4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Yayımlama Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili 08.06.2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin şahıs firması olduğunu, daha önceden ‘...’ ve ‘...’ adlı filmleri ile davaya konu olan “...” adlı sinema filminin yapımcısı olduğunu, davalı firmalar ise sinema sektöründe tekel olan yapımcılık, dağıtım ve yayın gibi hakları tekelinde tutan şirketler grubu olduğunu,...olarak davalı firmalar aracılığıyla ... başta olmak üzere Türkiye’nin muhtelif ve bilumum yerlerinde 10.03.2023 tarihinde vizyona gireceği hususunda anlaşıldığını, ancak davalı firmalarca işbu anlaşma yerine getirilmediğini, bu hususta asgari şartlar dahi sağlanmaksızın sirkülasyonu oldukça az olan birkaç salonda gösterime ( ...'da bir sinema salonu, Türkiye genelinde toplam 5 sinema salonunda) sunulduğunu, İstanbul ilinde sirkülasyonun fazla olduğu 20 sinema salonu başta olmak üzere Türkiye'nin muhtelif yerlerinde vizyona sokulmaması ve sözleşmenin gereği gibi yerine getirilmemesinden dolayı film vizyondan geri çekildiğini, müvekkilinin mağduriyetinin daha fazla artmaması ve ...şirketlerinin sinema sektörüne baskısına bir nebze olsun direnebilmek için ....
13.Noterliği'nin ... günü ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile gösterilen sinema salonlarında ve taraflarca verilecek vizyon tarihinde filmin tekrar vizyona sokulması ve ayrıca filmin vizyondan çekilmesinde açıkça kusuru bulunan davalı firmalarca gecikme tazminatı talep edildiğini, anılan ihtarname davalı firmalara tebliğ edildiği halde herhangi bir yazılı veya sözlü olarak davacıya cevap verilmediğini, bunun üzerine arabuluculuk süreci başlatılmış ancak davalı firmalarla olumlu bir sonuç alınamadığını, müvekkilin sözleşmenin gereği gibi yerine getirileceği inancıyla film için tanıtımı ve galası için reklam ve birçok masraf yaptığını, müvekkilin yapılan masrafların iadesinden çok bir yapımcı olarak itibarının zedelenmemesi için filmin davalılarca taahhüt edildiği üzere yeterli sinema salonunda gösterime sunulmasını istenildiğini, açıklanan bu nedenlerle; haklı davanın kabulünü, 10.000 TL yapılan masrafların faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, 10.000 TL müspet zararımızın faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, 20.000 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama harç ve masrafları ile karşı vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili 31.07.2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemeleri görev alanına girdiğini belirterek görev itirazında bulundukları, görevsizlik kararı verilmesini istedikleri, davacı ile aralarında imzalanmış bir sözleşme olmadığı gibi doğrudan bir ticari ilişkilerinin de bulunmadığını ileri sürerek pasif husumet itirazında bulundukları, kendilerinin hem film dağıtım işi yaptıklarını hem de muhtelif sinema salonlarına sahip oldukları için film gösterim hizmetleri verdiklerini, ama bu işleri yapmadan önce muhatapları ile anlaşma tesis ettiklerini, davacı ile ise dağıtım konusunda anlaşma imzalamadıklarını, davacı yanın, huzurdaki dava dosyasında her ne kadar davalılara husumet yöneltmişse de; huzurdaki dava dosyasında müvekkili davalı sıfatına haiz olamayacağını, davacı ile davalı şirketler arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, davalı şirketlerin davacı tarafı tanımamakta ve aralarında akdedilmiş herhangi bir sözleşme de bulunmadığını, davacı taraf da dava dilekçesinde davalılar ile arasında herhangi bir sözleşmenin bulunmadığını ikrar etmiş bulunduğunu, davacı taraf ...ile dava dilekçesinde adı geçen "..." isimli filmin dağıtımı için bir dağıtım sözleşmesi akdetmiş bulunduğunu, dolayısıyla davacı taraf dava dilekçesine konu talepleri için ...Şirketi Firmasına karşı taleplerini yöneltmesi gerekirken davalı şirketlere işbu talepleri yneltmesi haksız ve mesnetsiz olduğunu, davalı müvekkil şirketlerin davacı yanın ifa ettiği işbu dava ile hiçbir ilgisi bulunmadığını, Müvekkil şirketler ile davacı tarafın herhangi bir anlaşması bulunmadığını, davalı şirketinir tacir olması nedeniyle iş yeri faaliyetlerini sürdürürken hiçbir yapımcı ile anlaşmak ya da tüm yapımcıların filmlerini sinemalarında göstermek zorunda olmadığını, açıklanan bu nedenlerle; öncelikle usule ilişkin itirazlarımızın kabulünü, her yönüyle haksız ve mesnetsiz olan huzurdaki davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar Olunan vekili 17.11.2023 tarihli müdahale dilekçesinde özetle; davacının anılan film için 01.02.2022 tarihli bir dağıtım sözleşmesi imzaladığını, bu sözleşmenin diğer tarafı ... A.Ş. olarak gösterildiğini, sözleşmenin bir nüshası davacı uhdesinde mevcut olduğunu, davacı ile davalılar arasında ayrıca bir dağıtım anlaşması varsa; elbette bu belge farklı hukuki sonuçlar doğuracağını, davacının ikinci bir dağıtım anlaşmasının bulunduğunu iddia etmesi halinde; bu konuda ispat yükü kendisine düşeceğini, buna karşılık taraflar arasında eğer ayrıca dağıtım anlaşması yapılmamışsa davacının Mars group’a bununla ilgili husumet tevcih edemeyeceği izahtan ari olduğunu, çekişmenin konusu basit olmakla birlikte çözümü ihtisas gerektiren teknik bir konu olduğunu, bir sinematografik eserin ticaret mevkiine konulması ile ilgili anlaşmazlık söz konusu olduğunu, davalıların savunmalarında ‘...’ adlı komedi filmini hangi sinemalarında, hangi gün, hangi seanslarda gösterebileceklerini önceden müvekkilinin çalışanı ... aracılığı ile davacıya ilettiklerini ileri sürdüklerini, davaya temel oluşturan film 10.03.2023’de vizyona girdiğini, davacının ... 13.03.2023 tarihi itibariyle filmin gösterimden kaldırılmasını talep ettiğini, 12.03.2023 tarih, bu maddi olgular konusunda taraflar arasında çekişme bulunmadığını, çekişme filmin az sayıda sinemada, uygun olmayan yerlerde ve seanslarda gösterilip gösterilmediği noktasında toplandığını, filmin hangi sinemalarda, hangi tarih ve seanslarda gösterime sunulacağı davacıya bildirildiğini, davacı da filmin oynatılabilmesi için gerekli şifreleri sinemalara gönderdiğini, aksi taktirde filmin gösterilemeyeceğini, tüm bu nedenlerle ahde vefa göstermeyen, kararlaştırılan tarihten önce filmin gösterimini sonlandıran davacının, bunun sonuçlarına katlanması kendisinden bekleneceğini, açıklanan bu nedenlerle; müvekkiline ihbar olunan davaya, davalı yanında fer’i müdahil olarak katılmalarını, yapılacak yargılama sonunda usul ve yasaya aykırı davanın reddini, tüm giderlerin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
SGK yazı cevabı, Gelir İdaresi Başkanlığı yazı cevabı, BA/BS formları, İhtarname, Arabuluculuk Anlaşamama Tutanağı, Taraf Beyanları ve tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE
Dava, sözleşmeden kaynaklı alacak davasıdır.
Davacı ile ihbar olunan ... Şirketi arasında film dağıtım sözleşmesinin imzalandığı, bu sözleşme gereğince davacıya ait "..." adlı filmin davalıların bünyesinde yer alan sinema salonlarında dağıtımı ve gösterimi hususunda anlaşma sağlandığı görülmektedir. Taraflara verilen süreye rağmen ilgili sözleşmenin dosyamıza sunulmadığı görülmüştür.
Bu kapsamda sözleme gereği anlaşılan hususlar tam olarak ortaya konulamamıştır. Ancak ihtilaf olmayan husus sözleşmenin esasen ihbar olunan ... Şirketi ile imzalandığıdır.
Davalı ve ihbar olunanca görev hususunda itirazda bulunulmuştur. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, 551 Sayılı KHK, 554 Sayılı KHK, 555 Sayılı KHK, 556 Sayılı KHK' öngörülen davalar ile 5846 Sayılı Yasanın düzenlediği hukuki ilişkilerden doğan davalara bakmakla görevlidir. Davanın Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nde görülebilmesi için 5846 Sayılı Yasada belirtilen eserlere ve 5846 Sayılı Yasada düzenlenen mali ve manevi haklara ilişkin düzenlenmiş sözleşmeden doğması gerekir. 5846 Sayılı Yasada mali haklar; işleme, çoğaltma, yayma, temsil, işaret ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim hakkı, manevi haklar; umuma arz, adın belirtilmesi, eserde değişiklik yapılmasını men etme, olarak düzenlenmiştir.
Taraflar arasındaki film dağıtım sözleşmesinin konusu bir esere ilişkin olmadığından, 5846 Sayılı Yasada; işleme, çoğaltma, yayma, temsil, işaret ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim hakkı olarak belirtilen mali haklara ilişkin olmadığı gibi, umuma arz, adın belirtilmesi, eserde değişiklik yapılmasını men etme, olarak düzenlenen manevi haklara ilişkin de olmadığından, davanın bu hali ile Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinde görülmesi mümkün değildir. Davanın TBK'daki hükümler ile sözleşme dikkate alınarak Mahkememizce çözümlenmesi gerektiği anlaşılmıştır (Hukuk Genel Kurulu'nun 2009/15-459 esas ve 2009/541 karar sayılı kararı, ...
3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılan, menajerlik sözleşmesinin haksız feshi sebebiyle tazminat davasını esastan ret eden ilk derece mahkemesi kararını onayan Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2016/5561 esas ve 2018/164 karar sayılı kararı, tashihi karar talebinin reddine ilişkin, 2018/1908 esas ve 2019/6623 sayılı kararı, kapatılan ...
44.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/04/2014 tarihli ...esas ve karar sayılı menajerlik sözleşmesinden kaynaklanan davada verilen görevsizlik kararının bozulmasına ilişkin Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2014/12172-14215 esas ve karar sayılı kararı, aynı yönde İstanbul BAM 16.Hukuk Dairesinin 05/11/2021 tarih 2021/1886 Esas ve 2021/1907 Karar, İstanbul BAM 44.Hukuk Dairesinin 15/04/2021 tarih 2021/419 Esas ve 2021/453 Karar sayılı kararları).
Davacı vekili esasen davalılarla iletişim ve koordinasyonu sağladığını iddia ettiği dava dışı ...'in davalı çalışanlarıyla yapmış olduğu mailler ve whatsaap yazışmalarına dayandırmıştır.
Anlatılan kapsamda öncelikli olarak davalılar ve ihbar olunan şirketin 2023 yılında tüm çalışanlarını gösterir liste SGK'dan celp edilmiştir. SGK kayıtlarını incelenmesinden dava dışı ...'in davalıların çalışanı değil, ihbar olunan ... Şirketi'nin çalışanı olduğu görülmüştür. Nitekim dava dilekçesi ekinde yer alan yazışmalarında ihbar olunan şirket ile davalılar arasında yapıldığı ve bu anlamda davacı yanın bir zararı ya da talebi varsa öncelikle sözleşme ilişkisinin bulunduğu ihbar olunan ... Şirketi'nden talep etmesi gerektiği, davacı ile davalılar arasında hiçbir sözleşme ilişkisi ve yükümlülüğü bulunmadığından açılan davanın davalılar yönünden HMK madde 114/1-d ve 115/2 gereği pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın davalılar yönünden HMK madde 114/1-d ve 115/2 gereği pasif husumet yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2.Peşin yatırılan 683,10 TL harçtan alınması gereken 269,85 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 413,25 TL harcın karar kesinleştiğinde davacı yana iadesine,
3.Reddedilen maddi tazminat yönünden davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden avukatlık asgari ücret tarifesi gereği hesaplanan 17.900,00 TL nispi vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalılara verilmesine,
4.Reddedilen manevi tazminat yönünden davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden avukatlık asgari ücret tarifesi gereği hesaplanan 17.900,00 TL nispi vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalılara verilmesine,
5.Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13 ve 14. Maddeleri ile Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE irad kaydına,
7.Yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde bakiye kısmının yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve ihbar olunan vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/12/2023
Katip
(e-imzalıdır)
Hakim
(e-imzalıdır)