11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2021/24255 E. , 2023/8665 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ ... 44
. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.11.2015 tarihli ve 2015/368 Esas, 2015/767 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1.Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2.Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 155 inci maddesinin ikinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 6 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik araştırma ile karar verildiğine, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanık ...'nin 10.10.2012 ve 10.09.2013 tarihleri arasında katılan şirkette satış elemanı olarak çalıştığı, sanığın işten ayrılmadan önce ... Grup ... .... Ltd. Şti. ile ...Gıda Yapı İnş. Taah. Ltd. Şti. adına sahte kaşeler bastırıp katılan şirket adına bu şirketlere mal satmış gibi borçlusu ...Gıda Yapı İnş. Taah. Ltd. Şti., alacaklısı katılan Marmay Gıda Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti. olan 24.08.2013 tanzim tarihli değişik vade tarihli ve tutarlarda 4 adet bonoyu sahte olarak düzenleyip bu bonoların karşılığı olan malları teslim etmiş gibi hareket ederek kendisine mal edindiği, sanığın aynı şekilde ... Grup ... .... Ltd. Şti.ne mal satmış gibi 31.08.2013 tanzim tarihli değişik vade tarihli ve tutarlarda 4 adet bonoyu sahte olarak düzenleyip senetlere konu malları yine kendisine mal edindiği, senetlerde borçlu olarak yer alan şirketlerin adreslerinde bulunmadığı, ...Gıda şirketine ait adresin sahte olduğu, şirketlerin tanınmadığının tespit edildiği, yapılan kriminal incelemede, ... Grup şirketi adına tanzim edilmiş 4 adet senet üzerinde yer alan yazıların sanığın eli ürünü olduğu, borçlu adına çıkartılan imzaların da kuvvetle muhtemel sanığın elinden çıktığına dair kanaat bildirildiği, bu şekilde sanığın sahte senetler düzenlemek suretiyle resmi belgede sahtecilik ve hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçlarını işlediği iddiasıyla kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2.Sanık savunmasında, suçlamayı kabul etmediğini, adı geçen şirketlerden sipariş aldığını, muhasebeye faturaları kestirdiğini, malları depodan alarak kontrollü şekilde teslim ettiğini, daha sonra teslim ettiği bu kişilerin iş yerlerini kapatıp kaçtıklarını, çok sayıda firmaya mal sattığını, sadece bu iki firmada sıkıntı çıktığını, ifade etmiştir.
3.Suça konu ... Grup Ticaret Limited Şirketi adına düzenlenmiş bonolarda yer alan tanzim yazıları ile imzaların sanığa aidiyeti hususunda yaptırılan bilirkişi incelemesine ilişkin raporun dosyada mevcut olduğu anlaşılmıştır.
4.Tanık ... ve ...'in iddia ile uyumlu beyanlarının dosyada mevcut olduğu görülmüştür.
5.... Grup ... .... Ltd. Şti. ile ...Gıda Yapı İnş. Taah. Ltd. Şti.nin kayıtlı adreslerinde bulunmadıkları ve şirket yetkililerine ulaşılamadığına dair kolluk araştırma tutanaklarının dosyada mevcut olduğu görülmüştür.
6.Yapılan yargılama sonucunda, mahkemece sanığın üzerine atılı suçların sübut bulduğu kabul edilerek temyize konu mahkumiyet kararlarının verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE
1.Belgede sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu ve suça konu senet asıllarının aldatma niteliği yönünden bir değerlendirme yapılmadığı da göz önüne alınarak, suça konu senet asılları duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle, özellikleri duruşma tutanağına yazıldıktan sonra iğfal kabiliyetlerinin bulunup bulunmadığının tespit edilmesi ve denetime olanak sağlayacak şekilde belge asıllarının dosya içinde bulundurulması gerektiği gözetilmeden, belgenin aldatıcılık niteliği hususunda gözlem yapılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması,
2.Sanığın ... Grup ... .... Ltd. Şti. ile ...Gıda Yapı İnş. Taah. Ltd. Şti. adına sahte kaşeler bastırıp bu şirketleri borçlu göstermek suretiyle 24.08.2013 ve 31.08.2013 tanzim tarihli değişik vade tarihli ve tutarlarda sekiz adet sahte senet düzenleyerek resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılması, sanığın suçlamayı kabul etmeyerek söz konusu şirketlere satmış olduğu mal karşılığında senetleri aldığını ifade etmesi karşısında; maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından, ...Gıda Yapı İnş. Taah. Ltd. Şti.nin yetkilisi olan ...'a ulaşılarak tanık olarak ifadelerine başvurulması, sanık aracılığı ile katılan şirketten suça konu senetlerin karşılığında mal alıp almadıklarının sorulması, mümkün olduğu takdirde defter ve belgelerinin incelenmesi, senetler üzerinde yer alan yazıların ve imzaların adı geçen şirketin yetkilisi olan......ile sanık ...'nin eli ürünü olup olmadığının kesin olarak tespiti için kriminal laboratuvarı ya da Adli Tıp Kurumu Başkanlığına gönderilerek rapor alınması, şikayet dilekçesinde sanık tarafından ...a ait olduğu iddia edilerek verilen GSM numarasının kime ait olduğunun yöntemince araştırılıp gerektiğinde bilgisine başvurulması, sonucuna göre toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirilip sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
3.Kabule göre de;
a)Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.04.2014 tarihli ve 2013/11-397 Esas, 2014/202 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 765 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Kanun'un “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “resmi belgede sahtecilik ve özel belgede sahtecilik” suçlarının hukuki konusunun kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişinin de haksızlığa uğrayıp suçtan zarar görmesi halinde dahi suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamı, diğer bir ifadeyle kamu olduğuna dair kabulün etkilenmeyeceği, aynı suç işleme kararıyla ve aynı anda düzenlenen belgelerle ilgili olarak tek bir suçtan hüküm kurulması gerekeceği, buna karşın, aynı suç işleme kararıyla fakat değişik zamanlarda düzenlenen belgelerle ilgili olarak yine tek bir suçtan hüküm kurulup 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesindeki zincirleme suç hükümleri gereğince cezanın artırılması gerektiği, farklı suç işleme kastının bulunduğunun ispatı halinde ise her bir eylemin ayrı bir suç oluşturacağı dikkate alındığında; somut olayda, sanığın suçunu zincirleme şekilde işlediğinin kabul edilmesine rağmen iki ayrı şirkete ait senetlerin farklı tarihlerde düzenlendiği, bu senetlere ilişkin faturaların ve tahsilat makbuzlarının da farklı tarihlerde düzenlendiğinin anlaşılması karşısında; suça konu senetlerin sanık tarafından çalıştığı şirkete aynı anda mı yoksa farklı tarihlerde mi verildiği hususu açıklığa kavuşturulup sonucuna göre farklı/aynı suç işleme kararı ile hareket edip etmediği karar yerinde tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması,
b)5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
c)Sanığın 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamında aynı suç işleme kararıyla Kanun'un aynı hükmünü değişik zamanlarda birden fazla kez ihlal etmek suretiyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanmayarak eksik ceza tayini,
d)24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına “birlikte” ibaresinden sonra gelmek üzere “aynı mağdura karşı” ibaresi eklenmiş olup, anılan Kanun maddesinde yapılan değişiklikle uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması halinde uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağının düzenlendiği de dikkate alınarak, sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunun mağdurunun kamu olduğu, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun ise katılan şirkete karşı işlendiğinin kabul edildiği, dolayısıyla sanığa isnat edilen resmi belgede sahtecilik suçu ile hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun mağdurlarının farklı olduğu anlaşılmakla, sanığa yüklenen ve 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu nedeniyle, 24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri yapılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Nedenleriyle hükümlerde hukuka aykırılık bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ...
44.Asliye Ceza Mahkemesinin 25.11.2015 tarihli ve 2015/368 Esas, 2015/767 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.11.2023 tarihinde karar verildi.