Aramaya Dön

Danıştay 8. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2020/7275
Karar No
K. 2023/948
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2020/7275 E.  ,  2023/948 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

SEKİZİNCİ DAİRE

Esas No: 2020/7275
Karar No: 2023/948
DAVACI: … Derneği
VEKİLİ: Av. …
DAVALI: … Bakanlığı
VEKİLİ: Hukuk Müşaviri …
DAVANIN KONUSU:

Milli Eğitim Bakanlığı Temel Eğitim Genel Müdürlüğü'nün "Okul Öncesi Eğitim Kurumlarında Yüz Yüze Eğitim" konulu … günlü ve … sayılı genel yazısının, iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI:

Salgın sürecinde diğer eğitim kurumlarında görev yapan öğretmenleri okul öncesi eğitim kurumları öğretmenlerinden farklı kılacak herhangi bir neden olmadığı, her tür ve düzeyde eğitim faaliyetlerinde yüz yüze eğitime ara verilmişken, okul öncesi sınıflarda yüz yüze eğitim verilecek olmasının eşitsizlik meydana getirdiği, bu süreçte yurttaşlara sokağa çıkma yasağı uygulanırken okul öncesi eğitim kurumlarında yüz yüze eğitim verilmesine olanak sunan dava konusu işlemde hukuka uyarlık olmadığı ileri sürülmektedir. DAVALININ SAVUNMASI :

Usul yönünden menfaat yönünden davanın reddi gerektiği; esas yönünden ise, okul öncesi eğitim kurumlarının isteğe bağlı kurumlar arasında olduğu ve çocukların kurumlara devam edip etmeme zorunlu bulunmadığı, okul öncesi eğitim kurumlarına öz becerileri yeni başlayan 3,4, ve 5 yaşlarındaki çocukların devam ettiği ve üst eğitime hazırlama açısından bu kurumların önemli bir fosksiyona sahip olduğu, bu yaşlardaki eğitimin ihmali sonucunda çocuklarda telafisi mümkün olmayan zararların oluşabileceği, dava konusu yazının üst hukuk normlarına uygun olarak tesis edildiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : …

DÜŞÜNCESİ : Dava; Milli Eğitim Bakanlığı Temel Eğitim Genel Müdürlüğü'nün "Okul Öncesi Eğitim Kurumlarında Yüz Yüze Eğitim" konulu … günlü ve … sayılı genel yazısının, salgın sürecinde diğer eğitim kurumlarında görev yapan öğretmenleri okul öncesi eğitim kurumları öğretmenlerinden farklı kılacak herhangi bir neden olmadığı, bu süreçte yurttaşlara sokağa çıkma yasağı uygulanırken okul öncesi eğitim kurumlarında yüz yüze eğitim verilmesine olanak sunan dava konusu işlemde hukuka uyarlık olmadığı ileri sürülerek iptali istemiyle açılmıştır.

Milli Eğitim Temel Kanununun 1. maddesinde, "Bu Kanun, Türk milli eğitiminin düzenlenmesinde esas olan amaç ve ilkeler, eğitim sisteminin genel yapısı, öğretmenlik mesleği, okul bina ve tesisleri, eğitim araç ve gereçleri ve Devletin eğitim ve öğretim alanındaki görev ve sorumluluğu ile ilgili temel hükümleri bir sistem bütünlüğü içinde kapsar.", denildikten sonra Türk Milli Eğitiminin Amaçları 2. maddede; "Türk Milli Eğitiminin genel amacı, Türk Milletinin bütün fertlerini, Atatürk inkılap ve ilkelerine ve Anayasada ifadesini bulan Atatürk milliyetçiliğine bağlı; Türk Milletinin milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerlerini benimseyen, koruyan ve geliştiren; ailesini, vatanını, milletini seven ve daima yüceltmeye çalışan, insan haklarına ve Anayasanın başlangıcındaki temel ilkelere dayanan demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devleti olan Türkiye Cumhuriyetine karşı görev ve sorumluluklarını bilen ve bunları davranış haline getirmiş yurttaşlar olarak yetiştirmek;

2.Beden, zihin, ahlak, ruh ve duygu bakımlarından dengeli ve sağlıklı şekilde gelişmiş bir kişiliğe ve karaktere, hür ve bilimsel düşünme gücüne, geniş bir dünya görüşüne sahip, insan haklarına saygılı, kişilik ve teşebbüse değer veren, topluma karşı sorumluluk duyan; yapıcı, yaratıcı ve verimli kişiler olarak yetiştirmek;

3.İlgi, istidat ve kabiliyetlerini geliştirerek gerekli bilgi, beceri, davranışlar ve birlikte iş görme alışkanlığı kazandırmak suretiyle hayata hazırlamak ve onların, kendilerini mutlu kılacak ve toplumun mutluluğuna katkıda bulunacak bir meslek sahibi olmalarını sağlamak; Böylece bir yandan Türk vatandaşlarının ve Türk toplumunun refah ve mutluluğunu artırmak; öte yandan milli birlik ve bütünlük içinde iktisadi, sosyal ve kültürel kalkınmayı desteklemek ve hızlandırmak ve nihayet Türk Milletini çağdaş uygarlığın yapıcı, yaratıcı, seçkin bir ortağı yapmaktır. " olarak ifade edilmiştir.

Aynı Kanunun 20. maddesinde ise; "Okul öncesi eğitiminin amaç ve görevleri, milli eğitimin genel amaçlarına ve temel ilkelerine uygun olarak,

1.Çocukların beden, zihin ve duygu gelişmesini ve iyi alışkanlıklar kazanmasını sağlamak;

2.Onları ilk öğretime hazırlamak;

3.Şartları elverişsiz çevrelerden ve ailelerden gelen çocuklar için ortak bir yetişme ortamı yaratmak;

4.Çocukların Türkçeyi doğru ve güzel konuşmalarını sağlamaktır." hükmüne yer verilmiştir.

Milli Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliği'nin "Olağanüstü durumlarda eğitim, öğretim, yönetim ve işleyişe ilişkin alınması gereken tedbirler" başlıklı Ek 2 maddesinde ise, "İlçe, il veya ülke genelinde genel hayatı etkileyen salgın hastalık, doğal afet, elverişsiz hava koşulları gibi durumlarda bu Yönetmelikle düzenlenen eğitim, öğretim, yönetim ve işleyişe ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça ayrıca belirlenebilir. " hükmü yer almaktadır. Eğitim bireylerin yetenek ve becerilerini geliştiren, onların bilgi ve beceri edinmesini ve sosyalleşmelerini sağlayan bir süreç olmakla birlikte aynı zamanda eğitim, toplumsal kalkınma ve gelişmeninde önemli itici bir gücüdür. Kalkınmanın sağlanması için gerekli insan gücünü yetiştirmek, geliştirmek ve kişileri üretici hale getirmek hedef olarak alındığında, bu hedefe ulaşmak için kullanılacak en önemli araç nitelikli ve kesintisiz bir eğitimdir.

Bu itibarla dünyada ve eş zamanlı olarak ülkemizde yaşanan Covid-19 salgını karşısında eğitimle ilgili kararların salgının seyrine göre Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulunun tavsiye kararları doğrultusunda belirlendiği, okul öncesi eğitim kurumlarına öz becerileri yeni başlayan çocukların devam ettiği, çocukları üst eğitime hazırlama açısından bu kurumların önemli bir fonksiyona sahip olduğu ve bu yaşlardaki eğitimin kesintiye uğraması sonucunda ileride çocuklarda telafisi mümkün olmayan zararların oluşabileceği göz önüne alındığında dava konusu işlemde hukuka aykırı bir durumun olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, haksız açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiği, düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ SÜREÇ :

Dava, Milli Eğitim Bakanlığı Temel Eğitim Genel Müdürlüğü'nün "Okul Öncesi Eğitim Kurumlarında Yüz Yüze Eğitim" konulu 20/11/2020 günlü ve 16988740 sayılı "Resmi ve özel tüm anaokulu, ana sınıfı ve uygulama sınıflarında haftada 5 (beş) gün yüz yüze eğitim yapılmasının ve okul öncesi eğitim kurumlarında; - Haftada 5 (beş) gün ve günde 6 (altı) etkinlik saati süreyle aralıksız yüz yüze eğitim yapılacak ve bir etkinlik saati 30 dakika olacak şekilde planlanacaktır. - Okulun fiziki imkânları doğrultusunda bir gruptaki çocuk sayısı en az 5 olacak şekilde şube tanımlamaları yapılabilecektir. - Fiziki imkânları uygun olan okul öncesi eğitim kurumlarında salgın ile ilgili tüm tedbirlerin alınması şartıyla çocuk kulüpleri açılabilecektir. - Çocukların ev ortamında da desteklenmesi amacıyla TRT EBA İlkokul kanalında her gün yayınlanan EBA Anaokulu kuşağını takip etmeleri ve ailelerin Temel Eğitim Genel Müdürlüğü internet sitesinde yayınlanan Erken Çocukluk Eğitim Takvimi ile diğer yayınlardan yararlanmaları sağlanacaktır. •Okula kayıtlı olup yüz yüze eğitimi tercih etmeyen ailelerin çocuklarının kayıtları silinmeyecek olup bu çocukların da EBA Anaokulunu izlemeleri ve diğer eğitim materyallerinden yararlanmaları için gerekli önlemler alınacaktır." genel yazısının, iptali istemiyle açılmıştır.

İNCELEME VE GEREKÇE

USUL YÖNÜNDEN Davalı idarenin usule ilişkin iddiaları kabul edilmemiştir. ESAS YÖNÜNDEN: İlgili Mevzuat: 10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin "Milli Eğitim Bakanlığı" başlıklı onuncu bölümünde düzenlenen "Görevler" başlıklı 301. maddesinde; "eğitime erişimi kolaylaştıran, her vatandaşın eğitim fırsat ve imkânlarından eşit derecede yararlanabilmesini teminat altına alan politika ve stratejilerin geliştirilmesi amacıyla çalışmalar yapmak, belirlenen politikaları uygulamak, uygulanmasını izlemek ve koordine etmek" Milli Eğitim Bakanlığının görev ve yetkileri arasında sayılmıştır. 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanununun 1. maddesinde, "Bu Kanun, Türk milli eğitiminin düzenlenmesinde esas olan amaç ve ilkeler, eğitim sisteminin genel yapısı, öğretmenlik mesleği, okul bina ve tesisleri, eğitim araç ve gereçleri ve Devletin eğitim ve öğretim alanındaki görev ve sorumluluğu ile ilgili temel hükümleri bir sistem bütünlüğü içinde kapsar.", 2. Maddesinde; "Türk Milli Eğitiminin genel amacı, Türk Milleti’nin bütün fertlerini,

1.Atatürk inkılap ve ilkelerine ve Anayasada ifadesini bulan Atatürk milliyetçiliğine bağlı; Türk Milletinin milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerlerini benimseyen, koruyan ve geliştiren; ailesini, vatanını, milletini seven ve daima yüceltmeye çalışan, insan haklarına ve Anayasanın başlangıcındaki temel ilkelere dayanan demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devleti olan Türkiye Cumhuriyetine karşı görev ve sorumluluklarını bilen ve bunları davranış haline getirmiş yurttaşlar olarak yetiştirmek;

2.Beden, zihin, ahlak, ruh ve duygu bakımlarından dengeli ve sağlıklı şekilde gelişmiş bir kişiliğe ve karaktere, hür ve bilimsel düşünme gücüne, geniş bir dünya görüşüne sahip, insan haklarına saygılı, kişilik ve teşebbüse değer veren, topluma karşı sorumluluk duyan; yapıcı, yaratıcı ve verimli kişiler olarak yetiştirmek;

3.İlgi, istidat ve kabiliyetlerini geliştirerek gerekli bilgi, beceri, davranışlar ve birlikte iş görme alışkanlığı kazandırmak suretiyle hayata hazırlamak ve onların, kendilerini mutlu kılacak ve toplumun mutluluğuna katkıda bulunacak bir meslek sahibi olmalarını sağlamak; hükümlerine yer verilmiştir. Aynı Kanunun 20. maddesinde ise; "Okul öncesi eğitiminin amaç ve görevleri, milli eğitimin genel amaçlarına ve temel ilkelerine uygun olarak,

1.Çocukların beden, zihin ve duygu gelişmesini ve iyi alışkanlıklar kazanmasını sağlamak;

2.Onları ilk öğretime hazırlamak;

3.Şartları elverişsiz çevrelerden ve ailelerden gelen çocuklar için ortak bir yetişme ortamı yaratmak;

4.Çocukların Türkçeyi doğru ve güzel konuşmalarını sağlamaktır." hükmüne yer verilmiştir.

Yine anılan Kanun'un "Yürütme, gözetim ve denetim" başlıklı 56. maddesinde, eğitim ve öğretim hizmetinin, bu Kanun hükümlerine göre Devlet adına yürütülmesinden, gözetim ve denetiminden Milli Eğitim Bakanlığı'nın sorumlu olduğu belirtilmiştir. 26/07/2014 tarih ve 29072 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliği'nin "Olağanüstü durumlarda eğitim, öğretim, yönetim ve işleyişe ilişkin alınması gereken tedbirler" başlıklı Ek 2 maddesinde ise, "İlçe, il veya ülke genelinde genel hayatı etkileyen salgın hastalık, doğal afet, elverişsiz hava koşulları gibi durumlarda bu Yönetmelikle düzenlenen eğitim, öğretim, yönetim ve işleyişe ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça ayrıca belirlenebilir. " hükmü yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Anayasa'nın, 124. maddesinde; Cumhurbaşkanlığı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilecekleri kuralı yer almıştır. Anayasanın aktarılan hükmü ve normlar hiyerarşisi bağlamında, bir yasa hükmüne dayalı olarak hazırlanan yönetmelikler ile yasa hükümlerine açıklık getirilmesi ve yasa hükümlerinin uygulamaya geçirilmesi amaçlanır. Kanun koyucu tarafından idareye tanınan düzenleme yetkisinin başta kamu yararı olmak üzere hizmet gereklerine, hukuk devleti, hukuk güvenliği ilkelerine uygun olarak kullanılması gerekmektedir.

Kamu yararı kavramı, tüm devlet organlarının işlem ve eylemlerinin genel nitelikteki amacını ve aynı zamanda nedenini oluşturmakta, çeşitli hak ve özgürlükler açısından bir sınırlama nedeni niteliği de taşımakta olup, bu kavram genel bir ifadeyle bireysel, özel çıkarlardan ayrı ve bunlara üstün olan toplumsal yararı ifade etmektedir.

Dünya Sağlık Örgütü, COVID-19 salgınını 11 Mart 2020 tarihinde küresel salgın (pandemi) olarak tanımlamış ve yine ülkemizde ilk COVID-19 vakası aynı tarihte görülmüştür. Milli Eğitim Bakanlığı'nca, Sağlık Bakanlığı bünyesinde kurulan Bilim Kurulu'nun tavsiye tedbirleri doğrultusunda Bakanlığa bağlı tüm resmi/özel okullarda 16 Mart 2020- 19 Haziran 2020 tarihleri arasında yüz yüze eğitime ara verilerek uzaktan eğitim uygulamasına geçilmiştir. Bu tarihten sonra eğitim öğretim döneminin başlamasını müteakip, gerek birinci dönemde gerekse ikinci dönemde Bilim Kurulu'nun tavsiye tedbirleri doğrultusunda belli aralıklarla uzaktan eğitim, belli aralıklar ile de yüz yüze eğitim uygulamalarına yine devam edilmiştir.

Bununla birlikte davalı Milli Eğitim Bakanlığı tarafından eğitim ve öğretim hizmetinin eksiksiz, düzenli ve sistemli yürütülmesi için, mevzuatın öngördüğü şekilde, hizmetin gerekleri esas alınmak suretiyle, "COVİD-19 Salgın Hastalığı"ndan dolayı eğitim alanında olağanüstü bir dönemden geçilmesi nedeniyle, hastalığın bulaşma riskinin en aza indirilmesi ve gerek öğrencilerin gerekse öğretmenlerin sağlığının korunması amacıyla, kamu yararı gözetilerek gerekli tedbirlerin alındığı da görülmektedir.

Eğitim bireylerin yetenek ve becerilerini geliştiren, onların bilgi ve beceri edinmesini ve sosyalleşmelerini sağlayan bir süreç olmakla birlikte aynı zamanda eğitim, toplumsal kalkınma ve gelişmenin de önemli itici bir gücüdür. Kalkınmanın sağlanması için gerekli insan gücünü yetiştirmek, geliştirmek ve kişileri üretici hale getirmek hedef olarak alındığında, bu hedefe ulaşmak için kullanılacak en önemli araç nitelikli ve kesintisiz bir eğitimdir.

Erken çocukluk dönemi içerisinde okul öncesi eğitim kurumlarının en büyük görevi, çocuğun gelişim aşamalarını desteklemek ve yaratıcılık potansiyelini fark edip en üst düzeye çıkartmaktır. Okul öncesi eğitiminin amaç ve görevleri, milli eğitimin genel amaçlarına ve temel ilkelerine uygun olarak çocukların beden, zihin ve duygu gelişimini ön planda tutarak onların sosyalleşmesini sağlayarak ilkokula hazırlamaktır.

Bu durumda yukarıda yer alan mevzuat hükümleri uyarınca davalı Milli Eğitim Bakanlığının dava konusu işlemi yetkisi dahilinde ve bu yaşlardaki eğitimin kesintiye uğraması halinde ileride çocuklarda telafisi mümkün olmayan zararların oluşabileceğini değerlendirerek çocukları üst eğitimlere hazırlayıp nitelikli bir okul öncesi eğitim almaları amacı ile Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu tavsiye kararları gözetilerek tesis ettiği anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;

1.DAVANIN REDDİNE,

2.Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

3.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,

4.Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,

5.Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 02/03/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.