9. Hukuk Dairesi
9. Hukuk Dairesi 2020/5896 E. , 2020/8257 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti: Davacı, davalı işyerinde 08.12.2009-20.11.2012 tarihleri arasında koordinatör olarak çalıştığını ve iş sözleşmesinin haksız şekilde işverence feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile bir kısım işçilik alacağının davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı Cevabının Özeti: Davalı, davacının kendi isteği ile işi bıraktığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, iş sözleşmesinin davacı işçi tarafından haklı sebeple feshedildiğini gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün taraflarca temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi tarafından davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, emsal ücret araştırması da yapılarak davacının ücretinin tespit edilmesi gerektiğine dair gerekçe ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bozmaya uyan Mahkemece, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 320/4. maddesi gereğince davanın 11.03.2020 tarihi itibari ile açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Temyiz: Kararı taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Tarafların Duruşmaya Gelmemesi, Sonuçları ve Davanın Açılmamış Sayılması” başlığını taşıyan 150. maddesinin 2. fıkrasında “Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan biri duruşmaya gelir, diğeri gelmezse, gelen tarafın talebi üzerine, yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilir veya dosya işlemden kaldırılır. Geçerli bir özrü olmaksızın duruşmaya gelmeyen taraf, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez.” hükmüne, 320. maddesinin 4. fıkrasında; "Basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır" hükmüne yer verilmiştir. 6100 sayılı Kanun'un “hukuki dinlenilme” başlıklı 27. maddesi, Anayasa’nın hak arama hürriyetini düzenleyen 36. maddesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin adil yargılanma hakkına ilişkin 6. maddesi nazara alındığında davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını mahkemenin açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini içeren bu hakkın ve yargılamanın aleniliği ilkelerinin gerçekleşmesinin en önemli aracı duruşma yapılmasıdır. Duruşma günü celseye katılma imkanı olmayan taraf buna ilişkin mazeretini bildirip, belgeleyerek duruşmanın ertelenmesini isteme olanağına sahiptir. O halde, 6100 sayılı Kanun'un 150. maddesi kapsamında duruşma tayin edilerek, usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan yalnız biri duruşmaya katılırsa gelmeyen tarafın geçerli mazeret gönderip göndermediği incelenerek; gelen tarafın bu mazeret dilekçesine karşı beyanına göre, dosyanın işlemden kaldırılmasına ya da kaldırılmamasına karar verilecektir.
Somut olayda; Mahkemece 18.10.2019 tarihli duruşmada taraf vekillerinin mazeretlerinin reddine karar verilerek dosyanın işlemden kaldırıldığı, davacı vekilince yenileme talebinde bulunulması üzerine 18.10.2019 tarihinde dosyanın yenilendiği ve yargılamaya devam edildiği; yenilemeden sonraki duruşmaya davacı adına yetki belgesi ile katılan avukata aktüerya uzmanı raporuna karşı beyanda bulunmak üzere iki haftalık süre verildiği, 03.01.2020 tarihli sonraki duruşmaya davacı vekilince mazeret dilekçesi sunulduğu ve Mahkemece mazeretin kabulü ile duruşma gününü UYAP sisteminden öğrenmesine karar verilerek dosyanın davacı tarafın rapora itirazlarını karşılar şekilde yeniden rapor alınması için yeni bir hesap bilirkişisine tevdi ile 300,00 TL bilirkişi ücreti takdirine, masrafın gider avansından karşılanmasına yönelik ara karar tesis edildiği, bir sonraki 11.03.2020 tarihli duruşmada ise dosyanın hesap bilirkişisine tevdii edildiği, ancak bilirkişi tarafından dosyanın uzmanlık alanı dışında olduğu için iade edildiği ve dosyada yeni bilirkişi raporu alınması için yeterli masraf bulunmadığı belirtilerek, taraf vekillerince daha önceki celseler de de mazeret dilekçesi sunulmuş olması nedeniyle, taraf vekillerinin mazeretlerinin reddine karar verilip ikinci kez takipsiz bırakılan dosyada davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Dosya safahatının incelenmesinde, her ne kadar davacı vekillerince art arda mazeret dilekçeleri sunulmuş ise de; dosyanın geldiği aşama itibariyle yeniden bilirkişi incelemesine gönderilecek olduğu, bilirkişi gideri için davacı taraftan masraf da istenmediği, davacı vekillerince celse kaybına sebep olunmadığı ve ayrıca duruşmada vekilin hazır olmasını gerektirecek bir husus da bulunmadığı anlaşıldığından; davacı vekillerinin mazeretlerinin reddi ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi isabetli olmamıştır. Uyulan bozma ilamı doğrultusunda yargılamaya devam edilerek hüküm kurulmak üzere kararın bozulması gerekmiştir.
3.Kabule göre de; davalı lehine karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/1 ve 13/1. maddeleri gereğince vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, 600,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi de hatalıdır. Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 17.09.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.