Esas No
E. 2012/17755
Karar No
K. 2014/11750
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Uyuşturucu

10. Ceza Dairesi         2012/17755 E.  ,  2014/11750 K.

"İçtihat Metni" :

Mahkeme : İZMİR 9. Çocuk Mahkemesi

Karar Tarihi- Numarası :17.03.2008- 2008/33 esas ve 2008/224 karar

Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma

Karar : Tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri

Dosya incelendi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:

Sanık hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 21.11.2007 tarih ve 2007/3058 sayılı iddianamesi ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan kamu davası açıldığı ve İzmir 9. Çocuk Mahkemesi'nin 2007/791 esas sayısına kaydedildiği, sanığın 24.12.2007 tarihli ilk celseye katıldığı ancak müdafiisi bulunmadığı için sorgusunun yapılamadığı, aynı celse sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/2. maddesine göre tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tâbi tutulmasına karar verildiği, sanığa görevlendirilen müdafiinin karara itiraz etmesi üzerine İzmir 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi'nce 12.01.2008 tarih ve 2007/413 değişik iş sayılı kararı ile “zorunlu müdafiinin duruşmaya katılımı sağlanmadan yargılamanın sona erdirildiği” şeklindeki gerekçe ile 24.12.2007 kararın kaldırılmasına karar verildiği, bu karar üzerine dosyanın İzmir 9. Çocuk Mahkemesi'nin 2008/33 esas sayısına kaydedildiği, Mahkemece sadece sanık müdafiine duruşma günü bildirir davetiye çıkarılmasına karar verildiği, 17.03.2008 tarihli celsede sanık müdafiinin katılımı ile yeniden sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/2. maddesine göre tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tâbi tutulmasına karar verildiği, kararın kesinleştirilerek infaza verildiği, İzmir Denetimli Serbestlik ve Yardım Şube Müdürlüğü tarafından çıkarılan tebligatın usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen sanığın süresi içerisinde başvurmaması üzerine 04.06.2009 tarihinde Mahkemeye bildirimde bulunulduğu, İzmir 9. Çocuk Mahkemesi'nce duruşma açılarak sanığın savunması alındıktan sonra 09.07.2009 tarihinde TCK'nın 191/1, 31/3 ve 62 maddeleri uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,

TCK'nın 50. maddesi gereğince hapis cezasının 4000 TL adlî para cezasına çevrilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. 5271 sayılı Kanun'un 175. maddesinin 2. fıkrasında “Mahkeme, iddianamenin kabulünden sonra duruşma gününü belirler ve duruşmada hazır bulunması gereken kişileri çağırır”, 193. maddesinin 1. fıkrasında “Kanunun ayrık tuttuğu hâller saklı kalmak üzere, hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılmaz.” ve 195 maddesinde “ Suç, yalnız veya birlikte adlî para cezasını veya müsadereyi gerektirmekte ise; sanık gelmese bile duruşma yapılabilir. Bu gibi hâllerde sanığa gönderilecek davetiyede gelmese de duruşmanın yapılacağı yazılır.” hükümleri öngörülmüştür.

Somut olayda hakkında kullanmak için uyuşturucu bulundurma suçundan dava açılan sanığa davetiye tebliğ edilmeden ve sorgusu yapılmadan hakkında 17.03.2008 tarihinde tedavi ve denetimli serbestlik kararı verilerek savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle, mahkemece tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uymadığı bildirilmesi üzerine duruşma açılarak TCK'nın 191/1, 31/3, 62 ve 50. maddeleri uyarınca verilen 4000 TL adlî para cezasının hukuki değerinin bulunmadığı, sanık müdafiinin 13.07.2009 tarihli temyiz dilekçesinin 17.03.2008 tarihli " tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri " kararına yönelik, öğrenme üzerine ve süresinde verilmiş itiraz dilekçesi niteliğinde olduğu da kabul edilerek; yapılan incelemede;

Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 20.03.2012 tarihli ve 2011/785 E. 2012/101 K. sayılı kararında açıklandığı üzere; “kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma” suçundan dolayı,

TCK'nın 191. maddesinin 2. fıkrası gereğince verilen “tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararın, sözü edilen fıkraya 6217 sayılı Kanun'la eklenen cümlenin yürürlüğe girdiği 14.04.2011 tarihinden önce ya da sonra verilip verilmediğine bakılmaksızın, temyiz değil itiraz kanun yoluna tabi olması nedeniyle, itirazla ilgili gerekli kararın yetkili ve görevli itiraz merciince verilmesi için, dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na İADESİNE, 27.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog