10. Ceza Dairesi
10. Ceza Dairesi 2023/4810 E. , 2024/296 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası ve 262 nci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Samandağ Asliye Ceza Mahkemesinin 24.12.2007 tarihli, 2007/648 Esas ve 2007/787 Karar sayılı kararı ile sanığın kenevir ekme suçundan, 2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanun'un (2313 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin dördüncü fırkasının son cümlesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci ve 51 inci maddeleri uyarınca erteli 10 ay hapis cezasına ve bir yıl denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir.
B. Samandağ Asliye Ceza Mahkemesinin 24.12.2007 tarihli, 2007/648 Esas ve 2007/787 Karar sayılı kararının, sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 09.11.2012 tarihli ve 2011/20053 Esas, 2012/16768 Karar sayılı kararı ile; " ...yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; Hüküm tarihinden sonra CMK'nın 231. maddesinde 08.02.2008 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunla yapılan değişiklik ile sözü edilen maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6008 sayılı Kanunla eklenen cümle dikkate alınarak, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin tartışılıp değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması," nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
C. Samandağ Asliye Ceza Mahkemesinin 06.03.2013 tarihli, 2012/888 Esas ve 2013/195 Karar sayılı kararı ile sanığın kenevir ekme suçundan, 2313 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesi, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin altıncı ve sekizinci fıkraları uyarınca 10 ay hapis cezasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve beş yıl denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir.
D. Samandağ Asliye Ceza Mahkemesinin 21.09.2020 tarihli, 2019/1073 Esas ve 2020/630 Karar sayılı kararı ile sanığın kenevir ekme suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca belirlenen beş yıllık denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle açıklanması geri bırakılan hüküm açıklanmak suretiyle 2313 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesi ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
E. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle;
hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın eşinin temyiz sebepleri özetle; beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE
A. Sanığın yargılama konusu eylemine uyan ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla (6545 sayılı Kanun) yapılan değişiklik sonrası 2313 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin beşinci fıkrasının ikinci cümlesi (Münhasıran kendi kullanımı için ihtiyaç duyduğu esrarı elde etmek amacıyla kenevir ekimi yapma suçu yönünden bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngören), cezanın türü, alt ve üst sınırı yönünden sanık lehine olup, bu suçun 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan ve aynı Kanun'un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresine tabi olduğu anlaşılmıştır.
B. Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 10.04.2013 tarihi ile denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediği 27.05.2017 tarihi arasında zamanaşımı süresinin durduğu da gözetildiğinde, bozma öncesinde zamanaşımını en son kesen işlem olan 24.12.2007 tarihli mahkûmiyet kararından itibaren işleyen 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin temyize konu 21.09.2020 tarihli mahkûmiyet hükmü kurulmadan önce dolduğu ve ayrıca suçun işlendiği 18.05.2007 tarihinden inceleme tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Samandağ Asliye Ceza Mahkemesinin 21.09.2020 tarihli, 2019/1073 Esas ve 2020/630 Karar sayılı kararına yönelik sanığın eşinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.01.2024 tarihinde karar verildi.