12. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1183
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 16/11/2020
NUMARASI: 2018/610 Esas - 2020/566 Karar
Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı ile olan iş ilişkisi kapsamında davalının personellerinin servis hizmetini üstlendiğini, taraflar arasında 31/12/2016 tarihli sözleşme imzalandığını, verilen hizmet karşılığında personel servis formlarını düzenlediklerini, tanzim edilen faturaların davalı tarafa gönderildiğini, ancak davalının faturalara itiraz etmediği gibi bunları muhasebe kayıtlarına işlediğini, fakat fatura bedellerinin ödenmediğini, davalı aleyhine İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalının borca itiraz ettiğinden takibin durduğunu belirterek davalının haksız itirazının iptaline, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; müvekkilinin turizm otel işletmeciliği yaptığını, müvekkili ile davacı arasında personel servis hizmetine ilişkin bir ticari ilişki bulunduğunu, fatura konusu hizmetlerin müvekkiline verilmediğini, bu nedenle davacıya ödeme yapılmadığını, davacının sözleşmenin süresinin bitmemesine rağmen servis hizmetini bırakarak müvekkillerini ve çalışanlarını mağdur ettiğini belirterek davanın reddine, alacağın %20'si oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; taraflar arasında 31/12/2016 tarihli sözleşmenin bulunduğu, davacı-alacaklı tarafından davalı borçluya cari hesap ekstresi gönderilmediği ve temerrüde düşürülmediği, davacı şirketin defterlerine göre davacının davalıdan 30/09/2017 tarihi itibariyle bakiye herhangi bir alacağının bulunmadığı, davalının kesin süre ihtaratına rağmen defterlerini ibraz etmediği, davacı şirketin defter belge ve kayıtlarına göre davacı şirketin davalıdan bakiye herhangi bir alacağının bulunmadığının kayıtlı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili; dava konusu faturaların ödendiğine ilişkin kayıtların ilk defa bilirkişi incelemesinde ortaya çıktığını, bu faturaların müvekkilinin bilgisi dışında defterlerde ödenmiş gibi gösterildiğini, akabinde bu usulsüzlüğü yapan muhasebeci hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, müvekkiline davalı tarafından yapılan herhangi bir ödeme bulunmadığını, kaldı ki davalının fatura konusu hizmetin verilmemesi nedeniyle fatura bedelinin ödenmediğine yönelik savunmada bulunduğunu, davalının ödeme iddiasının bulunmadığını, bu rağmen mahkemece ödeme kayıtlarına itibar ederek karar verdiğini, davalının delil olarak kendi defterlerine dayanmasına rağmen davetiye tebliğine rağmen defterlerini sunmayan davalı şirket hakkında ara karar tesis etmeden müvekkilinin defterlerine göre karar vermesinin usule aykırı olduğunu, bu hususta davalının da defterlerinin incelenmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, personel taşıma sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.31/12/2016 tarihli sözleşme ile tarafların davalının personellerinin belirlenen güzergahlarda ulaşımlarının sağlanması için anlaşmaya vardıkları, davacının bu sözleşme kapsamında davalıdan olan bakiye cari hesap alacağının tahsili için icra takibi başlattığı anlaşılmaktadır. Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde davacının defterlerinde faturaların ödendiği, davacının davalıdan alacağının bulunmadığının tespit edilmesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiş olup, davacı ödeme yapılmadığı halde muhasebecinin hatalı olarak deftere ödeme kaydettiğini, muhasebeci hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu ileri sürmektedir.Bu durumda uyuşmazlık, davacının fatura konusu hizmetleri verip vermediği, davacının fatura bedellerini ödeyip ödemediği, davacının bakiye alacağı bulunup bulunmadığı, noktasında toplanmaktadır.Öncelikle her ne kadar mahkemece davacının defterinde kayıtlı bulunan ödemeler nedeniyle davacının davalıdan alacaklı bulunmadığı kabul edilmiş ise de davalının borcun ödendiği yönünde iddiası bulunmadığı, aksine fatura konusu hizmetlerin verilmediği gerekçesiyle açıkça borcun ödenmediğini beyan ettiği dikkate alındığında davacının defterindeki ödeme kayıtların hataya dayalı olarak oluşturulup oluşturulmadığı, gerçek bir ödemeye dayalı olup olmadığı, bu kayıtların dayanağının ne olduğu araştırılmadan yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.Diğer taraftan, davacı tarafından ibraz edilen hesap ekstreleri incelendiğinde, uyuşmazlığın davacı tarafından düzenlenen 2017 yılı Ağustos ve Eylül ayı faturalardan kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Dosyadaki faturalar okunaklı olmadığından, bahsi geçen faturaların okunaklı suretlerinin ibrazı sağlanmalı, davalı şirkete ait bu döneme ilişkin BA beyannameleri getirtilmelidir.Bunun dışında davacı tarafından ibraz edilen personel servis taşıma takip formları da incelenmek suretiyle davacının davalıya Ağustos ve Eylül dönemine ilişkin taşıma hizmeti verip vermediği, vermiş olması halinde bu hizmetinden kaynaklanan alacağının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.Açıklanan nedenlerle; uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanıp, değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün kaldırılarak, davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.