Esas No
E. 2020/2074
Karar No
K. 2023/1483
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2020/2074

KARAR NO: 2023/1483

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 08/09/2020

NUMARASI: 2019/141 Esas - 2020/329 Karar

DAVA: İtirazın İptali (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/12/2023

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ;

Davacı vekili, 09.09.2019 harç ikmal makbuz tarihli dava dilekçesinde özetle; “Müvekkili İstanbul Ticaret Sicil Memurluğu'nun ... sicil numarasında ve Kozyatağı Vergi Dairesinin ... vergi sicil numarasında kayıtlı ... Ticaret A.Ş.deki 120.000 TL bedelli 12.000 adet payını, yine 120.000 TL bedelli ve 12.000 adet pay sahibi olan dava dışı ... ile birlikte 09.05.2019 tarihli hisse devir sözleşmesi ile davalı/borçlu şirkete devir ettiğini, Hisse devir sözleşmesinde müvekkiline ödenmesi gereken hisse devir bedeli toplamının 150.000,00 TL olduğunu, ancak, söz konusu devir bedeli sözleşmede havale/EFT yoluyla tamamen alındı şeklinde yazılmış olsa da davalı tarafından müvekkiline ödenmediğini, ödeme yapılmayacağının anlaşılması üzerine, davalı şirket hakkında İstanbul .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası üzerinden genel haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, Ödeme emrinin davalı şirkete tebliğ edildiğini, davalı tarafça takibe konu borcun tamamına itiraz edildiğini, davalı tarafın icra takibine yapmış olduğu itirazın haksız olduğunu, Davalı şirket ile müvekkili ve dava dışı diğer hisse sahibi olan ... (... da hisse devir bedeli ödenmemiş olduğunu ve ... alacağının tahsili için İstanbul .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını,) arasında adi yazılı şekilde hisse devir sözleşmesi düzenlendiğini, anılan sözleşme anonim şirket hisse devrine ilişkin olduğu için adi yazılı şekilde yapılması yeterli olduğundan bu şekilde düzenlendiğini, Dava dilekçesi ekinde Sayın Mahkemeye sunulan hisse devir sözleşmesinde her ne kadar hisse devir bedeli havale/EFT yolu ile tamamen alınmıştır denilse de, davalı tarafça müvekkiline hisse devir bedeli ödenmediğini, dolayısıyla, davalı tarafça müvekkiline yapılan bir ödeme olmadığının sabit olduğunu,

Davalı tarafın bu yönde sunabileceği herhangi bir belge de bulunmadığını, Hal böyle iken davalı şirketin tamamen kötü niyetli olarak hisse devir bedelini ödemeyerek müvekkili mağdur ettiğini, ileri sürerek Öncelikle borçlu/davalı hakkında takip tutarı üzerinden ihtiyati haciz kararı verilmesine, (teminatsız Olarak) İhtiyati haciz kararının İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden infaz edilmesine hükmedilmesine, davanın kabulü ile İstanbul .... icra müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasından başlatılan takibe vaki itirazın iptaline ve icra takibinin devamına, karşı taraf davalı-borçlunun haksız itirazı sebebiyle alacağımızın %20’sinden aşağı olmamak üzere İcra inkâr tazminatı ile mahkûmiyetine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı-borçluya tahmiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı tarafa usul ve yasaya uygun tebligat yapıldığı, süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "... eldeki uyuşmazlığa konu 09/05/2019 tarihli hisse devir sözleşme metni incelendiğinde; sözleşmede devir bedelinin davacı ... ait 12.000 adet karşılığı 120.000,00 TL, dava dışı ... ait 12.000 adet karşılığı 120.000,00 TL için her bir devir eden namına ayrı ayrı 150.000,00 TL olacak şekilde 300.000,00 TL olarak belirlendiği, sözleşme metninde aynen davacı ... devreden "adı geçen şirketteki 120.000,00 TL bedelli 12.000 adet payımı şirket resmi kayıtlarına işlenmemiş ve bilançolarında gözükmeyen borçlar haricinde, şirketin aktifine ve pasifine ilişkin tüm hak ve borçlarıyla birlikte davalı yan ... A.Ş unvanlı şirkete 150.000,00 TL bedel karşılığı devir ettim. Devir bedelini kendisinden havale /EFT yoluyla tamamen aldım" ifadelerinin yer aldığı, aynı sözleşmede "Ben devralan ... A.Ş, her bir paydaşa 150.000,00 TL ödeme suretiyle toplam 300.000,00 TL bedel ile devir aldım. Devir bedelini kendilerine nakden ve tamamen ödedim." ifadelerinin yer aldığı anlaşılmıştır. Taraflar arasında düzenlenen hisse devir sözleşmesine bir itirazın bulunmadığı ve sözleşmede davacının hisse devir bedelini aldığına yönelik ifadenin bulunması karşısında davacı taraf hisse devir bedelinin ödenmediği iddiasını HMK 200/1 maddesi gereğince yazılı delil ile ispatlamalıdır.

Davacı taraf davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarına dayanmışsa da davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmediği, somut uyuşmazlıkta davacının delil listesinde münhasıran davalının ticari defter ve kayıtlarına dayanmadığı bu durumda HMK 222/5 maddesinin de uygulanması söz konusu olmadığından davacı taraf davasını ispatlayamadığından davanın reddine" karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece 02.07.2020 tarihli ara karar ile davalı şirket defter ve kayıtlarında inceleme yapılması ve bu kapsamda davalı şirketin defter ve kayıtlarının ibrazı hususu davalı asile değil davalı vekiline tebliğ edilmiş olduğundan mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini, davada HMK 222/5 uyarınca münhasıran davalı şirket defter ve kayıtlarına dayanıldığını, mahkeme ihtaratı HMK 222. maddesine göre yapıldığını, hisse devir sözleşmesinde taraflar arasında ihtilaf bulunmadığını, ihtilaf konusu hisse devir bedelinin ödemesinin yapılıp yapılmadığı noktasında olduğunu, ispat yükü yer değiştirildiğini, davada ödemenin yapılıp yapılmadığı hususunun tespiti açısından davalı şirket kayıtlarında bilirkişi incelemesi yapılması 28.01.2020 tarihli ön inceleme duruşmasında açıkça ifade edilmiş ve zapta geçirildiğini, mahkemenin 02.07.2020 tarihli ara kararında davalıya HMK 222 uyarınca süre verildiği ve ihtarat yapıldığı tartışmasız olup, anılan ihtarat davalı asil yerine davalı vekile yapıldığını, öncelikle, istinaf incelemesi sonuna kadar, İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/141 Esas 2020/329 Karar sayılı 08.09.2020 tarihli kararının tehir-i icrasına karar verilmesini, davalı şirkete HMK 222 uyarınca yapılması gereken ihtaratın, davalı vekiline yapılması nedeniyle kararın kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine iadesine,HMK 222/5 uyarınca münhasıran davalı şirket defter ve kayıtlarına dayanıldığından bu hususun davalı şirkete ihtarına, ihtaratın HMK 222/5' e uygun yapılmasına, davanın kabulüne, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, anonim şirkette hisse devir sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine başlatılan takibe itirazın iptali davasıdır.

İlk derece mahkemesince yukarıda yazılan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş, istinaf kanun yoluna davacı vekilince başvurulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, hisse devir bedelinin ödenip ödenmediği noktasındadır.Davacı ... ile dava dışı .... devir olunan dava dışı ... şirketinin pay sahibi olduğu ve davalı şirket ile 09/05/2019 tarihli adi yazılı sözleşme ile dava dışı şirketteki paylarının tamamını davalı şirkete her biri 150.000,00-TL bedelle devretmiştir. Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında, "hisse devri sözleşmesi " sebebine dayalı olarak işlemiş faiziyle birlikte 152.293,15-TL alacağın tahsili istemiyle 10/07/2019 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Taraflar arasında devir sözleşmenin varlığı ve imzalar ihtilaf konusu olmayıp bedelin ödenip ödenmediği noktasında uyuşmazlık vardır. Anonim şirketlerde çıplak payın devri genel hüküm niteliğindeki alacağın temliki hükümlerine göre gerçekleşir. Alacağın temliki de yazılı şekilde yapılır. Taraflar arasında düzenlenen ve imzası inkar edilmeyen ''Hisse Devir Sözleşmesi'' ile payını devreden davacı, devir bedelini ''havale/EFT'' ile tamamen aldığını beyan etmiş ve bu sözleşmeye dayanarak hisse devir bakiye bedelinin ödenmediğini iddia etmiştir.

HMK'nın 205/1. madde uyarınca, imzası inkar edilmeyen belge aksi kanıtlanmadığı sürece kesin delil niteliğindedir. Bu halde davacının geçen beyanının aksini kesin delillerle ispat etmesi gerekir. Dosya kapsamında davacı tarafça sunulmuş yazılı bir delil bulunmadığı gibi yemin deliline de dayanılmamıştır.

Davacı taraf istinaf dilekçesinde, davalının ticari defterlerinin incelenmesine ilişkin ara kararın davalı şirket vekiline tebliğ edilmesinin doğru olmadığını iddia etmiş ise de, Tebligat Kanunu 11. maddesine göre vekille temsil edilen işlerde tebligatın vekile çıkartılması gerekmesi nedeniyle mahkemenin 02/07/2020 tarihli ara kararının davalı şirket vekiline tebliğ edilmesinde usulsüzlük bulunmamaktadır. Ayrıca davacının iddiasının davalı ticari defterleri ispatlanması mümkün olmadığından davacı vekilinin davalı ticari defterlerinin incelenmediğine dair istinaf sebeplerinin reddine karar verilmiş, sonuç olarak davacı taraf iddialarını yazılı delille ispatlayamamış olup, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 22/12/2023

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.