6. Hukuk Dairesi
T.C. ADANA BAM 6. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/4
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 07/07/2020
NUMARASI : ... Esas - ... Karar
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/07/2017 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusu ile ilgili yapılan incelemede;
DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Müvekkili firmanın davalı firmaya iki adet çelik hangar teklifi yaptığını, teklifin kabul edilerek sözleşme imzalandığını ve işe başlandığını, müvekkilinin sözleşme gereği yapılan işlere esas olmak üzere üç adet fatura kestiğini, davalı şirketin müvekkiline bu faturalara karşılık olarak 06/04/2016 tarihinde 64.900,00 ABD doları ve 20/05/2016 tarihinde ise 51.920,00 ABD doları olmak üzere toplam 116.820,00 ABD doları ödemiş olup, bakiye borcu olan 36.344,00 ABD dolarını ödemediğini, müvekkilinin alacağını bir çok ihtarname ile talep etmiş ise de davalı tarafın bunu ödemeyeceğini müvekkiline cevabi ihtarnamelerle bildirdiğini belirterek, 36.344,00 ABD dolarının davalıdan aynen veya fiili ödeme gününde TC Merkez Bankası ABD doları satış kurundan TL bazında davalıdan tahsiline, davalı tarafın cevabi ihtarnamesinin keşide tarihi olan 20/07/2016 tarihi itibariyle Merkez Bankasının bir yılık ABD dolarına uyguladığı en yüksek faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
DAVALI VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Dava konusu uyuşmazlığın müvekkili ile davacı arasında 04.04.2016 tarihinde imzalanmış olan ve 3 adet hangar deponun imalat ve montajını konu edinen sözleşmede düzenlenen hükümlere aykırı hareket edilmesi hususunda ortaya çıktığını, müvekkili ... Makine ile davacı ... ... arasında 04.04.2016 tarihinde ... ... Rafinerisi'nde müvekkilinin inşasını üstlendiği 3 adet hangar deponun (1 adedi model A-24-7,81-960 m2 ve 2 adet model A12-6,00-384 m2 ) imal edilmesi ve ... alanına montajının yapılması hususunda toplam 129.800,00 USD üzerinden sözleşme imzalandığını, sözleşmede müvekkili tarafından taahhüt edilen tüm edimin gereği gibi yerine getirildiği ve ödemelerin sözleşmede belirtilen süreden önce yapıldığını, müvekkili tarafından sözleşme bedelinde düzenlenmemiş olan bir ödemenin yapılmasının mümkün olmadığını, sözleşmede yer alan hiçbir maddede KDV sorumluluğunun müvekkilinde olduğu veyahut KDV hariç toplam fiyat gibi bir düzenleme yer almadığını, davacı tarafından KDV talebi dışında son hak edişe dair de 01.11.2016 tarihinde bir fatura düzenlendiğini ve müvekkiline gönderildiğini, ancak, davacıya müvekkili tarafından gönderilmiş olan ve dosyada mübrez bulunan 08.08.2016 tarihli ihtarnamede de belirtildiği üzere, davacının edimini belirtilen uzatma süresinde yerine getiremeyeceğini müvekkiline beyan ettiği anlaşılmakla, sözleşmenin feshedildiğini, davacının sözleşmede montaj süresine dair bir düzenleme olmamasını fırsat bilerek zamanında montaj işlerini tamamlamadığını ve müvekkilinin ...'a ceza bedelleri ödemesine neden olduğunu, sözleşmede, sözleşmenin tek taraflı feshedilemeyeceğine dair bir sözleşme hükmünün yer almadığını, ayrıca, edimin ifa edilmesinin fiili olarak imkansız olduğu davacı yetkililerince de beyan edilmiş olduğundan, müvekkili tarafından sözleşmenin feshi yoluna gidilerek, montaj işleminin kendi personeli tarafından tamamlandığını, tüm bu hususlar bir arada değerlendirildiğinde sözleşmenin 3. maddesinde düzenlenmiş olan ödemelerden son ödeme olan 12.980,00 USD'nin ödenmemiş olmasının da hukuka uygun hale geldiğini, zira, montaj işinin tamamlanması aşamasında müvekkilinin davacı firmadan bir yardım alamadığını, montaj işinin sorumluluğunun davacının uhdesinde olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: " ...taraflar arasında düzenlenen 04/04/2016 tarihli sözleşmede 129.800,00 USD olup KDV hususunda hüküm bulunmamakla birlikte davalı şirket tarafından düzenlenen satın alma formunda iş bedelinin 129.800,00 USD + 23.364,00 USD KDV olmak üzere toplam 153.164,00 UD olarak belirlenmesi karşısında mahkememizce satın alma formunun taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin bir parçası olarak kabulü gerektiğinden toplam iş bedeli olan KDV dahil 153.164,00 USD den davacı tarafından davalıya yapılan toplam ödeme miktarı olan 116.820,00 USD düşülerek davacının davalıdan 36.344,00 USD toplam sözleşmedeki iş bedeline göre alacağı olduğu, ancak davalının montaj işini kendi personeli ile tamamladığını, cevap dilekçesi ile savunduğu, ispat yükünün davalı tarafta olduğu, davacının cevaba cevap dilekçesinde işin %90 ından fazlasının yerine getirilmiş olduğunu belirterek eksiklik olduğunu kabul etmesi karşısında sözleşmenin 3. Maddesindeki ödeme şekli 12.980,00 USD nin montaj bitiminde ödenecek kısım olup, 12.980,00 + %18 KDV olan 1.038,40 USD = 14.018,40 USD eksik kısım kabul edilerek 36.344,00 USD - 14.018,40 USD eksik kısım bedeli düşülerek davacının davalıdan talep edebileceği alacağının 22.325,60 USD olduğu ve bu alacağa sözleşmenin feshi temerrüt tarihi olan 08/08/2016 tarihinden itibaren kamu bankalarının bir yıl vadeli USD cinsi mevduata uyguladığı en yüksek mevduat faizinin uygulanması gerektiği," gerekçesiyle, "Davanın kısmen KABUL kısmen REDDİNE,
22.325,60 USD alacağın temerrüt tarihi olan 08/08/2016 tarihinden itibaren kamu bankalarının bir yıl vadeli USD cinsi mevduata uyguladığı en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacının fazlaya ilişkin talebin reddine" şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili 15/10/2020 tarihli istinaf dilekçesinde:
Bilirkişi raporuna göre, ticari defter kayıtlarında alacaklı olduklarının belli olduğunu, buna rağmen, davacının montajı tamamlanmadığı iddiasına göre, montajın tamamlanmadığı kabul edilerek montaj bedelinin ana alacaktan düşülmesinin hatalı olduğunu,
İki tarafın ticari defterlerinin örtüşmesinin, alacağın varlığına karine teşkil ettiğini, mahkemenin salt davalının montaj yapılmadı iddiasını kabul ederek karar vermiş olmasının hatalı olduğunu, Yargıtay 23. ve 15. Hukuk Dairelerinin yerleşik içtihatlarına binaen her iki ticari defter kaydının birbirine uygun olmasının alacağın varlığına karine teşkil edeceğini ve davalının başka iddiasının dinlenemeyeceğini belirterek, Sonuç itibariyle:
İlk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili 16/10/2020 tarihli istinaf dilekçesinde: Sözleşme bedelinin düzenlendiği 2. maddede; sözleşme bedeli olarak, üretimi yapılacak olan depoların tür ve isimleri belirtildiği, maddenin sonunda toplam bedelin 129.800,00 USD olduğu taraflarca kabul edilmişken, müvekkili tarafından sözleşme bedelinde düzenlenmemiş olan bir ödemenin yapılmasının mümkün olmayacağını, sözleşmede yer alan hiçbir maddede KDV sorumluluğunun müvekkilinde olduğu veyahut KDV hariç toplam fiyat gibi bir düzenlemenin yer almadığı, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre "bu gibi belirsizlik durumlarında KDV dahil fiyatlandırma yapıldığının kabul edilmesi gerektiği ve KDV'den dolayı müvekkiline bir sorumluluk atfedilebilmesi için sözleşmede, sözleşme bedelinin KDV hariç olduğunun özellikle belirtilmesi gerektiğini, müvekkili tarafından davacının hukuka aykırı olarak kestiği faturaların iade edilmesi ve talep edilen meblağlardan KDV farklarının ödenmemiş olmasında da herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını belirterek, Sonuç itibariyle:
İlk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davacı vekili 16/10/2020 tarihli ek istinaf dilekçesinde: Sözleşmeye göre, montaj bedelinin bulunmadığını, davalı tarafından noterden çekilen ihtarnamede, montajın yapıldığı ancak yavaşlatıldığının davalının kendisi tarafından yazıldığını, buna göre de mahkeme kararının yanlış olduğunun aşikar olduğunu beyan etmiştir.
DELİLLER
İstinaf incelemesine esas: Yerel mahkemenin dosyası içerisinde bulunan belge ve kayıtlar.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, hukuki niteliği itibariyle eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasıdır.
Taraflar arasında düzenlenen 04/04/2016 tarihli satış sözleşmesinin incelenmesi sonucu; 3 adet hangar deponun (1 adedi model A-24-7,81-960 m2 ve 2 adet model A12-6,00-384 m2 ) imal edilmesi ve ... alanına davacı satıcı tarafından montajının yapılması hususunda toplam 129.800,00 USD üzerinden sözleşme imzalandığı, sözleşmede KDV'ye ilişkin herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği, ödemenin % 50'sinin (64.900 USD) sözleşmenin imzalandığı tarihte peşin, % 40'ının (51.920 USD) malzemeler sevkiyata hazır olduğunda ve % 10'unun (12.980 USD) montaj bitimine müteakip 15 gün içinde banka havalesi yoluyla yapılacağının kararlaştırıldığı görülmüştür.
Dava dilekçesi ekinde sunulan, davacı tarafça davalı tarafa yönelik düzenlenen 04/04/2016 fiyat teklif formlarında, yapılacak siloların birim fiyatlarının belirtildiği, fiyatlara KDV'nin dahil olmadığının teklif formunda açıkça belirtildiği, teklif formundaki fiyatlar üzerinden 04/04/2016 tarihli sözleşmenin düzenlendiği, ayrıca teklif formu ekinde bir örneği dosya sunulan, davalı şirketin logosunu taşıyan ve davalı şirket yetkilisinin imzasını taşıyan satın alma formunda, ürün bedelinin 129.800,00 USD ve KDV tutarının 23.364,00 USD olarak ayrı ayrı belirtildiği, toplam bedelin de 153.164,00 USD olduğu, sözleşmenin formun ekinde olduğunun belirtildiği görülmüştür. Mahkemece, yargılama aşamasında bilirkişilerden 3 ayrı rapor alınmıştır.
Mali müşavir bilirkişi ... tarafından düzenlenen 28/08/2019 tarihli rapor ile; taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı ve davalı arasında düzenlenen sözleşme gereği düzenlenmesi gereken faturaların KDV dahil mi yoksa KDV hariç mi düzenlenmesi gerektiği hususunda toplanmış olduğu, taraflar arasında düzenlenen 04/04/2016 tarihli satın alma sözleşmesinin 2. maddesinde sözleşme bedelinin toplam 129.800,00 USD olarak belirtildiği, mezkur sözleşmenin 3. maddesinde ödeme şeklinin ise 64.900,00 USD sözleşme imzalandığı tarihte peşin, 51.920,00 USD malzemeler sevkiyata hazır olduğunda, 12.980,00 USD montaj bitimine müteakip 15 gün içerisinde olmak üzere toplamda 129.800,00 USD olarak belirlendiği, davacının davalıya düzenlemiş olduğu 2 adet toplamda 137.847,60 USD faturalardan kaynaklı olduğu anlaşılmakla birlikte talimatla taraflarına tevdii edilen görev çerçevesinde davalının ticari defter ve belgelerinde yapılan inceleme neticesinde davacının davalıya düzenlemiş olduğu 2 adet toplamda 137.847,60 USD tutarlı faturalara karşılık olarak davalının davacıya 20/05/2016 tarihinde 51.920,00 USD ve 06/04/2016 tarihinde 64.900,00 USD olmak üzere toplamda 116.820,00 USD ödeme yapmış olduğu ve bu ödemelerin dava dilekçesinde davacının kabulünde olduğu, davalının cevap dilekçesinde davacının davalıya düzenlemiş olduğu faturalara karşılık davacının sözleşmeye uymayarak KDV hariç fiyat üzerinden hesaplama yaparak davalı tarafa fatura düzenlemiş olduğu iddia edilip davacıya 20/07/2016 tarihinde 593675 nolu davacının davalıya düzenlemiş olduğu fatura numaralarının açıklamada belirtilerek 21.027,60 USD ( KDV dahil) olmak üzere iade faturası düzenlemiş olduğu ve ihtarname ile davacı tarafa gönderilmiş olduğu, ancak davacı tarafın ticari defterleri incelenemediğinden davacı ticari defterlerinde mezkur iade faturasının kayıtlı olup olmadığı hususunun tespit edilemediğinden davalı ispatına muhtaç bırakılarak hesaplama dışı bırakılması gerekeceği, taraflar arasındaki sözleşmeye istinaden davacının davalıya düzenlemiş olduğu faturaların sözleşmede belirtilen toplam bedeli 129.800,00 USD olarak belirtildiğinden bu tutarın KDV dahil olarak düzenlenmesi gerektiği, davalının davacıya yapmış olduğu ödemelerin mahsubu neticesinde davacının davalıdan dava tarihi itibariyle ( 129.800,00 USD - 116.820,00 USD) 12.980,00 USD borçlu olduğu kanaatine varıldığı,
Bilirkişi mali müşavir ... tarafından düzenlenen 02/01/2020 tarihli rapor ile; taraflar arasında 04/04/2016 tarihinde düzenlenmiş olan 129.800,00 USD tutarlı bir sözleşmenin mevcut olduğu, sözleşmede KDV hususunda bir hüküm bulunmadığı, davacı tarafından davalı şirket adına 3 adet satış faturası düzenlenmiş olduğu, bu satış faturalarının toplamının 129.800,00 USD + 23.364,00 USD olmak üzere toplam tutarın 153.164,00 USD olduğu, davalı tarafından davacıya 2 adet banka havalesi ile toplam 116.820,00 USD ödeme yapılmış olduğu, Yargıtay yerleşik içtihatlarına bakıldığında sözleşmede ( KDV dahil ve/veya + KDV şeklinde) KDV hükmünün bulunmadığı durumlarda KDV nin anlaşılan tutarın içinde olduğu değerlendirildiğinden dolayı davalı şirketin 04/04/2016 tarihli sözleşmeye göre sorumlu olduğu toplam ödeme tutarının 129.800,00 USD olduğu, netice itibariyle davacının ticari defterlerine göre davalı şirketten 31/12/2016 tarihi ve dava tarihi itibariyle 36.344,00 USD alacak bakiyesinin mevcut olduğu, ancak taraflar arasında düzenlenmiş olan 04/04/2016 tarihli sözleşme tutarının 129.800,00 USD olduğu, davacı tarafından davalı şirket adına 129.800,00 USD tutarında KDV dahil fatura kesilmesi gerekirken 129.800,00 USD +KDV olarak fatura düzenlenmiş olduğu, düzenlenen faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı şirket tarafından davacı şirket adına 116.820,00 USD ödeme yapılmış olduğu, 116.820,00 USD tahsilatın davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, dolayısıyla taraflar arasında düzenlenmiş olan sözleşme davacı tarafından düzenlenmiş faturalar ve davalı tarafından yapılan ödemeler birlikte değerlendirildiğinde, mahkemenin davayı kabulü durumunda davacının davalı şirketten talep edebileceği tutarın 12.980,00 USD olduğu,
Aynı bilirkişi tarafından düzenlenen 02/03/2020 tarihli ek raporda; kök raporunda davalı tarafından düzenlenen 04/04/2016 tarih ve 1601-02 nolu satın alma formunun dikkatinden kaçarak hiç incelenmeden ve değerlendirmeye alınmadan kanaat belirtildiği, ek raporunda, satın alma formunun incelenmesinde görüş ve kanaatinin tamamen değiştiği, taraflar arasında düzenlenen 04/04/2016 tarihli sözleşmede 129.800,00 USD olduğu, KDV hususunda hüküm bulunmadığı, ancak davalı şirket tarafından düzenlenen satın alma formunda iş bedelinin 129.800,00 USD + 23.364,00 USD KDV olmak üzere toplam 153.164,00 USD olarak belirlenmiş olduğu, mahkemenin taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin bir parçası olarak satın alma formunu kabulü durumunda davacı tarafından 23.364,00 USD + KDV tutarının davalıdan talep edebileceği, davalı tarafından 116.820,00 USD ödeme yapıldığı, davacının ticari defterlerine göre davalı şirketten dava tarihi itibariyle 36.344,00 USD karşılığı 138.823,18 TL alacak bakiyesi olduğu, davalı şirketten talep edebileceği, işbu alacağın davacı tarafından defter ve belgeleriyle ispatlanmış olduğu, davalı şirketin iddiasına göre, 12.980,00 USD'nin sözleşme gereği yapılan işin montajı tamamlandığında ödenecek olup, davacı şirketin sözleşme gereği işin montajını tamamlamadığından dolayı ödeme yapılmadığının iddia edildiği, bu hususun mahkemenin takdirinde olduğu,
Taraflar arasında düzenlenen 04/04/2016 tarihli eser/satım sözleşmesi ve bu sözleşmenin düzenlenmesine esas fiyat teklif formları ve satın alma formu ödemeye ilişkin tarafların beyanları davacı tarafından düzenlenen faturalar, ticari defterler üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucu alınan bilirkişi raporları ile diğer belge ve kayıtların birlikte el alınıp değerlendirilmesi sonucu; davacı tarafından davalı için 3 adet hangar depo imalat ve montajı işi için 04/04/2016 tarihinde teklif mektupları verildiği, teklif mektuplarında hangar depoların birim fiyatlarının USD cinsinden gösterildiği, fiyatlara KDV'nin dahil olmadığı ve ödeme şeklinin belirtildiği, montajın fiyata dahil olduğunun da teklif formlarında belirtildiği, teklif formlarının yine 04/04/2016 tarihinde davalı şirket temsilcisinin imzasını taşıyan satın alma formu ile kabul edildiği ve aynı tarihli satış sözleşmesinin düzenlendiği görülmüştür. Satış sözleşmesinde her ne kadar KDV'nin fiyata dahil olup olmadığı hususunda bir açıklamaya yer verilmemiş ise de, teklif formu ve satın alma formunda KDV'nin fiyata dahil olmadığı açıkça belirtilmiştir. Mahkemece, KDV'nin fiyata dahil olmadığının kabulü yerindedir.
Davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde değildir. Depoların montajının yapılarak, tamamen bitirilmiş halde davalıya teslim edilmediği, her iki tarafın da kabulündedir.
Davacı taraf cevaba cevap dilekçesinde işin % 90'ını tamamlandığını beyan etmekle işin tamamlanmadığını ikrar etmiştir.
Ödeme planında, 12.980,00 USD'nin montaj bitimine müteakip 15 gün içerisinde ödeneceği kararlaştırılmış olmakla birlikte, mahkemenin kabulünde olduğu şekilde, davacı tarafça eksik bırakıldığı kabul edilen montaj işinin karşılığı olduğuna dair bir ifadeye sözleşmede yer verilmemiştir. Teklif formunda ve sözleşmede, montaj bedelinin ne kadar olduğu ayrıca belirlenmemiştir. Dava konusu işin montaj bedelinin, işin yapıldığı yıl itibariyle piyasa rayicine göre, (KDV ve müteahhitlik kârı da piyasa fiyatlarının içerisinde olacağından ayrıca ilave edilmeksizin), ... yapım işi konusunda uzman bir bilirkişiye hesaplattırılarak, alınacak rapora göre eksik iş bedelinin toplam bedelden düşülmek suretiyle davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının belirlenmesi gerekirken, ödeme planında, montaj bitiminde ödeneceği kararlaştırılan miktarın montaj bedeli olarak kabul edilerek, buna göre hüküm kurulmuş olması yerinde değildir. Taraf vekillerinin bu yöndeki istinaf sebepleri yerindedir.
Sonuç olarak: Taraf vekilleri istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Taraf vekillerinin istinaf talebinin KISMEN KABULÜ ile, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/07/2017 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2.Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren yerel mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
3.İstinaf başvurusu sırasında davacı tarafından yatırılan 54,40 TL istinaf karar harcının talebi halinde ilk derece mahkemesince DAVACIYA İADESİNE,
4.İstinaf talep eden davacıdan peşin alınan 148,60 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
5.İstinaf başvurusu sırasında davalı tarafından yatırılan 1.535,38 TL istinaf karar harcının talebi halinde ilk derece mahkemesince DAVALIYA İADESİNE,
6.İstinaf talep eden davalıdan peşin alınan 148,60 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
7.Taraflarca yapılan istinaf masraflarının kendileri üzerinde bırakılmasına,
8.İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
9.Kararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 359/4. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından TARAFLARA TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-g bendi gereğince KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 13/02/2024 ...
Başkan
...
*e-imzalıdır.*
...
Üye
...
*e-imzalıdır.*
...
Üye
...
*e-imzalıdır.*
...
Katip
...
*e-imzalıdır.*
" Bu Belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununa Göre Elektronik Olarak İmzalanmıştır."