Danıştay 10. Daire Başkanlığı
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/1654 E. , 2023/1310 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
İSTEMİN_KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:…sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem:
Davacı tarafından, 2003 yılında Tokat Devlet Hastanesinde gerçekleştirilen ameliyat esnasında vücudunda sargı bezi unutulması nedeniyle 2015 yılında tekrar ameliyat olmak zorunda kaldığı iddiasıyla, davalı idarenin hizmet kusurundan kaynaklandığını ileri sürdüğü zararlarına karşılık 250.000,00 TL maddi ve 400.000,00 TL manevi tazminatın olayın gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla; davacının maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 100.000,00 TL manevi tazminatın davalı idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, geriye kalan 300.000,00 TL manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesince; Tokat İdare Mahkemesi kararının kabule ilişkin kısmına karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, … İdare Mahkemesi kararının 100.000,00 TL'lik manevi tazminat isteminin kabulüne yönelik kısmının 80.000,00 TL'lik bölümünün kaldırılmasına, 20.000,00 TL manevi tazminatın davalı idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, kabul edilen manevi tazminata ilişkin davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI :
Davacı tarafından, 12 yıl boyunca hem ayağı kesilmiş bir şekilde hem de vücudunda unutulan gazlı bez ile yaşamak zorunda kaldığı, ilk ameliyat olduğu tarihte 22 yaşında olduğu ve gençlik yıllarının ameliyat süreciyle geçtiği bu nedenle hükmedilen manevi tazminat miktarının kabul edilebilir olmadığı, adli yardım talebi kabul edildiğinden harç ve masraflardan muaf olması gerektiği; davalı idare tarafından, gazlı bez unutulmasının komplikasyon olduğu, davacının yıllar önce geçirdiği ameliyat ile batında tespit edilen gazlı bez arasında illiyet bağının kurulmasının mümkün olmadığı, bu nedenlerle tazmin şartlarının oluşmadığı ileri sürülmektedir. TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Taraflarca karşılıklı olarak temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY :
Davacı 2003 yılının Şubat ayında Tokat Devlet Hastanesinde buerger hastalığının tedavisi için ameliyat olmuş, 2003 yılının Temmuz ayında ise iyileşememesi üzerine başvurduğu İstanbul Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesinde gerçekleştirilen ameliyat ile davacının sağ bacağı diz altından ampute edilmiş, 2015 yılında batında şişlik şikayetiyle başvurduğu İstanbul Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesinde batında kist ön tanısıyla ameliyata alınmış, yapılan ameliyatta batında kist olmadığı, kist görünümünün sargı bezi olduğu tespit edilmiş ve bu sargı bezi alınmış, davacı tarafından ayağının kesilmiş olmasının ve vücudunda sargı bezi ile yaşamak zorunda kalmasının hizmet kusurundan kaynaklandığı iddiasıyla maddi ve manevi tazminat istemiyle davalı idareye yapmış olduğu başvurunun reddi üzerine bakılmakta olan dava açılmıştır.
Olayda idarenin hizmet kusuru bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla bilirkişiliğine başvurulan Adli Tıp Kurumu 7. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen …tarih ve …karar numaralı raporda; "kişiye 27/02/2003 tarihinde Tokat Dr. Cevdet Aykan Devlet Hastanesinde iliak oklüzyon, iskemik ayak tanısıyla yapılan bilateral sempatektomi operasyonun endikasyonu bulunduğu, ameliyat yönteminin uygun olduğu, 01/09/2015 tarihli ameliyatta batından gazlı bez çıkarılması nedeniyle; 27/02/2003-01/09/2015 tarihleri arasında batın ve/veya retroperitona yönelik başka bir ameliyat olmadığının mahkemece kabulü halinde; genel tıp uygulamalarında yapılan tüm operasyonlarda ameliyat sahası kapatılmadan önce kullanılan malzemelerin sayımının öncelikle ameliyat hemşiresi tarafından yapılıp kayda alınması, ameliyat bitiminde ameliyatı yapan hekim ve ameliyat hemşiresi tarafından tutanağın imzalanması gerektiği, 27/02/2003 tarihinde saat 08.20-10.50 sıralarında Tokat Dr. Cevdet Aykan Devlet Hastanesinde İliak Arter Oklüzyonu ve İskemik Ayak tanısı ile yapılan operasyon bölgesinde gazlı bez unutulması olayında gazlı bez sayımını düzgün yapmayan ameliyat hemşiresinin ve ameliyat sahasını kapatmadan önce yeterli kontrolü yapmaması nedeniyle Kalp Damar Cerrahi Uzmanı Dr. Y.M.A'nın eylemlerinin tıbbın genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olmadığı, sağlık hizmetinin yürütülmesinde idarenin organizasyon hatası tespit edilmediği, kişide batında gazlı bez unutulması ile Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 17/07/2003 tarihinde yapılan sağ bacak diz altı amputasyonu arasında tıbben illiyet bağı bulunmadığı" yönünde görüş bildirilmiştir. … İdare Mahkemesince; idarenin, sağlık hizmetinin yürütülmesi sırasında organizasyon eksikliği tespit edilmiş ise de davalı idarenin anılan organizasyon eksikliğinden doğan kusuru ile davacının ayağının kesilmiş olmasından doğduğunu iddia ettiği maddi zararı arasında illiyet bağının bulunmadığı ve bu durumun Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen rapor ile de ortaya konulduğu anlaşıldığından, davalı idarenin davacının uğradığını iddia ettiği maddi zararların tazmini ile sorumlu tutulabilmesine hukuken olanak bulunmadığı, davacının batında meydana gelen şişlik nedeniyle 2015 yılında başvuruda bulunduğu, kist hidatik tanısıyla ameliyata alındığı, kist olduğu düşünülen cismin tekstiloma (sargı bezi) olduğunun anlaşıldığı, genel cerrahi kliniği idari sorumlusu olan hekim tarafından düzenlenen yazıda "...karında ameliyat kesisi saptanmamıştır. ... inguinal bölgeden yapılan ameliyattan retroperitoneal alana gazlı bezin ilerlemiş olabileceğinin..." belirtildiği, davacıda unutulan sargı bezinin her ne kadar 2003 yılında yürütülen tedavi sürecine ilişkin olduğu saptanamamış ise de Adli Tıp Kurumu raporunda malzeme sayımını düzgün yapmayan ameliyat hemşiresinin ve ameliyat sahasını kapatmadan önce yeterli kontrolleri yapmayan hekimin eylemlerinin tıbbın genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olmadığının belirtildiği, bu durumda davacının iddia ettiği manevi zararının davalı idarenin organizasyon eksikliği şeklinde tezahür eden hizmet kusuru nedeniyle meydana gelmiş olduğu ve davalı idarenin mali sorumluğunun şartlarının gerçekleştiği gerekçesiyle davacının maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 100.000,00 TL manevi tazminatın davalı idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, geriye kalan 300.000,00 TL manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; Tokat İdare Mahkemesi kararının kabule ilişkin kısmına karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, … İdare Mahkemesi kararının 100.000,00 TL'lik manevi tazminat isteminin kabulüne yönelik kısmının 80.000,00 TL'lik bölümünün kaldırılmasına, 20.000,00 TL manevi tazminatın davalı idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, kabul edilen manevi tazminata ilişkin davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesi, 1. fıkrası, (b) bendinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır. Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları doğrudan zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davaları olup, idarenin hukuki (mali/tazmin) sorumluluğunun yargı aracılığıyla belirlenip hüküm altına alınmasını sağlamaktadır. İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmektedir. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır. İdarelerin kamu hizmetlerinin gereği gibi işlemesini sağlayacak organizasyonları yaparak, yeterli araç ve gereçle donatılmış bina, tesis ve araçlarda hizmetin özelliğine uygun olarak seçilen ve yetişmiş personelle hizmeti yürütme yükümlülüğünün bulunduğu tartışmasızdır. Zarar gören kişinin hizmetten yararlanan durumunda olduğu ve hizmetin riskli bir nitelik taşıdığı sağlık hizmetinde, idarenin tazmin yükümlülüğünün doğması için; zararın, idarenin hizmet kusuru sonucu meydana gelmiş olması gerekmektedir.
Öte yandan, manevi zararın varlığı, sadece şeref, haysiyet ve onur kırıcı işlem ve eylemlere maruz kalmış ya da kişilerin vücut bütünlüğünün ihlal edilmiş olmasına, ölüm nedeniyle ağır bir elem, üzüntü duyulması şartına bağlı olmayıp; idarenin yürütmekle yükümlü olduğu kamu hizmetini gereği gibi eksiksiz olarak sunamaması nedeniyle ilgililerin yeterli hizmet alamamalarından dolayı üzüntü ve sıkıntı duymaları da manevi zararın varlığı ve manevi tazminatın hükmedilmesi için yeterli bulunmaktadır. Manevi tazminat, mal varlığında meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı değil, manevi tatmin aracıdır. Olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar. Tam yargı davalarının ve manevi tazminatın belirtilen niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın, zararın ve idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri olayların bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı olacak şekilde belirlenmesi, bununla birlikte olayın meydana geliş şekli ve idari faaliyetin niteliği gözetilerek hakkaniyetli ve makul bir tutarı aşmaması gerekmektedir.
Buna göre, manevi tazminat takdir edilirken, davacı(lar) yönünden, manevi tatmin duygusunu sağlamaya yetecek, zarara yol açan idari faaliyet sonucu duyulan elem ve ızdırabın kişi üzerindeki etki ve ağırlığını karşılayacak düzeyde olmasına; davalı(lar) yönünden ise, hakkaniyet sınırlarını aşmayan, ölçülü, adil dengeyi sağlayacak ve aşırı mali külfet oluşturmayacak makul bir seviyede olmasına dikkat edilmesi gerektiği açıktır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla, davacının yaşadığı cismani zararın büyüklüğü, acının süresi ve şiddeti ile davalı idarenin kusurunun ağırlığı dikkate alındığında davacıya 20.000,00 TL manevi tazminat ödenmesi gerektiği gerekçesiyle, İdare Mahkemesi kararının 100.000,00 TL'lik manevi tazminat isteminin kabulüne yönelik kısmına karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusu kısmen kabul edilerek, kararın kabule ilişkin kısmının 80.000,00 TL'lik bölümünün kaldırılmasına ve 20.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, kabul edilen manevi tazminata ilişkin davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş ise de; dava konusu olay nedeniyle davacının uzunca bir süre vücudunda gazlı bezle yaşamak zorunda kaldığı ve bunun ortaya çıkardığı sorunlar nedeniyle yıllar sonra tekrar ameliyat geçirdiği göz önünde bulundurulduğunda, Bölge İdare Mahkemesince davacı için takdir edilen manevi tazminat miktarının, duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa giderecek düzeyde olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bu durumda; Bölge İdare Mahkemesince, İdare Mahkemesi kararının 100.000,00 TL'lik manevi tazminat isteminin kabulüne yönelik kısmına karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile davacıya 20.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesinde hukuki isabet bulunmamıştır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin KABULÜNE, davalının temyiz isteminin REDDİNE,
2.…İdare Mahkemesince verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararın kabule ilişkin kısmına karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesinin vermiş olduğu …tarih ve E:…, K:…sayılı temyize konu kararın BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 15/03/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.