleri" başlıklı 10. maddesinin 1.,5.,6.,12.,13.,14.,15. ve 17. fıkraları, "YTK'ların denetlenmesi, belgelerinin iptali ve askıya alınması" başlıklı 17. maddesinin 2.,3.,4.,5.,6.,7. ve 8. fıkraları, "Diğer hükümler" başlıklı 21. maddesinin 3.,9.,10. ve 12. fıkraları ile Ek - 2 yönünden; Kanun'un 10. maddesi ile yetki belgelerinin askıya alınması ve iptal edilmesine ilişkin usul ve esaların yönetmelik ile düzenleneceğine hükmedildiği, ceza puanı uygulamasıyla belgenin askıya alınması ve iptal edilmesi için yönetmelik ile kriterlerin belirlendiği, iptali istenen hükümlerin Kanun'a uygun olduğu,
v)"Yetkilendirilmiş tüzel kişinin ve personelinin yükümlülükleri" başlıklı 10. maddesinin 14. fıkrası, "Diğer hükümler" başlıklı 21. maddesinin 13. fıkrası ile "Geçiş hükmü" başlıklı Geçici 1. maddesi yönünden; 3154 sayılı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un "Maden İşleri Genel Müdürlüğü" başlıklı 9. maddesinin (e) bendi gereğince, Maden Kanunu'nun uygulanmasının sağlanmasının, alt düzenlemeleri yapmanın ve gerekli tedbirleri almanın Bakanlığın görev ve yetkileri arasında olduğu, eğitim faaliyetlerinin de bu görevlerin arasında olduğu, vı) "Yetkilendirilmiş tüzel kişinin ve personelinin yükümlülükleri" başlıklı 10. maddesinin 18. fıkrası ve EK-4 yönünden; YTK'ların bilgi birikimden faydalanılarak raporlama yapılması suretiyle işletme güvenliği riskinin minimize edilmesinin hedeflendiği, Maden İşleri Genel Müdürlüğü tarafından denetlemelerin düzenli olarak yapıldığı, YTK'larca yapılacak raporlamaların Devletin yapacağı denetimleri etkilemeyeceği, vıı) "YTK'da maden mühendisinin görevleri ile imzalamakla yetkili olduğu belgeler" başlıklı 12. maddesi yönünden; iptali istenen düzenlemede yer alan görevlerin Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliği'nin 105. maddesinde belirtilen görevlerin aynısı olduğu, vııı) "Diğer hükümler" başlıklı 21. maddesinin 7. fıkrası yönünden; Kanun ile ruhsat sahibi şirketlerin dışarıya hizmet vermeden şirkete ait ruhsatlarla ilgili teknik bilgi ve belge hazırlamak üzere yeterli sayıda personeli bulunmaları halinde kendi YTK'larını kurabilme ayrıcalığı tanındığı, düzenlemenin Kanun'un 10. maddesine uygun olduğu, ruhsat sahibi şirket bünyesinde çalışan daimi nezaretçi maden mühendisi dışında başka bir maden mühendisi tarafından daimi ve teknik görevlerin yapılması durumunda YTK'da istihdam edilen maden mühendisinin atıl durumda kalacağı, ıx) "İlk belge verme tarihi" başlıklı Geçici 2. maddesi yönünden; YTK Yönetmeliğinin 03.06.2016 tarihinde yayımlandığı, tarih itibariyle Yönetmeliğin uygulanması açısından başvuru alınması, başvuruların Komisyonda değerlendirilmesi, eğitim planlaması ve ruhsat sahiplerinin mağdur edilmemesi açısından belge verilmesi için 01.01.2017 tarihinin esas alındığı belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46'ncı maddesinin 1'inci fıkrasında; Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarına karşı Danıştayda temyiz yoluna başvurulabileceği, 49’uncu maddesinin 2’nci fıkrasında, temyiz incelemesi sonunda Danıştayın; görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, hukuka aykırı karar verilmesi ve usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması sebeplerinden dolayı incelenen kararı bozacağı; 4’üncü fıkrasında, Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50’nci madde hükümlerinin kıyasen uygulanacağı hükme bağlandığından; ilk derece mahkemesi sıfatıyla bakılan davaların temyiz incelemesi sonucu ilgili dava daireleri kurulunca; usul veya esas bakımından yeniden bir araştırma, inceleme yapılmasını veya maddi ve hukuki olayın yeniden yorumlanmasını gerektirmeyecek şekilde verilen bozma kararlarına karşı, ilk kararı veren Danıştay dava dairesine “ısrar hakkı” tanınmamıştır. Bu durumda, İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararında yer alan gerekçelerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava, 03/06/2016 tarih ve 29731 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yetkilendirilmiş Tüzel Kişiler ile İlgili Yönetmelik'in 2. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "süresinin uzatılması" ibaresinin, 5. maddesinin 5. fıkrasının, 6. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinin, 10. maddesinin 1., 5., 6., 12., 13., 14., 15., 17. ve 18. fıkralarının, 12. maddesinin, 17. maddesinin 2., 3., 4., 5., 6., 7. ve 8. fıkralarının, 18. maddesinin, 21. maddesinin 3., 7., 9., 10., 12. ve 13. fıkralarının, Geçici 1. maddesinin, Geçici 2. Maddesinin, ekinde yer alan Ek-2 ve Ek-4'ün iptali istemiyle açılmıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46'ncı maddesinin 1'inci fıkrasında; Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarına karşı Danıştayda temyiz yoluna başvurulabileceği, 49’uncu maddesinin 2’nci fıkrasında, temyiz incelemesi sonunda Danıştayın; görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, hukuka aykırı karar verilmesi ve usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması sebeplerinden dolayı incelenen kararı bozacağı; 4’üncü fıkrasında, Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50’nci madde hükümlerinin kıyasen uygulanacağı hükme bağlandığından; ilk derece mahkemesi sıfatıyla bakılan davaların temyiz incelemesi sonucu ilgili dava daireleri kurulunca; usul veya esas bakımından yeninden bir araştırma, inceleme yapılmasını veya maddi ve hukuki olayın yeninden yorumlanmasını gerektirmeyecek şekilde verilen bozma kararlarına karşı, ilk kararı veren Danıştay dava dairesine “ısrar hakkı” tanınmamıştır. Dolayısıyla, kararı bozulan Danıştay dava dairesi, bozma kararına uymak zorundadır.
Dosyanın incelenmesinden, Yetkilendirilmiş Tüzel Kişiler ile İlgili Yönetmelik'in 2. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "süresinin uzatılması" ibaresinin, 5. maddesinin 5. fıkrasının, 6. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinin, 10. maddesinin 1., 5., 6., 12., 13., 14., 15., 17. ve 18. fıkralarının, 12. maddesinin, 17. maddesinin 2., 3., 4., 5., 6., 7. ve 8. fıkralarının, 18. maddesinin, 21. maddesinin 3., 7., 9., 10., 12. ve 13. fıkralarının, Geçici 1. maddesinin, Geçici 2. Maddesinin, ekinde yer alan Ek-2 ve Ek-4'ün iptali istemiyle açılan davada, Danıştay 8. Dairesinin 06/03/2020 tarih ve E:2016/10460, K:2020/1611 sayılı kararıyla yönetmeliğin 17/4 maddesinde yer alan "(...) Personelin ceza puanının yüz ceza puanına ulaşması halinde ise ilgili personel bu Yönetmelik kapsamında bir yıl süre ile rapor, proje ve her türlü teknik belge imzalayamaz.
Bu kapsamda imza yetkisi alınan personelin ceza puanı sıfırlanır." ifadelerinin iptaline, aynı fıkranın diğer hükümleri ile diğer maddeler yönünden davanın reddine karar verildiği, bu kararın taraflarca temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 06/06/2022 tarih ve E:2021/2515, K:2022/2035 sayılı kararıyla davacının temyiz isteminin reddine, davalı idarenin temyiz isteminin kabulüyle temyize konu kararın iptale ilişkin kısmının, yetkilendirilmiş tüzel kişilerde çalışan personelin uymak zorunda oldukları kurallara uyulmaması durumunda öngörülen yaptırımın, "idari tedbir" niteliğinde olması nedeniyle kanunla belirlenmesi zorunluluğu bulunmayıp, yönetmelikle düzenlenebilecek nitelikte olduğu gerekçesiyle bozulduğu, bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Dairesine gönderildiği anlaşılmaktadır.
Buna göre, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun yukarıda sözü edilen maddeleri uyarınca Danıştay dava dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararların bozulması halinde ısrar olanağı bulunmadığından, İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararında yer alan gerekçelerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ SÜREÇ :
Dava, Yetkilendirilmiş Tüzel Kişiler ile İlgili Yönetmelik'in 2. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "süresinin uzatılması" ibaresinin, 5. maddesinin 5. fıkrasının, 6. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinin, 10. maddesinin 1., 5., 6., 12., 13., 14., 15., 17. ve 18. fıkralarının, 12. maddesinin, 17. maddesinin 2., 3., 4., 5., 6., 7. ve 8. fıkralarının, 18. maddesinin, 21. maddesinin 3., 7., 9., 10., 12. ve 13. fıkralarının, Geçici 1. maddesinin, Geçici 2. Maddesinin, ekinde yer alan Ek-2 ve Ek-4'ün iptali istemiyle açılmıştır.
Danıştay Sekizinci Dairesinin 06/03/2020 tarih ve E:2016/10460, K:2020/1611 sayılı kararıyla Yönetmeliğin 17/4 maddesinde yer alan "(...) Personelin ceza puanının yüz ceza puanına ulaşması halinde ise ilgili personel bu Yönetmelik kapsamında bir yıl süre ile rapor, proje ve her türlü teknik belge imzalayamaz.
Bu kapsamda imza yetkisi alınan personelin ceza puanı sıfırlanır." ifadelerinin iptaline, aynı fıkranın diğer hükümleri ile diğer maddeler yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Anılan kararın taraflarca temyiz edilmesi üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 06/06/2022 tarih ve E:2021/2515, K:2022/2035 sayılı kararıyla davacının temyiz isteminin reddine, davalı idarenin temyiz isteminin kabulüyle temyize konu kararın iptale ilişkin kısmının, yetkilendirilmiş tüzel kişilerde çalışan personelin uymak zorunda oldukları kurallara uyulmaması durumunda öngörülen yaptırımın, "idari tedbir" niteliğinde olması nedeniyle kanunla belirlenmesi zorunluluğu bulunmayıp, yönetmelikle düzenlenebilecek nitelikte olduğu gerekçesiyle bozulmuştur. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının Danıştay'da temyiz edilebileceği; 2575 sayılı Kanunun 38. maddesinde, İdari Dava Daireleri Kurulunca idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların temyizen inceleneceği; 2577 sayılı Kanunun 49. maddesinin 4. fıkrasında da, Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümlerinin kıyasen uygulanacağı kurala bağlanmıştır. Bu nedenle, bozma kararı göz önünde bulundurularak, yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
İNCELEME VE GEREKÇE
İLGİLİ MEVZUAT : 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 04/02/2015 tarih ve 6592 sayılı Kanun ile değişik "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinde, "Yetkilendirilmiş Tüzel Kişiler: Genel Müdürlükçe yetkilendirilen, bu Kanun kapsamında Genel Müdürlüğe verilmesi gereken rapor, proje ve her türlü teknik belgeyi hazırlamaya yetkili, şirket hisselerinin yarısından fazlasının sahibinin mühendis olduğu ya da bünyesinde nitelik ve nicelikleri yönetmelikle belirlenen mühendisler çalıştıran maden arama ruhsat sahibi veya işletmesi olan tüzel kişiler.";
10.maddesinin 11. fıkrasında, "Bu Kanun kapsamında tanımlanan işlemleri yapmak üzere kurulan yetkilendirilmiş tüzel kişiler veya maden arama ya da işletmecileri, Genel Müdürlükten yetki belgesi almakla yükümlüdür. Yetkilendirilmiş tüzel kişiler ile maden arama ya da işletmecilerine yetki belgesinin verilmesi, denetimi, uyarılması, yetki belgelerinin askıya alınması ve belgenin iptal edilmesi ile ilgili usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.";
17.maddesinin 4. fıkrasında, "Arama dönemleri ile ilgili proje, arama faaliyet raporları ve diğer belgeler yetkilendirilmiş tüzel kişilerce hazırlanır.";
24.maddesinin 1. fıkrasında, "I. Grup (b) bendi ve II. Grup (a) ve (c) bendi madenler için ihale bedelinin yatırılmasından itibaren iki ay içinde, diğer maden grupları için arama ruhsat süresi sonuna kadar, yetkilendirilmiş tüzel kişilerce maden mühendisinin sorumluluğunda hazırlanmış işletme projesi ruhsat sahibi tarafından Genel Müdürlüğe verilir.";
29.maddesinin 3. fıkrasında, "Yetkilendirilmiş tüzel kişiler tarafından hazırlanan rapor, proje ve tüm teknik belgeler ruhsat sahibi tarafından Genel Müdürlüğe verilir."; Geçici 30. maddesinde, "Bu Kanunla getirilen yetkilendirilmiş tüzel kişilere ilişkin uygulamalar, Kanunun yayımı tarihinden itibaren bir yıl sonra yürürlüğe girer. Bu süre içinde bu Kanuna göre verilmesi gereken faaliyet raporları, projeler ve her türlü teknik belgeler ile ilgili olarak 3213 sayılı Kanunun bu Kanundan önceki hükümleri uygulanır." hükümleri yer almaktadır. 03/06/2016 tarih ve 29731 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yetkilendirilmiş Tüzel Kişiler ile İlgili Yönetmelik'in "YTK’ların denetlenmesi, belgelerinin iptali ve askıya alınması" başlıklı 17. maddesinde, "(1) Genel Müdürlük, Kanun ve bu Yönetmelik hükümleri çerçevesinde gerekli gördüğü hallerde personel durumu, raporlama durumları ve bu Yönetmelikte yer alan görev ve sorumluluklarına ilişkin konular, Genel Müdürlüğe verilen rapor, proje, bilgi ve belgeler üzerinden ya da bu belgelerin üretildiği yerde YTK’yı denetleyebilir. YTK’dan her türlü bilgi ve belge isteyebilir. (2) Genel Müdürlük tarafından yazı ile gerekli bilgi ve belgelerin istenmesinden itibaren, söz konusu bilgi ve belgelerin iki ay içerisinde Genel Müdürlüğe verilmesi zorunludur. Aksi halde Ek-2’de yer alan tabloya göre ceza puanı uygulanır. (3) YTK’lara bu Yönetmeliğin Ek-2’sinde yer alan ceza puanlarının uygulanması halinde, uygulanan ceza puanı YTK’ya yazılı olarak bildirilir. YTK’nın almış olduğu ceza puanının üzerinden beş yıl geçmesi halinde söz konusu ceza puanı silinir. Yüz ceza puanına ulaşılması halinde ise YTK’nın yeterlik belgesi, hiçbir uyarıya gerek kalmaksızın bir yıl süre ile askıya alınır. Askıya alınma döneminde rapor, proje ve her türlü teknik belge Genel Müdürlüğe verilemez. Bu kapsamda askıya alınan YTK’nın ceza puanı sıfırlanır. (4) YTK’larda çalışan personele bu Yönetmeliğin Ek-2’sinde yer alan ceza puanlarının uygulanması halinde, uygulanan ceza puanı, ilgili personele yazılı olarak bildirilir. Personelin almış olduğu ceza puanının üzerinden beş yıl geçmesi halinde söz konusu ceza puanı silinir. Personelin ceza puanının yüz ceza puanına ulaşması halinde ise ilgili personel bu Yönetmelik kapsamında bir yıl süre ile rapor, proje ve her türlü teknik belge imzalayamaz. Bu kapsamda imza yetkisi alınan personelin ceza puanı sıfırlanır." hükmüne yer verilmiştir.
Yetkilendirilmiş Tüzel Kişiler ile İlgili Yönetmelik'in 17. Maddesinin 4. fıkrasında yer alan "(...) Personelin ceza puanının yüz ceza puanına ulaşması halinde ise ilgili personel bu Yönetmelik kapsamında bir yıl süre ile rapor, proje ve her türlü teknik belge imzalayamaz.
Bu kapsamda imza yetkisi alınan personelin ceza puanı sıfırlanır." ifadelerinin iptaline ilişkin istem yönünden yapılan inceleme; 04/02/2015 tarih ve 6592 sayılı Kanun ile 3213 sayılı Maden Kanunu'na "yetkilendirilmiş tüzel kişiler" tanımı eklenmiştir. Bu tanımda yetkilendirilmiş tüzel kişilerin, Maden İşleri Genel Müdürlüğünce yetkilendirilen, bu Kanun kapsamında Genel Müdürlüğe verilmesi gereken rapor, proje ve her türlü teknik belgeyi hazırlamaya yetkili, şirket hisselerinin yarısından fazlasının sahibinin mühendis olduğu ya da bünyesinde nitelik ve nicelikleri yönetmelikle belirlenen mühendisler çalıştıran maden arama ruhsat sahibi veya işletmesi olan tüzel kişiler olduğu belirtilmiştir.
Aynı Kanun ile 3213 sayılı Kanun'un 10. maddesine eklenen 11. fıkrada ise, yetkilendirilmiş tüzel kişilerin Genel Müdürlükten yetki belgesi almakla yükümlü oldukları kuralına yer verilmiş; yetki belgesinin verilmesi, denetimi, uyarılması, yetki belgelerinin askıya alınması ve belgenin iptal edilmesi ile ilgili usul ve esasların da yönetmelikle belirleneceği öngörülmüştür.
Kanun'un bu hükmüne dayanılarak çıkarılan dava konusu Yetkilendirilmiş Tüzel Kişiler ile İlgili Yönetmelik'in 17. maddesinde, yetkilendirilmiş tüzel kişilerin denetlenmesi, belgelerinin iptali ve askıya alınması ile ilgili düzenlemeler yapılmıştır. Söz konusu maddenin 4. fıkrasında ise, yetkilendirilmiş tüzel kişilerde çalışan personele yönelik düzenleme yapılmıştır. Bu düzenlemede, yetkilendirilmiş tüzel kişilerde çalışan personele bu Yönetmeliğin Ek-2’sinde yer alan ceza puanlarının uygulanacağı, personelin ceza puanının yüz ceza puanına ulaşması halinde ise ilgili personelin bu Yönetmelik kapsamında bir yıl süre ile rapor, proje ve her türlü teknik belgeyi imzalayamayacağı, bu kapsamda imza yetkisi alınan personelin ceza puanının sıfırlanacağı hükme bağlanmıştır.
Davacı Oda tarafından, Yönetmelik’in dayanağı 3213 sayılı Kanun'un 10. maddesinde; yetki belgesinin verilmesi, denetimi, uyarılması, yetki belgelerinin askıya alınması ve belgenin iptal edilmesi ile ilgili usul ve esasları belirlemek amacıyla yönetmelik çıkarılacağının belirtildiği, ancak dava konusu Yönetmelik'in birçok maddesinde Kanun'da bulunmamasına ve Kanun'a aykırı olmasına rağmen "ceza puanı" uygulamasının öngörüldüğü, Anayasa'nın 38. maddesi uyarınca, ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirlerinin ancak kanunla konulabileceği ileri sürülmektedir.
İdari yaptırımlardan "idari cezalar"da muhatabın cezalandırılması amacı, "idari tedbirler"de ise kamu hizmetinin aksamadan ve kamu düzeninin bozulmadan işleyişine devam etme amacı ağır basmakta olup, hizmetin düzgün işlemesini olumsuz etkileyebilecek ihlâlleri engelleyici ve durdurucu nitelik taşıyanlar "idari tedbir"; idari tedbir boyutunu aşıp tedip etme ve cezalandırma boyutuna varan yaptırımlar ise "idari ceza" olarak kabul edilmektedir. Bu durumun bir uzantısı olarak, "idari ceza" niteliğindeki yaptırımlarda, "suç ve cezaların kanuniliği" ilkesi gibi ceza hukuku prensiplerinin uygulanması gerekir.
Uyuşmazlıkta ise, dava konusu Yönetmelik'in 17. maddesinin 4. fıkrasında, yetkilendirilmiş tüzel kişilerde çalışan personelin uymak zorunda oldukları kurallara uyulmaması durumunda öngörülen yaptırımın, "idari tedbir" niteliğinde olması nedeniyle kanunla belirlenmesi zorunluluğu bulunmayıp, yönetmelikle düzenlenebilecek nitelikte olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, yetkilendirilmiş tüzel kişilerde çalışan personele yönelik idari bir tedbir niteliği taşıdığı anlaşılan dava konusu Yönetmelik'in 17. maddesinin 4. fıkrasında yer alan "... Personelin ceza puanının yüz ceza puanına ulaşması halinde ise ilgili personel bu Yönetmelik kapsamında bir yıl süre ile rapor, proje ve her türlü teknik belge imzalayamaz.
Bu kapsamda imza yetkisi alınan personelin ceza puanı sıfırlanır." ifadelerinde hukuka aykırılık görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;
1.Yetkilendirilmiş Tüzel Kişiler ile İlgili Yönetmelik'in 17. maddesinin 4. fıkrası yönünden DAVANIN REDDİNE,
2.Dava, ilk aşama dahil ret ile sonuçlandığından ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3.İlk aşamada davalı idare lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekâlet ücretine hükmedildiğinden, yeniden vekâlet ücretine hükmedilmemesine,
4.Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
5.Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 03/03/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.