. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte bulunan " Tazminat " davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 18.05.2018 tarihinde sürücü ... idaresindeki ... plakalı ticari araçla ... Caddesi üzerinde seyir halinde iken, ... plakalı araç sürücüsü ...'in “DUR levhası” olan ... Sokağından kontrolsüz bir şekilde, süratli olarak müvekkilin sahibi olduğu aracın sol ön kapıdan vurmak suretiyle aracın sağa doğru savrulmasını oluşturduğunu ve araç park halindeki ... plakalı kamyonete, kullandığı aracın sağ ön tarafı ile çarpmak suretiyle durabildiğini, ... plakalı aracın sürücüsü ...'in tamamen dikkatsiz ve kusurlu davranışlarıyla maddi hasarlı iş bu trafik kazası meydana geldiğini, Maddi hasarlı trafik kazası EK'te sunulan belgelerde de görüleceği üzere “... Sokak ile ... Caddesi” üzerinden meydana geldiğini, Trafik kazası tespit tutanağında çizilen kroki de ve kaza özetinde müvekkilin ... plakalı aracı “... Caddesinde olmasına rağmen” tutanağı tanzim eden memurlar tarafından “... Sokak” olarak gösterildiğini, aracın sürücüsü ...'ın hiçbir kusurunun olmadığını, trafik kazası tespit tutanağında hatalı olarak sürücüye tali kusur verildiğini, bu durumun gerçeği yansıtmadığını, böylece müvekkili ...'ın sahibi olduğu ... plakalı araçta maddi hasar, araç yokluğu nedeniyle oluşan zararı meydana geldiğini, kaza sonucunda ... plakalı aracın ön kısmında, pert olabilecek oranda maddi zarar oluştuğunu, aracın 2013 model olup, bugüne kadar tek elde kullanılmış olduğunu, araçta böyle bir kaza ve boya işi olmadığını, bu model ve özellikteki aracın piyasa değerinin yaklaşık 50.000,00 TL iken davalı sigorta şirketinin 12.750,00 TL lik kısmını ödeme şekliyle mutabakat ve ibraname istendiğini, aracın geçirdiği kaza sonucunda pert olarak kullanılamaz hale geldiğini, tamir edilmesinin çok zor ve pahalı olduğundan dolayı hurdaya ayrılması daha yerinde olaca Sigorta Şirketinin teklifi çok düşük olduğundan araç sahibi şirket ve davalı ...'in müvekkilinin zararı karşılamamasından dolayı iş bu davayı açtıklarını, açılan davanın kabulünü talep ettikleri aynı zamanda ... plakalı araçta meydana gelen tüm zararların tespiti ve tarafların kusur oranının belirlenmesi için 05.06.2018 tarihinde Konya . Asliye Hukuk Mahkemesine ... D.İş sayılı tespit davası açıldığını ve bilirkişi tarafından hazırlanan 11.06.2018 tarihli raporun da araç sahibine ve araç sürücüsüne mahkeme aracılığı ile gönderildiğini, tüm bunların sonucunda ... plakalı araçta meydana gelen maddi hasar, değer kaybı ve araç yokluğu nedeniyle oluşan zararın tazmini veya aracın perti olması halinde değerinin tahsili için açılan davanın kabulünü talep etmişlerdir.
Davalı ... ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davalı müvekkili ... ... 18.05.2018 tarihinde kullanmakta olduğu ... plakalı araç ile seyir halindeyken Dur levhasının bulunduğu kavşağa geldiğinde durduğunu, yolu kontrol ederek çıkış yaptığı esnada davacıya ait ... plakalı araç sürücüsü hızlı bir şekilde gelerek trafik kazasına neden olduğunu, davalı müvekkilinin dönüş yaptığı yerin ... Kapalı Otoparkı civarında oldukça yoğun ve park halindeki araçların aşırı derecede yoğun olduğu bir yer olduğunu, davalı müvekkilin dönüş yaptığı yerin de sağ tarafında park halinde olan araçlar nedeniyle sağdan gelen tam olarak görünmediğini, kaza tespit tutanağında da davacıya ait araç sürücüsüne tali kusur atfedildiğini, kaza tespit tutanağını da kabul etmediklerini, mahkeme tarafından kaza mahallinde keşif yapılarak akabinde alınacak kusur raporu ile tarafların kusur durumlarının net ve kesin bir şekilde ortaya konulması gerektiğini, . Zira yol kenarında park halinde duran ve yolun görülmesini engelleyen araçların da davaya konu kazada kusurunun olduğunu, bu hususta gerekirse adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesinden de rapor aldırılmasını talep ettiklerini, davacıya ait araç sürücüsünün bu araca çarpmasındaki sebebin davalı müvekkili değil tamamen kendi hızlı olmasından kaynaklı olduğunu, bu araçtaki hasar ve davacının aracındaki hasarın tazminini davalı müvekkilden talep edemeyeceğini, ayrıca dosya incelendiğinde müvekkiline tebliğe çıkarılan adresin İstanbul olduğunu ve bilindiği üzere müvekkilinin Konyaspor da futbolcu olduğunu ve Konya’da ikamet ettiğini, bu tebligatın geçerli bir tebligat olmadığını, açılan davanın reddini talep ettikleri görülmüştür.
Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Davada görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkili şirketin ... plakalı aracı uzun süreli araç kiralama sözleşmesi ile Konya Spor Kulübüne kiraladığını, müvekkili şirketin işleten sıfatı bulunmadığını, davacının bir zararı mevcut ise sorumlusu söz konusu aracı uzun süreli araç kiralama sözleşmesi ile kiralayana ve işleten sıfatına sahip olan kiracı olduğunu, müvekkili şirketin davacıya karşı herhangi bir sorumluluğu ve borcunun bulunmadığını, davanın Konyaspor Kulübüne ihbarını talep ettikleri, Konya . ASHM'nin ... Değişik İş sayılı dosyasında yapılan tespite itiraz ettiklerini, talep edilen tazminatların fahiş olup, kusur oranları ve meydana gelen zararlardan yeniden hesap edilmesi gerektiğini, davacının taleplerini kabul etmediklerini, açılan davanın reddini talep ettiği görülmüştür.
Davalı ... Sigorta Şirketi vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davada kusur durumunun tespitinin gerektiğini, davacının beyan ettiği kusur durumunu kabul etmediklerini, hesaplamanın yürürlükte bulunan Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ekine göre yapıldığını, aynı zamanda değer kaybından söz edilebilmesi için aracın ilk ve tek hasarı olması gerektiğini, araçtaki değer kaybının tespit edilebilmesi için aracın önceki hasarlarının da incelenmesi ve buna göre bir değerlendirme yapılması gerektiğini, faizin de hatalı talep edildiğini, açılan davanın reddini talep ettikleri görülmüştür.
Mahkememizce verilen ara karar uyarınca dosyanın Mak. Yük. Mühendisi ...'a tevdi edildiği, bilirkişinin raporunda özetle; davalı sürücü ... ...'in asli %65 oranında, davacı sürücü ...'ın tali %35 oranında kusurlu olduğu, ... plaka sayılı araçta oluşan hasar oranının toplam 27.820,00 TL olduğu görülmüştür.
Mahkememizce verilen ara karar uyarınca mahallinde 18/12/2019 tarihinde keşif icra edildiği, keşfe resen makine mühendisi ve sigorta hukuku uzmanı seçildiği görülmüştür.
Mahkememizce verilen ara karar uyarınca bilirkişilerin müşterek rapor yerine ayrı ayrı olacak şekilde bireysel rapor verdikleri görülmüş, mahkememizce yapılan ihtarat neticesinde bilirkişilerin müşterek raporunda özetle; Davalı ... A.Ş.'nin işleten sıfatının bulunmadığı, ... A.Ş. işleten sıfatı Kabul edilecek olursa: Davalı ... ve davalı araç sürücüsü ... ..., Araçta oluşan hasar miktarı ve araç yokluğu nedeniyle oluşan zarar olmak üzere toplamda 18.083,00-TL'den olay tarihi olan 18.05.2018 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte sorumlu bulundukları, davalı sigorta şirketinin araçta oluşan hasar nedeniyle 17.225,00-TL tazminattan temerrüte düştüğü tarihten itibaren yasal faiziyle birlikte sorumlu bulunduğu, dosya kapsamında davalı sigorta şirketine başvuru tarihine ilişkin herhangi bir bilgi ve belge yer almadığından faiz başlangıç tarihi tespit edilemediği bildirilmiştir.
Mahkememizce verilen 12/01/2022 tarih ve ... Esas - ... sayılı kararı Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 31/05/2022 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı ilamıyla kaldırılarak dosya mahkememize iade edilmekle, dava mahkememizin ... esasına kaydı yapıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce verilen ara karar uyarınca dosyanın SMMM bilirkişi ... tarafından düzenlenen bilirkişi raporundan özetle; Davalı Kiralama şirketine ait ticari defterlerin; TTK. Hükümlerine göre, usulüne uygun tutulmuş olduğu, 18/05/2018 kaza tarihi öncesine ve sonrasına ait davalı Kiralama firması tarafından dava dışı kiracısı Spor Kulubü adına düzenlenen 04/2018-05/2018-06/2018 dönemi faturaları gereği (kaza tarihinden sonra fatura düzenlendiği üzere sözleşmenin fesih edilmediğinin anlaşılabileceği) 18/05/2018 kaza tarihi itibariyle, taraflar arasında geçerli bir kiralama sözleşmesinin bulunduğu kanaatine varıldığını bildirir rapor tanzim etmiştir.
Mahkememiz dosyasına kazandırılan bilirkişi raporları taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
Davacı vekilinin usulüne uygun ıslah dilekçesi sunduğu görülmüştür. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davacı vekili davalılar aleyhine Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davası açmış, davalılar yasal süresi içerisinde cevap dilekçelerini ibraz etmiştir.
Konunun 6098 sayılı TBK.49.maddesi ve KTK.85. ve devam eden maddelerinde düzenlendiği TBK.49/1. maddesinde; "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklinde, KTK.85. maddesinde;"Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar...................İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." şeklinde, KTK'nun 86/1.maddesinde;"İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur." şeklinde, KTK'nun 91/1.maddesinde;"İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." şeklinde, KTK'nun 92.maddesinde; "Aşağıdaki hususlar, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışındadırlar.a) İşletenin; bu Kanun uyarınca eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere karşı yöneltebileceği talepler, b) İşletenin; eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar nedeniyle ileri sürebilecekleri talepler, c) İşletenin; bu Kanun uyarınca sorumlu tutulmadığı şeye gelen zararlara ilişkin talepler, d) Bu Kanunun 105 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre zorunlu mali sorumluluk sigortasının teminatı altında yapılacak motorlu araç yarışlarındaki veya yarış denemelerindeki kazalardan doğan talepler,e) Motorlu araçta taşınan eşyanın uğrayacağı zararlar, f) Manevi tazminata ilişkin talepler. g) (Ek bent: 14/04/2016-6704 S.K.
4.mad.) Hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri, h) (Ek bent: 14/04/2016-6704 S.K.
4.mad.) İlgililerin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri, i) (Ek bent: 14/04/2016-6704 S.K.
4.mad.) Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler." şeklinde, KTK'nun 97.maddesinde; "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir." şeklinde, KTK'nun 99.maddesinde;"Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar. " şeklinde düzenlemeler yapıldığı, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceğinin düzenlendiği görülmüştür.
Mahkememiz dosyasına heyet halinde ibraz edilen bilirkişi raporunda; Davalı ... A.Ş.'nin işleten sıfatının bulunmadığı, ... A.Ş. işleten sıfatı Kabul edilecek olursa: Davalı ... ve davalı araç sürücüsü ... ..., Araçta oluşan hasar miktarı ve araç yokluğu nedeniyle oluşan zarar olmak üzere toplamda 18.083,00-TL'den olay tarihi olan 18.05.2018 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte sorumlu bulundukları, davalı sigorta şirketinin araçta oluşan hasar nedeniyle 17.225,00-TL tazminattan temerrüte düştüğü tarihten itibaren yasal faiziyle birlikte sorumlu bulunduğu, dosya kapsamında davalı sigorta şirketine başvuru tarihine ilişkin herhangi bir bilgi ve belge yer almadığından faiz başlangıç tarihi tespit edilemediği bildirilmişse de ancak daha sonraki yazışmalarda başvuruya ilişkin dosyamıza bilgi kazandırıldığı ve bu bilgiye göre temerrüt tarihi tespit edilmiştir, mahkememiz dosya kapsamına göre değerlendirme yapıldığında; dosyadaki tüm bilgi, belge, deliller, bilirkişi raporları da dikkate alındığında, davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile; davacının ... A.Ş. Ye açtığı tazminat davasının pasif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine, ( uzun süreli kira sözleşmesinden kaynaklı işleten sıfatlarının olmadığını iddia etmiştir. Bu iddianın değerlendirilmesinde kira ilişkisi olması halinde; işletenin kayıt maliki mi kiracı mı sorumlu olacaktır? bu konuda öğreti ve Yüksek Yargıtay uygulamalarına baktığımızda kiracının işleten kabul edilebilmesi bir takım şartların varlığına bağlıdır, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet olması, ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması şartları aranmaktadır, ( Yargıtay HGK'nın 06/03/2002 tarih, ... E, ... K sayılı ve 24/03/2004 tarih, ... E, ... K sayılı kararlarında ilke olarak; sicilde malik görünen kişi karine olarak aracın işleteni sayılmaktadır, bunun sebebi trafik kazasından sorumlu olan şahsın kolayca belirlenmesi ve zarar görenin zararının en kısa sürede giderilmesini sağlamaktır. Belirtmek gerekir ki sicilde malik görünen kişi her zaman aracın işleteni olmayabilir bu durumda araç sahibi aracın üzerinde fiili hakimiyeti bulunmadığı, araç için bir başkasının harcamalarda bulunduğunu veya araç üzerindeki ekonomik çıkarın bir başkasına ait olduğunu, işleten sıfatının bulunmadığını kanıtlayabilirse SORUMLULUKTAN KURTULABİLİR) uzun süreli kira sözleşmesinin ne kadar sürede uzun süreli kira sözleşmesi olacağı konusunda "öğreti ve Yargıtay Kararlarında da yeknesaklık yoktur, doktrin üç günden fazla süreli kiraları uzun süreli sayabilir, Yargıtay . Hukuk Dairesi 7 günlük kira sözleşmesinin uzun süreli olmayacağını kabul etmiş, Yargıtay . Hukuk Dairesi 30 ar günlük süreler ile kiracıların işleten olduğunu kabul etmiş, diğer dairelerde bu dairenin daha uzun süre olması gerektiği görüşü vardır, Yüksek Yargıtay . Hukuk Dairesi 3 aylık kira sözleşmesi ile aracı devreden kişinin işleten olduğunu kabul etmiştir, Yargıtay . HD'nin üç aylık kiralamanın uzun süreli olabileceği yönünde karar vermiştir, Yargıtay 1 yıl süreli kira sözleşmelerinin uzun süreli olduğunda tereddüt etmemektedir." "Yargıtay uzun süreli kira sözleşmesinin işleten sıfatını devredebilmesi için 3. Kişileri bağlayabilecek biçimde güçlü kanıtlara bağlanmasını aramaktadır, bu nedenle sözleşmenin noterde yapılması veya adi sözleşme ise diğer bir takım deliller ile desteklenmiş olmasını aramaktadır." (KTK'ya Göre Hukuki Sorumluluk Tazminat Sigorta ve Rücu Yayınları 9. Baskı Hasan Tahsin Gökcan kitabından sayfa 40-42 arasından alınmış bilgidir). Mevzuat gereği motorlu araçlar tescile tabidir, bu durumda kaydi malik işleten konusunda kesin bir karine değilse de onun kim olduğunu tespit eden güçlü bir kanıttır, diğer taraftan kaydi malik mutlak işleten değildir, kaydi malik olmasa bile üçüncü kişiler işleten olabilir, zira bu durumu engelleyici amir bir yasal düzenleme yoktur, kira sözleşmesinin 3. Kişiler yönünden hukuki sonuç doğurması için resmi şekilde yapılması gerektiği yönünde Yüksek Yargıtay Kararları da vardır, tüm bu açıklamalar ışığında bir kuşku olması halinde kaydi malikin işleten olduğu sonucuna varılmalıdır. Ayrıca kazaya karışan araç uzun süreli (24 Ay) kiraya verilen araç olduğundan ve aracın teslimine ilişkin dosya kapsamında belge de bulunduğundan.)
Mahkememiz dosyasına kaldırma kararı gözönüne alınarak SMMM bilirkişi ... düzenlemiş olduğu bilirkişi raporu da dikkate alındığında; Davalı Kiralama şirketine ait ticari defterlerin; TTK. Hükümlerine göre, usulüne uygun tutulmuş olduğu, 18/05/2018 kaza tarihi öncesine ve sonrasına ait davalı Kiralama firması tarafından dava dışı kiracısı Spor Kulubü adına düzenlenen 04/2018-05/2018-06/2018 dönemi faturaları gereği (kaza tarihinden sonra fatura düzenlendiği üzere sözleşmenin fesih edilmediğinin anlaşılabileceği) 18/05/2018 kaza tarihi itibariyle, taraflar arasında geçerli bir kiralama sözleşmesinin bulunduğu kanaatine varıldığını bildirir rapor da dikkate alındığında,
Sıfat, dava konusu kılınan sübjektif hakla davanın tarafları arasındaki ilişkiyi ifade eder ve dava dilekçesinde davacı ve davalı olarak gösterilmiş kişilerin maddi hukuk bakımından gerçekten hak sahibi veya yükümlü konumunda bulunup bulunmadığına ilişkin bir kavramdır (... : Medeni Usul Hukuku, C.I, Ankara 2016, s. 512). (18) Davacı tarafta yer alan taraf için aktif dava sıfatı, davalı tarafta yer alan için pasif taraf sıfatından söz edilebilir. Uygulamada, "sıfat" yerine "husumet" terimi de kullanılmaktadır. Sıfat, dava şartı olmayıp itirazdır. Çünkü bir kimsenin hak sahibi veya borçlu olup olmadığı davanın esasına girildikten sonra tespit edilebilir. Bu durumda ise dava esastan ret veya kabul edilir. Oysa dava şartları davanın esasına girilmesini engelleyen niteliktedir. Ancak sıfat bir itiraz olduğundan hakim diğer itirazlar gibi taraf sıfatını da dava dosyasından anlayabildiği sürece kendiliğinden nazara alır. Sıfat, davada taraflardan birinin davaya konu subjektif dava hakkının bulunup bulunmadığı ile ilgili bir husustur. Tarafların sıfatının yargılama sonuna kadar devam etmesi zorunludur. Bu husus mahkemece re'sen göz önünde bulundurulmalıdır. Bir davada, taraflardan birinin, davacı ya da davalı sıfatının (aktif ya da pasif husumet ehliyetinin) olmadığı belirlenirse, artık bu davanın esasının çözümüne girilmeden, davanın husumet yokluğundan reddi gerekir. Bir kişinin belli bir davada davacı ya da davalı sıfatını haiz olup olmadığı şeklinde nitelendirilen husumetin ileri sürülme zamanı yasa ile kabul edilen bir ilk itiraz olmadığı gibi, davalı tarafından ileri sürülmesi gerekilen bir defi de değildir.Davanın her aşamasında ileri sürülmesi mümkün veya mahkemece vakıf olunduğu takdirde resen nazara alınması gerekli hukuki bir durumdur.(... : Hukuk Muhakemeleri Usulü,C.I İstanbul 2001, s. 1157 vd.) (Yargıtay HGK 24.06.2021 T... E.... K.)
Husumet Taraf Sıfatı: Bir usul hukuku sorunu olmayıp, davaya konu edilen subjektif hakkın özüne ilişkin bir maddi hukuk sorunudur. Bir davada taraf olarak gösterilen kişiler, taraf ve dava ehliyetine ve davayı takip yetkisine sahip olsalar bile, taraflardan birinin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatı yoksa, davanın esası hakkında karar verilemeyeceğinden dava sıfat yokluğundan (husumetten) red edilir.Taraf sıfatı bir dava şartı değildir. Taraf sıfatı, davada taraf olarak görünen kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olduğu için def'i değil, yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilmesi mümkün ve mahkemece de kendiliğinden nazara alınması zorunlu olan bir olgudur.(... : Medeni Usul Hukuku el kitabı, Ankara 2020, C.I s.331 vd).(19) Eş söyleyiş ile taraf sıfatının araştırılması, bir maddi hukuk ilişkisinde tarafların o hak ile ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi anlamına gelir.Dava konusu şey üzerinde kim yada kimler hak sahibi ise davayı bu kişi veya kişilerin açması ve kime karşı hukuki koruma isteniyor ise o kişi veya kişilere davanın yöneltilmesi gerekir. Bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının tayinin de olduğu gibi maddi hukuka göre belirlenir.Taraf sıfatının bu anlamda önemli özelliği ise def'i değil itiraz niteliğinde olması nedeniyle taraflarca süreye ve davanın aşamasına bakılmaksızın her zaman ileri sürülebileceği ve taraflar ileri sürmemiş olmasa bile mahkemece re'sen nazara alınmasıdır.(Yargıtay HGK 22/06/2021 T.... E.... K.)(Kaynak: ... , Ara Kararlar El Kitabı) bilgileri ışığında,
TMK 1/3. Maddesinde; "Hâkim, karar verirken bilimsel görüşlerden ve yargı kararlarından yararlanır." Anayasa'nın 138/1. Maddesinde; " Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler." şeklinde düzenlemeler olduğu,
Somut olayımızda; tüm dosya kapsamı, dosyadaki tüm bilgi - belgeler, tüm deliller, alınan bilirkişi rapor/ları, tarafların iddia - savunmaları, yukarıda yapılan açıklamalar, bir bütün halinde değerlendirildiğinde,
Mahkememizce benimsenen hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, TMK 1/3 ve 6100 Sayılı HMK 297. Maddesi kapsamında Anayasa'nın 138/1 maddesi atfı ile davacının ... A.Ş. Ye açtığı tazminat davasının pasif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine, davacının davalılar ... ... ve ... Sigorta A.Ş'ye karşı açtığı maddi tazminat davasının, hasar, araç yokluğu ve tespit masrafı olarak 19.062,00 TL nin (davalı ... A.Ş'nin 17.225,00 TL sinden ve poliçe limiti ile sınırlı olmak şartıyla) davalı ... ... yönünden kaza tarihi olan 18/05/2018 tarihinden itibaren, diğer davalı ... Sigorta Şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 06/06/2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte) müştereken ve müteselsilen davalılardan alınıp davacıya verilmesine,fazlaya ilişkin istemin reddine, değer kaybına ilişkin talebin reddine, ( değer kaybı oluşmadığı dosya kapsamı ve bilirkişi raporu ile sabit olduğundan reddine karar verilmiştir) ayrıca araç kullanımı hususi olduğundan yasal faize hükmedilerek mahkememizde oluşan vicdani kanaate göre aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Davacının davasının KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE;
1.Davacının ... A.Ş. Ye açtığı tazminat davasının pasif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle REDDİNE,
2.Davacının davalılar ... ... ve ... Sigorta A.Ş'ye karşı açtığı maddi tazminat davasının, hasar, araç yokluğu ve tespit masrafı olarak 19.062,00 TL nin (davalı ... A.Ş'nin 17.225,00 TL sinden ve poliçe limiti ile sınırlı olmak şartıyla) davalı ... ... yönünden kaza tarihi olan 18/05/2018 tarihinden itibaren, diğer davalı ... Sigorta Şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 06/06/2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte) müştereken ve müteselsilen davalılardan alınıp davacıya VERİLMESİNE,fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
3.Değer kaybına ilişkin talebin reddine,
4.Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 1.302,13 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 272,89 TL'nin mahsubu ile geriye kalan 1.029,23TL'nin davalılardan (davalı ... A.Ş'nin 930,42TL sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad KAYDINA,
5.Davacı tarafından sarfına mecbur kalınan 313,99 TL ilk yargılama harcının davalılardan (davalı ... A.Ş'nin 283,84TL sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
6.Davacı tarafından sarfına mecbur kalınan İstinaf öncesi ve sonrası yapılan 3.421,75TL ve İstinaf kanun yoluna başvurma harcı 220,70TL toplamı olan 3.642,45TL yargılama giderinin davalılardan (davalı ... A.Ş'nin 3.292,77TL sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
7.Davalı ... ... tarafından istinaf öncesi ve sonrası yapılan yargılama giderinin kararın mahiyeti gereği davalının kendisi üzerine BIRAKILMASINA,
8.Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT’ye göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılardan (davalı ... A.Ş'nin 16.181,60 TL sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
9.Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden AAÜT’ye göre hesaplanan 2.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE,
10.Davalı ... Şirketi kendisini vekille temsil ettirdiğinden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddedilmesinden dolayı AAÜT’ye göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Şirketi'ne VERİLMESİNE,
11.Tarafların dava başında depo edilen gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalılar vekilleri yüzüne, bağımsız ve tarafsız Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından KESİN olmak üzere karar verildi. 17/01/2024
Katip Hakim