11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ANKARA
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde;
Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı ...'in yetkilisi olduğu ... İle Müvekkili ... arasında imzalanan 28.03.2015 tarihinde sözleşme imzalandığını, davalı tarafça sözleşmede belirtilen şartların yerine getirilmediğini "... kutusu satın alma kabul ve taahhüdü verildiği halde temsil edilen ... ilçe nüfusunun %1 i miktarında yani 2014 nüfus sayımı baz alındığında 2015 yılı için toplam 587.665 nüfusa karşılık gelen 5876 adet kutu sipariş verilememiş ve de satın alınmamıştır. Toplam maliyeti 5875 adet 50 USD = 29.380-USD bedeli müvekkil şirket hesabına yatırmadığı ve karşı tarafın kabul ve taahhüt ettiği bayilik ödemelerini belirtilen gün ve tarihte yapmamıştır. Bu nedenle aynı tarihte karşı tarafla anlaşılan ... ilçesi bayilik sözleşmesi karşılıklı olarak iptal edilmiştir. ... ilçesi bayiliğinin konusunun devam ettirildiği halde bayilik ödemeleri aksatılarak, toplamda elden 20.000-TL ödeme yapılmıştır.Ancak toplam ödeme taahhüdü olan 75.000-TL olduğu halde ödemesi yapılmadığı " gerekçesi ile sözleşmeye aykırılık sebebiyle cezai şartın ve 2015-2020 yılları arasında eksik mal alımından kaynaklanan yoksun kaldığı karın tespiti ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere şimdilik 800-TL ile 2015-2020 yılları arası sözleşmenin feshi sebebiyle oluşacak maddi zararın fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere şimdilik 200-TL’nin yasal ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini ayrıca yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle :
Davacı tarafın davalı ile değil ... isimli dava dışı kişi ile sözleşme imzaladığını, ... tarafından 200.000,00-TL'lik teminat senedi verildiğini ve 75.000,00-TL ... ... İlçe bayiliği adına sözleşme bedelinin davacı şirkete ödendiğini, bayilik sözleşmesinin akabinde ... ilçesi ... Caddesi üzerinde .... numaralı dükkan ile kira sözleşmesi düzenlendiğini, ... Elektronik Posta Kutusu dükkan konsept bedeli olarak 43.500-Dolar davacı şirket yetkilisinin kayınbiraderi ...' un şirketi olan ... şirketi hesabına iki parça halinde ve 100 adet uydu cihaz parası olarak gönderildiğini, gerek davacı şirket gerekse dükkan konsept bedeli olarak paranın gönderildiği şirketin edimlerini yerine getirmediğini, konsept bedelinin ödenmesine karşın davacı şirket ve dava dışı ... tarafından edimlerini yerine getirmemelerine karşı ... Esası ile dava, davanın derdest olduğu dönemde davacı şirket, dava dışı ödemenin gönderildiği ... İnş. San. Ve Tic. A.Ş ve ... İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti ile mutabakat sözleşmesi yapıldığını, bu mutabakat ile sözleşmede belirtilen konsept ve diğer yükümlülüklerin yerine getirilmesi neticesinde davadan feragat edileceği konusunda anlaşma sağlandığını ve imzalandığını, konsept uygulamasının yapılmadığını ve dava dışı ... tarafından davaya devam edildiğini, bu mutabakat sözleşmesinde davalının herhangi bir yükümlülüğü bulunmamakla birlikte imzasının da bulunmadığını, davacı tarafın iptal ettiği sözleşme ile hiç bir zaman edim ve yükümlülüklerini yerine getirmediğini haksız ve hukuka aykırı olarak bedel talep ettiğini, sözleşmenin ödeme planında belirtilen teminat ve bedellerin hiç bir zaman talep edilmediğini, ... bayiliği için alındığı belirtilen 75.000,00-TL bedelli senetin de iade edildiğini, ... İlçe Bayiliği için 200.000-TL teminat alınmadığını, senet iadesi yapan davacı şirketin 2015 yılında yürürlüğe girmeden iptal edilen sözleşme ile bedel talep etmesinin basiretli bir tacir gibi hareket etmediğini ortaya koyduğunu, ... Elektronik Posta Kutu bedelleri ödenmesine karşın hiçbir zaman kutuların teslim edilmediğini, davacı tarafın sözleşmede yer alan teminat başlığı altında davalının teminat mektubu sunma mecburiyetini yerine getirmediğini beyan etmişse de, teminat mektubu değil, teminat senedi vereceği hüküm altına alındığını ancak, davacı tarafça davalıdan 200.000,00- TL bedelli herhangi bir senet talep edilmediğini çünkü, davalı ile yapılan sözleşmenin iptal edildiğini, ... bayiliği için alınan senetlerin de iade edildiğini, davacı şirketin iddia ettiği gibi davalının herhangi bir bayiliği ve sözleşmesi bulunmadığını, ... İlçe bayiliği için anlaşıldığını, bu bayiliğinde karşılıklı olarak anlaşma ile feshedildiğini, davacı şirketin 28.03.2015 tarihli sözleşme ile davalının sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerini yerine getirmediğini iddia etmiş , 28.03.2015 tarihli evraklar incelendiğinde ... ilçe bayiliğini ...'in aldığı ve 200.000 TL teminat senedi verileceği kararlaştırıldığını ve imza altına alındığını, davacı tarafın gönderilen bilgilendirme ve ihtarlara uyulmadığından sözleşmenin iptal edildiğini iddia ettiğini, davacı tarafından gönderilen 18.12.2015 tarihli bilgilendi bayilerin 31.12.2015 tarihine kadar en az bir kutu siparişi vermesi gerektiği belirtilen bayisi dava dışı ...'in kızı ...'in hesabından 100 kutu karşılığı olarak bedel ödenmesine karşı herhangi bir kutu teslimi yapılmadığını, 2015 yılında imzalanarak akabinde iptal edilen sözleşme ile edimler yerine getirilmediği halde bedel talep edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesini ayrıca yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava; Davacı ile davalı arasında akdedildiği iddia edilen sözleşme kapsamında sözleşmeye aykırılık iddiasıyla cezai şart 2015/2020 yılları arasında eksik mal alımından kaynaklanan yoksun kalınan kâra ilişkin alacak istemi ve sözleşmenin feshi nedeniyle maddi tazminat davasına ilişkindir.
Davacı tarafından sunulan davaya konu sözleşme asılları mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. ... tarafından gönderilen davacıya ait 2015 -2020 yılları arası BS formları mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. ... tarafından gönderilen davalıya ait 2015-2020 yılları arasında BA formları mahkememiz dosyası arasına alınmıştır .
Bilirkişi raporunda özetle; 28.03.2015 tarihli sözleşmenin davalı ... ile değil ... ile yapılmış olduğu, hatta taahhüdün de ... tarafından verilmiş olduğu, sadece mutabakat belgesinde ... ismi geçtiği bu nedenle ...'in davalı konumunda olup olmayacağı hususunun mahkemenin takdirinde olduğu, davacı şirketin 2015-2016-2017 yıllarına ait ticari defterlerinin yasal süresi içerisinde açılış- kapanış tasdiklerinin yapıldığı, davalı firmanın 2015 yılı ticari defterlerinin işletme defteri olduğu ve yasal süresi içerisinde açılış tasdikinin yapıldığını, davacı firma ile davalı arasında imzalanan sözleşmeye aykırılık sebebiyle cezai şartın ve 2015-2020 yılları arasında eksik mal alımından kaynaklanan yoksun kaldığı kârın tespiti ile ilgili olarak; Davacı şirketin 2015-2016-2017 yılı ticari defter ve belgelerinin incelenmesinde taraflar arasında ki ticari ilişkiye yönelik herhangi bir data-belge-kayda rastlanmadığı, davacı tarafça elden 20.000,00-TL tutarında ödeme yapıldığı iddiasına yönelik olarak da, davacı şirket ticari defterlerinde herhangi bir kayda rastlanmadığı, diğer taraftan, davalı ...” in 30.04.2015 tarihinde faaliyetine son verdiği ... Yoklama Fişi ile tespit edildiği, davalı firmanın işletme defteri olması ve işletme defterlerinde cari hesapların takibi mümkün olmadığından, taraflar arasında düzenlenen herhangi bir fatura alış-verişi de olmadığından, taraflar arasındaki alacağa ilişkin tespit yapılamadığı, davacı şirketin dava dışı ... isimli kişi ile sözleşme imzaladığı, ... tarafından 200.000 TL'lik teminat senedi verildiğini ve 75.000'TL ... ... İlçe bayiliği adına sözleşme bedelinin davacı şirkete ödendiği, davalı ...'in davalı olabileceği kabul edilmesi halinde mutabakat zaptının da geçerliliğinin irdelenmesi için .... mahkemesindeki davanın akıbeti ( vazgeçme yapılıp yapılmadığı), Bayilik konsept çalışmalarının tamamlanıp tamamlanmadığı hususların bilinmesi gerektiği yönündeki kanaatini belirtmiştir.
Bilirkişi raporunun denetime açık hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmıştır . Sözleşmelerin nispiliği ilkesi gereği sözleşme, kural olarak o sözleşmede taraf olanları bağlar. Sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıklarda davanın tarafları da sözleşmenin taraflarıdır. ... içtihatlarında ve öğretide bu durum taraf sıfatı olarak adlandırılmaktadır.
Taraf sıfatı, bir başka deyişle husumet ehliyeti, dava konusu hak ile kişiler arasındaki ilişkiyi ifade eder. Sıfat, bir maddi hukuk ilişkisinde tarafların o hak ile ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi anlamına gelir. Davacı sıfatı, dava konusu hakkın sahibini, davalı sıfatı ise dava konusu hakkın yükümlüsünü belirler. Uygulamada davacı sıfatı, aktif husumeti, davalı sıfatı ise pasif husumeti karşılayacak şekilde değerlendirilmektedir. Dava konusu şey üzerinde kim ya da kimler hak sahibi ise, davayı bu kişi veya kişilerin açması ve kime karşı hukuki koruma isteniyor ise o kişi veya kişilere davanın yöneltilmesi gerekir. Bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının tayininde olduğu gibi maddi hukuka göre belirlenir. Taraf sıfatının bu anlamda önemli özelliği ise, def'i değil itiraz niteliğinde olması nedeniyle taraflarca süreye ve davanın aşamasına bakılmaksızın her zaman ileri sürülebileceği ve taraflar ileri sürmemiş olsalar bile mahkemece re'sen nazara alınmasıdır.
Somut olayda, 28.03.2015 tarihli sözleşmenin davalı ... ile değil ... ile yapılmış olduğu, taahhüdün de ... tarafından verilmiş olduğu, sadece mutabakat belgesinde ... ismi geçtiği, davalı ...' in 30.04.2015 tarihinde ticari faaliyetine son verdiği ... Yoklama Fişi ile tespit edildiği, davacı şirketin dava dışı ... isimli kişi ile sözleşme imzaladığı, ... tarafından 200.000 TL'lik teminat senedi verildiğini ve 75.000'TL ... ... İlçe bayiliği adına sözleşme bedelinin davacı şirkete ödendiği anlaşılmakla sözleşmelerin nispiliği ilkesi gereği davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
1.Davanın REDDİNE;
2.492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 269,85-TL harçtan, dava açılışında alınan 80,70-TL peşin harcın düşülmesi ile bakiye 189,15- TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına ,
3.Davalı davada kendini vekille temsil ettirmiş olduğundan, red edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte olan Av. Asgari Ücret Tarifesi gereğince taktir edilen 1.000,00-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4.6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irât kaydına,
5.Davacı tarafın yapmış olduğu yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6.Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan gider avansından HMK'nın 333.maddesi uyarınca davacıya iadesine,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı davacı tarafın yokluğunda HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren Mahkememize Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile iki haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08.12.2023 Katip ... ¸ e-imzalıdır Hakim ... ¸ e-imzalıdır